Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/946 E. 2025/1545 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/946
Karar No
2025/1545
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/946 Esas

KARAR NO: 2025/1545

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 15/12/2022

NUMARASI: 2021/152 E. - 2022/231 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)|Marka(Tecavüzün Tespiti İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; Davacı ... ... ... S.A. (SPN) (kısaca ...) kökleri 1866'ya dayanan, yaklaşık 155 yıllık köklü bir şirket olduğu; SPN’nin Paris Konvansiyonu'na ve DTO'yu kuran anlaşma ve ... metnine üye olan İsviçre tebaasından olduğu; SPN’nin, 500'e yakın fabrikası ve 330.000 çalışanı ile dünyanın neredeyse tüm ülkelerinde faaliyet gösteren dünyanın en büyük yiyecek, içecek ve gıda şirketi olan ... ...'a ait bir şirket olduğu, bu şirketlerce kullanılan marka ve tasarım gibi fikri ve mülkiyet haklarının tesciline sahip olduğu; ... ...’un, Türkiye'deki faaliyetlerinin büyük bir kısmını bağlı şirketi ... Türkiye aracılığı ile gerçekleştirdiği; ... ...'un bağlı şirketi ...’nin Türkiye aracılığı ile Türkiye piyasasına giriş tarihinin Karaköy'de ilk satış şubesini açtığı 1909 yılına dayandığı; ... ... şirketlerince kullanılan markalardan birinin de "...” markası olduğu; davacı SPN’nin, ... nezdinde "...” markalarından oluşan ya da bu markaları içeren birçok markanın tescil sahibi olduğu; "...” ibaresinin, ülkemizde TPMK nezdinde, davacıya ait diğer ... tescillerin yanı sıra, 2017/50954 sayılı 30. ve 32. sınıflarda tescilli [...] markası ile koruma altında olduğu; Davacı tarafın 2017/50954 sayılı ...+yaprak şekil markasına davalı tarafından tecavüz edildiği ve haksız rekabet eylemlerinin gerçekleştirildiğini, www.....com.tr ve www.....com alan adlarına erişimin engellenmesini, davalı adına tescilli 2020/57666 no.lu ... ...+şekil markası ile ... sayılı ... ...+şekil markasının hükümsüz kılınmasını talep ettiği; davacının 2017/50954 sayılı ...+yaprak şekli markasının 30 ve 32. Sınıflarda tescilli olduğu; WIPO nezdinde 115 adet ... markasının bulunduğu, ...’nin 120’ye yakın ülkede satıldığı; buzlu ... kategorisinde ...’nin en yakın rakibinin 3 katı pazar payına sahip olduğu; Türkiye’de yaklaşık 20 yıldır faaliyet gösterdiği; Türkiye’de çeşitli etkinliklere sponsorluk yaptığı; ... Türkiye ...hesabının 5 milyona yakın kişi tarafından takip edildiği; Youtube reklam ve tanıtımlarının çok sayıda izleyiciye ulaştığı davalının geçmiş dönemde 2019/62392 başvuru no.lu “...+şekil” markasına yönelik tescil talebinin davacının itirazı üzerine TPMK nezdinde 30. Sınıfta reddedildiği; davalının geçmiş dönemde 2019/128016 başvuru no.lu ...+şekil markasına yönelik tescil talebinin davacının itirazı üzerine TPMK nezdinde 30. Sınıfta reddedildiği davalının 2020/57666 başvuru no.lu “... ... +şekil” markası ile ... sayılı “... ... +şekil” markalarının hükümsüz kılınması gerektiği; bu markalara yönelik davalı kullanımların davacının ... markasına karşı marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiği; davalının sosyal medya ve internetteki kullanımlarının bir kısmında ... ve ... ... ibarelerini logodan bağımsız olarak düzyazı ile kullandığı, davalının bu tür kullanımlarının www.....com ve www.....com.tr alan adlı sitelerden kaldırılması gerektiği, davacının ... markası ile davalının ... ve ...markaları arasında görsel ve işitsel benzerliğin olduğu; davalının kullanımlarının davacının markasının tescilli olduğu 30. ve 32. sınıflarda gerçekleştiği; davalıya ait kullanımların davacının tanınmış markasında karıştırılma ihtimali yarattığı ayrıca davalının kullanımlarının SMK m.6/5 uyarınca davacının tanınmış markasının sulandırılmasına, ayırt edici karakterinin zedelenmesine ve davacının tanınmış markasından haksız yarar elde edilmesine yol açtığı, somut olayda ....com isimli sitede yer alan ...markalı çaya yapılan olumsuz yorumun bu riski doğrular nitelikte olduğu, davalının markasının tescilli olduğu 30. Sınıftaki tüm emtiaların davacının markasının kapsamı ile aynı veya benzer olduğu; tüketicilerin işletmeler arasında bağlantı kurması ihtimalinin olduğu davalının kullanımlarının SMK uyarınca tecavüze ve TTK m.55 gereği haksız rekabete yol açtığı; davalının 2020/57666 ve ... no.lu ... ... + Şekil markalarının SMK m.6/1, m.6/5, m.6/9 uyarınca tamamıyla hükümsüz kılınmasının gerektiği iddia edilerek, davacının 2017/50954 no.lu markasına ve kullanımlarına karşı gerçekleştirilen marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalı adına kayıtlı www.....com.tr alan adının iptal edilmesini, www.....com alan adının erişime engellenmesini; davalının 2020/57666 ve ... no.lu ... ... + Şekil markalarının tamamıyla hükümsüz kılınmasına ve sicilden terkinine; söz konusu markaların 3. Kişilere devrine yönelik tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; Davacının TPMK nezdinde tanınmış markasının olmadığı, sulh görüşmeleri sırasında davalı tarafından davacının isteği üzerine iyiniyetle marka logosunun değiştirildiği, davalının markalarının yayıma itiraz gelmemesi üzerine tescil edildiği, davalının dava konusu markaları ile ... ibareli marka arasında benzerliğin bulunmadığı, davalının ... ibareli farklı şirketleri de olduğundan markaların bu şekilde oluşturulduğu, markasında yer alan “...” ön takısının, kurucusu olan ...’in ad ve soyad baş harflerinden oluştuğunu, davalının ürünlerinin, market.....com www...com www.....com sitelerinde erişildiği haliyle umuma satışının gerçekleştiğini, davacı marka ile davalı marka arasında benzerlik olmadığı gibi markaların karıştırılmaihtimalinin de bulunmadığını, günümüzde markalardaki görsel benzerlik/ayırt ediciliğin, işitsel benzerlik/ayırt ediciliğin önüne geçtiğini, günümüz koşullarında, online alışverişlerin artması nedeniyle müşterilerin siparişlerini görseli üzerinden, herhangi bir sözlü istem olmaksızın verdiklerini, karşı taraf ürünüyle kendi ürününün çeşit yönünden farklı olmakla, ortalama dikkatli bir tüketicinin, soğuk ... yerine henüz içmeye dahi hazır olmayan dökme ve demlik poşet siyah çayı alması beklenemeyeceğini, tüketiciye sunum noktalarında, davacı ürünü olan soğuk ... “gazsız içecek” kategorisinde yer alırken, kendi ürünü çayın ise “..., kahve” kategorisinde yer aldığı, ... ve ... ibarelerinin ve ... yaprağı logosunun kimsenin tekelinde olmadığı, davalının markalarında ... unsurunun esas unsur, ... ve ... unsurlarının ise yardımcı unsur olduğu, ... yaprağı logosunun pek çok ... markasında yer aldığı, ... emtiası açısından tanımlayıcı nitelikte olduğu, ... yaprağının 30/32. Sınıf mallar için ayırt edici olmadığı, davacının www.....com.tr alan adının iptali, www.....com alan adının erişiminin engellenmesi taleplerinin haksız olduğu, zira bu sitelerde davalının tescilli markalarını tescile uygun olarak kullandığı ifade edilerek davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir. Davacı vekilince sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davacının TPMK nezdinde tescilli tanınmış bir markasının olmamasının tanınmış olmadığını göstermediği, Yargıtay 2019/280 E. Ve 2020/991 K sayılı kararı uyarınca bu tespitin mahkemece yapılacağı, davacının Türkiye’de tanınmışlığına ilişkin delillerin dosyaya sunulduğu, davalının cevap dilekçesinde dava konusu ihtilafın sadece logolara,kullanımları üzerindeki iddialara indirgendiği, oysa davanın ana iddialarından birinin de logolara ek olarak ... ve ...ibarelerini herhangi bir şekil unsuru olmadan marka olarak çaylar üzerinde kullanmak suretiyle ... markalarının ihlal edilmesi ve marka tecavüzünün yaratılması olduğu, marka tecavüzünün cevap dilekçesinde sunulan görsellerdeki kullanımlarla sınırlı olmadığı, Ankara 24. Noterliği nezdinde ihlal yaratan kullanımların bazıları hakkında tespit işleminin gerçekleştiği, bu kapsamda tecavüz yaratan kullanımların .../ ...ibarelerinin çeşitli varyasyonlarının olduğu; davalının sunduğu logolarla şekilsel farklılık ortaya koymaya çalışmış ise de bütünleşik “...” kullanımının, dilekçelerinde sunulu pratik örneklerde görüldüğü, davalının iddia ettiği gibi ... ibaresi ürünü tanımlamak maksadıyla kullanılsaydı örnek olsun internet sitesindeki ürünleri ........., ...... ..., ...Karadeniz çayı şeklinde değil, ... ....../..., ... ... .../... vs. şeklinde olmasının gerektiği; ... ve soğuk çayın aynı ürünler olarak değerlendirilmesinin gerektiği; davalının kullanımlarının davacının markası ve kullanımları ile birebir aynı olduğu; karıştırılmaya yol açtığı, tanınmış bir markanın benzerinin 3. Kişilerce aynı/benzer mal/hizmetlerde kullanılmasının markanın tekliğini, ticari olarak ayırt edilebilirliğini ve satış gücünü zayıflattığı, davacıya ait ... markasının son derece benzeri olan ... şeklindeki kelime ve logo kullanımlarının davacının markasını sıradanlaştıracak, reklam ve ayırt edici gücünü aşındıracak düzeyde olduğu; bu durumun markanın sulanmasına yol açacağı, işaretin düşük kalitedeki mallarda kullanımının, markanın imajına aykırı mallarda kullanımının, markanın istenmeyen bağlantılar kurulmasına yol açacak biçimde kullanımının, markanın küçük düşürücü biçimde kullanımının tanınmış markanın itibarına zarar veren haller olduğu, somut olayda SMK 7/2-b, 7/2-c ve TTK m. 55/4 hükümlerinin şartlarının oluştuğu, ... markalarının SMK m. 6/1, 6/5 ve 6/9 uyarınca tümüyle hükümsüz kılınmasının Gerektiği, davalının sulh sözleşmesi taslağına uygun olarak marka başvurularında bulduklarını beyan ettiği oysa zaten davalının davacının taleplerini kabul etmediği için davalıya izin verilmediği, dolayısıyla söz konusu markanın kötüniyetle tescil edilmiş olduğu, davacı tarafından davalının ... ibaresinin yanına hiçbir zaman ... ibaresini getirmemesi davalının markasının ... Markası olarak tanımlandığı, ancak davacının ısrarla ... ibaresini kullanması nedeniyle taraflar arasında sulhun gerçekleşmediği, bu süreçlerde de davalının ihlal yaratan kullanımlarına ve marka tescil başvurularına devam ettiği, tüm bu hususların davalının kötü niyetini gösterdiği açıklanan nedenlerle müvekkili SPN adına ... nezdinde tescilli 2017/50954 sayılı ...+ŞEKİL markasına ve kullanımlarına karşı gerçekleştirilen marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitini, önlenmesini, durdurulmasını ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalı tarafından tecavüz ve haksız rekabet yaratan ... ve ...ve logolu ... işaretlerinin her türlü kullanımının önlenmesini, bu markaları taşıyan tüm ürünlerin satışının, ithalinin, ihracının, tanıtımının, dağıtımının ve her türlü kullanımının önlenmesine, tanıtım ve reklâm materyallerinin, katalogların, promosyon malzemelerinin ve tüm basılı görsel evrakların toplatılmasını ve imhasını, tecavüz/haksız rekabet yaratan işaretlerin alan adı olarak yahut sosyal medya hesaplarındaki her türlü kullanımlar da dahil olmak üzere internet ortamındaki tüm kullanımının yasaklanmasına ve internet ortamında mevcut kullanımların engellenmesini, davalı adına kayıtlı www.....com.tr alan adının iptal edilmesini ve www.....com alan adına erişimin engellenmesini, davalının ... nezdinde tescilli 2020 57666 sayılı ve 2020 59380 sayılı “... Logo” markalarının tümüyle hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini, dava konusu 2020 57666 sayılı ve 2020 59380 sayılı “... Logo” markalarının yargılama süresince üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için verilen ihtiyati tedbir kararına devam edilmesini, karar kesinleştiğinde karar özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanını talep etmiştir.Davalı tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle; Davacının TPMK nezdinde tanınmış markasının bulunmadığı, davalı ve davacı arasında yapılan sulh sözleşmeleri neticesinde davalının eski kullanımını değiştirdiği, davalının markası ile davacının ... ibareli markası arasında benzerlik olmadığı, davalı markalarının, kurucu üye ...'in baş harflerini almak suretiyle (...) oluşturulduğu, davalının "...” ibaresini taşıyan farklı şirketleri