Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/956 E. 2025/1526 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/956
Karar No
2025/1526
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/956

KARAR NO : 2025/1526

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/01/2023

NUMARASI : 2019/823 E. - 2023/27 K.

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit ve İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 02.01.2019 tarihli ... Bankası A.Ş. Lüleburgaz Şubesine ait, 2910958 Çek No.'lu, 02.03.2019 tarihli... A.Ş. Edirne Mimar Sinan Şubesine ait, E1-2198001 Çek No.'lu, 02.05.2019 tarihli... A.Ş. Edirne Mimar Sinan Şubesine ait, E1-2198002 Çek No.'lu çeklerin istidatına, mahkemece kabul görmemesi halinde terditli olarak çek üzerindeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığından ve aralarında herhangi bir ticari ilişki de bulunmadığından menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Lüleburgaz Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/674 E. sayılı çek iptali davasının halen derdest olduğunu belirterek yetki ve husumet itirazlarında bulunduğunu, davalı olarak gösterilen şirketin ticaret merkezi ve ikametgahının Edirne'de olması sebebiyle İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğunu ve yetkili mahkemenin Edirne mahkemeleri olduğunu ileri sürdüğünü, ayrıca çeklerin ciro silsilesiyle davalıya ulaşmadığını, dolayısıyla davalının husumet ehliyeti olmadığını savunduğunu, bir diğer tarafın ise bu çek iptal davasına ilişkin olarak, daha önceki ticari ilişkilerin belgelerini sunduğunu, davacı tarafın iddialarını reddettiğini, davaya konu çeki Lüleburgaz'da bulunan bir firmadan aldığını, çeki ciro eden kişilerin alacağın tahsili için ticari ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmediklerini, çeki müvekkile bedelsiz olarak verdiklerini, müvekkilinin ise çeki iyi niyetle aldığını ve 75.000 TL bedelli bu çeke karşılık 75.000 TL ödeme yapmayı teklif ettiğini, ancak bu teklifin reddedildiğini iddia ettiğini, bu kapsamda yasal dayanak ve deliller sunduğunu, TTK'ya aykırı hareket edildiğini savunduğunu, sunulan ticari defterler, faturalar, irsaliyeler ve banka kayıtları gibi delillerle müvekkilinin alacaklı olduğunu ispatlayacağını ve davalı vekili olarak davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2019/823 esas, 2023/27 karar sayılı, 12/01/2023 tarihli kararı ile; "Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan grafolog bilirkişi raporuna göre; 02.01.2019 tarihli ... Bankası A.Ş. Lüleburgaz Şubesi'ne ait; 25.000 TL bedelli, keşidecisi, ... Akaryakıt İnşaat Ticaret Limited Şirketi olan, lehdarının ... Harfiyat ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti olan, 2910958 Çek No.'lu; 02.03.2019 tarihli... A.Ş. Edirne Mimar Sinan Şubesi'ne ait; 20.000 TL bedelli, keşidecisi, ... Akaryakıt İnşaat Ticaret Limited Şirketi olan, lehdarının ... Harfiyat ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti olan E1-2198001 Çek No.'lu; 02.05.2019 tarihli... A.Ş. Edirne Mimar Sinan Şubesi'ne ait; 30.000 TL bedelli, keşidecisi, ... Akaryakıt İnşaat Ticaret Limited Şirketi olan, lehdarının ... Harfiyat ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti ola nE1-2198002 Çek No.'lu çekteki imzanın davacı şirketin yetkilisine ait olmadığının anlaşılmış olması ve imza inkarı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defi olması hususları hep bir arada değerlendirilerek davacının menfi tespit davasının kabulüne, istirdatı istenilen 3 adet çekin davalılar elinde bulunmadığı, davalıların çeklerin son cirantaları olmadığı, bu haliyle davalılar hakkında elinde bulundurmadıkları çekler hakkında çek istirdatına karar verilemeyeceği anlaşılmakla, MENFİ TESPİT davanın kabulüne,02.01.2019 tarihli ... Bankası A.Ş. Lüleburgaz Şubesi'ne ait; 25.000 TL bedelli, keşidecisi ... Akaryakıt İnşaat Ticaret Limited Şirketi olan, lehdarının ... Harfiyat ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti olan, davalı ... Beton ve Beton Ürünleri İnş. San. ve Tic. A.Ş'nin 2. cirantası olduğu, 2910958 nolu çekten kaynaklı davacı ... Harfiyat ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin davalı ... Beton ve Beton Ürünleri İnş. San. ve Tic. A.Ş'ye borçlu olmadığının tespitine,02.03.2019 tarihli... A.Ş. Edirne Mimar Sinan Şubesi'ne ait; 20.000 TL bedelli, keşidecisi ... Akaryakıt İnşaat Ticaret Limited Şirketi olan, lehdarının ... Harfiyat ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti olan, davalı ... Beton ve Beton Ürünleri İnş. San. ve Tic. A.Ş'nin 2. cirantası olduğu, ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti'nin 3. cirantası olduğu, E1-2198001 nolu çekten kaynaklı davacı ... Harfiyat ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin davalı ... Beton ve Beton Ürünleri İnş. San. ve Tic. A.Ş'ye ile ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti'ye borçlu olmadığının tespitine,02.05.2019 tarihli... A.Ş. Edirne Mimar Sinan Şubesi'ne ait; 30.000 TL bedelli, keşidecisi ... Akaryakıt İnşaat Ticaret Limited Şirketi olan, lehdarının ... Harfiyat ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti olan, davalı ... Beton ve Beton Ürünleri İnş. San. ve Tic. A.Ş'nin 2. Cirantası olduğu, E1-2198002 nolu çekten kaynaklı davacı ... Harfiyat ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin davalı ... Beton ve Beton Ürünleri İnş. San. ve Tic. A.Ş'ye borçlu olmadığının tespitine,Davacının çek istirdat davasının REDDİNE" karar vermiştir.

İSTİNAF:

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davalı firmalar ve feri müdahil firma vekillerinin sunduğu istinaf dilekçesinde, mahkemece davacının reddedilen çek istirdadı davası (gerekçeli kararda 5 nolu hüküm bendi) bakımından müvekkilleri lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, istirdat davası yönünden kararın kaldırılmasını talep ettiğini; davacının kabul edilen menfi tespit davası bakımından ise, mahkemece 01.11.2022 tarihli grafoloji bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edilmiş ise de, bu rapora karşı yapılan 30.11.2022 tarihli itirazlarda belirtildiği üzere oluşturulacak bilirkişi kurulundan denetime elverişli ve kesin kanaat belirten yeni bir bilirkişi raporu alınması talebinin reddinin ve savunma hakkının kısıtlanmasının hatalı olduğunu, tek bilirkişinin kesin kanaat içermeyen ve itiraz edilen raporuna uyularak karar verilmesi ve yeterli araştırmanın yapılmaması sebebiyle istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasını talep ettiğini. davalı müvekkili firmaların her ikisinin de grup ve aile firması olduğunu ve üçüncü firma ... ... İnş. San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin feri müdahale talebinde bulunduğunu, ancak gerekçeli kararda bu firmanın yer almadığını, oysa 20.05.2021 tarihli müdahale dilekçesi ile bu firmanın da davaya dahil olduğunu, dava konusu üç çekten 02.03.2019 keşide tarihli 20.000,00 TL. bedelli çekin arka yüzü incelendiğinde görüldüğü üzere davalı müvekkili ... Beton A.Ş. tarafından diğer grup firması olan feri müdahil ... ... İnş. San. ve Tic.Ltd.Şti. 'ne ciro ve tevdi edildiğini, bu çekin ... ... İnş.San. ve Tic.Ltd.Şti. tarafından bankaya ibraz edilmiş ve işlem görmüş olduğunu, mali müşavir bilirkişi raporlarında da bu üçüncü çekin hamilinin ... ... İnş. San. ve Tic.Ltd.Şti. olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle dava konusu çeklerden 02.03.2019 keşide tarihli çekin hamili olmayan davalı diğer iki müvekkili şirket ilgi tutularak karar verilmesinin hatalı olduğunu, ancak esas konunun, müvekkillerinin iyiniyetli hamil olduğu ve çeklerin müvekkillerine davacı firmaya satılan mıcır ve hazır beton karşılığı alındığını, davacı firmanın kötüniyetle gerçek bir ticari alış-veriş bulunduğu ve şirket yetkilileri tarafından uzun yıllardır süregeldiği gibi davaya konu çekler müvekkillere teslim edildiği halde sonradan imza inkarı ile gerçek ticari alışverişi gizlemek ve müvekkilleri adeta dolandırmak istediğini, çeklerin davacının müvekkillerinden satın aldığı mıcır ve hazır betonun karşılığı olduğunu, iki mali müşavir raporu ile de çeklerin toplam miktarı kadar alış veriş bulunduğu ve müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davacının dürüstlük ve iyiniyet kurallarına, sözleşmeye bağlılık kurallarına, hakkaniyet kurallarına