Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/886 E. 2025/1459 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/886
Karar No
2025/1459
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/886

KARAR NO : 2025/1459

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/01/2023

NUMARASI : 2022/416 E. - 2023/23 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/913 d.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alarak icra takibi başlatıldığını, icra takibinin yetkisizlik kararı ile Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, davacının borçlu olmadığını ispatlaması yönünde Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/895 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, davacının borçlu olmamasına rağmen banka hesaplarına , taşınır taşınmaz mallarına haciz konduğu, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin ve kambiyo senedinin iptalini, %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetini istemiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; daha önce borcu ve borç ilişkisini açıkca kabul ve inkar eden davacının borcu yoktur diyerek büyük çelişkide olduğunu, davanın görevsiz Mahkemede açıldığını, borcun varlığı alacağın senetle ispat edilmiş olması ve ispat yükü üzerinde olan borçlu davacının iddialarının varit gösterebilecek tek bir delil ibraz edemediğinden davanın reddini , %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini istediği görüldü.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Tüm dosya kapsamında imzası inkar edilmeyen senetin, anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, senedin nakden verilmediğini davacı tarafın yazılı belge ile ispatlaması gerektiği, davacı tarafın iddialarına ilişkin davalıdan sadır olunan yazılı belge sunamadığı, soruşturma dosyası içeriğinde davalının davacıya borç para verdiğini beyan ettiği, soruşturma dosyasında takipsizlik (kovuşturmaya yer olmadığına dair) karar verildiği, konusu suç teşkil edebilecek iddia ve savunmaların ispatı için yemin teklif edilemeyeceği, İİK 72 de düzenlenen kötüniyet tazminatı verilmesine ilişkin yasal şartların oluşmadığından, "1-Açılan davanın ispat edilemediğinden reddine,2-Davacıların kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,", karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin haksız yere maruz kalacağı cebr-i icra muamelelerinden ötürü doğacak zararlarının ve hak kayıplarının önüne geçmek adına 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 72/3 gereğince dava değerinin % 15' i kadar teminat karşılığında, Bakırköy 18. İcra Müdürlüğü ... numaralı takip dosyası ile müvekkil aleyhine yürütülmekte olan takipte, icra veznesine girecek olan paranın, dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep ettiklerini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, davalı tarafın müvekkilini hiç görmediğini ve tanımadığını, bunu savcılık soruşturmasında kendisinin de beyan ettiğini, müvekkilinin 5.000,00 TL borcunu arkadaşı aracılığıyla başka bir kişiden alındığını ve ödendiğini, buna dair mesajlaşma kayıtları olduğunu, icra takibine konu edilen senetteki borç miktarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin asgari ücretli çalışan olduğunu, tanımadığı birinden 168.000,00 TL borç almasının ve davalının da tanımadığı birine bu miktarda borç verebilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, takibin kötü niyetli açıldığını, yerel mahkemenin önemli delilleri değerlendirmeden ve toplamadan eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, böylece hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, verilen kararın kanuna ve hukuka aykırı olduğunu bu sebeple müvekkilinin haksız cebr-i icra muamelelerinden ötürü doğacak zarar ve hak kayıplarının önüne geçmek adına HMK m. 389 vd. ve İİK m. 72/3 gereğince, dava değerinin %15'i oranında teminat karşılığında, Bakırköy 18. İcra Müdürlüğü'nün ... numaralı takip dosyasında icra veznesine girecek olan paranın dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulünü, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkil aleyhine başlatılan icra takibinin ve kambiyo senedinin iptaline, davalının kötü niyetli olması sebebiyle %20'dan aşağı olmamak üzere müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF CEVAP:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Üzerinde "nakden" kaydı bulunan, tüm yasal unsurları taşıyan, yazı ve imzası davacıya ait olan bononun bedelsizliği ve senedin anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğu iddiası ile açılan huzurdaki menfi tespit davasında mahkemece verilen kararda davacının tüm delilleri toplanarak verilen bu karar usul ve yasaya tamamen uygun olarak verildiğini inceleme sırasında tedbir kararı verilmesi durumunda borçlunun istinaf talebinin REDDİ yanı sıra aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Bakırköy 13 icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Davacı dava dilekçesi ile davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını ve davalının kendisine para verebilecek ekonomik durumunun olmadığını ileri sürmüştür.Davalı taraf ise borç para verdiğini ileri sürmektedir. Davacı istinaf dilekçesinde; Müvekkilinin borç konusu olan 5.000 TL'yi arkadaşı ... aracılığı ile ...olarak anılan kişiden aldığını, müvekkili ile ... arasında geçen mesajlaşmalarda da bu durumun görüldüğünü, mesajlarda müvekkilin arkadaşı ...'a borcu ödediği ve senedin hala neden gelmediğine dair sorular sorulmakta ... isimli kişi tarafından da bu durumun geçiştirildiği görüldüğünü, ispat yükümlülüğünün davalı üzerinde olduğunu, davalı yanın herhangi bir delil sunmamış olmasına rağmen sunmuş oldukları delillerin değerledirilmeden, tanıkları dinlenmeden tek yönlü karar verildiğini, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6). Fakat, senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. - Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143).Somut olayda davacı tarafından dava dilekçesinde, davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını ve davalının kendisine para verebilecek ekonomik durumunun olmadığını ileri sürdüğü, ispat yükünün yerleşmiş yargıtay içtihatları uyarınca davacı üzerinde olduğu, belirttiği WhatsApp yazışmalarının davalıya ait olmadığı ve borcun bulunmadığına dair ispata yeterli olmadığı, bonoda nakden ibaresinin bulunduğu, davacının iddialarını ispat edemediğinden sübut bulmayan davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2023 tarih ve 2022/416 E. 2023/23 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/886, K. 2025/1459, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-886-e-2025-1459-k-ebce48952e23