Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/752 E. 2025/1888 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/752
- Karar No
- 2025/1888
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/752
KARAR NO : 2025/1888
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/01/2023
NUMARASI: 2016/169 Esas 2023/16 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/02/2016
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2025
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili taraflar arasında münakit 07/07/2010 tarihinde Acentelik Sözleşmesinin davalı tarafça 12/05/2015 tarihinde haksız bir şekilde feshedildiğini, sadece borçların ödenmemesi şeklinde bir gerekçeye dayanılarak sözleşmenin feshedilmesinin açıkça sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu, gerek taraflar arasındaki sözleşmenin 24.maddesi, gerekse TTK'nın 122.maddesi hükmü ve gerekse 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16 maddesi hükmü gereğince, davacı müvekkilinin haksız fesih karşısında denkleştirme alacağının düzenlendiğini, davanın belirsiz alacak olarak açıldığı iddia ve beyan ederek şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın avans/ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Davalı vekili; davacı acente tarafından tahsil edilen primlerin, müvekkili sigorta şirketine aktırılmamasından ötürü açılan icra ve dava takipleri bulunduğunu, ayrıca davacı aleyhine İstanbul Anadolu C.Başsavcılığı'nın 2015/79467 Soruşturma sayılı dosyasından güveni kötüye kullanma suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, davacıın tahsil ettiği primleri tüm yazılı ve sözlü uyarılara rağmen süresi içinde müvekkili sigorta şirketine intikal ettirmediğini ve uhdesinde tuttuğunu, bu nedenle davacı acenteye ihtarname gönderilerek borcun ödenmesi istenildiğini, ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul 32. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyaları üzerinden icra takipleri başlatıldığını, takiplere itiraz edilmesi üzerine İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/609, 2015/611 ve 2015/610 Esas sayılı dosyaları ile itirazın iptali davaları açıldığını, davaların 2015/609 Esas sayılı dosya ile birleştirildiğini, Acentelik Sözleşmesinin, davacının tahsil ettiği sigorta primlerini müvekkili sigorta şirketine aktarmaması haklı nedeni ile feshedildiğini, davacı acentenin denkleştirme tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16 maddesinin "sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta acentelik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması şarttır. Bu şartlardan birinin mevcut olmaması halinde sigorta acentesi denkleştirme talep edemez." hükmünü haiz olduğu İstanbul 8. ATM 'nin 2015/609 esas 2018/491 karar sayılı dosyasında davacının tahsil ettiği primleri aktarmadığı için açılan davanın kabulüne ilişkin 24/05/2018 tarihli karara karşı davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun İstanbul BAM 13. HD'nin 2019/99 esas, 2020/1029 karar sayılı 01/10/2020 tarihli kararı ile esastan reddine ilişkin kararın Yargıtay 11. HD'nin 2020/8458 esas 2022/5903 karar sayılı 15/09/2022 tarihli ilamı ile düzeltilerek onandığı kararın 15/09/2022 tarihinde kesinleştiği, davalının 12/05/2015 tarihli tek taraflı feshinde fesih sebebi olarak borçların ödenmemesi hususu fesih sebebi olarak gösterildiği, kesinleşen karar ile sabit olduğu üzere davacı acentenin sigorta prim tahsilatlarına davalı sigorta şirketine aktarmadığının kesinleştiğinden davacının denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili; davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, TMK nın 950 maddesi gereği hapis hakkı bulunduğunu, müvekkil şirketin davalı sigorta şirketi adına tahsil ettiği primlerden alacağının mahsup etme hakkı bulunduğunu, TTK'nın 122/2 maddesinde güvence altına alınmış hakların uygulanması gerektiğini, Sözleşmesinin 24.3 maddesindeki portföy tazminatı talep süresi TTK madde 122/4'e açıkça aykırı olduğunu, TTK'nin 122. Maddesi ve 5684 Sayılı Kanunu'nun sair hükümlerine binaen davacı müvekkilin haksız fesih karşısında denkleştirme (portföy)tazminatına alacağı talep edebileceğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafça acentelik sözleşmesi prim alacakları ödenmemesi olarak gösterilmiştir. Taraflar arasında görülen İstanbul 8. ATM'nin 2015/609 esas sayılı dosyasında; asıl davada; davalının İstanbul 32. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 1.755.234,63-TL, birleşen 2015/610 Esas sayılı dosyada, davalının İstanbul 32. İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasında 120.050,53- USD, Birleşen 2015/611 Esas sayılı dosyasında, davalının İstanbul 32. İcra Dairesinin...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 20.099,12-USD asıl alacak üzerinden iptaline karar verilmiş, kesinleşen bu karar ile, davacı acentenin sigortalılardan tahsil ettiği primleri müvekkiline aktarmadığı; icra takibiyle tahsiline karar verildiği, tahsil ettiği primlerin hapis hakkı olduğundan bahisle davalının zararına sebeb verici eylemleri nedeniyle davalı tarafça haklı olarak fesih edildiğinden; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16 maddesinin" acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması "şartının somut olayda gerçekleşmediği, davacı kusuruyla sözleşmenin feshine neden olduğundan davanın reddine ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamış davacı vekilinin bir kısmı somut kararla ilgisiz istinaf sebebleri yerinde bulunmamış istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 435,50-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 17/11/2025