aykırı şekilde ve basiretli iş adamı gibi hareket etmeyerek bu gerçek alış verişe dayalı çeklerdeki imzasını önceden tasarladığı kötüniyet planı ile inkar ederek nemalandığını, müvekkilleri kendi hile ve desisesi ile kendine hak yaratarak dolandırdığını ve bunun için eldeki davayı araç yaptığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesi gereği davacıdan gerçek ticari alış veriş sonucu gerçek alacağı bulunan müvekkillerinin iyiniyetli hamil ve son ciranta olduklarının sabit olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında da sürekli vurgulandığı üzere çalıntı yada kaybolmuş çeklerde dahi iyiniyetli hamilin / 3. kişinin haklarının korunacağı ve alacağının ödenmesi gerektiğinin muhakkak olduğunu, eldeki davada davacıya mal satarak iyiniyetle ciro edilen çeklere hamil olan iyiniyetli hamil müvekkillerinin alacağının temin edilmesi için kararın bozulmasını talep ettiklerini, lakin davacının çeklerin keşidecisi değil cirantası olduğunu, çekler rızası hilafına elinden çıkmış dahi olsa iyiniyetli hamil olan müvekkilinin alacağını ödemesinin yasa ve yerleşik yargı kararları gereği olduğunu, davacının kasasından müşteri çeklerinin bilgisi dışında alındığı iddiasının mantıksız, hileli ve hayatın olağan akışına aykırı olmakla birlikte davacının bu iddialarını çeklerini rızası hilafına kasasından aldığını iddia ettiği kişilere yöneltmeli, iddia etiği kişilere rücu etmesi gerektiğini, ancak iyiniyetli üçüncü kişi hamil sıfatıyla müvekkillerinin alacağını ödendikten sonra davacının varsa sorumlu tuttuğu kişilere rücu etmesi gerektiğini, iyiniyetli üçüncü kişi hamilin haklarının koruması gerektiği ilkesi ile davacının Türk Ticaret Kanunu'nda yeralan "Basiretli İş Adamı Gibi Hareket Etmek " zorunluluğu uyarınca müvekkillerinin haklı alacağını ödemesinin hakkaniyet ve adalet gereği olduğunu, mali müşavir bilirkişi raporları ile tarafların muhasebe kayıtlarında müvekkillerinin, davacı taraftan dava konusu çeklerde yazılı miktarlar kadar alacağı bulunduğunun sabit olduğunu, diğer ifade ile davacının, dava konusu üç adet çek miktarı kadar müvekkillerine borcu bulunduğunu, sonradan ciranta imzalarının şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle eldeki davanın açıldığını, dava konusu üç adet çekin gerçek olduğunu ve keşidecileri tarafından düzenlendiğini, davacının müvekkillerine çek bedelleri kadar borcu olduğu da gerçek bir vakıa olduğunu, bu durumda davacının hile ve desise ile sadece ciranta imzalarının şirketinin yetkilisi cezaevinde iken şirket yetkilisi bir çalışan tarafından müvekkiline ve başka alacaklılara verildiğini iddia ettiğini, davacının bu davranışının TMK'nın 2. maddesinde yeralan dürüstlük kuralına, T.T.K'da yeralan basiretli işadamı gibi hareket etmek kuralına, ticari örf adet kurallarına ve iyiniyet kuralarına aykırı olduğunu, hakkın kötüye kullanılması kapsamında olup himaye görmemesi gerektiğini açıklayarak, usul ve yasaya, hukuka aykırı kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini ve re'sen belirlenecek sebeplerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; terditli olarak açılan TTK'nın 792. maddesine dayalı çek istirdadı, aksi halde İİK'nın 72. maddesi kapsamında çek üzerindeki imza inkarına dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından çekin istirdadı isteminin reddine, menfi tespit isteminin kabulüne karar verildiği, davalılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Somut uyuşmazlık imza inkarına dayalı olmakla hukuki ilişkinin varlığını, çek üzerindeki imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat yükü davalı tarafın üzerinde olup “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebilecektir.İmza incelemesi yönünden öncelikle kambiyo senedinin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler mukayeseye esas alınmak sureti ile bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin, istinaf ve temyiz kanun yolu denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklenmesi gerekmektedir. Dosyanın tetkikinde; imza inkarına konu olan dava konusu çeklerin, 02.01.2019 tarihli ... Bankası A.