İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/422 E. 2025/1000 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/422
- Karar No
- 2025/1000
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/422 KARAR NO : 2025/1000
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından kambiyo senedine istinaden ---- İcra Dairesi ------. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibiyle ilgili olarak borcun kısmen ödenmiş olması sebebiyle 17.05.2024 tarihinde --- İcra Hukuk Mahkemesi'nin----- Sayılı dosyası ile icra takibine itiraz edildiğini ancak ---- İcra Hukuk Mahkemesi tarafından icra takibinin tedbiren durdurulması talebinin reddedildiğini, ---- İcra Dairesinin ------. Sayılı icra dosyasının 05.06.2024 tarihinde kesinleşmesi ve davalı tarafın 06.06.2024 tarihinde müvekkiline ait araç ve banka hesaplarına haciz müzekkeresi gönderilmesinin talep edildiğini, icra takibinin tedbiren durdurulması talebinin reddedilmiş olması, takibin kesinleşmesi ve cebri icra tehdidi altında olunması sebebiyle 07.06.2024 tarihinde ----. İcra Dairesi ------. Sayılı dosyasından alınan dosya hesabı raporu doğrultusunda 52.687,11TL ödeme yapıldığını ve davalı tarafa reddiyatın yapıldığını, ödemeyi yaptıktan sonra --- İcra Hukuk Mahkemesi'nin 13.02.2025 Tarihli ----Sayılı ilamı ile ---- İcra müd. ------ esas sayılı icra dosyasında 14.938,51-TL asıl alacak, 322,20-TL işlemiş faiz ve 45,78-TL komisyon bakımından takibin devamına, takibin diğer kısımlarının durdurulmasına, Davalı tarafından 19.000-TL alacağın kabul edildiği anlaşılmakla; 19.000-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine" şeklinde ki ilam uyarınca 14.938,51-TL asıl alacak, 322,20-TL işlemiş faiz ve 45,78-TL komisyon bakımından takibin devamı, diğer kısım için durdurma kararı verilmişse de 17.05.2024 tarihinde işbu bahse konu icra takibinin durmaması sebebiyle durdurulan kısım yönünden de ödeme yapmak zorunda kalındığını, 14.04.2025 tarihinde dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını anlaşamama ile arabulcuculuk sürecinin sona erdiğini açıklanan nedenlerle davalı tarafa fazladan ödenen 28.211,65TL bedelinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziyle beraber istirdatına, tüm masraflar ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılması yönünde karar verilmesini talep etmiştir.Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiş duruşmaya katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı tarafa fazladan ödenen bedelinin istirdatı davasıdır.Davacı vekili duruşmada ki beyanında, İcra dosyasına yapılan ödeme davalı tarafın borçlu olduğu farklı bir icra dosyasına alacak haczi sebebiyle icra müdürlüğü tarafından borçlu olduğu dosyaya gönderildiğini, sonrasında iş bu dava açıldıktan sonra davalı tarafın alacak haczin ilişkin borçlu olduğu dosyada alacak haczi kalktığından dolayı iş bu davaya esas icra dosyasına bakiye icra müdürlüğü tarafından iade edildiğini, bu sebeple davanın konusuz kaldığını, yargılama ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını" beyan etmiştir. Emsal nitelikte Yargıtay ---Hukuk Dairesi'nin ------. Sayılı ilamında: "Davadan sonra yapılan ödemelerin borcu tamamen sona erdirip erdirmeyeceğine göre karar değişkenlik arzedecektir. Şöyle ki, davadan sonra icra dosyasındaki kapak hesabını da kapsayacak şekilde (icra harç, faiz, masraf, icra vekalet ücreti) borcun ödenmesi halinde “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulur." gerekçesi ile belirtildiği üzere, dava konusu alacak ödendiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 331. Maddesinde:; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." amir hükmü mevcut olup, davalı da esasen dava açıldıktan sonra ödeme yapmakla borcu kabul ettiği, davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmış, hal böyle olunca davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmasına karar vermek gerekmiş, Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin ------Sayılı ilamında; "Davalı, dava açıldıktan sonra takibe itirazından vazgeçmiş olup konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması doğru ise de dava tarihindeki haklılık durumu gözetilerek kendisini davada vekil aracılığıyla temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken aksi bir kanaatle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı ..." gerekçesi gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın konusuz kaldığından esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gerekli 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça harcanan toplam 30,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre belirlenen 28.211,65-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı.