İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/486 E. 2025/998 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/486
- Karar No
- 2025/998
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/486 Esas KARAR NO : 2025/998
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2023 KARAR TARİHİ : 19/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalının sosyal medya platformlarında yapmış olduğu haksız rekabet teşkil eden paylaşımları dolayısıyla; Davalının sosyal medya platformlarındaki paylaşımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit edilmesine, Haksız rekabetin men’ine, Haksız rekabet sebebiyle zarara ilişkin, bilirkişi incelemesi suretiyle tespit edilmesi neticesinde talep bedelinin artırılması kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak davası olarak açtığımız, 10.000 TL tutarındaki maddi tazminat bedelinin Davalıdan tahsili ile tarafımıza, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile ödenmesine, Haksız rekabet sebebiyle 100.000 TL tutarındaki manevi tazminat bedelinin Davalıdan tahsili ile, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile ödenmesine tarafımıza ödenmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacının dava dilekçesindeki bu mesnetsiz talepler; usulen ve esasen hukuka aykırılıklar barındırmakta olup; işbu hususlar Sayın Mahkemenizce yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmekte, eksikliği halinde tamamlanması mümkün olmamakta, davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Öncelikle ve önemle belirtmek isteriz ki; davacının yargılamaya muhtaç, kötü niyetli, soyut, tamamen isnatlara dayalı ve en önemlisi hukuki dayanağı bulunmayan iddia ve taleplerinin hukuki değeri ve karşılığı bulunmamaktadır.Zira, dosyada mübrez dava dilekçesinde ve davacının delil dilekçesi eklerinde de görüleceğiz üzere; davacı sadece taraflar arasında gerçekleştirilen arabuluculuk toplantısına ilişkin tutanağı, taraflar arasında akdedildiği iddia edilen sözleşmeyi ve dava dışı 3. Şahıs'a ait bir metni ibraz etmiş olup; bu eklerden hiçbiri davacının iddilarını ispatlar nitelikte değildir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte ve tüm şikayet ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; davacı ile müvekkilimiz arasındaki ilişki ticari bir ilişki değil, işçi işveren ilişkisidir. Davacının haksız ve kötü niyetli davasının usul ve esas yönünden ayrı ayrı reddine, Taraflar arasındaki ilişkiden kaynaklanan başta maddi manevi tazminat talep hakkı olmak üzere her türlü hakkımızla, fazlaya ilişkin haklarımız ve mevzuattan doğan diğer her türlü dava ve yasal talep hakkımızın saklı tutulmasına, Tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine..." savunmuştur. DELİLLER: Sosyal ekonomik durum araştırmasına ilişkin müzekkere cevabı, 04/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde açıkça tanımlanmamış olmasına karşın haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının bütün katılanların menfaatine olacak şekilde dürüst ve bozulmamış bir rekabetin sağlanmasının olduğu, yine rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen, aldatıcı veya dürüstlük kuralına, diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesine göre haksız rekabet halleri arasına dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek; sözleşmeyi ihlale veya sana erdirmeye yöneltmek; özellikle müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek; üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirmek veya başkalarına bildirmek; iş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymamak hususları da girmektedir. Aynı yasanın 56. maddesinde ise haksız rekabetin varlığı halinde ilgilinin isteyebileceği hukuki korumalar sayılmış olup bu kapsamda ilgilinin TBK'nın 58. maddesinde belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde manevi tazminat talebinde de bulunabileceği belirtilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 04/07/2025 tarihli raporda özetle; "Davaya konu edilen ve Davalıya ait Linkedin ve X hesapları üzerinde gerçekleştirildiği belirtilen paylaşımların, bu platformlar üzerinde halen mevcut olduğu ve erişime açık halde bulunduğunun tespit edildiği, Davalı fiilinin TTK m. 55/1/a/1 uyarınca haksız fiil teşkil ettiği, Dosyada yapılan incelemede maddi tazminat taleplerine yönelik olarak haksız rekabetten kaynaklanan maddi zarar varsa ne şekilde oluştuğu ve buna ilişkin hesaplamaya yarar belge yer almadığından herhangi bir maddi Zarar tespiti hesaplanamadığı, manevi tazminat hakkında takdirin sayın mahkemeye ait olduğu..." rapor edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında 30/09/2021 tarihli hizmet sözleşmesi tanzim edildiği, sözleşme uyarınca davalı yanca ... sitesine ilişkin büyüme operasyonunun yapılmasının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin fesih ile sona erdiği, ve sözleşmenin feshinden sonra davalının sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların haksız rekabet teşkil ettiği belirtilerek maddi ve manevi tazminat talepli iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı yanın sözleşmenin feshinin ardından kendisine ait Linkedin( iş dünyasındaki kişilerin diğer kişilerle iletişim kurmasını ve bilgi alışverişi yapmasını amaçlayan profesyonel sosyal iş ağı ve sosyal paylaşım platformu) hesabından ve X hesaplarında davacıya yönelik paylaşımlarda bulunduğu, paylaşımların halen ilgili platformlarda yer aldığı ve erişime açık oldukları, X hesabında yapılan paylaşımda davacı hakkında mobing iddiasının gündeme getirildiği, yine Linkedin de yapılan paylaşımında davacı yanın ticari faaliyetlerine ilişkin yanıltıcı nitelikte olduğu ve TTK m. 55/1/a/1 uyarınca haksız fiil teşkil ettiği ve meninin gerektiği, yine haksız rekabet nedeniyle davacı yan lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayacağı ilkesi, davalı asilin ekonomik ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek davacı yanın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 30.000,00TL manevi tazminat dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, her ne kadar davacı tarafça maddi tazminat talebinde bulunulmuşsa da, maddi tazminata ilişkin zararın nasıl oluştuğu, neyden kaynaklandığını hususuna ilişkin olarak delil sunulmadığı ve maddi tazminat talebinin ispat edilemediği anlaşılmakla maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE; 1-Davalı yanın eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle men'ine, 2-Davacı yanın maddi tazminat talebinin reddine, 3-Davacı yanın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00TL manevi tazminat dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30TL harçtan peşin alınan 1.878,53TL'nin mahsup edilerek bakiye 170,77TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 2.269,10TL'sinden davacı tarafın, 850,90TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 1.878,53TL peşin harç, 269,85TL başvuru harcı gideri toplamı olan 2.148,38TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 30.000,00TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Anayasa Mahkemesinin ... Esas ve ...karar sayılı kararı doğrultusunda red edilen manevi tazminat yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına 9- Davalı maddi tazminat davasında kendini vekil ile temsil edildiğinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 10.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan 237,50TL tebligat, posta gideri ile 15.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.237,50TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 4.155,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 12-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı tarafın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/11/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza