Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/659 E. 2025/1901 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/659
Karar No
2025/1901
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/659

KARAR NO : 2025/1901

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/11/2022

NUMARASI: 2020/488 Esas - 2022/760 Karar

DAVA: Tespit

DAVA TARİHİ: 29/10/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA : Davacı vekili; davalı ... ...'ın müvekkili şirket nezdinde torna tezgah operatörü olarak çalıştıktan sonra istifa edip ve hemen akabinde diğer davalı ... Mekanik ..Ltd. Şti.'nde çalışmaya başladığını, davalı ... şirketinin esas faaliyet alanı cam sanayisine cam kalıbı ve aksesuarları üretmek iken, 2020 yılının yarıyılı itibariyle müvekkilince faaliyet gösterilen gaz aletleri sektöründe, müvekkiline ait ürünlerin aynılarını satışa sunmak suretiyle faaliyete başladığını, davalı şirketin internet sitesi vasıyasıyla teşhir edip satışa sunduğu ürünler incelendiğinde, müvekkiline ait ürünlerin birebir kopyalarının yapılıp, yalnızca etiketleri değiştirilmek suretiyle teşhir ve satışa konu edildiğini, davalı şirketin müvekkiline ait üretim bilgilerini diğer davalı vasıtasıyla elde ederek kullandığını, bunun haksız rekabet olduğunu, taraf ürünlerinin dış görünüş itibariyle birebir olduklarının sabit olduğu gibi; ürünlere ilişkin teknik özellikler, materyaller, ölçü ve sair hususların da birebir benzerlik gösterdiğini, hatta davalı şirketin internet sitesine koyduğu kimi üç boyutlu çizimlerin teknik çizim dosyalarındaki üç boyutlu çizimlerinin birebir aynısı olduğunu, davalı tarafın eylemlerinin TTK madde 54/2, 55/c-2, 3 ile TTK madde 55/d ve TTK 55/a-4 hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek haksız rekabetin tespitine, önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalılar vekili; davacının ürünlerinin herhangi bir sınai mülkiyet hakkına konu olmadığını, yeni veya ayırt ediciliği olan ürünler olmadığını, herkes tarafından üretilebilen ürünler olduğunu, taraf markaları arasında bir benzerlik olmadığını, piyasada davaya konu ürünlerden üreten, onlarca firmanın bulunduğunu ve bu ürünlerden her birinin aynı işlevi gördüğünü, ebat ve küçük görsel farklılıkları dışında bilinçli tüketicinin yan yana koyduğunda aradaki farklarını ayırt edemeyecek şekilde birbirine benzer ürünler olduğunu ve üreten onlarca firma bulunduğunu, bu ürünleri ilk önce yabancı menşeli firmaların ürettiğini, davacının da onlardan aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir

ISLAH:Davalı vekili cevap dilekçesini ıslah ederek ; davacı tarafın yaklaşık 40 yıldır Dünya ve Türkiye piyasasında var olan ürünleri sanki kendi emek ve mesaisi ile oluşmuş gibi sahiplendiğini, davacı şirketin 2007 yılında kurulduğunu, dava konusu ürünlerin ise çok uzun yıllardır piyasaya arz edildiğini, hatta dava konusu edilen ürünlerin bir çoğunun başka firmalar tarafından 2003-2006-2007 yıllarında TPE nezdinde tasarım tescil belgesinin dahi alınmasına rağmen davacının haksız rekabet iddiasında bulunduğunu, davacının hangi hususta hangi davalının haksız rekabet filini işlediğine ilişkin açıklayıcı bir beyanı olmadığını,davalı ... ...'ın şirket çalışanı olması nedeniyle Anayasa ile teminat altına alınan çalışma özgürlüğü kapsamında huzurdaki davanın kendisine yöneltilemeyeceğini, ürünlerin anonim ve harcıalem ürünler olduğunu, teknik zorunluluk gereği genel bir tasarım standardı söz konusu olduğunu, davacının dava konusu ürünler hakkında emek ve mesaisinin olmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; bahse konu ürünlere ilişkin tasarımların hukuka aykırı bir şekilde ele geçirildiğine yönelik davacı iddiasının, İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesi 2020/147 Esas 2020/279 Karar sayılı kararı ile bilişim sistemlerine hukuka aykırı olarak girme ve orada kalma suçundan dava dışı şahıslar hakkında beraat kararı verilip kararın 08.09.2020 tarihinde kesinleştiği,dosyada bu yönde başkaca bir tespit bulunmaması dikkate alındığında soyut kaldığı ve ispatlanamadığı, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği ürünlerin uzun yıllardır kamuya sunulmuş ve kamuya mal olmuş olması, çok sayıda firma tarafından üretilmesi, teknik standartlarının belirli olması, davalının kendi markası ile kendi üretim tesislerinde bahse konu ürünler açısından benzer olan parçalar bulunmakla birlikte bire bir ürün benzerliği olmaması, davacının dava konusu ürünlerinin harcıalem olması, bu sebeple taklit ürün veya yetkisiz yararlanma teşkil etmeyeceği hususları bilirkişi raporları ile belirlenen ve bu haliyle de dürüstlük kuralı çerçevesinde emek ilkesine aykırılık oluşturmayan gaz aletlerini üretip satışa sunmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; ürünün kendisi hakkında bir tekel iddiaları bulunmadığını, ürünlerin başka şirketlerce üretildiği hususunu dava dilekçesinde ifade ettiklerini, bu ürüne ait teknik çizimlerin, know-how'ın, üretim sırlarının ve sair hususların ayrıca korunmayacağı anlamına gelmeyeceğini, davalılarca müvekkili şirketin teknik çizimleri, projeleri kanunun tabiriyle iş ürünlerine dayanılarak ve bu ürünler doğrudan kullanılarak üretim gerçekleştirildiğini, davaya konu ürünler üzerinde müvekkili şirketin emek harcadığını, kendi teknik çizimlerine sahip olduğunu, prototip ürünlerini test ettiğinin sabit olduğunu, söz konusu ürünlerin üretim bandına girebilmesi için yazılması, kodlanması gereken teknik çizimleri ve sair hususları ortaya çıkarmak için üç teknik çizimci ve makine mühendisi çalıştığını, söz konusu ürünlerin üretilebilmesi için arge departmanı, çizim departmanı vs. olması gerektiğini, bu süreç için emek, zaman ve para harcandığını, davalılarca, müvekkili şirkete ait teknik çizim ve üretim bilgileri aynen kullanılarak üretim yapıldığını, incelenen dava dışı diğer iki şirketin ürünlerinin kendi arasında ve aynı zamanda davalı ve davacı şirketlerle farklılık gösterdiğini, dava taraflarının ürünlerinin birebir aynı olmasının tesadüf olamayacağını, davalıların bağımsız çabası olmadan, müvekkiline ait iş ürünlerinden haksız ve yetkisiz olarak faydalandığını, "know-how"ı, çizimleri ve sair iş ürünlerini müvekkili şirketten çıkarmak suretiyle davalı şirkete diğer davalı ... ...'ın taşıdığını, diğer davalı şirkette çalışmaya başladıktan sonra yıllarca cam kalıbı üretimi yapmış ve gaz aletleri sektöründe hiçbir deneyim ve birikimi olmayan davalı şirketçe söz konusu ürünlerin üretimine başlandığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir.

