Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1065 E. 2025/1634 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1065
- Karar No
- 2025/1634
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1065
KARAR NO : 2025/1634
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/12/2022
NUMARASI : 2021/410 E. - 2022/807 K.
DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ...-... Bağcılar Kentsel Dönüşüm İşi Adi Ortaklığı'nı temsil eden müvekkilleri üst iş verenleri ... İnş. Taah. Tur. San. Tic. A.Ş. emrine düzenlenen 4466 nolu ve 1.000.000,00-TL bedelli çek ile 4465 nolu ve 500.000,00-TL bedelli çekin davalı banka nezdinde işleme tabi tutulduğunu, söz konusu işlem akabinde iskonto kredisi bakiyesi olarak müvekkili ortaklığı nezdinde 25.000,00-TL nakdi alacağı kaldığını, söz konusu bakiye alacağın ödenmesi hakkında davalıya müvekkili tarafından Beyoğlu 17. Noterliği'nin 11.05.2020 tarihli ihtarnamesi keşide edildiğini, söz konusu ihtarnameye davalı tarafından cevap verilmediğini, davalı aleyhine İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı ilgili icra takibine 08.07.2020 tarihinde itiraz ettiğini, takibin durduğunu, borçlu borcundan kurtulmak gayesiyle borcu bulunmadığını beyan ettiğini, müvekkili şirket tarafından tutulan kayıtlardan davalı borçlunun güncel borç tutarının açık bir şekilde görüleceğini, davanın kabulü, davalı borçlunun İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptalini, takibin devamını, icra takibe konu alacağın faizi ile birlikte tahsilini, borçlunun %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar, 4464 nolu, 1.000.000.-TL bedelli ve 4465 nolu, 500.000.-TL bedelli çekler vasıtasıyla, oluşturdukları adi ortaklığı, müvekkili şirket’ten finansman kullandığını, gerçekleştiği iddia edilen işbu işlem neticesinde, müvekkili şirket nezdinde, 25.000,00.-TL tutarında alacak bakiyelerinin oluştuğunu iddia ettiklerini, söz konusu tutarın ödenmesi için müvekkili şirket’e, Beyoğlu 8.Noterliği (dava dilekçesinde Beyoğlu 17. Noterliği olarak belirtilen) 11.05.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, söz konusu ihtarnameye, Beyoğlu 47.Noterliği 15.05.2020 tarih ve... yevmiye nolu ihtarname davacı tarafa gönderildiğini, ilgili ihtarname 20.05.2020 tarihinde, davacılar vekiline tebliğ olunduğunu, müvekkili şirket aleyhine İstanbul 31.İcra Müdürlüğü’nün... E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket, süresi içinde işbu icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkili şirket’in, işbu davaya konu edilmiş tutara ilişkin olarak, davacıların oluşturmuş oldukları adi ortaklığa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davanın reddini, davacılar aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davanın Kısmen Kabulü ile, Davalının İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün... E.sayılı takip dosyasına itirazının kısmen iptaline, takibin 25.000,00-TL asıl alacak ve 304,96-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.304,96-TL alacak yönünden, takip sonrası 25.000,00-TL asıl alacağın değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Kabul edilen asıl alacak olan 25.000,00-TL' nin %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacı adi ortaklık 4464 nolu, 1.000.000.-TL bedelli ve 4465 nolu 500.000.-TL bedelli çekler vasıtasıyla müvekkil şirket’ten finansman kullanıldığını ve gerçekleştiğini iddia ederek 25.000,00.-TL tutarında alacak bakiyelerinin oluştuğunu iddia ettiğini, davacı söz konusu tutarın ödenmesi için müvekkiline ihtarname gönderdiğini, müvekkilinin davacılara herhangi bir borcu olmadığını, davacıların oluşturduğu adi ortaklık tarafından, söz konusu çeklerin ödeme aracı oldukları ve faturayla tevsik edilmiş herhangi bir alacak müvekkil şirket’e temlik edilmediğini, herhangi bir ... işlemi yapılmadığını, finansman kullandırılmadığını bu durumda bir alacak ilişkisininde oluşmadığını, mahkemece alınan raporun hüküm kurmaya ve denetime el verişli olmadığını, davacının dava konusu ettiğini 25.000,00.-TL’lik tutar, ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. firmasının, adi ortaklıkla akdedilen ... Sözleşmesindeki müteselsil kefaleti ve mahsup tarihi itibarıyla müvekkil şirket nezdinde, kendisine kullandırılan finansman sebebiyle borçlu bulunmasından dolayı, ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. hesabından mahsup edilmiş olan tutar olduğunu, müvekkili şirket ticari defterlerinde yer alan mevcut fiili durumdan farklı bir durum varmış gibi rapor hazırlandığını, rapor bu yönüyle de yanıltıcı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporda davacı taraf ticari defterlerinde, müvekkil şirketten gözüken alacakların, 30.11.2021 tarihinde sıfırlanmış olduğu açık bir biçimde belirtildiğini, davacının bir alacağının olmadığının defterleriyle de ortaya çıktığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf talepleri hukuken gerekçelendirilmediğini, davalı mahkeme kararına karşı hukuka aykırılık teşkil edebilen herhangi bir dayanak ortaya koyamadığını, gerekli dava şartlarının taraflarınca sağlandığını, alınan bilirkişi raporunun yeterli ve gerekçeli olduğunu belirterek davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacılar vekili ; davalı bankada işlem gören iki çek (1.000.000 TL ve 500.000 TL bedelli) nedeniyle iskonto işlemi sonrası kendilerine 25.000 TL bakiye alacak kaldığını, bu tutarın ödenmesi için noter aracılığıyla ihtarname gönderdiklerini, ancak davalının ödeme yapmadığını ve itiraz ederek haksız yere icra takibini durdurduğunu beyanla itirazının iptaliyle takibin devamını, ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise, davacıların iddia ettiği şekilde herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığını, çek işlemleriyle ilgili ileri sürülen 25.000 TL bakiye alacağın gerçeği yansıtmadığını, davanın reddini, davacıların kötü niyetli olduğu gerekçesiyle aleyhlerine %20 oranında kötü niyet tazminatına ve hükmedilmesini talep etmiştir. İstanbul 31.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafça davalı aleyhine 25.000,00 TL asıl alacak ve 433,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 25.433,22 TL toplam alacağın ticari faizi ile birlikte tahsili için 02.07.2020 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurduğu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu görülmüştür. 05.10.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; tarafların ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğu, davalı tarafından davacıların ortağı olduğu adi ortaklığa 08/08/2019 tarihinde 1.500.000,00 TL bedelli çek karşılığında iskonto kredisi kullandırılmış olduğu ve davalı tarafından adi ortaklığa 1.310.500,00 TL tutarında ödeme yapıldığı , ticari kayıtlarda iskonto kredisinden kaynaklı borç / alacak bakiyesi yönünden mutabakat bulunmadığı, bu haliyle taraflar arasında dava konusu alacağa konu ... ilişkisinin muhasebesel olarak var olduğu, taraf defterleri arasında iskonto kredisinden kaynaklı masraf, komisyon, vergi ve faiz tahakkukları ile ilgili farklıklar bulunmakla birlikte bunların dava konusu olmadığı dava konusu ihtilafın davalı ... şirketinin defterlerinde gözüken 25.000,00 TL'lik borç mahsubu işleminden kaynaklandığı, bu borcun adi ortaklığın ... firmasına olan kefaletine dayanılarak ... firmasının cari hesap borcuna mahsup edildiği tespit edilmiştir.Dosya kapsamına sunulan davalı ... şirketi ticari defterlerinde, davacı adi ortaklığa ilişkin olarak 4464 ve 4465 numaralı çeklerin iskonto edilip finansman ödemesi yapıldığı, faiz, komisyon ve vergi tahakkuk ettirildiği, bakiye 25.000 TL tutarında alacak bakiyesinin kaldığı tespit edilmiş olup, bu kayıtlar karşısında davalının “... ilişkisi yoktur” yönündeki savunmasının çeliştiği ve itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır. Mali bilirkişi raporunda, tarafların ticari defter kayıtlarına göre davalı ... şirketinin davacılara 1.500.000 TL bedelli çekler karşılığında iskonto kredisi kullandırdığı, 1.310.500 TL ödeme yaptığı, bakiye 25.000 TL’nin ise “... firmasına olan kefalete dayanılarak mahsup edildiği” kaydının bulunduğu ancak bu mahsubun yasal dayanağının bulunmadığı ve belgelenmediği belirlenmiştir. Raporda ayrıca, 11.05.2020 tarihli ihtarnameye göre takip tarihi itibariyle işlemiş faiz tutarının 304,96 TL olduğu hesaplanmıştır. Rapor gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişlidir. Davalı, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde “mahsubun dayanağının ... İnşaat A.Ş.’nin borcu olduğu” iddiasında bulunmuştur . Ancak davalı; ... İnşaat A.Ş. İle ilişkiden dolayı alacaklı olduğunu, ... İnşaatın da davacı adi ortaklığın müteselsil kefili olduğunu savunduğundan bu bir takas savunması olup, süresinde ileri sürülmemiş, davacı tarafça bu yeni savunmaya açık muvafakat verilmediğinden, takas defi savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğundan dikkate alınmamıştır. Kaldı ki, davalı tarafından, ... İnşaatın davacı adi ortaklığın müteselsil kefili olduğu ve davalıya borcu bulunduğu, mahsubun bu nedenle yapıldığı beyan edilmesine rağmen; ... inşaattan olan alacağın bir başka deyimle kefilin şahsi borcunun kefalet verilenden tahsil edilmesinin yasal bir dayanağının bulunmadığı açıktır. Sonuç olarak; davalının iddia ettiği üzere ... şirketinin adi ortaklığın kefili olduğu durumda kefilin şahsi borcunun adi ortaklık alacağından tahsil edilmesi yerinde olmadığı gibi adi ortaklığın ... şirketinin kefili olması ihtimalinde ise ... firmasının bakiye borcu olduğuna dair delil ibraz edilmediği gibi adi ortaklığın kefaletten kaynaklı borcu için takas defi süresinde ileri sürülmemiştir. Tüm bu nedenlerle mahkemece 11/05/2020 tarihli ihtarnameye göre 25.000,00 TL asıl alacak için takip tarihinde talep edilebilecek işlemiş avans faizi tutarının 304,96 TL olabileceği dikkate alınarak davalının İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün... E.sayılı takip dosyasına itirazının kısmen iptaline yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1.maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2022 tarih ve 2021/410 E., 2022/807 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.728,58 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 432,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.296,44 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2025