Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/348 E. 2025/1822 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/348
- Karar No
- 2025/1822
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/348 Esas
KARAR NO : 2025/1822 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2022/155 Esas- 2022/859 Karar
TARİH: 29/11/2022
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bankanın Şile Şubesi ile asıl borçlunun Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi (GNGKS) imzaladıklarını, asıl borçluya krediler kullandırıldığını, davalılar ... ve ...'nun krediye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, borcun verilen süreler içinde ödenmediğini, ihtarname keşide edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, bunun üzerine icra takibine başlandığını, borca, yetkiye, faize ve tüm fer'ilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, itirazın haksız, dayanaksız, kötü niyetli ve borcun tahsilini geciktirme amaçlı olduğunu, temerrütün oluştuğunu, yetki itirazında bulunulmasına rağmen, yetkili icra dairesinin belirtilmediğini, itirazın yerinde olmadığını, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını, beyanla borca, yetkiye, faize ve tüm fer'ilerine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankadan kullanılan kredi sözleşmelerinin birer örneklerinin teslim edilmediğini, kısmi ödemeler yapıldığını, ödemelerin birer örneklerinin bankadan dosyaya celbini talep ettiklerini, belgeler celp edildiğinde davacının iddia ettiği kadar borç olmadığının görüleceğini, 144658 Numaralı kredide ...'nun herhangi bir imzası ve kefaletinin bulunmadığını, imza incelemesi talep ettiklerini beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarih 2022/155 Esas- 2022/859 Karar sayılı kararında;"Dava hukuki niteliği itibariyle bankacılık işlemlerinden kaynaklı asıl borçlu ve müteselsil kefiller hakkında başlatılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir......TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı ...Ltd. Şti. ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalıların müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, davalı Adem açısından cevap dilekçesinde her ne kadar ... nolu taksitli kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı ileri sürülmüş ise de davalı şirket ile davacı banka arasında imzalanan tek bir genel kredi sözleşmesinin bulunduğu ve davalı Ademin bu sözleşmede kefil olarak yer aldığı anlaşıldığından imza incelemesi yapılmasına gerek görülmediği, yine davalılarca cevap dilekçesinde kısmi ödeme iddialarının ileri sürüldüğü ancak davacı tarafın delil dilekçesi ekinde 22/03/2022 tarihli kredi durumunu gösterir tablo bulunduğundan bu yönde araştırma yapılmasına gerek görülmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile davalı ... açısından 109.326,11 TL, davalı ...Ltd. Şti. ve ... açısından ise 106.320,60 TL olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, ''Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalı ... açısından; İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %54 oranında faiz işletilmek suretiyle, 82.688,45 TL asıl alacak, 24.779,74 TL işlemiş akdi faiz, 1.281,73 TL işlemiş temerrüt faizin %5 gider vergisi, 367,56 TL asıl alacak, 198,69 TL işlemiş akdi faiz, 9,94 TL işlemiş temerrüt faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplamda 109.326,11 TL üzerinden devamına, aşan istemin reddine,Davalı ...Ltd. Şti. ve ... açısından; İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %54 oranında faiz işletilmek suretiyle, 82.688,45 TL asıl alacak, 21.986,74 TL işlemiş akdi faiz, 1.099,34 TL işlemiş temerrüt faizin %5 gider vergisi, 367,56 TL asıl alacak, 170,00 TL işlemiş akdi faiz, 8,51 TL işlemiş temerrüt faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplamda 106.320,60 TL üzerinden devamına, aşan istemin reddine,Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/155 Esas, 2022/859 Karar sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, hükme esas alınan faiz oranları hatası ve haliyle hesaplamaların gerçeği yansıtmadığını, söz konusu dosyaya ilişkin bilirkişi raporundaki eksik hesaplama re'sen dikkate alınmadığından Yerel mahkemenin vermiş olduğu kararda rakamsal hatalar mevcut olduğunu, bu sebeple de yeniden inceleme yapılması ve Yerel mahkemenin kararının kaldırılması gerektiğini beyanla İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/155 Esas ve 2022/859 Karar 22/12/2022 Tarihli Kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalılar vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; bilirkişi raporunun eksik düzenlendiği, hükme esas alınan faiz oranlarının ve yapılan hesaplamanın hatalı olduğuna ilişkindir.Dosya kapsamının incelenmesi ile; davacı banka tarafından davalılar aleyhine başlatılan icra takibinde temerrüt faiz oranının %54 olarak bildirildiği, davalılarca takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde faize itiraz edildiği, taraflarca imzalanan genel kredi sözleşmesinin temerrüde ilişkin 10.5. maddesinin; "müşterinin kredi borcunu, masraf, komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde/vadesinde ödememesi veya borcun sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde, müşteri; borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder." şeklinde düzenlendiği, Mahkemece alınan bankacı bilirkişi raporunda, davacı banka tarafından talep edilen temerrüt faiz oranının, taraflarca imzalanmış genel kredi sözleşmesine ve genel uygulamalara uygun olup olmadığının denetlenmediği, davacı bankanın temerrüt faiz oranını ne şekilde belirlediğinin dosya kapsamı ve bilirkişi raporundan anlaşılamadığı, davalılar vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde, raporda kabul edilen %54 temerrüt faiz oranına itiraz ettikleri ve davacı bankanın en fazla %40 oranında temerrüt faizi talep edebileceğinden bahisle ek rapor alınmasını talep ettiği, Mahkemece davalılar vekilinin rapora itirazları ve ek rapor talepleri ile ilgili olumlu/olumsuz herhangi bir karar verilmediği gibi, gerekçeli kararda davacı bankanın, sözleşme ile kabul edilen faiz oranını talep edebileceği kabul edilmekle birlikte, bu faiz oranının sözleşmenin hangi maddesinde, ne şekilde belirlendiğinin açıklanmadığı, bu hali ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.Buna göre Mahkemece; genel kredi sözleşmesinin açıklanan maddesi uyarınca davacı vekiline, alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının bildirilmesi ve buna ilişkin belgelerin sunulması için süre verilmesi, bundan sonra bankacı bilirkişiden banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme de yapılmak suretiyle, ilgili sözleşme maddesi gereği, davacı bankanın talep edebileceği temerrüt faiz oranının tespiti ile bu orana göre yeniden hesaplama yapılması konusunda ek rapor alınması, alınacak ek rapor ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalıların istinaf başvurularının KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarih, 2022/155 Esas ve 2022/859 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.