Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/947 E. 2025/1525 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/947
- Karar No
- 2025/1525
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/947
KARAR NO : 2025/1525
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 30/09/2022
NUMARASI : 2021/602 E. - 2022/182 K.
DAVANIN KONUSU: Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti,Önlenmesi, Durdurulması ile Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin isim ve logosunun Türk Patent ve Marka Kurumu (...) nezdinde marka olarak tescilli olup, aynı zamanda "..." markasının "ozel/01162" tescil numarası ile tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, 2015/60601,2015/56497 ve 2015/56495 tescil numaralı marka tescillerinin de olduğunu, davalı işyeri yetkilisi tarafından işletilen ve "Pınar Mah. Çifte 1282 Sk. ..Esenyurt, İstanbul" adresinde bulunan işletmede müvekkili şirketin tescilli markalarının yahut ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin mağaza tabelasında ve diğer her türlü tanıtım vasıtalarında kullanıldığının tespit edildiğini, davalı tarafından marka hakkına tecavüz teşkil eden kullanımlara ilişkin görüntüsünü dilekçe ekinde sunduklarını, işbu tespitin ardından söz konusu tecavüz eylemlerinin durdurulması amacıyla karşı tarafa Kartal 21. Noterliği’nin 29.09.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilmiş ise de davalı tarafından marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlere devam ettiğini, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/198 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti talep ettiklerini ve tespit sonrasında karşı taraf aleyhine ihtiyati tedbir kararı verildiğini, tedbir kararının uygulanması amacıyla işyeri adresine gidildiğini, ... marka ve logolarının dükkan sahibi tarafından söküldüğü ve kaldırıldığının görülmüş olduğunu, davalının önceki tespit edilen kullanımlarının davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davacı adına tescilli marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile dava konusu markaya tecavüz nedeniyle, müvekkili şirketin uğramış olduğu maddi zararların giderilmesi amacıyla SMK Madde 150 ve 151 uyarınca fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ve müvekkili ...’in markasının toplum nezdindeki güvenilirlik ve saygınlığının uğramış olduğu manevi zarar nedeniyle, müvekkili ... açısından doğan manevi zararların tazmini amacıyla 75.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiz ile davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının mağazasını 30.07.2018 tarihinde açmış olup 4 yıla yakın bir süredir sıfır ve ikinci el telefon alım satım işlemleri ile birlikte kolay fatura ödeme noktası olarak ... Ödeme Ve Elektronik Para Kuluşu A.Ş'nin temsilciliğini yaptığını, işletmesini kurduktan sonra, son dönemlerde çok fazla artan kaçak fatura ödeme merkezlerinden dolayı müşterilerinin mağdur olmaması için, resmi olarak kurulmuş olan, hiçbir şekilde menfaat içermeyen ve tüm Türkiye'de bayilikleri bulunan ayrıca "... dahil bir çok kurum ve şirketler ile de anlaşması olan; ... Ödeme Ve Elektronik Para Kuruluşu A.Ş ("...)" ile 10.09.2018 tarihinde "iş yeri temsilcilik sözlemesi"(EK-2) imzaladığını, ödeme kuruluşu olan ...'ın bayiliğini de alarak temsilci unvanını kazandığını, kısaca; ... Tahsilat Sistemi aracılığı ile ... ile anlaşmalı olan kurum ve şirketlerin (..., ..., ..., ... gibi) müşterilerinin kolay bir şekilde fatura ödemelerine sağlayacak bir anlaşma imzaladığını, ...'ın marka tanıtımında da görüleceği üzere anlaşmalı olduğu ve aracılığını yaptığı şirketlerin markalarının da (..., .. ..., .. gibi.) olduğunu, davalıya gönderilen Kartal 21. Noterliği’nin 29.09.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi müvekkilinin eline geçtikten sonra müvekkilinin karşı tarafla iletişime geçerek marka ve logoyu izinsiz kullanmadıklarını ...'ın temsilciliğini yaptıkları için ...'ın da sitesinde ve reklamlarında gösterdiği şekilde markaları kullandıklarını bildirdiklerini, duvarda asılı olan ... Yetkili Temsilci Sertifikası ve iş yerindeki ön camında ...'ın markasını ve bu markanın anlaşmalı olduğu şirketlerin de logolarını kullandığını ve yine bu sebeple ... temsilciliğini alan işletmelerin de bu marka ve logoları ... markası ve logosu adı altında temsilci olarak kullandığını mağaza giriş kapısı önünde ... marka ve logosunun olmadığını, ... ile olan sözlemesini, ... ile ilgili bayi araştırılması yapıldığında müvekkili şirketin bayiliğinin ve bununla birlikte temsilciliğinin var olduğunu, tezgah önünde ... markası ve logosu olmadığını, tezgah üzerinde ...'a ait kolay fatura ödeme tabletinin, bulunduğunu açık ve net şekilde görebileceklerini, müvekkili 2018 tarihinde ... ile imzaladığı sözleşmeden sonra tamamen sözleşmede yer alan hükümler ve sözleşmede de bahsi geçen 6493 Sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde hareket ettiğini, bir bayinin yani bir temsilcinin ne yapması gerekiyorsa onları yapmış basiretli bir iş adımı gibi davranmış sözleşme ve kanun hükümlerinin dışına çıkmamış olduğunu, davacı tarafın marka hakkına tecavüzde hak iddiasında bulunabilmesi için öncelikle markanın; "marka sahibinin izni olmaksızın kullanılmış" olması gerektiğini, ..., markasının ve logusunun kullanım hakkını zaten ... Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşu A.Ş'ye verdiğini, ...'a verilen marka ve logo kullanım hakkı da ... tanıtımlarında ve temsilciliklerinde kullanılmış, kullanılmaya da devam ettiğini, SMK madde 7/2 ve 29/1 maddeleri uyarınca marka sahibinin marka ve logosunun kullanılmasına izni varsa SMK'da yer verilen marka tecavüzü hükümleri oluşmayacak ve zararın tazminini isteme yoluna da gidilemeyeceğini, haksız rekabetten bahsedilebilmesi için "iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma" olması gerektiğini, davalının davacı tarafın markasını ve logosunu yetkisiz olarak kullanmadığını, ...'DAN aldığı yetki ile temsilci olarak ... ile anlaşmalı olan şirketlerin, ...'ında sitesinde, markasında ve logosunda nasıl ise öyle kullandığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2021/602 esas, 2022/182 karar sayılı, 30/09/2022 tarihli kararı ile; "Somut olayda, davalının Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/198 değişik iş dosyasına yansıyan fiili kullanımlarında davacıya ait "Türkcell" markasının yer aldığı, ancak davalının dava dışı ... Ödeme Kuruluşu A.Ş.ile yapmış olduğu sözleşme çerçevesinde Türkcell faturalarını tahsil ettiği ve sunmuş olduğu bu hizmeti belirtmek amacıyla "..." logosu altında camekân ve tabelalarında tahsil hizmetinin verildiği diğer markalar ile birlikte kullandığı, kullanımın amacı aşan boyutta olmadığı ve yukarıda anılı ilkeler çerçevesinde dürüst kullanım olarak nitelendirilmesi gerektiği kanaatiyle davacının davasının REDDİNE" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketin marka tanınırlığından açıkça yararlanacak şekilde tabela, logo ve marka işareti kullanmaya devam ettiğini, sözleşme hükümlerinin ihlal ettiği ve de müvekkilin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, Bakırköy 1. FSHHM’nin 2021/198 D.İş sayılı dosyası ile ikame edilen delil tespiti ve ihtiyati tedbir talepli dosyada verilen 24.08.2021 tarihli değişik iş karar uyarınca marka bilirkişisi Selin Pehlivan tarafından düzenlenen 03.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda isabetli bir biçimde; müvekkiline ait “2015/56497 başvuru nolu, 2015/60601 başvuru nolu ve 2015/56495 başvuru nolu markaların giriş kapısı üzerinde, mağaza ön camında ve mağaza tezgahı önünde kullanıldığının tespit edildiğini, davalının işletmesinin ön camında yer verilen ... ... ödeme sistemi tanıtımı olarak kullanıldığı iddiası ile dürüst kullanım kapsamında değerlendirildiği ve davalı kullanımında SMK 7/5 maddede tahdidi olarak sayılan istisnalardan olmadığı hukuken açık olmakla birlikte kullanım amacını aştığını, müvekkili şirket tarafından marka , logo ve işaretlerin kullanımına hiçbir sözleşme kapsamında izin verilmediğini, markanın açıkça tanınır logo ve ambleminin kullanımı işletmenin müvekkili şirket ile bir işbirliği olduğu izlenimini açıkça oluşturmakta marka ihlali teşkil ettiğini, ... ... ödeme sistemi ile fatura vs ödemelerinin tanıtımı “TÜM GSM OPERATÖRLERİ” veya müvekkili şirket yazısının tanınır marka tescili dışında düz yazı ve logosuz kullanımı ile de mümkün olacağını, davalı tarafından tezgah önünde kullanılan bu tabelanın ... ödeme sistemini tanıtır herhangi bir amacı bulunmadığı ve müvekkilin tanınırlığından faydalanarak haksız rekabet yarattığını ilgili görsel müvekkili