de bulunduğundan, dava konusu markalarını da "...” esas unsur olacak şekilde oluşturduğu, ... ibareli başka grup şirketlerinin de olduğu, davalının "......” markalı ürünleri "..." ibaresi ön planda olacak şekilde kullandığı, hem kendine ait web sitesinde hem de online alışveriş sitelerinde markasını bu şekilde Kullandığı, davalının markalarının "...” esas unsur olacak şekilde kullanıldığı, "..." ve "..." ibareleri ayırt edicilik vasfı olmayan, yardımdı unsurlar olduğu, markada kelimenin hem Türkçesine hem de İngilizcesine yer verildiği, "...” veya "...” ibaresi 30. sınıftaki "... ve türevleri bakımından ayırt edicilik vasfı olmayan, kimsenin tekelinde olmayan ibareler olduğu, "... yaprağı" logosunun birçok ... markasında bulunduğu, ... emtiası için tanımlayıcı mahiyette olduğu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığı, davalı firmanın, sadece ve sadece paketli siyah dökme ve demlik poşet ... sattığı, davacının ise soğuk ... satışı yaptığı, ortalama dikkatte bir tüketicinin, soğuk ... yerine henüz içmeye dahi hazır olmayan dökme ve demlik poşet siyah çayı almasının beklenemeyeceği, Ürünlerin marketlerdeki reyonlarının bile farklı olduğu, davalının markalarını tescile uygun şekilde www.....com ve www.....com.tr alan adı olarak kullandığı, bu adları ile alan adlarına ilişkin site içeriklerinin davacı/davacı markaları ile hiçbir benzerliği bulunmadığı açıklanan nedenlerle müvekkili markalarını tescile uygun şekilde alan adı olarak kullandığını, müvekkilininin alan adları ile alan adlarına ilişkin site içeriklerinin davacı/davacı markaları ile hiçbir benzerliği bulunmadığını belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"....Rapordaki tespitlerde; Davalının 2020/57666 tescil no.lu “... ... +Şekil” markası ile ... tescil no.lu “... ... +Şekil” markasına karşılık, davacının 2017/50954 tescil no.lu ... + Şekil markasının tescil başvuru tarihi itibariyle SMK m.6/1 uyarınca öncelik hakkına sahip olduğu, taraf markalarının benzer sınıflarda tescilli olduğu, davacının öncelik hakkına sahip olduğu 30. ve 32. sınıfta 2017/50954 no. ile tescilli ... + Şekil markası ile davalının 30. Sınıftaki 2020/57666 tescil no.lu ve 30. Sınıftaki ... tescil no.lu ... ...+Şekil markaları emtia açısından kıyaslandığında mal ve hizmet sınıflarında ayniyet/benzerlik gösterdiği, taraf markalarındaki “fonetik”, “asli unsur olan kelimelerdeki harf dizilimi”, “tali nitelikteki ve ayırt ediciliği düşük olan görsel unsurlar” ve “aynı marka ailesine ait olma yönünden verilen kavramsal mesaj” noktalarında ortaya çıkan benzeşmenin, yazı konumlandırması, punto ve fon rengi değişikliği, tanımlayıcı ... filizi figürünün varlığı gibi görsel unsurlardaki farklılıklarla ile bertaraf edilemediği, ürünlerin hitap ettiği ilgili çevre tarafından markaların bütünsel olarak değerlendirilmesinde işletmesel kökene yönelik mesajda kayda değer bir farklılık oluşmayacağı, dolayısıyla taraf markaları arasında görsel ve kavramsal anlamda benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında işitsel, harf dizimsel, görsel ve kavramsal unsurlardaki benzerliğin SMK m.6/1 ve m.7/2/b bağlamında işaretler arasındaki benzerlik bulunması şartını karşıladığı, dolayısıyla taraf markaları arasında gerek SMK m.6 gerekse m.7/2/b uyarınca benzerlik bulunduğu, ilgili tüketici kesiminin ortalama dikkat ve özene sahip olduğu, bu ürünleri satın alırken çok fazla zaman harcamadığı, ürünleri almadan önce fazla araştırma yapmadığı, hızlı tüketime yönelik bu içecek emtiası arasında seçim yaparken aklında kalan kusurlu görünüşe (eksik marka imajına) dayanarak alışveriş yapabileceği, davacının “...” markasının uygulandığı ... ve kahve ürünlerinden (marka ailesinden) haberdar olduğu, tüketicinin markaların farklılığını anlayabilse dahi aradaki benzerlik sebebiyle davalının markalarını, davacının markasının bir serisi veya yeni bir sürümü olarak görebileceği ve yanlış bir algıya kapılabileceği, SMK m.6/1 kapsamında ele alınan bu karıştırılma ihtimalinin ise somut olayda gerçekleşebileceği, SMK m.6/1 açısından somut olayda davacı ve davalının sunduğu emtia fiili durumda birbiriyle birebir örtüşmemekteyse de ilgili tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı kurulması ihtimalinin söz konusu olabileceği, İlgili tüketici çevresinin, davacının, davalının faaliyet gösterdiği kuru .../demleme ... emtiası piyasasında da faaliyet gösterdiğini /gösterebileceğini düşünmesi ihtimalinin mevcut olduğu, ilgili tüketici çevresinin tarafların sunduğu emtiayı birbirine benzer bularak işletmeler arasında bağlantı/ekonomik idari bağ/hizmet yönünden işletmesel köken bağı kurabilmesinin mümkün görüldüğü, söz konusu emtiayı aynı teşebbüsten kaynaklanır şekilde algılama riskinin (karıştırılma ihtimalinin) Gerçekleşebileceği, taraf markalarının görsel, asli unsurdaki harf dizimsel, anlamsal, işitselyönlerden önemli benzerliklerinin bulunduğu, markaların birbirini çağrıştırdığı, markaların bir bütün olarak uyandırdığı genel izlenimde benzerliğin bulunduğu, markaların tescilli oldukları emtia sınıfının hitap ettiği alıcı grubunun kimliğinin, toplumsal düzeyinin ve bilgi seviyesinin benzer olduğu, markayı taşıyan ürünlerin tamamlayıcı mahiyet taşıdığı, marka olarak tercih edilen işaretler arasındaki benzerliğin markaların kullanıldığı emtia arasındaki yüksek benzerlik ile pekiştiği, taraf markaları arasında SMK m.6/1 uyarınca karıştırılma ihtimalinin (dolaylı karıştırılma ihtimalinin) ortaya çıktığı, ayrıca davalının markalarının SMK m.6/5 uyarınca davacının tanınmış “...” markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyinden “haksız bir yararın sağlayabileceği” ve davacının tanınmış markasının “ayırt edici karakterini zedeleyebileceği”, taraf markalarının ve ürün sınıflarının benzerliği dikkate alındığında, davacı markasının ayırt edici karakterine bağlı olarak, davalı markalarının kullanılması sonucunda davacı markasının hedef aldığı ortalama tüketicinin ekonomik davranışında bir değişikliğin veya değişiklik ihtimalinin