Ş. Lüleburgaz şubesine ait, 2910958 çek nolu, 25.000 TL bedelli, keşidecisi ... Akaryakıt İnşaat Ticaret Limited Şirketi, lehdarının davacı olduğu, 02.03.2019 tarihli... A.Ş. Edirne Mimar Sinan şubesine ait, E1-2198001 çek nolu, 20.000 TL bedelli, keşidecisi, ... Akaryakıt İnşaat Ticaret Limited Şirketi,lehdarının davacı olduğu, 02.05.2019 tarihli... A.Ş. Edirne Mimar Sinan şubesine ait, E1-2198002 çek nolu, 30.000 TL bedelli, keşidecisi ... Akaryakıt İnşaat Ticaret Limited Şirketi, lehdarının davacı olduğu, lehtar / 1. ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının iddia edildiği, ilk derece mahkemesi tarafından grafolog bilirkişi marifeti ile inceleme icra edildiği, dava konusu üç çek üzerindeki lehtar imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği görülmüştür. Mübrez raporun yeterli incelemeye dayalı olduğu, yeniden rapor alınması gerektirir aksi yönde bir delilin bulunmadığı, çekteki lehtar/1. ciranta imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edildiği, buna göre yeniden inceleme yapılması gerektiğine yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı şirketten sonraki ciranta olarak görünen davalı şirket tarafından, davacı şirketi temsilen ... isimli şahıs ile muhatap oldukları, çekleri bu kişiden teslim aldıkları savunulmuş ise de çek keşide tarihi itibari ile davacı şirket yetkili temsilcisinin ... olarak göründüğü, bu kapsamda 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesinin atfı kapsamında uygulanması gereken 678. maddesinin; '' (1) Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir.'' şeklindeki düzenlemesi gereğince yetkisiz temsil halinde şirketin çeklerden dolayı sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır. Böylece dava konusu çeklerin davacı şirketin yetkili temsilcisi tarafından imzalanmadığı saptanmakla, davacı şirketin davaya konu çeklerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, menfi tespit davasının imza inkarına dayalı olması nedeni ile ticari defterlerin incelenmesine yer olmadığı anlaşılmış olup menfi tespit isteminin kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı bu nedenlerle isabetli bulunmuştur. İstinaf incelemesine konu huzurdaki davanın terditli olarak ikame edildiği, asli talebin çekin istirdadı istemine dayalı olduğu görülmüştür. Çekin istirdadı talebinin ilk derece mahkemesi tarafından reddine karar verildiği, davalılar vekili tarafından reddedilen çek istirdatı yönünden esasa yönelik istinaf sebebinin bulunmadığı, usule ilişkin olarak istirdat isteminin reddedilmesi neticesinde davalılar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmamasının hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf sebebi yapıldığı anlaşılmıştır. HMK'nın terditli dava başlıklı 111. maddesi; "(1) Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır.(2) Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz." şeklinde düzenlenmiş olup terditli davanın, davacının aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferilik ilişkisi kurarak aynı dava dilekçesinde ileri sürebildiği dava türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu dava türünde davacı, öncelikle asli talebinin incelenmesini ve bu talebin reddi halinde feri talebinin değerlendirilmesini istemektedir. Terditli davada asli talebin reddi ve feri talebin tam kabulü hâlinde, davalı yararına avukatlık ücretine ve yargılama giderine hükmedilemeyecektir. Nitekim terditli davada feri talebin kabulü, davanın tam kabulü niteliğindedir. Bu nedenle harç ve yargılama giderlerinin kabul edilen feri talep üzerinden belirlenmesi ve davalılar yararına vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmemesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Saptanan hukuksal durum kapsamında; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/01/2023 tarih ve 2019/823 E., 2023/27 K. sayılı kararına karşı, davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.123,25 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.280,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.842,44 TL harcın davalılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/956, K. 2025/1526, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-956-e-2025-1526-k-984ab70935a9