Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2171 E. 2026/1023 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2171
- Karar No
- 2026/1023
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/2171 KARAR NO : 2026/1023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/857 KARAR NO : 2023/776 DAVA TARİHİ : 19.11.2021 KARAR TARİHİ : 11.10.2023 DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi Tespit-İstirdat KARAR TARİHİ : 07.07.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 07.07.2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.10.2023 tarih ve 2021/857 Esas, 2023/776 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İDDİA VE İSTEK: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: "Taraflar arasında; davalı taşeronun, davacı şirketin yüklenicisi olduğu İzmir Ticaret Odası binadaki bir kısım inşaat işlerini yapması hakkında 30/03/2021 ve 07/07/2021 tarihli 2 adet eser sözleşmesi düzenlendiği, davalının edimini tam olarak yerine getirmediği, eksik ve ayıplı işler bıraktığı, 30/03/2021 tarihli sözleşme kapsamında davalıya 585.000 TL ödeme yapıldığı, yine bu sözleşme nedeniyle verilen 200.000 TL'lik ve 65.000 TL'lik çeklerin eksik ve ayıplar nedeniyle ödenmediği, 07/07/2021 tarihli sözleşmenin ise başlangıçta 315.000 TL bedelli olması kararlaştırılmış ise de bu bedelin daha sonra 224.318,80 TL olarak revize edildiği ve bu bedelin fazlasıyla ödendiği, davalının eksik ve ayıpları nedeniyle davacı müvekkili tarafından 200.000 TL, 65.000 TL ve 45.000 TL bedelli 3 adet çekin bedelsiz kaldığı ve bu şekilde toplam 310.000 TL fazla ödemesinin bulunduğu" iddiası ile, ....Şubesi'nin 22/01/2022 tarihli, 9101733 seri numaralı 65.000 TL bedelli, ... . Şubesi'nin 30/01/2022 tarihli, 0448218 seri numaralı 200.000 TL bedelli ve .... Bankası ... Şubesi'nin 11/12/2021 tarihli, 1792010 seri numaralı 45.000 TL bedelli 3 adet çekten dolayı davacı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 28/03/2022 tarihli dilekçesinde; "Dava konusu çeklerin ödenmiş olması nedeniyle, davayı istirdat davasına dönüştürdüklerini" bildirerek, 3 adet çek bedeli toplam 310.000 TL'nin bankalardan tahsil edildikleri tarihlerden itibaren işleyecek faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Taraflar arasındaki 30/03/2021 tarihli sözleşme bedelinin 1.100.000 TL olup bunun toplam 785.000 TL'sinin ödendiği, sözleme konusu işin % 99 oranında tamamlandığı, 07/07/2021 tarihli sözleşme bedelinin 315.000 TL olup bununla ilgili herhangi bir revize yapılmadığı ve 315.000 TL'nin tamamının ödendiği, dava konusu çeklerin 30/03/2021 tarihli sözleşme ile ilgili olup toplam 315.000 TL ödenmeyen iş bedeli bulunduğu, davacı alacaklı olmadığı gibi aksine davalının alacaklı olduğu" savunması ile, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin 11/10/2023 tarih ve 2021/857 Esas, 2023/776 Karar sayılı kararında özetle; "Davalı taşeronun iş tamamlama oranının % 73 olup 30/03/2021 tarihli sözleşmenin 1.100.000 TL'lik götürü bedeline göre hak edişinin 803.000 TL olduğu, 785.000 TL ödeme olduğu için buradan davalının 18.000 TL alacaklı olduğu, 07/07/2021 tarihli sözleşmeden ise davacının 90.681,20 TL alacağı olup bu iki miktar birbirinden mahsup edilince davacının sonuç olarak 72.681,20 TL fazla ödemesinin bulunduğu" gerekçesi ile, davanın 204.600 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "Davalının iş tamamlama oranı % 73 olup 585.000 TL de ödeme olduğu ve buna göre 3 adet çek bedeli olarak 310.000 TL fazla ödeme bulunduğu halde, 204.600 TL üzerinden kısmen kabul kararı verilmesinin, ayrıca kabule göre de gerekçede 72.681,20 TL fazla ödeme denilirken hükümde 204.600 TL denilerek çelişki oluşturulduğunu" ifade ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "Müvekkili davalının iş tamamlama oranı % 99 olup, son raporda da % 95 olarak belirlendiği halde mahkemece % 73 kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacının ödemelerini tamamlamadığını, 30/03/2021 tarihli sözleşme nedeniyle ödenmeyen 315.000 TL hak ediş bulunduğunu, asıl alacaklının davacı değil müvekkili davalı olduğunu" ifade ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DEĞERLENDİRME: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır: 1-Davanın Niteliği: Dava; eser sözleşmesi gereğince alt yüklenicinin (taşeronun) edimini eksik ve ayıplı yaptığı ve buna göre iş sahibinin 3 adet çek bedeli olarak 310.000 TL fazla ödemede bulunduğu iddiasına dayalı borçlu olunmadığının tespiti davası olup, yargılama sırasında dava konusu çeklerin ödenmesi üzerine istirdat davasına dönüştürülmüştür. 2-İnceleme: Taraflar arasında; "Davacının yüklenicisi olduğu İzmir Ticaret Odası bina inşaatının cephe kaplaması işinin davalı taşeron tarafından yapılması" ile ilgili olarak, KDV dahil 1.100.000 TL götürü bedelli 30/03/2021 tarihli eser sözlemesi düzenlendiği, yine "İzmir Ticaret Odası binasının bir kısım başka inşaat işlerinin davalı taşeron tarafından yapılması" hakkında 07/07/2021 tarihli eser sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmede herhangi bir bedelin yazılı olmadığı, ancak her iki tarafın kabulünden anlaşıldığı üzere sözleşme bedelinin KDV dahil 315.000 TL olduğu, ilgili belge ve beyanların incelenmesinden anlaşılmıştır. İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/168 D. İş Sayılı dosyası kapsamında 03/11/2021 tarihinde yapılan delil tespiti işlemine dayanarak alınan bilirkişi raporunda özetle; "Taşeronun sözleşme konusu işleri tamamlama oranının % 61 seviyesinde olduğu" saptanmıştır. Davacı (yüklenici) tarafından, davalı taşerona İzmir 6. Noterliği'nce düzenlenen 04/11/2021 tarih ve 10047 yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek "30/03/2021 tarihli sözleşme gereklerinin tam olarak ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmenin 05/11/2021 tarihi itibariyle feshedileceğinin" bildirildiği görülmüştür. Dava konusu 3 adet çeklerin toplam bedeli olan 310.000 TL'nin yargılama sırasında ödendiği, ilgili banka yazılarından anlaşılmıştır. Yargılama sırasında 21/01/2022 tarihinde yapılan keşfe istinaden alınan 21/03/2022 tarihli kök bilirkişi raporu ile 05/09/2022 tarihli ek raporda özetle; "Taşeronun iş tamamlama oranının % 73 seviyesinde olduğu" belirlenmiştir. Dosya üzerinden İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla alınan 10/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle; "Taşeronun iş tamamlama oranı % 81, 40 olup, % 5 nefaset kesintisi ve işçilikler göz önüne alındığında bu oranın % 95 seviyesine ulaştığı" görüşü ileri sürülmüştür. 3- Gerekçe: a) Taraflar arasında 30/03/2021 ve 07/07/2021 tarihli 2 adet eser sözleşmesi yapılmış ise de, bu sözleşmelerin ikisinin de davacının yüklenicisi olduğu İzmir Ticaret Odası'na ait binanın bir kısım inşaat işleri hakkında olmaları, iki sözleşmenin bedelleri ile ilgili olarak çeşitli tarihlerde gerek nakit olarak, gerekse para gibi tedavül gören çeklerle peyder pey ödemeler yapılması, özellikle de davaya konu edilen 3 adet çekten ikisinin 30/03/2021 tarihli sözleşmeye, birinin ise 07/07/2021 tarihli sözleşmeye ilişkin olduğunun beyan edilmesi nedenleriyle, bu iki sözleşmenin birbirinin devamı niteliğinde ve bütün olarak değerlendirilmesi zorunludur. Buna göre; 30/03/2021 tarihli sözleşme, içeriğinde yazılı olduğu ve tarafların da kabul ettiği üzere KDV dahil 1.100.000 TL götürü bedelli, 07/07/2021 tarihli sözleşme ise; içeriğinde yazılı olmasa bile tarafların ortak kabulünden anlaşıldığı üzere KDV dahil 315.000 TL götürü bedelli sözleşmelerdir. Dolayısıyla toplam götürü bedel KDV dahil 1.415.000 TL'dir. Davacının kanıtlanan toplam ödemesi ise; ödemeye dair dosyada herhangi bir belge incelemesi yapılmadığı için davalı kabulüne göre iki sözleşme için 1.100.000 TL'dir. Davacı taraf her ne kadar 07/07/2021 tarihli sözleşmenin 224.318,80 TL olarak revize edildiğini ve iki sözleşme için de tüm ödemelerini yaptığını iddia etmiş ise de, bu iddialarını kanıtlayan herhangi bir belge sunmamıştır. Bu durumda; davalı kabulündeki toplam 1.100.000 TL ödeme düşüldükten sonra ödenmeyen kısım 315.000 TL'dir. Ancak, davacının başka ödemelerine dair belgelerinin mevcut olması halinde bunların da sunulup incelenmesi ve kanıtlanan toplam ödemenin buna göre değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece bu yönlerde bir araştırma ve değerlendirme yapılmaması doğru olmamıştır. b) Götürü bedelli sözleşmelerdeki kısmi ödeme ile eksik ve ayıplı iş iddialarında yerleşik yargı kararları gereği "Fiziki oran yöntemi" uygulanır. Bunun yöntem ise şu şekildedir: Yüklenicinin yaptığı iş miktarının sözleşme gereği yapılması gereken tüm işe olan oranı bulunduktan sonra, bu oran götürü bedele uygulanarak gerçek hak ediş bulunur, bundan da kanıtlanan ödemeler düşülerek fazla ya da eksik ödeme olup olmadığı belirlenir. Somut olaydaki fiziki oran tespitleri farklı farklı olmuştur. Şöyle ki bu oran; dava açılmadan önce alınan delil tespiti raporunda % 61 olup, iş sahibi yüklenici bu aşamadan sonra sözleşmeyi feshettiği ve işe devam edilmediği halde, yargılama sırasında yapılan keşfe istinaden alınan bilirkişi raporunda % 73 ve dosya üzerinden alınan bilirkişi raporunda ise % 95 olarak saptanmıştır. Fiziki oran yöntemi uygulamasında iş tamamlama seviyesi önem arz etmekte olup, mahkemece bu konudaki söz edilen aykırılıklar giderilmeden % 73 oranı kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. c) Daha da önemlisi; mahkemece karar gerekçesinde "Davacının 72.681,20 TL fazla ödemesinin olduğu kabul edilmişken, 204.600 TL alacak hüküm altına alınmak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmuştur. Kabule göre böyle bir çelişki de doğru olmamıştır. 4-Mahkemece Yapılması Gereken İş: a) Öncelikle; davacı tarafın her iki sözleşme ile ilgili olarak ödemelerine ilişkin varsa belgelerini sunması için uygun bir süre verilmesi ve belge sunumu halinde kanıtlanan ödemeler kapsamında incelemeye alınması, b) Dosyada daha önce görev almayan 1 inşaat mühendisi, 1 makine mühendisi ve 1 mali müşavir bilirkişiden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi kurulu ile yerinde keşif yapılarak, bilirkişilerin davacı tarafça sunulacak ödeme belgelerini, gerekirse ticari defterlerini ve iki sözleşmeyi incelemeleri de sağlanarak, ayrıca özellikle dosya kapsamındaki tüm raporlar incelenmek ve aralarındaki çelişkiler giderilmek suretiyle kuruldan; "Taraflar arasındaki 30/03/2021 tarihli ve 07/07/2021 tarihli sözleşmelerin konusu olan tüm işlerin davalı taşeron tarafından tamamlanma oranının (yüzdesel olarak) belirlenmesi, bu oranın toplam götürü bedel olan 1.415.000 TL'ye uygulanması ile gerçek hak ediş bedelinin bulunması ve bu hak edişten de belgeleri ve taraf kabulleri ile kanıtlanan toplam ödeme miktarının düşülmesi (Fiziki oran yönteminin uygulanması) ve sonuç olarak; davacı tarafın fazla ödemesi olup olmadığının, bu kapsamda iddia olunan alacağın varlığı ve miktarının saptanması" bakımından denetime elverişli rapor alınması, c) Bu inceleme ve araştırma sonucunda; hükümde de çelişki oluşturulmamasına özen gösterilerek, hasıl olacak duruma göre karar verilmesi olmalıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a/4-6. Maddeleri gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurusunun KABULÜ ile, 2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.10.2023 tarih ve 2021/857 Esas, 2023/776 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK.'nın 353/1-a/6. Maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı vekili tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde yatırana ilk derece mahkemesince geri verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-Davalı vekili tarafından yatırılan 3.495,00 TL istinaf nispi karar harcı harcının istek halinde yatırana ilk derece mahkemesince geri verilmesine, 8-Davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 9-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 07.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.