Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1311 E. 2025/1562 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1311
Karar No
2025/1562
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/1311

KARAR NO : 2025/1562

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/01/2025

NUMARASI : 2025/61 E. - 2025/75 K.

DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; İstanbul 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya borçlusu şirket ... Gıda Turizm Ltd. Şti. ile davacı Şirket ... ... Gıda İnşaat Ticaret Ltd. Şti. arasında "..." isminin kullanım hakkını içerir Franchise Sözleşmesi mevcut olduğunu, her ay "..." isim hakkının kullanım bedeli karşılığı fatura tanzim edildiğini ve davacıda işbu bedelleri de icra dosya borçlusu şirkete ödediğini, İstanbul 23. İcra Müdürlüğünce davacı Şirkete gönderilmiş olan Birinci Haciz İhbarnamesi (İİK 89/1) tebligatının dosyada mevcut tebliğ parçasında tebliğ tarihi mevcut olmadığından usulsüz olduğunu, gönderilen İİK 89/3 tebligatınında tebliğ tarihinin bulunmadığını, İstanbul 23. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya borçlusu şirket ... Gıda Turizm Ltd. Şti. tarafından; 28/12/2023 tarihinde davacıya karşı düzenlenen toplam tutarı 7.560,00 TL olan fatura, 02/02/2024 tarihinde düzenlenen toplam tutarı 10.580,00 TL olan fatura ve 01/03/2024 tarihinde düzenlenen toplam tutarı 10.580,00 TL olan fatura icra dosya borçlusu şirkete ödemesi yapılmadığını, İcra Müdürlüğüne 06/03/2024 tarihinde UYAP üzerinden itiraz ettiklerini, itirazın kabul edilmediğini, dosya borcuna karşılık davacı şirket icra dosyasına eklendiğini, usulsüz olan tebligatların usulüne uygun olarak değerlendirildiğini, davacının banka hesapları üzerine haciz uygulandığını, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde; Arabuluculuk başvurusu olmadan açılan davanın usulden reddine, aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan 27/01/2025 tarihli yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında mahkememizin görevi kapsamında değerlendirilebilecek bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, görevin dava şartı olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından, Davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan davanın görev nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Davalı vekili Av.... 07/03/2025 Tarihli dilekçesi ile kararın taraflara tebliğini talep etmiş olmakla; dava dosyasının incelenmesinde sonunda, Mahkemenin gerekçeli kararının davalılar vekillerine ayrı ayrı 12/03/2025 Tarihinde, davacı vekiline 20/03/2025 Tarihinde tebligatların yapıldığı, dosyanın istinaf edilmemesi üzerine 04/04/2025 Tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin dosyanın gönderilmesi yönünde bir talepte de bulunmadığı, davalının 21/04/2025 Tarihinde davanın HMK 20/1 Madde gereğince açılmamış sayılmasına ilişkin ek karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.

İlk Derece Mahkemesince Yapılan 21/04/2025 Ek Karar ile;

HMK'nun 20.maddesinin "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurularak, dava dosyasının görevli yada yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir" hükmü gereği, Davanın HMK 20/1 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/03/2024 tarih, 2024/81 E. ve 2024/83 K. sayılı Görevsizlik Kararı üzerine taraflarınca 22/04/2024 tarihinde dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edildiğini, İşbu dosyanın İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/292 Esasına kaydının yapıldığını, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/05/2024 tarihli Tensip Tutanağı'nın 11 Numaralı Ara Kararı'nda taraflarına davacı ve davalılara ait adres eksikliğinin tamamlanması için 1 haftalık kesin süre verildiğini, işbu eksiklik giderilmediği takdirde davanın reddolunacağı ihtarında bulunulduğunu ancak, Arabulucu Anlaşma Tutanağının sunulması için herhangi bir süre verilmeden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, İşbu kararın taraflarınca İstinaf edildiğini ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 09/01/2025 tarih, 2024/1733 E. ve 2025/52 K. sayılı İlamıyla davada, Genel Mahkemelerin görevli olduğu gözetilerek verilmesi gereken karşı görevsizlik kararı verilmeksizin dava şartı yokluğu ile davanın reddine karar verildiğinden, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/10/2024 tarih, 2024/292 E. ve 2024/611 K. Sayılı İlamının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair hüküm tesis edildiğini, daha sonrasında; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/01/2025 tarih, 2025/61 E. ve 2025/75 K. sayılı İlamıyla davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, davanın görev nedeniyle reddine ve Kararın kesinleşmesine müteakip 2 haftalık sürede, talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verildiğini, verilen süre kesin bir süre olmamakla birlikte, taraflarınca işbu davanın zaten en başından görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde ikame edildiğini,-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, Sayın Yüksek Mahkemece İstinaf incelemesine konu; 21/04/2025 tarih, 2025/61 E. ve 2025/75 K. sayılı DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA DAİR Ek Karar; "... dava dosyasının incelenmesinde sonunda, Mahkememiz gerekçeli kararının davalılar vekillerine ayrı ayrı 12/03/2025 Tarihinde, davacı vekiline 20/03/2025 Tarihinde tebligatların yapıldığı, dosyanın istinaf edilmemesi üzerine 04/04/2025 Tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin dosyanın gönderilmesi yönünde bir talepte de bulunmadığı, davalının 21/04/2025 Tarihinde davanın HMK 20/1 Madde gereğince açılmamış sayılmasına ilişkin ek karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı. HMK'nun 20.maddesinin "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurularak, dava dosyasının görevli yada yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir" hükmü gereği,iş bu davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde olduğunu, bu karar ile hem müvekkili şirketin daha fazla mağdur olmasına sebebiyet verdiğini hem müvekkili şirketin aleyhine 30.000,00TL vekalet ücretine hükmedildiğini, arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle daha öncesinde verilen, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/10/2024 tarih, 2024/292 E. ve 2024/611 K. sayılı Kararıyla yine müvekkili Şirket aleyhine 30.000,00TL Vekalet ücretine hükmolunduğunu, yani müvekkili Şirket aleyhine Bölge Adliye Mahkemesi kararı öncesi ve sonrası 2 sefer, 30.000,00TL hakkaniyete aykırı şekilde, vekalet ücreti hükmedildiğini,-yaşanan görev karmaşası ve usuli gecikmelerin her seferinde müvekkili Şirkete yükletilmesinin hakkaniyete ve adil yargılama ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, 21/04/2025 tarih, 2025/61 E. ve 2025/75 K. sayılı davanın açılmamaış sayılmasına dair ek karar'ın kaldırılmasını ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davalı ... Gıda Turizm Ltd. Şti. ile davalı ...arasında İstanbul 23. İcra Müdürlüğünde mevcut ... E. Sayılı alacak dosyasına, İİK 89/1, İİK 89/2 ve İİK 89/3 usulsüz tebliğ ve işlemler sonucu davacı Şirketin borçlu olarak kaydedilmesine karşı borçlu olmadıklarına dair İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/81 E. sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığı, İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/03/2024 tarih, 2024/81 E. ve 2024/83 K. sayılı Görevsizlik Kararı verildiği ve 22/04/2024 tarihli dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi talepleri üzerine, işbu dosyanın İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/292 Esasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/10/2024 tarih, 2024/292 E. ve 2024/611 K. sayılı İlamıyla; "... Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı vekilinin arabuluculuk deliline dayanmadığı ve davalılara karşı yapılan bir arabuluculuk başvurusunun olmadığı anlaşılmıştır. Davanın Menfi Tespit davası olduğu, konusunu para karşılığı alım satım yada iş yapma ilişkisinin oluşturduğu, bu durumda zorunlu arabuluculuk durumunun söz konusu olduğu ve davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı anlaşılmakla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.18/A-f.2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir. ..." şeklindeki gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine İstinaf incelemesi neticesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 09/01/2025 tarih, 2024/1733 E. ve 2025/52 K. sayılı İlamı; "... İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlığın giderilmesi için alınan karar uyarınca, uyuşmazlığın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/09/2023 tarihli 2023/5228 Esas -2023/6468 karar sayılı kararıyla giderildiği kararda; "Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olanın davanın genel mahkemelerde görülmesi olduğu, özel mahkemelerde görüleceğine dair açık bir düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesinin esas olduğu, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihtarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda açık bir düzenleme bulunmadığı, buna göre davanın tarafları arasında doğrudan ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan ilişkinin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine" karar verilmiştir. Yukarıda aktarılan Yargıtay ilamı doğrultusunda, ilk derece mahkemesince, davacı ile takip alacaklısı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, davada genel mahkemenin görevli olduğu gözetilerek karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek arabuluculuk başvurusu olmadan açılan davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmekle, davacı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin mahkeme kararının HMK 355. Madde gereğince resen gözetilen sebeplerle ve 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde görevsizlik kararı verilmesi için, dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile kararın kaldırıldığı anlaşılmıştır. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/01/2025 tarih, 2025/61 E. ve 2025/75 K. sayılı İlamıyla; "... Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında mahkememizin görevi kapsamında değerlendirilebilecek bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, görevin dava şartı olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğine ve talep halinde görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde hüküm tesis edilmiştir. Ancak gönderme talep edilmemesi nedeniyle İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 21/04/2025 tarih, 2025/61 E. ve 2025/75 K. Sayılı karar ile davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 20. maddesinin 1. fıkrasında, “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa, bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” hükmü gereği, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 2025/61 E. ve 2025/75 K. Sayılı kararın davalılar vekillerine ayrı ayrı 12/03/2025 Tarihinde, davacı vekiline 20/03/2025 Tarihinde tebliğ edildiği ve dosyanın 04/04/2025 Tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin dosyanın gönderilmesi yönünde bir talepte de bulunmadığı, davalının 21/04/2025 Tarihinde davanın HMK 20/1 Madde gereğince açılmamış sayılmasına ilişkin ek karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.Davacı taraf her ne kadar iki sefer vekalet ücreti ödeneceğini ileri sürmüş ise de İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/10/2024 tarih, 2024/292 E. ve 2024/611 K sayılı karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 09/01/2025 tarih, 2024/1733 E. ve 2025/52 K. sayılı İlamı ile kaldırıldığından bu dosya üzerinden verilen vekalet ücretinin de kazınılmış bir vekalet ücreti olduğunun söz edilemeyecektir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2 maddesine göre; "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosyası üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum eder" HMK.331/3 " Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir" şeklindedir. HMK.'da yukarıda belirtilen düzenlemeye göre, görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararı veren mahkeme davalı lehine kararla birlikte vekalet ücretine karar veremez. Davanın görevli mahkemeye gönderilmesi ve bu mahkemede davaya devam edilmesi halinde görevli mahkeme, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinde davalı lehine ancak vekalet ücreti takdir edilebilecektir, buna göre İlk derece Mahkemesinin vekalet ücretine hükmetmiş olması usul ve yasaya uygundur. Sonuç itibariyle: 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2025 tarih ve 2025/61 E. 2025/75 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1311, K. 2025/1562, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1311-e-2025-1562-k-67a118537fe8