Daha önceden yurt dışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de herhangi bir kişi adına tescilli tasarım niteliğinde olmayan tescilsiz tasarımlar kural olarak herkesin serbestçe kullanımına açıktır. Bu tasarımların uygulandığı ürünler nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklar ise genel hükümlere göre çözümlenecektir. O halde, somut uyuşmazlıkta da yukarıda belirtilen kural ve TTK'nun 54. ve 55/1-a,4 maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gereklidir. İlk defa yurt dışında kamuya sunulmuş bir tasarımın belli bir süre sonra Türkiye'de kullanılması durumunda şayet, Türkiye'de bu tasarımı ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak bu tasarımın kullanıldığı ürünü tanıtmış ve bir başkası da sırf bu tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak bu tasarımı aynen kullanmaya kalkışır ise, bu davranışın haksız rekabet olduğunun kabulü gerekir. Haksız rekabetin varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması ve müşteriler nezdinde karışıklığa yol açması, iltibas oluşturması, diğer bir ifade ile failin iltibası önleyecek tedbirleri almaması gerekir. (Yarg. 11. HDnin 18/10/2018 T. 2016/10703 E. 2018/6467 K.; 19/12/2014 T. 2014/11783 E. 2014/20103 K.sayılı emsal kararları ) Somut olayda; dava konusu ürünlerin harcıalem olduğu, davacı şirketin ürettiği ürünler ile davalı şirketin ürettiği ürünlerin "bilinçlenmiş kullanıcı" yönünden benzer tasarımda olmadığı, söz konusu ürün benzerlerini üreten başka da firmaların olduğu ve bu ürünlerin üretiminin özel bilgi ve beceri gerektiren özel ürünler olmadığı, harcıalem ürün olduğu, teknik ve tasarım yönünden yapılan incelemede, kök rapora konu alev tutucuda benzerlik saptansa bile diğer incelenen ürünlerde benzerlik bulunmadığının tespit edildiği, dava konusu ürünlerin harcıalem ürünler olması nedeniyle ürünlerin benzer olup olmadığı sorununun da önemini yitirdiği, sektörde bilinen herkes tarafından kullanılabilen ürünler olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu ürünler, piyasada çok sayıda muadili bulunan, teknik detayları standartlarla belirlenmiş, teknik resim olmadan da üretilebilen ürünler olduğundan, tamamen özgün ve yaygın kullanım ve tanıtım sonucu davacı firmayla özdeşleşmiş bir ürün olduğu da ispat edilemediğinden haksız rekabetin oluştuğunun kabulü mümkün olmamıştır. Davacı çizimlerinin ,know-how'un davalı şirkete Muhammed ... tarafından taşınarak kullanıldığını ileri sürmüş ise de bu konuda somut delil gösterilmemiştir.Üretimin benzer olması ile de bu sonuca varılamamaktadır.Davalı ... ... yönünden ticari sırrın kullanıldığı ileri sürülmüş ise de; hacıalem olmuş ürünlerin ticari sır teşkil etmediği ,işçinin bir şirketteki işinden ayrılarak aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir işyerinde çalışmaya başlaması, çalışarak elde ettiği bilgi birikimini bu işte kullanması, başlı başına haksız rekabet olarak nitelendirilemez.Davacı tarafından ticari sır olduğu ileri sürülen teknik bilgilerin tamamının pek çok işletme tarafından kullanıldığı, umuma arz edildiği, ürün bilgilerinin ticari sır kapsamında olmadığı tesbit edildiğinden davalıların haksız rekabet eylemi sübut bulmadığından her iki davalı bakımndan davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle;haksız rekabet koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla,istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 435,50-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/659, K. 2025/1901, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-659-e-2025-1901-k-6fbaf34d1b45