Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/926 E. 2025/1522 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/926
- Karar No
- 2025/1522
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/926
KARAR NO : 2025/1522
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 10/03/2023
NUMARASI : 2022/28 E. - 2023/182 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit ve İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yasal hamili olduğu ... Bankası A.Ş. Konak Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Yapı İnş. Gıda Tek. Tur. San. ve Tic. Ltd. ŞTi. olan, 30/12/2020 keşide tarihli, 212999 seri numaralı ve 20.000,00 TL bedelli çekin, müvekkili tarafından cirolandıktan sonra kargo vasıtası ile müşteriye ulaştırılmak üzere taşınırken kaybolduğunu, müvekkili şirketin kargo şirketinden bilgi istemesi üzerine taşıma faaliyetini yürüten ... Kargo A.Ş.'nin müvekkiline gönderdiği açıklama ile çekin kaybolduğunun, aramaların devam ettiğinin bildirildiğini, bunun üzerine taraflarınca 12/10/2020 tarihinde söz konusu çekin zayi olduğundan bahisle İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/601 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, dosya kapsamında ilanların yaptırıldığını, ihtiyati tedbir olarak çek hakkında ödeme yasağı konulduğunu, sonrasında dosyaya sunulan müdahale dilekçeleri ile söz konusu çekin davalı şirketin elinde olduğunun, çek ile ilgili olarak İstanbul 14. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığının, dosya borcunun davalıya, borçlulardan ... Yapı İnş. Gıda Teks. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından haricen ödendiğinin öğrenildiğini, mahkemece taraflarına 08/04/2021 tarihli duruşmada istirdat davası açılması için süre verildiğini, bu sebeple işbu davanın ikame edildiğini, dava konusu çekin, davalı şirketin eline haksız sebepsiz ciro ile geçtiğini ve müvekkiline ait olan çek bedelinin davalı tarafından tahsil edildiğini, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirketin çek hakkında herhangi bir araştırma yapmaksızın çek bedelinin tahsili amacıyla haksız olarak icra takibine giriştiğini, çeki elinde bulunduran şirketin, çekin iktisabında ağır kusurlu olduğunu, müvekkilinin cirantalar ile arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığını iddia ve beyan ederek davanın kabulüne, çek bedeli olan 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte istirdadına, müvekkilinin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine, karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 07/04/2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; HMK'nın 180. maddesi uyarınca davalarını tamamen ıslah ettiklerini, dava dilekçesindeki izah edilen olaylara ek olarak dava konusu çekte müvekkilinin cirosundan sonra, çekin çalınmasının ardından gelen ... Dış Giyim Tasarım Tekstil Ltd. Şti. İle arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, Mahkememizin gerekli görmesi halinde ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak incelemede bu hususun tespit edileceğini iddia ve beyan ederek müvekkilinin dava konusu çekin yasal ve meşru hamili olduğunun, dava konusu çek ile ilgili olarak borçlu olmadığının tespiti ile müvekkili şirketin elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadına, çekin istirdadının mümkün olmaması halinde çek bedeli olan 20.000,00 TL'nin yasal ferileriyle birlikte ve vade tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticaret sicil adresinin Beşiktaş/İstanbul olduğunu, yetkili Mahkemelerin de İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin, dava konusu çeki geri vermekle yükümlü tutulabilmesi için kötü niyetli veya ağır kusurlu olması gerektiğini, çekteki ciro silsilesi incelendiğinde davacı ile müvekkili şirket arasında başkaca ciroların bulunduğunun görüleceğini, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisinin olmadığını, müvekkilinin iktisap anında çekin çalıntı olduğunu bilmediğine göre kötü niyetli olamayacağını, dilekçe ekinde sunmuş oldukları faktoring evraklarından müvekkili şirketin dava konusu çeki 22/07/2020 tarihinde dava dışı ... şirketinden temlik aldığının görüleceğini, davacının çek iptal davasını 12/10/2020 tarihinde açtığını, yani müvekkilinin çeki temlik aldığı 22/07/2020 tarihinde açılmış bir dava veya verilmiş bir ödeme yasağı kararı olmadığını, müvekkilinin, çekin çalıntı olduğunu bankaya ibraz anında yani 30/12/2020 tarihinde öğrendiğini, çekte ödeme yasağı kararının bulunmasının müvekkilinin kötü niyetli olduğunu göstermeyeceğini, müvekkilinin faktoring şirketi olduğunu, dava konusu çekin de dava dışı ... şirketi ile 22/07/2020 tarihinde imzalanan Faktoring Sözleşmesine istinaden temlik alındığını, müvekkilinin dava konusu çeki, faktoring ilişkisi gereği ve usulüne uygun iktisap ettiğini, bu sebeple ağır kusurlu olduğundan söz edilemeyeceğini iddia ve beyan ederek davanın reddine, karşı tarafın %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2022/28 esas, 2023/182 karar sayılı, 10/03/2023 tarihli kararı ile; "Davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığının tarafların kabulünde olması, davacının çekteki imzasına itiraz etmemiş olması ve iş bu dava yönünden davacının ispatlanması gereken hususun davalının kötüniyetli iktisabı olması ile kambiyo senetlerinin ticari defter ve kayıtlarının işlenmesinin zorunlu olmaması da dikkate alınarak tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek bilirkişi incelemesi yoluna gidilmemiştir. Dava dilekçesinde davalının iyiniyetli hamil olmadığı bildirilmiş ise de, davalı faktoring şirketi dava konusu çek mevzuat uyarınca tevsik edici belge ile usulüne uygun olarak almıştır. 