markasının tanıtıcı unsuru olduğunu ve kullanımına hiçbir şekilde izin verilmediğini beyan ederek yerel mahkeme nezdinde verilen karara yönelik istinaf başvurusun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili 2018 tarihinde ... ile imzaladığı sözleşmeden sonra tamamen sözleşmede yer alan hükümler ve sözleşmede de bahsi geçen 6493 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde hareket ettiğini bir bayinin yani bir temsilcinin ne yapması gerekiyorsa onları yaptığını ve basiretli bir iş adımı gibi davranmış sözleşme ve kanun hükümlerinin dışına çıkmadığını, müvekkilinin bahse konu logoları dürüst kullanım ilkesi gereğince hukuka uygun kullandığını beyan ederek, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davalının dava dışı ... Ödeme Kuruluşu A.Ş.ile yapmış olduğu sözleşme çerçevesinde ... faturalarını tahsil ettiği ve sunmuş olduğu bu hizmeti belirtmek amacıyla "..." logosu altında camekân ve tabelalarında tahsil hizmetinin verildiği diğer markalar ile birlikte kullandığı, kullanımın amacı aşan boyutta olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından davalının kullanımının dürüst ticari kullanım olmadığı, marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiası ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek şeklinde belirtilmiştir. SMK'nın 7/5 maddesi ise; ''Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.'' şeklinde ifade edilmiştir. Anılı kanuni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacının tescilli “...” markasına tecavüz ve haksız rekabet iddiası ile huzurdaki davayı ikame ettiği, davalının dava dışı ... Ödeme Kuruluşu A.Ş ile yapmış olduğu sözleşme çerçevesinde ... faturalarını tahsil ettiği ve sunmuş olduğu hizmeti belirtmek amacıyla "..." logosu altında camekân ve tabelalarında yer alan kullanımı gerçekleştirdiğini savunduğu, böylece somut olaydaki uyuşmazlığın, davalı eyleminin SMK'nın 7/5 maddesi kapsamında dürüst ticari kullanım istisnası kapsamında kalıp kalmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Bilirkişi incelemesi kapsamında; davacı şirketin marka hakkına tecavüz teşkil edeceği hususunda ihtarını içerir Kartal 21. Noterliğinin 29.09.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini davalı tarafa göndermesinden sonra yerinde incelemeye dayalı bilirkişi tespitinde davalının kullanımlarını “dürüst kullanım” haline dönüştürmüş olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. İstikrar kazanan Yargıtay içtihatları kapsamında söz konusu istisna hükmünden yararlanabilmek için üçüncü kişilerin kullanımının markasal kullanım mahiyetinde olmaması ve dürüstlük kuralları çerçevesinde ticari veya sınai konularıyla ilgili olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda markayı hiçbir gereklilik olmadığı halde oldukça büyük şekilde ve yanında herhangi bir tanımlayıcı ibareye yer verilmeyecek şekilde gerçekleştirilen kullanımların, marka hakkına tecavüz teşkil edeceğine vurgu yapılmakta olup somut olaya bakıldığında, davalının tabela ve iş yeri camekanında dava dışı ... Ödeme Kuruluşu A.Ş.ile yapmış olduğu sözleşme çerçevesinde faturasını tahsil ettiği pek çok kurumun logosu/markası yanında davacı logo/ markasına da ufak boyutlarda yer vermesinin, hizmet çeşitliliğini gösterme ve tüketiciyi bilgilendirme amaçlı olduğunu gösterdiği, davalının ... faturalarını tahsil ettiği ve sunmuş olduğu hizmeti belirtmek amacıyla "..." logosu altında camekân ve tabelalarında tahsil hizmetinin verildiği diğer markalar ile birlikte davacı markasının küçük şekilde yazılı olduğu, böylece ''...'' ibaresi yönünden davalının dürüst ticari kullanım amacını aşar şekilde markasal bir kullanımının bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla SMK'nın 7/5.maddesinde ifade edilen ''dürüst kullanım'' ilkesi dikkate alındığında, davalının tabela ve işyeri camekanları üzerindeki kullanımının dürüst ticari kullanım niteliğinde bulunduğu, dürüst ticari kullanımların marka sahibi tarafından engellenemeyeceği, bu nedenle davalı kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağından ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Saptanan hukuksal durum kapsamında; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 30/09/2022 tarih ve 2021/602 E., 2022/182 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025