oluşabileceği (davacının markasının imajından yola çıkılarak davalının ürünlerinin tercih edilebileceği, markalar arasında bağlantı kurularak davalı ürünlerine yönelmenin mümkün Olabileceği), davalının sonradan aynı/benzer sınıflarda (30. ve 35.sınıflarda) tescil ettirdiği 2020/57666 tescil no.lu “... ... +Şekil” markası ile ... tescil no.lu “... ... +Şekil” markasını, davacının SMK m.7 kapsamında açmış olduğu marka hakkına tecavüz davasında (tespit, men, ref ve tazminat talepleri açısından) bir savunma gerekçesi olarak ileri sürmesi mümkün olamayacağı, davalının www.....com ve www.....com.tr alan adlı internet sitelerindeki kullanımlarının SMK m.7/2-b ve c uyarınca marka hakkı ihlali teşkil edebileceği, tespit ve değerlendirmeleri izahı yapılan mevzuat kapsamında ele alındığında, davalı markaları yönünden iltibasa dayalı hükümsüzlük şartlarının oluştuğu her ne kadar bir kısım mal ve hizmetler yönünden farklılık tespit olunmuş ise de davacı markasının tanınmışlığı ve taraflar arasındaki markasal çekişmenin önceki dönemleri de kapsadığı gözetildiğinde davalının marka tescil başvurusunda kötü niyetli olduğu, davacının tanınmış markasına yaklaşmaya ve markayı sulandırmaya yönelik başvurularını sürdürdüğü dikkate alındığında SMK 6/9 gereği kötü niyetli tescil olduğu dikkate alınarak markaların tüm emtia sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiş, yine izahı yapılan mevzuat kapsamında markaya tecavüz ve haksız rekabetin oluştuğu SMK 155 dikkate alındığında tescil savunmasının dinlenilemeyceği anlaşılmakla bu yöndeki taleplerin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.Tüm dosya kapsamı sunulan bilirkişi heyet raporu ve tüm deliller izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde," 1-Davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik açmış olduğu davanın KABULÜ ile; davalı kullanımlarının davacı adına Türk Patent nezdinde tescilli 2017/50954 sayılı "...'' markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ortadan kaldırılmasına,-Bu kapsamda davalının...ve logolu ... ibareli her türlü kullanımının önlenmesine, bu ibare / markaları taşıyan tüm ürünlerin satışının, ithalinin, ihracının, tanıtımının, dağıtımının ve her türlü kullanımının önlenmesine, tanıtım ve reklam materyallerinin, katalogların, promosyon malzemelerinin ve tüm basılı görsel evrakların toplatılmasına ve imhasına, tecavüz ve haksız rekabet yaratan işaretlerin alan adı olarak yahut sosyal medya hesaplarındaki her türlü kullanımlar da dahil olmak üzere internet ortamındaki tüm kullanımlarının yasaklanmasına ve internet ortamındaki mevcut kullanımların engellenmesine,-Davalı adına kayıtli www.....com.tr alan adına erişimin engellenmesine, alan adının iptaline,2-Davacının hükümsüzlüğe yönelik açmış olduğu davanın KABULÜ ile ; Türk Patent nezdinde davalı adına tescilli 2020/57666 sayılı "...... + şekil" ve ... sayılı "...... + şekil ... ... Gıda Tur ve İnş A.Ş." ibareli markaların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,3-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -müvekkilinin “...” markasının, ülkemizde ... nezdinde, diğer tescillerin yanı sıra, işbu davaya dayanak 2017/50954 sayılı 30. ve 32. sınıflarda tescilli olup, tanınmış olduğunu, davalının 2019/62392 sayılı “...” marka başvurusunun 30. Sınıfta reddedildiğini, davalarının kabul edilen kısmı için istinaf istemlerinin bulunmadığını, ancak Davalı adına kayıtlı alan adının iptal edilmesi ve Davalı adına kayıtlı alan adına erişimin engellenmesi de talep edilmesine rağmen hüküm kısmında muhtelemelen sehven alan adına erişimin engellenmesine yönelik taleplerine ilişkin hüküm kurulmadığını, dava dilekçelerinin 6 ila 14. sayfalarında yer verilen görseller ve davalının ihlal yaratan bazı kullanımları üzerinde Ankara 24.Noterliği nezdinde gerçekleştirilen ... yevmiye numaralı e-tespit işleminde yer alan görsellerden görüldüğü üzere; davalı, davaya konu edilen diğer kullanımlarının yanı sıra, “...” esas unsurlu www.....com alan adının sahibi olduğunu ve bu alan adı içeriğinde “...” / “... ...” markalı ... ürünlerinin reklam, tanıtım ve online satışını yaptığını, ayrıca çeşitli sosyal medya hesaplarında, reklam ve tanıtım içeriklerinde bu alan adına yönlendirme yaptığını, Davalının “...” esas unsurlu www.....com alan adına ilişkin kullanımları ve bu alan adı ile faaliyet gösteren internet sitesinde yer alan “... ...” / “...” markalı kullanımları, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, www.....com alan adının ve bu alan adında paylaşılan içeriklerin SMK m.7/1(b) uyarınca müvekkilin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve TTK m.55 uyarınca müvekkili aleyhinde haksız rekabet teşkil ettiğinin sabit olduğunu, 21.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda da; ....com alan adının içerik sağlayıcısının davalı olduğu, ....com alan adı içeriğine ... markalarının reklam, tanıtım ve satışının yapıldığı, davalının ....com içeriğinde yer alan kullanımlarının SMK m.7/2 (b) ve (c) uyarınca müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin, isabetli şekilde tespit edildiğini, gerekçede de bu hususa değinildiğini, bu nedenle İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15.12.2022 tarihli ve 2021/152 Esas, 2022/231 Karar sayılı ilamının Müvekkile aleyhine olan bu kısım yönünden kısmen kaldırılması/düzeltilmesine, bu itibarla davalarının tümden kabulü kararı ile birlikte www.....com alan adına da erişimin engellenmesi için de açık hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Taraf markalarının kavramsal açıdan tamamen farklı olduğunu, kavramsal açıdan dahi markaların benzer olduğunun belirtilmesinin, esasen dosyanın yeterince irdelenmediğini gösterdiğini, Mahkemenin gerekçeli kararında ve dayanak bilirkişi raporunda davacı ... markasındaki ... ibaresinin davacı tanınmış ... ibaresine atıf yaptığı ve sanki bu sebeple de iltibas ihtimalinin arttığı gibi anlaşılmasının oldukça güç değerlendirmeler yapılmasına yol açtığını, eğer davacı dayanak ... markasını gören ortalama tüketici bu markanın ... firmasına ait olduğunu anlayacaksa zaten taraf markaları arasında iltibasın hiç doğmayacağını, Yerel mahkemenin ve bilirkişilerin adeta tam tersi bir yorum yapmasının 3 temel marka hukuku ilkelerine aykırı olduğunu, -Davacı markasının “N” sesi ile başlarken; müvekkilinin markasının “E” sesi ile başladığını, müvekkili markalarının logolarında ve kullanımlarında ... ve ... ibarelerinin genellikle küçük puntolarla tali unsur olarak kullanıldığını, ortalama tüketicinin, davacı markasında esaslı unsur olarak “...” ibaresini; müvekkili markasında ise “...” ibaresini algılayacağını, taraf markalarındaki “...” ve “...” ibarelerinin ... emtiaları bakımından hiçbir ayırt edicilikleri bulunmazken, diğer içecekler bakımından ise oldukça düşük tali nitelikte bir ayırt ediciliği olduğunu, esasen karşılaştırılması gereken ibarelerin ... ve ... ibareleri olduğunu, ...-... ibareleri arasındaki oldukça belirgin anlamsal farklılık bulunduğunu, Davacı markasının esaslı unsurunun Türkçe’de bir anlamı bulunmadığını, müvekkili markasının esaslı unsuru olan ... ibaresinin Türkçe’de sıklıkla kullanılan iki anlamı bulunmaktadır: “...-(mek)” ve duraksamak manasındaki “... (vermek)” anlamında olduğunu, müvekkilinin, ... ibaresinin (Tİ) şeklinde telaffuz edilmesini de fırsat bilerek ESTİ (...) şeklinde ... ibaresinin birincil anlamını ön plana çıkararak da kullandığını, telaffuz şekli nedeniyle de zaten taraf markalarının kavramsal olarak ayırt edilebileceğini, Davacı tarafın ... ibaresinin jenerik nitelikte olduğunu belirtmesine rağmen ... anlamına gelen ... ibaresinin jenerik olmadığı iddiasının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, ... ibaresinin ... sektöründe gerek işletmeler, gerekse de nihai tüketiciler tarafından sıklıkla kullanıldığını, Davacının ... ibaresi üzerinde, ... sektöründe bir hak iddia etmesi hukuki olmadığını ve ... ibaresi ... ürünlerinde jenerik bir unsur olduğunu, -Davacının da taraf markalarının esaslı unsurları (... – ...) arasında iltibas oluşmayacağının farkında olduğunu, kısmi bir işitsel ve görsel benzerliğe rağmen, markalar arasındaki belirgin kavramsal farklılığın taraf markaları arasındaki iltibası önlemekte olduğunu, -Davacı markasının esaslı unsuru ... ibaresinin kısa ve dolayısıyla zayıf bir ibare olduğunu, 20. Her ne kadar markaların esaslı unsurları (... - ...) ortak sesler barındırsa da davacı markasının esaslı unsuru “...” yalnızca 3 harften oluşan kısa, dolayısıyla da zayıf bir ibare olduğunu, ve basit farklılıklarla dahi markaların farklılaşabileceğini, ... sektörü bakımından da ... ve ... ibarelerinin tasviri nitelikte olduğunu, jenerik olduğunu ve benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmaması gerektiğini, - Davacı markasının SMK MAD. 6/5 kapsamında tanınmış bir marka olmadığını, ... markasının doğuştan zayıf bir marka olduğunu, bilirkişilerin üstün körü bir değerlendirme yaparak, davacı markasının Türkiye’de tanınmış olduğu sonucuna vardığını ancak bu değerlendirmesini gerekçelendirmediklerini, Birleşik Krallık ...-... kararının esasen somut olayda doğrudan uygulanabilir nitelikte, oldkça yerinde tespitler barındıran, açıkçası yerel mahkemedeki yargılama süresince değerlendirilmediği kanaatinde oldukları oldukça kritik bir karar olduğunu, Söz konusu kararda davacı ... markasının Avrupa’da tanınmış bir marka olmasına karşın Birleşik Krallık özelinde tanınmış bir marka olmadığı; ancak Avrupa Birliğindeki tanınmışlığın Birleşik Krallık’ta etki edeceği kabul edilse bile ... markası ile söz konusu karara konu ... markası arasında iltibas oluşmayacağı sonucuna varıldığını, emsal kararda birkaç milyonluk satışların dahi tanınmışlık için yeterli görülmemişken davacının delilleri arasında ... markası altında yapılan tek bir satış dahi ispat edilmediğini, dosyaya tek bir fatura dahi sunulmadığını, bilirkişilerin davacı markasının Türkiye’de tanınmış olduğunu kabul ettiklerini, bu kabulden hareketle de yerel mahkemenin hiçbir süzgeçten geçirmeden kararını verdiğini, Davacının ekte sunduğu delillerle değil tanınmışlığı, markayı ciddi ve yoğun bir şekilde kullandığını dahi ispat edemediğini, Davanın konusu ise ... markası olmayıp ... markası olduğunu, Davacının delil lisesi EK-2’DE dayanak ... tescilleri paylaşıldığını, tescillerin tek başına tanınmışlık kanıtlamadığını, yalnızca bir web sitesine alıntılanan bilgilerin güvenirliliği ve doğruluğunun da teyit edilemeyeceğini, websitesinin içeriği incelendiğinde de yalnızca davacının ... markasını tanıtıldığı ancak bu markanın Türkiye’de tanınmışlığına ispat eder nitelikte bir bilginin bulunmadığının da görüleceğini, Dünya çapındaki tescillerin, Türkiye dışındaki marka tescilleri ve kullanımlarının ülkesellik ilkesi bakımından davacıya herhangi bir hak sağlamayacağını, en son sponsorluğun 2015 yılına ait olduğunu, Türkiye ortalama tüketicisine hitap etmeyen bir organizasyon ile markanın tanınmış marka statüsüne yükseldiğinin ikna edicilikten çok

Uzak olduğunu, diğer bir delil ... Türkiye markası ile açılmış bir YouTube kanalı olup, en son paylaşım yine 6 sene önce işbu davadan seneler önce gerçekleştirildiğini, günümüzde en ufak YouTube kanalı bile davacının söz konusu izlenme ve takipçi rakamlarından çok daha üstünde takipçi sayısına ve izlenme oranlarına sahip olduğunu, sosyal medya üzerindeki takipçilerin ne kadarının organik (gerçek kişi), ne kadarının bot (sahte hesap), ne kadarının satın alınmış takipçi olduğunu tespit etmenin neredeyse imkansız olduğunu, bir markanın tanınmışlığının manipülatif deliller ile ispatlanmasının mümkün olmadığını, sosyal medya hesaplarının bu sebeple ... markasının tanınmışlığını ispat edemediğini, 2013 yılı ... Market (Sıvı Su Arttırıcıları Pazarı) adlı makalenin, global ölçekte değerlendirmeler içermekte ancak Türkiye pazarı özelinde herhangi bir değerlendirme içermemekte olduğunu, makalede soğuk ... pazarına birçok yeni oyuncunun girdiği ve dengelerin değiştiğinin belirtildiğini, tanınmışlık değişken bir olgu olup ve her davada ayrıca ispata muhtaç olduğunu, makalede davacının kendi beyanın yanı sıra, yapılan pazarın önemli oyuncularından biri yorumu da davacı markasının tanınmışlığını ispat etmediğini, bir firmanın pazarda önemli oyunculardan biri olması ancak firmanın büyüklüğünü gösterdiğini, makale tarihinin dava tarihinden çok önce olması bir yana makalede, davacı markasının tanınmış olduğunu gösterebilecek tek bir istatistik çalışması veya kaynak gösterilmediğini, 2016 yılında, dava tarihinden (2021) çok önce davacıya verilmiş “yılın seçilmiş ürünleri” ödülünün de tek başına bir markanın tanınmışlığını ispat etmeyeceğini, Davacının ek-3.9’da paylaştığı Birleşik Krallık kararında da belirtildiği üzere marka hukukundaki ülkesellik ilkesi gereği bir markanın tanınmışlığının koruma talep edilen ülkede ispat edilmesi gerektiğini, Davacının Türkiye dışındaki satış rakamlar ve yaygınlığı somut olay bakımından tek başına bir öneme sahip olmadığını, davacının tanınmışlık için sunduğu delillerin ... markasının Türkiye’de tanınmış olduğunu ispat etmeye elverişli olmadığı gibi bu delillerin davadan çok daha önce tarihli deliller olduğunu, Google arama motoruna SOĞUK ... yazarak arama yapıldığında davacıya ait ... markalı ürünlerin ilk sayfalarda dahi çıkmadığını, bilirkişiler ve yerel mahkemenin ... markasının zihinlerinde kaldığı etki ve kişisel deneyimler dolayısıyla delilleri çok da irdelemeden tanınmışlık bakımından hukuki anlamda fahiş bir değerlendirme yaptıklarını, -Mahkemenin müvekkili tescillerinin iki sebeple kötü niyetli bulduğunu, Markasal çekişmenin önceki dönemleri kapsaması ve Davacı markasının tanınmış marka olması gerekçesine dayandığını, ancak Tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak ya da gerçekte kullanmayıp Yedekleme yapmak, Marka ticareti yapmak, Şantaj yapmak olduğunu, söz konusu unsurların hiçbirinin mevcut olmadığını -davacı markası tanınmış kabul edilse bile bu durumun tek başına müvekkilini yine kötü niyetli yapmayacağını, şartları varsa bu durumda SMK mad. 6/4-6/5 uygulama alanı bulacağını, kararın bu nedenlerle kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava markaya tecavüzün tespiti durdurulması önlenmesi ortadan kaldırılması ve marka hükümsüzlük taleplerine ilişkindir.Davalının 2020/57666 tescil no.lu “... ... +Şekil” markası ile ... tescil no.lu “... ... +Şekil” markasının 30. Ve 35. Sınıfta tescilli olduğu, davacının 2017/50954 tescil no.lu ... + Şekil markasının 30. ve 32. sınıfta tescilli olduğu anlaşılmıştır. 21/06/2022 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle; 1. Davalının 2020/57666 tescil no.lu “... ... +Şekil” markası ile ... tescil no.lu “... ... +Şekil” markasına karşılık, davacının 2017/50954 tescil no.lu ... + Şekil markasının tescil başvuru tarihi itibariyle SMK m.6/1 uyarınca öncelik hakkına sahip olduğu; 2. Davalının 2020/57666 tescil no.lu “... ... +Şekil” markasının 30.ve 35.sınıflarda tescilli; yine davalının ... tescil no.lu “... ... +Şekil” markasının da 30.ve 35.sınıflarda tescilli olduğu; Davacının ise 2017/50954 tescil no.lu ... + Şekil markasının 30.ve 32.sınıflarda tescilli olduğu; 3. Davacının öncelik hakkına sahip olduğu; 30. ve 32. sınıfta 2017/50954 no. ile tescilli ... + Şekil markası ile davalının 30. Sınıftaki 2020/57666 tescil no.lu ve 30. Sınıftaki ... tescil no.lu ... ...+Şekil markaları emtia açısından kıyaslandığında: Davacının öncelik hakkına sahip markası ile davalının 2020/57666 ve 2020 59380 tescil no.lu markalarının 30. sınıftaki “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Mayalar, kabartma tozları. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” emtiasında birebir örtüştüğü/ayniyet gösterdiği; Davacının öncelik hakkına markası ile davalının 2020/57666 ve ... tescil no.lu markalarının ise 30. sınıftaki “Makarnalar, mantılar, erişteler.Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, ...” emtiası açısından ise benzerlik gösterdiği; 4. Yine davacının öncelik hakkına sahip olarak 30. ve 32. sınıfta 2017/50954 no. ile tescilli ... + Şekil markası ile davalının 35. Sınıftaki 2020/57666 tescil no.lu ve 35. Sınıftaki ... tescil no.lu ... ...+Şekil markaları kıyaslandığında:35.sınıftaki hizmetler açısından “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker,

kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. ... Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” açısından taraf markalarının ayniyet/benzerlik gösterdiği; 5.Taraf markalarındaki “fonetik”, “asli unsur olan kelimelerdeki harf dizilimi”, “tali nitelikteki ve ayırt ediciliği düşük olan görsel unsurlar” ve “aynı marka ailesine ait olma yönünden verilen kavramsal mesaj” noktalarında ortaya çıkan benzeşmenin, yazı konumlandırması, punto ve fon rengi değişikliği, tanımlayıcı ... filizi figürünün varlığı gibi görsel unsurlardaki farklılıklarla ile bertaraf edilemediği; 30. sınıftaki ürünlerin hitap ettiği ilgili çevre tarafından markaların bütünsel olarak değerlendirilmesinde işletmesel kökene yönelik mesajda kayda değer bir farklılık oluşmayacağı; dolayısıyla taraf markaları arasında görsel ve kavramsal anlamda benzerlik bulunduğu; taraf markaları arasında işitsel, harf dizimsel, görsel ve kavramsal unsurlardaki benzerliğin SMK m.6/1 ve m.7/2/b bağlamında işaretler arasındaki benzerlik bulunması şartını karşıladığı; dolayısıyla taraf markaları arasında gerek SMK m.6 gerekse m.7/2/b uyarınca benzerlik bulunduğu; 6. İlgili tüketici kesiminin ortalama dikkat ve özene sahip olduğu; bu ürünleri satın alırkençok fazla zaman harcamadığı; ürünleri almadan önce fazla araştırma yapmadığı; hızlı tüketime yönelik bu içecek emtiası arasında seçim yaparken aklında kalan kusurlu görünüşe (eksik marka imajına) dayanarak alışveriş yapabileceği; davacının “...” markasının uygulandığı ... ve kahve ürünlerinden (marka ailesinden) haberdar olduğu; 7. Tüketicinin markaların farklılığını anlayabilse dahi aradaki benzerlik sebebiyle

