Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/934 E. 2025/1523 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/934
Karar No
2025/1523
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/934

KARAR NO : 2025/1523

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/01/2023

NUMARASI : 2020/191 E. - 2023/42 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin imzası taklit edilerek, uydurma adres ile unvanı dahi yanlış yazılan davaya konu çek ile borçlandırılmak suretiyle, haciz tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, müvekkili şirket durumu ilk olarak sahte şekilde ciro edilen çekin bankaya ibrazı sonrası, müvekkiline banka tarafından haber verilmesi sonucu öğrendiğini, mezkur çekteki kaşe ve imza kötüniyetli üçüncü kişilerce uydurulmuş olup, müvekkili şirkete ait bu nizamda bir kaşe olmadığını, kaşe üzerindeki imzada müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirket, hiçbir şekilde çekte lehtar gözüken ... Ayakkabı San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti.'yi ve diğer cirantaları tanımamakta ve bu şirketler ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin çek üzerinde bulunan adresi ticaret sicilde hiçbir şekilde kullanılmadığını, işbu adreste imza ve talep edilen borç gibi uydurma olduğunu, açıklanan nedenlerle; fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik öncelikle İİK 72/2 maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla mezkur çek yönünden borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli, davalının çek miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iyiniyetli 3. kişi konumunda olup davacı tarafın itirazlarının hukuken bir geçerliliği bulunmadığını, davaya konu çek ciro silsilesi neticesinde müvekkili şirketin eline geçtiğini, müvekkili şirketin, kendisinden önceki ciranta ... Mağaza Pazarlama San. ve Tic. A.Ş. ile ticari ilişkileri bulunmakta olup davaya konu çek bu ticari ilişkiler kapsamında müvekkili şirkete ciro edildiğini, davaya konu çeke istinaden alacağını tahsil edemeyen müvekkili Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/3. sayılı değişik iş dosyasında ihtiyati haciz kararı aldığını, ihtiyati haciz kararının hemen akabinde esas takibe geçilmiş olup, ilgili dosya Kahramanmaraş İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında kayıt altına alındığını, davacı tarafın yetki itirazı neticesinde Kahramanmaraş İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/68 E. ve 2020/115 K. Sayılı kararı ile Kahramanmaraş İcra Daireleri yönünden yetkisizlik kararı verilmiş ve dosyanın İstanbul Nöbetçi İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verildiğini, davacı tarafın önceki hamil veya keşideci ile arasındaki ilişki müracatta bulunan müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafın tazminat istemi hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, davacının haksız çıkması durumunda İİK uyarınca davacının takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2020/191 esas, 2023/42 karar sayılı, 24/01/2023 tarihli kararı ile; "Çekte yer alan imzanın davacıya ait olduğu sabit olmadığından, ispat külfetinin de yukarıda bahsi geçen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı da gözetilerek davacıya yükletilemeyeceği bu nedenle davacının menfi tespit talebinin kabulü ile davacının ... Bankası Laleli/İstanbul Şubesine ait ... no.lu, 30/11/2019 keşide tarihli, 50.300 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davacı tarafça kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de, çekte davacıya atfen atılan imzadan sonra dava dışı ...Hazır Giyim Tekstil Limited Şirketine atfen atılan imzanın olduğu, bu durumda davalının davacıya atfen atılan imzanın davacı eli ürünü olup olmadığını bilemeyeceği ve dolayısıyla takipte kötüniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davanın KABULÜ ile; davacının ... Bankası Laleli/İstanbul Şubesine ait ... no.lu, 30/11/2019 keşide tarihli, 50.300 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,Davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE" karar vermiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Kahramanmaraş İcra Müdürlükleri nezdinde başlatılan icra takibi ile eline geçen, ... Mağaza Pazarlama San. ve Tic. A.Ş. ile ticari ilişkileri kapsamında düzenlenip ciro edilen 30.11.2019 keşide tarihli ve 50.300,00 TL bedelli çeke dayanarak Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/3 sayılı değişik iş dosyasında ihtiyati haciz kararı verilmesiyle başlayan süreçte, davacı tarafın bu çeki ciro eden üçüncü kişi konumunda bulunmasına rağmen çeki kendilerinin düzenlemediğini, ciro zincirinde sahtelik bulunduğunu ve borçlu olmadıklarını ileri sürerek menfi tespit davası açtığını, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/191 E. sayılı dosyasında görülen bu davada mahkemenin 24.01.2023 tarih ve 2023/42 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verdiğini, ancak kararın usul ve esasa aykırı olduğunu, özellikle mahkemece yaptırılan Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda menfi tespit davasına konu çekin arka yüzünde bulunan imzaların sahte olduğu yönündeki tespitin davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığını teyit etmesine rağmen davacı şirketin davayı kazanma ihtimalini ortadan kaldırmadığını, zira Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararı uyarınca ispat külfetinin yerine getirilmemiş olmasından dolayı davanın reddine karar verildiğini, mahkemece menfi tespit davasında ispat külfetinin, davacının kambiyo senedi ile dayandığı hukuki ilişkinin geçersizliğini ve borçlu olmadığını ispat etme yükümlülüğü nedeniyle davacıda olduğu kabul edilerek, davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmesine rağmen bu talebin reddedilmesinin yasal düzenlemelere aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve esasa aykırı kısımlarının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu ve reddine karar verilmesini talep etmiştir

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; çekteki imzanın, ünvan ve adresin müvekkiline ait olmadığını, bu hususta ispat külfetinin de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı gereği müvekkiline yükletilemeyeceğini, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu açıkça sabit olduğunu beyan ederek davalının istinaf başvurusunun reddine, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/191 E.- 2023/42 K. Sayılı ilamının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında çek üzerindeki imza inkarına dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindirİlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin davalının iyiniyetli hamil olmakla imza inkarının ileri sürülemeyeceğini beyan ederek yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; davaya konu ... Bankası Laleli/İstanbul şubesine ait, ... no.lu, 30/11/2019 keşide tarihli, 50.300-TL bedelli çek üzerindeki ciranta imzasının davacı şirket yetkilisinin el ürünü olup olmadığını inceleyen İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince hazırlanan 01/08/2022 tarihli raporda; inceleme konusu çekin arka yüzünde bulunan iki adet ''... Bilişim Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'' (davacı şirketin eski unvanı olduğu belirtilen) kaşe izleri üzerinde bulunan imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere davacı şirket yetkilisi...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin rapor edildiği görülmüştür. Somut uyuşmazlık imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olmakla hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklı üzerinde olup ispat yükü, imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Nitekim “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebilmektedir. Dolayısıyla davaya konu çek üzerindeki ciranta imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığının dosya kapsamında belirlenemediği sabit olup ispat yükü üzerinde bulunan davalı tarafça imzanın davacının eli ürünü olduğunun ispatlanamadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Ayrıca çekte davacıya atfen atılı imzanın yetkilisine ait olduğunun tespit edilememesine dayalı olarak sahtelik iddiasının mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla davalının iyiniyetli hamil olduğu yönündeki savunmasının dinlenemeyeceği, bu kapsamda davacının dava konusu çekten dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/01/2023 tarih ve 2020/191 E., 2023/42 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.435,99 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.038,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.397,10 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/934, K. 2025/1523, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-934-e-2025-1523-k-2d828e766781