6361 sayılı kanunun 9/3. fıkrası ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/03/2022 tarihli 2019/(19)11-259 esas 2022/426 karar sayılı içtihatı dikkate alınarak dosya kapsamı itibariyle davalı şirket tarafından dava konusu çekin usulüne uygun olarak alındığı, çek üzerindeki ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı ve davalının çekin çalıntı olduğunu bilerek, davacının zararına olacak şekilde, çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu kanıtlayamadığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddedilmiş olması nedeniyle davacını tazminat talebinin reddi gerekmiş, TTK'nın 792. maddesinde tazminatın düzenlenmemiş olması İİK'nın 72/4.. maddesi uyarınca herhangi bir ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması nedenleriyle yasal koşullarının bulunmadığından davanın REDDİNE, tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı faktoring şirketinin kötü niyetli olup çekin yasal hamili olmadığını, çekin haksız ve sebepsiz ciro ile eline geçtiğini, müvekkili şirketin ... Bankası A.Ş. Konak şubesine ait 30.12.2020 keşide tarihli 20.000 TL bedelli 212999 seri numaralı çeki, ciroladıktan sonra müşterisi ... ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ulaştırılmak üzere kargo ile taşınırken kaybolduğunu, kargo şirketi ... Kargo A.Ş.'nin çekin çalındığını bildirdiğini ve bu hususun hırsızlık olayına ilişkin 22.07.2020 tarihli şikayetçi ifade tutanağı ile sabit olduğunu, böylece çekin müvekkilin rızası dışında elden çıktığını ifade ettiğini, bu durum üzerine İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/601 E. sayılı dosyada çek iptali davası açıldığını, ilanlar yapıldığını ve ihtiyati tedbir olarak ödeme yasağı konulduğunu, iptal davasına sunulan çek görüntüsünde müvekkilinden sonra ... Dış Giyim Tasarım Tekstil Ltd. Şti., ... Tekstil İnş. Ltd. Şti. ve son olarak davalı şirketin cirolarının bulunduğunu gördüklerini, müvekkilin cirosundan sonra gelen ... Dış Giyim ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, bu ticari ilişki yokluğunun defter ve kayıt incelenmesiyle tespit edilebileceği bildirilse de yerel mahkemenin inceleme yapmamasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin kambiyo senetlerinin defter ve kayıtlara işlenme zorunluluğu olmamasını gerekçe gösterdiğini, ancak 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesine göre faktoring şirketinin kambiyo senetlerine dayalı olsa bile mal veya hizmet satışından doğmuş, fatura ile tevsik edilemeyen veya usulünce tevsik edilemeyen alacakları devir alamayacağını veya tahsilini üstlenemeyeceğini, ayrıca Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesine göre ciro silsilesindeki kişilerin faturadaki alacaklı ile uyumlu olması ve fatura ile kambiyo senedi tutarının uyumlu olmasına dikkat edilmesi gerektiğini, davalı faktoring şirketinin 65.574,90-TL bedelli faturaya karşılık dava konusu 20.000-TL bedelli çeki temlik alarak bedeller arasındaki açık uyumsuzlukla ilgili kanun ve yönetmelik hükmünü ihlal ettiğini, bu durumda davalı şirketin çeki temlik almada ağır kusurlu olduğunu ancak yerel mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini ileri sürdüklerini, çekin çalındığı 22.07.2020 tarihinde ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021/48877 Sor. No.’lu dosyasında devam ettiğini, yerel mahkemenin davalı şirketin bu soruşturmada şüpheli olarak yer almaması nedeniyle bekletici mesele yapmamasını hatalı bulduklarını, çekin çalındığı aynı gün içinde müvekkili şirketten sonra üç şirkete ciro edilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu durumun sonraki cirantaların birlikte hareket ettiğinin ve çekin çalıntı olduğundan haberdar olduklarının, dolayısıyla davalı şirketin kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu savunduklarını, çek iptaline ilişkin ilanların 09.11.2020, 17.11.2020, 25.11.2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, davalı taraf çeki ibraz ettiğinde I... A. Ş. tarafından çek hakkında ödeme yasağı bulunduğuna dair kaşe basıldığını ve bu kaşede İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/601 E. sayılı çek iptali dosyasının esas numarasının belirtildiğini, buna rağmen ödeme yasağından haberdar olan davalı tarafın herhangi bir araştırma yapmaksızın kötü niyetli olarak çek bedelinin tahsili amacıyla haksız icra takibi başlattığını iddia ettiklerini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin çeki iktisabında hem ağır kusurlu hem de kötü niyetli olduğunun sabit olduğunu, yerel mahkemenin bu hususları hatalı değerlendirerek davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, müvekkilin rızası dışında çıkan çekin yasal ve meşru hamili olduğunu belirttiklerini; bu nedenlerle Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesi gereğince çekin istirdatına, müvekkilin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun ve dava konusu çek ile ilgili borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve usule aykırılık teşkil ettiğini söyleyerek, istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/28 E. 2023/182 K. sayılı kararının kaldırılmasına, müvekkil şirketin dava konusu çekin yasal ve meşru hamili olduğunun, çekle ilgili borçlu olmadığının tespiti ile rızası dışında çıkan çekin istirdatına, istirdatın mümkün olmaması halinde çek bedeli olan 20.000-TL’nin yasal faizleriyle birlikte ödenmesine ve davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etti.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, müvekkili dava konusu çeki davadışı ... şirketinden 22/07/2020 tarihli faktoring sözleşmesine istinaden temlik aldığını, davacının ise çek iptal davasını 12/10/2020 tarihinde açtığını, yani müvekkilin çeki temlik aldığı tarihte açılmış bulunan bir çek iptal davasının dahi olmadığını, bu nedenle müvekkilin bile bile davacının zararına hareket ettiği ve kötüniyetli olduğu söylenemeyeceğini beyan ederek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; çalınma iddiasına dayalı olarak çek yönünden menfi tespit ve TTK'nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından davalı faktoring şirketinin kötüniyetli olduğu iddiası ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; dava konusu olan ... Bankası A.Ş. Konak Şubesi'ne ait, keşidecisi dava dışı ... Yapı İnş. Gıda Tek. Tur. San. ve Tic. Ltd. ŞTi. olan, 30/12/2020 keşide tarihli, 212999 seri numaralı ve 20.000-TL bedelli çek hamilinin davalı faktoring şirketi olduğu, davacının ciranta olup çek üzerindeki imzasına yönelik itirazının bulunmadığı, taraflar arasında temel ilişkinin bulunmadığı, davalı şirketin çeki dava dışı ... Ltd. şirketinden sözleşme ve fatura kapsamında temlik aldığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/48877 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacı şirket tarafından 25/02/2021 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğu, davalı faktoring şirketi yetkililerinin şüpheli olarak yer almadıkları, davalıya yöneltilmiş herhangi bir suç isnadının bulunmadığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık kapsamında davacı ciranta tarafından, her ne kadar çekin imza edildikten sonra kargo taşıması sırasında çalındığı, bu nedenle davalı faktoring şirketine karşı çek nedeni ile borçlu olmadığı ileri sürülmüş ise de dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 790. maddesi; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır." şeklinde düzenleme altına alınmıştır. İşbu kanuni düzenleme gereğince çeklerde şeklen yetkili hamil, cirolar arasında muntazam bir teselsülün mevcut olup olmamasına göre belirlenmekte olup bu ilkelere göre kopma yapmayan muntazam bir ciro zincirine göre hamil olduğu anlaşılan kişi o çekin şeklen yetkili hamili sayılmaktadır. Somut olaya bakıldığında ise çek üzerindeki ciro silsilesinin muntazam bir ciro zincirine göre devam ettiği görülmüş olup davalının şeklen yetkili hamil olduğu saptanmıştır.Çekin istirdadı istemi yönünden ise uygulanması gereken TTK'nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlenmiş olup anılı kanunî düzenleme ile iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalacaktır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre; faktoring şirketi, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez. Anılı Kanun'un 9/3 maddesinde; "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğer ki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmüne yer verilmiş olup Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5 maddesinde; "Kuruluş tarafından ... gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi..." gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda davalı faktoring şirketi olup ibraz edilen sözleşme, fatura ve çekte görünüş itibariyle şüphe uyandıracak bir eksiklik bulunmadığından ek bir araştırma yapma yükümlülüğünden söz edilemeyeceği, nitekim Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinde faktoring şirketine "gerekmesi halinde" istihbari araştırma yükümlülüğünün getirilmiş olduğu, somut olayda 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/3. maddesine göre; davalının çeki yasal mevzuata uygun olarak iktisap ettiği, meşru hamil olduğu, kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunu gösterir ispata elverişli delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu tespitler ışığında, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine yönelik karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2023 tarih ve 2022/28 E., 2023/182 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025