davalının markalarını, davacının markasının bir serisi veya yeni bir sürümü olarak görebileceği ve yanlış bir algıya kapılabileceği; SMK m.6/1 kapsamında ele alınan bu karıştırılma ihtimalinin ise somut olayda gerçekleşebileceği;

8. SMK m.6/1 açısından somut olayda davacı ve davalının sunduğu emtia fiili durumda birbiriyle birebir örtüşmemekteyse de ilgili tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı kurulması ihtimalinin söz konusu olabileceği; İlgili tüketici çevresinin, davacının, davalının faaliyet gösterdiği kuru .../demleme ... emtiası piyasasında da faaliyet gösterdiğini /gösterebileceğini düşünmesi ihtimalinin mevcut olduğu; ilgili tüketici çevresinin tarafların sunduğu emtiayı birbirine benzer bularak işletmeler arasında bağlantı/ekonomik idari bağ/hizmet yönünden işletmesel köken bağı kurabilmesinin mümkün görüldüğü; söz konusu emtiayı aynı teşebbüsten kaynaklanır şekilde algılama riskinin (karıştırılma ihtimalinin) gerçekleşebileceği; Taraf markalarının görsel, asli unsurdaki harf dizimsel, anlamsal, işitsel yönlerden önemli benzerliklerinin bulunduğu; markaların birbirini çağrıştırdığı; markaların bir bütün olarak uyandırdığı genel izlenimde benzerliğin bulunduğu; markaların tescilli oldukları emtia sınıfının hitap ettiği alıcı grubunun kimliğinin, toplumsal düzeyinin ve bilgi seviyesinin benzer olduğu; markayı taşıyan ürünlerin tamamlayıcı mahiyet taşıdığı; marka olarak tercih edilen işaretler arasındaki benzerliğin markaların kullanıldığı emtia arasındaki yüksek benzerlik ile pekiştiği; taraf markaları arasında SMK m.6/1 uyarınca karıştırılma ihtimalinin (dolaylı karıştırılma ihtimalinin) ortaya çıktığı; 9. Ayrıca davalının markalarının SMK m.6/5 uyarınca davacının tanınmış “...” markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyinden “haksız bir yararın sağlayabileceği” ve davacının tanınmış markasının “ayırt edici karakterini zedeleyebileceği”; Taraf markalarının ve ürün sınıflarının benzerliği dikkate alındığında, davacı markasının ayırt edici karakterine bağlı olarak, davalı markalarının kullanılması sonucunda davacı markasının hedef aldığı ortalama tüketicinin ekonomik davranışında bir değişikliğin veya değişiklik ihtimalinin oluşabileceği (davacının markasının imajından yola çıkılarak davalının ürünlerinin tercih edilebileceği, markalar arasında bağlantı kurularak davalı ürünlerine yönelmenin mümkün olabileceği); 10.Davalının sonradan aynı/benzer sınıflarda (30. ve 35.sınıflarda) tescil ettirdiği 2020/57666 tescil no.lu “... ... +Şekil” markası ile ... tescil no.lu “... ... +Şekil” markasını, davacının SMK m.7 kapsamında açmış olduğu marka hakkına tecavüz davasında (tespit, men, ref ve tazminat talepleri açısından) bir savunma gerekçesi olarak ileri sürmesi mümkün olamayacağı; 11. Davalının www.....com ve www.....com.tr alan adlı internet sitelerindeki kullanımlarının SMK m.7/2-b ve c uyarınca marka hakkı ihlali teşkil edebileceği görüş ve kanaatlerini belirtmiştir.Davalının istinaf istemine ilişkin olarak; Karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.Karıştırma ihtimali incelemesi, esas itibariyle markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel izlenime göre ve markaların asli ve ayırt edici unsurları esas alınarak yapılmalıdır. Bu inceleme sırasında önce sınıfsal benzerlik olup olmadığı araştırılmalı, daha sonra ortalama tüketici kitlesi de dikkate alınarak, markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal bir benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama tüketicinin markayı taşıyan mal veya hizmetin kaynağı konusunda yanılgıya düşüp düşmeyeceği, işletmeler arasında organik, işletmesel bir bağlantı olduğunu düşünüp düşünmeyeceği, sonraki markayı, önceki markanın bir serisi gibi algılayıp, algılamayacağı hususlarının tartışılması gerekmektedir.Davalıya ait dava konusu markanın benzer olup olmadığının tespiti ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi; markaları oluşturan harf, kelime, şekil gibi asli ve yardımcı unsurların bütünsel olarak değerlendirilmesinden geçmektedir. Zira markalar, bütünü itibariyle bıraktıkları izlenim ve tümüne hâkim olan görünüşleri itibariyle benzerlerinden ayırt edici nitelikle olmalıdır. Bu sebeple markalar kıyaslanırken, markaların içerisinde yer alan unsurlardan yalnızca bir veya birkaçı üzerinden benzerlik değerlendirmesi yapmak yerine markaların genel görünümü, yani bütünsel benzerliği dikkate alınmalıdır. Davacı ve davalıya ait markaları, genel görünümleri itibari ile kıyaslanırken, bu markaların ilk (yüzeysel) bakışta ayırt edici olup olmadıkları önem arz etmektedir. Benzerliğin tespitinde, markalar arasındaki farklılıklardan çok ortak özelliklere ağırlık verilmesi gerekmektedir. Zira önemli olan markalar arasında benzeyen kısımların iltibas yaratmasının ihtimal dahilinde olup olmadığının tespit edilmesidir. İltibasın gerçekleşme ihtimali dahi ihlalin varlığı için yeterli olmaktadır. SMK 25/1'e göre; “5 inci veya 6 net maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir"SMK 6/1 maddesi hükmüne göre; iltibastan söz edilebilmesi için ; -Tescilli marka ile aynı veya benzer bir işaretin kullanılması, -Tescilli marka ile aynı veya benzer işaretim aynı mal veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılması, -Bu kullanımın karıştırılma ihtimaline neden olması gerekir. Kısaca iltibas olabilmesi için hem karşılaştırmaya konu marka işaretleri arasında hem de işaretlerin tescil edileceği mal ve hizmetler arasında aynılık veya benzerlik olması gerekir. Taraf markalarındaki ortak ve esaslı unsurun ''...' ibaresinden oluştuğu, davalı markasındaki ''...'' ve "..." ibarelerinin markada tanımlayıcı unsur olup markaya bir ayırt edicilik katmadığı, ''...' ibaresinin Türkçe'de esmek ve durmak anlamlarının bulunduğu, "..." ibaresinin bir anlamının bulunmadığı, ancak görsel ve işitsel yönden benzer olduğu, davalının davacı ... markasının vurgulu olan ... hecesinden bir harf eksilterek ...şeklindeki marka tescilinde getirilen ... ibaresinin ve şekil unsurunun ayırt edici olmadığı, davacının kullanmış olduğu markanın ... sektörü açısından ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, her ne kadar davalı yanca, tanınmış olmadığı iddia edilmiş ise de; davacı markasının tanınmış marka niteliğinde olduğu, dosyaya sunulan görseller dikkate alındığında, davalı kullanımlarının tescil dışına çıkarak, ''...'' ibaresinin davacı markasına yaklaştırılmak suretiyle kullanıldığı, ... emtiasında kullanıldıkları, aynı raflarda satışa sunuldukları dikkate alındığında, markaların bıraktıkları bütüncül izlenimde ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunduğu, iltibas oluşturacağı bu nedenlerle SMK 6/1 ve 25.maddelerine göre davalı markasının hükümsüzlük koşullarının somut olayda mevcut olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince davalının kötüniyetli olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de, Kötü niyet yönünden yapılan değerlendirmede, her ne kadar davacı davalı marka tescillerinin kötüniyetli olduğunu ileri sürmüş ise de, tek başına markanın aynısı veya benzerinin tescil ettirilmek istenilmesinin kötü niyetli marka başvurusu olarak nitelenemeyeceği, kötü niyetle marka tescilinden bahsedebilmek için marka başvurusunda bulunan kişinin, markaya konu mal ve hizmeti üretip pazarlamaktan daha ziyade başkalarının ticaretine engel olmak, marka tescili yoluyla başkalarından haksız para koparmaya çalışmak veya vekâlet, bayilik, dağıtıcılık, acentelik vb. ilişki nedeniyle kendisine duyulan güvene ve ticari dürüstlük kuralına aykırı davranış içerisinde bulunması gerektiği, somut olayda, taraf markalarının aralarında karışıklığa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, davalının marka tescilinin kötüniyetli tescil olarak kabul edilmesini gerektirir somut bir delilin ortaya konulamadığı dikkate alındığında, tescilin kötüniyete dayalı olduğu yönündeki değerlendirmenin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda, davalı markasına ilişkin olarak; ambalajın üstünde firmanın ''... ...'' ibaresini içerir logo bulunduğu, sağ üst köşesinde yeşil ... filizi bulunduğu, karşılaştırma açısından; davacıya ait markaların genellikle sarı ana zemin üzerinde ortalanmış ... logosu olduğu, davalıya ait şekil markasında ise, yine yapraklı bir ... filizinin sağ köşede konumlandırıldığı ve zemin renklerinin değiştiği, davalının ihlal yaratan bazı kullanımlarının Ankara 24.Noterliği nezdinde ... yevmiye numaralı e-tespit işlemi ile delil olarak sunulduğu, “...” ibarelerinin çeşitli varyasyonlar içinde kullanıldığı, markanın tescilli olduğu şekilde kullanılmadığı, açıklanan sebeplerle somut olayda iltibas tehlikesinin bulunduğu, bu durumun aynı zamanda markaya tecavüz fiilini oluşturduğu ve hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/14766 Esas, 2017/2613 Karar sayılı ilamı ile Dairemizin 2020/1008 Esas, 2022/560 Karar sayılı ilamı). Bu nedene davalının gerekçeye yönelik istinaf isteminin kabulü ile diğer istinaf sebeplerinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Davacının istinaf isteminin ilişkin olarak;Davalının, ....com alan adı içeriğine ... markalarının reklam, tanıtım ve satışının yapıldığı, davalının ....com içeriğinde yer alan kullanımlarının SMK m.7/2 (b) ve (c) uyarınca davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin sabit olduğu, bu yönden davacının istinaf isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken hüküm kurulmamış olmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle, davalının istinaf isteminin düzeltilmiş gerekçe ile kısmen kabulüne, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulması yönünde karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,-Davacı istinaf isteminin KABULÜNE ve davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 15/12/2022 tarih, 2021/152 E., 2022/231 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-Davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik açmış olduğu davanın KABULÜ ile; davalı kullanımlarının davacı adına Türk Patent nezdinde tescilli 2017/50954 sayılı "...'' markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ortadan kaldırılmasına,-Bu kapsamda davalının...ve logolu ... ibareli her türlü kullanımının önlenmesine, bu ibare / markaları taşıyan tüm ürünlerin satışının, ithalinin, ihracının, tanıtımının, dağıtımının ve her türlü kullanımının önlenmesine, tanıtım ve reklam materyallerinin, katalogların, promosyon malzemelerinin ve tüm basılı görsel evrakların toplatılmasına ve imhasına, tecavüz ve haksız rekabet yaratan işaretlerin alan adı olarak yahut sosyal medya hesaplarındaki her türlü kullanımlar da dahil olmak üzere internet ortamındaki tüm kullanımlarının yasaklanmasına ve internet ortamındaki mevcut kullanımların engellenmesine,-Davalı adına kayıtli www.....com.tr alan adına erişimin engellenmesine, alan adının iptaline,Davalı adına kayıtli www.....com alan adına erişimin engellenmesine,-Davacının hükümsüzlüğe yönelik açmış olduğu davanın KABULÜ ile ; Türk Patent nezdinde davalı adına tescilli 2020/57666 sayılı "...... + şekil" ve ... sayılı "...... + şekil ... ... Gıda Tur ve İnş A.Ş." ibareli markaların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken hükümsüzlük davası ve markaya tecavüz davaları yönünden (615,40x2) 1.230,80 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile 1.171,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 4.551,50 TL bilirkişi ücreti, tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 4.560 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin göre kabul edilen hükümsüzlük talebi yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin göre markaya tecavüz ve haksız rekabet yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı ve davalı tarafın yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 40,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 532,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/946, K. 2025/1545, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-946-e-2025-1545-k-0d1979bb724a