Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1879 E. 2026/1048 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1879
- Karar No
- 2026/1048
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1879 Esas KARAR NO : 2026/1048 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2019/120 Esas - 2023/287 Karar TARİHİ: 18/04/2023 ASIL VE BİRLEŞEN DOSYALARDA DAVALAR : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 21/05/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf ite davalı ile ticari ilişkinin olduğunu, davalı firma yolcularının internet üzerinden aldığı bilet bedelleri otomatik olarak davalı tarafın hesabına intikal ettiğini, davalı tarafça 2 adet ödenmeyen fatura için davalı aleyhine ilamsız takip başlattığını, davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, bunun üzerine iptal davası açılmadan önce Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak 11.07.2019 tarihinde karşı taraf ile anlaşma olmadığını dava konusu faturaların davalı tarafın BA BS formlarına bakıldığında açığa çıkacağını, tüm bu açıklamalar neticesinde itirazın iptaline, takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına, alacağın ticari reeskont faizi ile davalı taraftan tahsiline hükmedilmesine yargılama ve vekaleti ücreti davalı tarafa yüklenilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, davalı yanın davacı yana ait borcunun bulunmadığını, davacı tarafın alacağının aksine davalı tarafın davacı taraftan alacağının olduğunu, davalı tarafından alacağı için icra takibi başlatıldığını, Davalı taraf ... ... A.Ş'nin vergi numarası ile dava dışı ... A.Ş vergi numarasının farklı olduğunu, söz konusu iki şirket tüzel kişilik olarak birbirinden farklı ve bağımsız iki şirket olup vergi numaralı merkezi adresleri ve ortakları birbirinden farklı şirket olduğunu, davacı taraf ile davalı taraf arasında 11.08.2017 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesinin kaynağı ... markasının kullanım hakkına haiz olan ... Trzm ... A.Ş ile davacı yan arasında Eyüp 7. Noterliğinde 19.09.2017 tarihinde ... yevmiye numarasıyla İmzalanan acentecilik sözleşmesinin imzalandığını, ancak yine aynı sözleşmenin Eyüp 7. Noterliği araçlığı ile çekilen 10.10.2018 tarihli ... yevmiye numarası ile ihtarname çekilerek sözleşmenin Feshedildiğini, davacı tarafın Acentecilik sözleşmesinden dolayı alacaklı olduğunu iddia ettiğini ispata muhtaç olduğunu, davacı taraf ile davalı yan arasında 03.10.2017 tarihinde ... plakalı aracın kiralanması amacıyla Taşıt Kira sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin bitiminden sonra aracın davalı yana teslim edilmediğini, iddia ve savunmalar neticesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde davalı tarafın borcunun olmadığını aksine alacaklı olduğunun tüm bu açıklamalar neticesinde takibin reddini borçlu aleyhine alacağın 420 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına, alacağın ticari reeskont faizi ile davalı taraftan tahsiline hükmedilmesine yargılama ve vekaleti ücreti davacı tarafa yüklenilmesini talep ve beyan etmiştir. Dosyamız ile birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/334 Esas sayılı dosyasında birleşen davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin yolcularının internet üzerinden ve davacı tarafından verilen pos cihazından elden edilen bilet ücretlerinin davalı şirketin hesabına otomatik olarak aktarıldığını, daha sonra bu fatura bedellerinin müvekkili şirkete ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ile vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Dosyamız ile birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/334 esas sayılı dosyasında birleşen davalı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 11/08/2017 tarihinde acentecilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeninde Eyüp 7. Noterliğinin 10/10/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile feshedildiğini, davacı tarafa fatura alacağından bahsetmiş ise de takip ve dava konusu faturanın varlığını davacının ispat etmesi gerektiğini, huzurdaki dava dışında İstanbul 21. ATM.'nin 2019/120 esas sayılı dosyası ile İstanbul 18 ATM.'nin 2019/626 esas sayılı dosyaları üzerinden de itirazın iptali davasının açılmış olduğunu huzurdaki davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. Dosyamız ile birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/467 Esas sayılı dosyasında birleşen davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 31/07/2018 tarihli 05514 seri nolu 207.554,07 TL'lik, 30/09/2018 tarihli 05515 seri numaralı 125.000,00 TL'lik ve 31/10/2018 tarihli 05516 seri numaralı 115.587,72 TL'lik 3 adet fatura bedelinin ödenmemiş olması sebebiyle icra konusu olduğunu, İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyayla ilamsız takiplerde ödeme emri ile icra işlemlerine başladığını, ancak borçlu şirket vekili tarafından ödeme emrine 24/06/2020 tarihli dilekçe ile itiraz talebinde bulunduğunu ancak icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına karar verdiğini, bunun üzerine iptal davası açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu, davalı şirketin yolcuların internet üstü alınan ve post cihazı ile alınan bilet bedellerinin otomatik olarak davalı şirketin banka hesabına intikal ettiğini, davalı şirketin talebi üzerine en az ayda bir kez davalı şirketin banka hesabında biriken paraların meblağının faturası kesilip davalı firmaya gönderildiğini, kesilen faturaların karşılığının davalı şirket tarafından ödenmediğini, her iki tarafın ticari defterleri, faturalar, banka hesapları, maliye/vergi dairesinin BA BS formlarının ve kayıtlarının temin edilerek bilirkişi incelemesi sonucunda gerçeğin ortaya çıkacağını, yasal mevzuata uygun olarak kesilen faturalara dayanılarak yapılmış olan icra takibi, davalı firmanın kötü niyetle haksız itirazları nedeniyle icra takibinin durduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin zarara uğramış olduğundan dolayı alacak miktarının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, hukuki dayanaktan yoksun İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ...esas nolu icra takibinin durdurulması kararının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, icra takip tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyamız ile birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/467 esas sayılı dosyasında birleşen davalı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dosyada belirtilen faturaların içeriğini ve varlığını kabul etmemekle birlikte müvekkil şirket ile davacı şirket arasında bulunan acentelik ilişkisinin kaynağı, davacı yan ile dava dışı ... .... A.Ş. İle imzalanmış acentelik sözleşmesi olup dosyada taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini, davacı yan ile müvekkil şirket arasında 11.08.2017 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesinin kaynağı, ... markasının kullanım hakkına haiz olan ... .... A.Ş. İle davacı yan arasında Eyüp 7. Noterliğinde 19.09.2017 tarihinde ... yevmiye numarasıyla imzalanan acentelik sözleşmesi olduğunu, işbu sebeple davacı yanın herhangi bir alacağı mevcut olsa bile sözleşme taraflarının teşkil edilmesi gerektiğini, ayrıca belirtilmesi gerekir ki söz konusu acentelik sözleşmesinin, Eyüp 7. Noterliği aracılıyla çekilen 10.10.2018 tarihinde ... yevmiye numaralı İHBARNAME ile feshedildiğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı yanın acentelik sözleşmesine bağlı olarak alacağı olduğunu iddia etse de ancak bunu ispata yarar hiçbir delil dosyaya ibraz etmediğini, bu sebeple faturaların konu edildiği icra takibine yapılan itirazın haklı olup müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığından işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirketin tüm yurt çapında yolcu bileti satışını internet üzerinden ve acenteler üzerinden nakit para karşılığında yaptığını, acentenin müvekkil şirket adında tahsil ettiği bilet bedelleri üzerinden sadece komisyon aldığını, acentenin nakit bilet bedeli tahsil ettiğinde belli bir kısmının komisyon olarak kendisinde kaldığını, belli bir kısmının da taşımacılık faaliyet yürüten otobüs sahibine( yakıt, personel, otogar çıkış masrafları için) verildiğini, acentenin otobüs sahibine yaptığı ödemeye karşılık otobüs sahibinden fatura almakta ve ay sonunda kendi hak edişi ile birleştirerek müvekkil şirkete fatura kestiğini, oysaki davacı tarafından icra takibine konu edilen fatura satılan biletin otobüs sahibinin payına düşen kısmının faturası olup müvekkil şirketin davacıya olan bir borcu olmadığını, zira kazancı bölge işletmecisi olan bir acentenin icra takibine konu ettiği miktar dava dilekçesinde 189.087,14 TL alacağı olması mümkün olamayacağını, söz konusu davacının derdest dava dışında aynı sebeplere dayalı olarak müvekkil şirket nezdinde; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/120E – 119.404,45 TL bedelli ( İstanbul 18. İcra Müdürlüğü ... E ), İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/626E – 533.002,82 TL bedelli ( İstanbul 27.İcra Müdürlüğü ... ), İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/334 E - 189.087,14 TL ( İstanbul 27. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takibi ile 415.703,60 TL bedelli alacak ), halihazırda davaya konu İstanbul 21. İcra Müdürlüğü ...E sayılı 448.141,79 TL bedelli alacak talepleriyle icra takipleri açıldığını ve davaların ikame edildiğini, müvekkil şirket ile davacı yan arasında 03.10.2017 tarihinde ... plakalı aracın kiralanması amacıyla taşıt kira sözleşmesi imzalandığını, ancak sözleşmenin bitiş süresi olan 02.10.2018 tarihinde söz konusu araç müvekkil şirkete teslim edilemediğini, bu sebeple davacı yana ihtarname çekildiğini ancak hiçbir dönüşün alınamadığını, konuya ilişkin yürütülen CBS soruşturma dosyası olduğunu, aynı zamanda alacağa istinaden de davacı yan şirket ve şirket yetkilileri nezdinde icra takibi başlatıldığını, iddialarımızın ve savunmalarımızın doğruluğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi akabinde görüleceğini, derdest dava dosyasında tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, iddialarının doğruluğuna yönelik olarak başlatılmış olan icra takibi sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafından haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine şeklinde karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyamız ile birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/618 Esas sayılı dosyasında birleşen davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın post makine cihazıyla, kredi kartlarıyla, internet üstü vs. Kartlarla kesilen otobüs biletlerinin bedelinin otomatik olarak davalının banka hesabına intikal ettiğini, davalının talebi üzerine en az ayda bir kez davalı şirketin banka hesabında biriken paraların müvekkili Acente/Firmaya bildirilerek Acente/Firma faturasını kesip ... R....S ... Anonim Şirketine gönderilmiş olduğunu, kesilen faturaların karşılığı müvekkili firmaya ödeme yapılmadığını, bunun üzerine İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2020/16763 esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve bu davanın mahiyeti ve fiili irtibatı bulunan İstanbul 21 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/120 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/04/2023 tarih ve 2019/120 Esas - 2023/287 Karar sayılı kararında; ".......Dosya kapsamında alınan raporların yargı denetimine açık, ayrıntılı ve tarafların itirazlarını karşılar mahiyette olduğu, iddia ve savunma kapsamında mahkememizce bilirkişi tarafından cevaplanması istenilen hususları ihtiva ettiği değerlendirilerek hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Bu nedenle mahkememiz esas dosyasında, birleşen İstanbul 5. Asiye Ticaret Mahkemesi 2020/334 E. Sayılı dosyasında ve İstanbul 7. Asiye Ticaret Mahkemesi 2020/467 E. Sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verilmiş, alacak miktarı likit olduğundan takibe yapılan itiraz sebebiyle alacağına geç kavuşan davacının icra inkar tazminat talebi yerinde görülmüş, takibe konu asıl alacak miktarlarının %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmolunmuştur. Birleşen İstanbul 11. Asiye Ticaret Mahkemesi 2020/618 E. Sayılı dosyası bakımından ise ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, davalı yan kötü niyet tazminatı talep etmişse de davacının takibe geçmekte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile, ''Davanın kısmen kabulü ile; A-Mahkememiz esas dosyası bakımından; 1-Davanın KABULÜNE, İstanbul 18. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takibe konu asıl alacak miktarı olan 119.404,45TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; B-Birleşen İstanbul 5. Asiye Ticaret Mahkemesi 2020/334 E. Sayılı dosyası bakımından; 1-Davanın KABULÜNE, İstanbul 27. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe itirazın dava konusu edilen 189.087,14TL yönünden iptali ile takibin 189.087,14TL üzerinden devamına, 2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takibe konu asıl alacak miktarı olan 189.087,14TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; C-Birleşen İstanbul 7. Asiye Ticaret Mahkemesi 2020/467 E. Sayılı dosyası bakımından; 1- Davanın KABULÜNE, İstanbul 21. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takibe konu asıl alacak miktarı olan 448.141,79TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; D-Birleşen İstanbul 11. Asiye Ticaret Mahkemesi 2020/618 E. Sayılı dosyası bakımından; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından asıl dava dosyası ile birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/334 E. Sayılı dosyası, birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/467 E. Sayılı dosyası yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen dosyalarda davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece keşif taleplerinin hiçbir gerekçe göstermeksizin reddedildiğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, delillerin tartışılmadığını, sabit görülen vakıalar ve bunlardan çıkarılan sonuçların belirtilmediğini, bir kısım savunmaları hakkında değerlendirme dahi yapılmadan hüküm kurulduğunu, Dosya kapsamında tanzim olunun ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişsiz olduğunu, teknik bilgi ve maddi delillere dayalı bir şekilde inceleme yapılması gerektiğini, bilirkişi heyeti tarafından tespit olunan verilerin eksik incelemeye dayalı elde edilmiş olduğu açıkça raporlaştırılmasına karşın, yerel mahkemece eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının son derece hatalı olduğunu, Müvekkil şirket ve davacı arasındaki ilişkinin açıkça ortaya konulabilmesi için her iki tarafça kullanılan ... sistemi üzerinde inceleme yapılmak üzere keşif yapılması, sistemin teknik olması ve muhasebe çalışanları tarafından daha anlaşılır şekilde izah edilebilecek olması sebebi ile şirket merkezinde uygulamalı olarak sistemin anlatılmasının talep olunduğunu, buna rağmen dosya kapsamında alınan 07.02.2023 tarihli son bilirkişi ek raporunda açıkça eksik incelemeye dayalı şekilde rapor tanzim edildiği ortaya konulmasına karşın denetime elverişsiz bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuki dinlenilme haklarını ve ispat haklarını hiçe saymakta olduğunu, Huzurdaki ihtilaf bakımından her iki tarafça kullanılan, bilet satış işlemlerinin gerçekleştirildiği ... sistemi gibi yazılım ve otomasyon sistemlerinden anlayan teknik ve sektör bilirkişisinin heyete dahil edilmesi ve sistem üzerinde inceleme yapılarak neticeye gidilmesinin zorunlu olduğunu, bu durum 07.02.2023 tarihli ek bilirkişi raporu ile tespit edilmesine karşın yerel mahkemece keşif ile inceleme yaptırılmaksızın tanzim olunan denetime elverişsiz bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, Yerel mahkeme kararının içeriksel olarak bir gerekçe bulunmadığını, savunmalarının büyük bir kısmının değerlendirilmemesi, ret, kabul ya da üstün tutulma nedenlerine yer verilmemesinin hatalı olduğunu, hüküm başlığı altında gerekçe olarak nitelenebilecek hiçbir ifade bulunmadığını, mahkemenin kararında tarafların iddia ve savunmaları hakkındaki ret ya da kabul gerekçelerine açıkça yer vermek zorunda olduğunu, gerekçesiz hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesince eksik, hatalı ve çelişkili şekilde tanzim olunan denetime elverişsiz bilirkişi raporları gerekçe gösterilmek sureti ile davacının müvekkil şirketten alacaklı olduğuna dair kurulan hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini, davacı tarafından müvekkil şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen faturalara dayanılarak, davacının müvekkilden alacaklı olduğuna hükmedilmesinin son derece hatalı olduğunu, davacı tarafından tanzim olunan faturaların davacının alacaklı olduğuna karine teşkil edebilmesi için müvekkil şirkete tebliğ edilmesi gerektiğini, Dosya kapsamında alınan 20.01.2020 tarihli bilirkişi raporu ile, dava konusu 30.03.2018 tarihli ve 30.04.2018 tarihli faturalara ilişkin olmak üzere "davacı icra takibinde iki adet faturaya dayanmakta olduğunu, davanın temelini oluşturan icra takibine konu edilen 2 adet faturanın davalının defterinde kayıtlı olmadığı dosya içeriğinde anlaşıldığını, davalı defterinde kayıtlı olmayan ve dava konusu edilen 2 adet fatura kapsamındaki malların davalıya teslim edildiğinin davacı tarafça ispat ile kanıtlaması gerekmekte olduğunu" şeklinde tespitte bulunulduğunu, devamında davacının 2018 yılı BA/BS formları incelendiğinde davacı tarafından müvekkil şirkete faturalar düzenlenmişse de bunların dava konusu faturalara ilişkin olup olmadığının tespit edilemediği, bu faturaların müvekkil şirket ... Rent'in BA/BS formlarında ise kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, buna rağmen dosya kapsamında alınan 21.08.2021 tarihli bilirkişi raporunun Sonuç ve Kanaat başlıklı bölümünde 1 numaralı bendindeyse söz konusu faturalara ilişkin olmak üzere faturaların "her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, süresinde itiraz edilmediği gözetilerek" şeklinde tespitte bulunulduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında bariz bir çelişki bulunduğunu, Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması gerektiğini, huzurdaki davaya konu faturaların müvekkil şirkete usulüne uygun tebliğ edildiğinin hiçbir suretle ortaya konulmamış olduğunu, bu durumda davacı ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişkinin incelenmesi gerektiğini, oysaki dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağın ispatı konusunda, davaya konu faturaların hangi günlere ve hangi biletlere ait olduğunu yazılı belgelerle dosyaya sunmak üzere süre verilmiş olmasına rağmen davacı tarafça bu belgelerin dosyaya ibraz edilmediğini, Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin tespiti bakımından açık, anlaşılır, düzenli ve yeterli bilgi bulunmadığı tespit edilmesine karşın bu husus hiçbir şekilde gözetilmeden, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunması ve davacı tarafından nakit satılan bilet bedellerinin müvekkil şirkete ödenmediğine ilişkin savunmaları uyarınca, taraflarca bilet satışına ilişkin kullanılan ... sistemi üzerinde yerinde inceleme yapılmasına ilişkin taleplerinin hiçbir şekilde nazara alınmadığını, salt davacı tarafından tanzim olunan faturalar nazara alınmak sureti ile davacının müvekkil şirketten alacaklı olduğuna karar verilmesinin son derece hatalı olduğunu, eksik ve hatalı incelemeye dayalı hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini, Davacının acente olarak bölgesinde yalnızca müvekkil şirket adına satış gerçekleştirdiği biletler üzerinden "komisyon" hakkına sahip olup acente olarak NAKİT ödeme aldığı biletlere ilişkin ödemelerden kendi komisyonu dışındaki bedeli müvekkile ödemekle yükümlü olduğunu, davacının nakit satış yaptığı fakat kendi komisyonu dışında kalan ödenmeyen bedellerden sorumlu olduğunu, bu durumun tespit edilebilmesi için bilet satışında kullanılan ... sistemi üzerinde detaylı inceleme yapılması elzem olmasına karşın bu durum incelenmeksizin davacının alacaklı olduğuna karar verilmesinin eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğunu, zira davacı ile müvekkil şirket arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu sabit olup davacının müvekkil şirketten alacaklı olduğunun belirlenebilmesi için davacı tarafından yapılan ve karşılığı müvekkile ödenmeyen nakit satış bedellerinin ... sistemi üzerinde, sisteme vakıf olabilecek bir bilirkişi marifetiyle yerinde inceleme yapılmak üzere tespit edilmesinin elzem olduğunu, davacı ile müvekkil şirket arasındaki acentelik ilişkisinden kaynaklanabilecek alacak ve borç miktarının satış yapılan biletlerden kaynaklı olduğu sabit olduğundan, satışlara ilişkin tüm bilgilerin kayıtlı tutulduğu ... yazılım sisteminin ve ticari defterlerin yerinde incelenmesi sureti ile sonuca varılması gerektiğini, Davacı ile müvekkil şirket arasında kiracılık ilişkisi bulunmakta olduğunu, müvekkil şirket tarafından davacıya 03.10.2017 tarihinde ... plakalı otobüs kiralandığını, işbu kira sözleşmesinin davacının sözleşmeden doğan borçlarını zamanında ödememesi nedeni ile Beşiktaş 26. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, buna rağmen davacı tarafından söz konusu otobüsün müvekkil şirkete teslim edilmediğini, davacı tarafın işbu otobüsün bedelinden sorumlu hale geldiğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda müvekkil şirketin davacıdan olan alacağına ilişkin ikame olunan davanın bekletici mesele yapılması gerekirken karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, nitekim müvekkil şirket tarafından davacıya kiralanan otobüsün kira sözleşmesinin feshi akabinde müvekkil şirkete iade edilmediğini, ... plakalı otobüs bedeline ilişkin olmak üzere İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki davacı itirazı üzerine İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/473 E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini ve bu davanın derdest olduğunu, bu durumda taraflar arasında cari hesap ilişkisinin mevcudiyeti göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafça iade edilmeyen otobüs bedeline ilişkin ikame olunan işbu alacak davasının bekletici mesele yapılması talep olunmuşsa da yerel mahkeme tarafından bu hususta hiçbir şekilde hüküm kurulmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen davalar, fatura alacaklarının tahsili talebiyle başlatılan icra takiplerine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, asıl dava dosyası ile birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/334 E. Sayılı dosyası, birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/467 E. Sayılı dosyası ile açılan davaların kabulüne, birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/618 E. Sayılı dosyası bakımından; davanın reddine, karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından asıl dava dosyası ile birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/334 E. Sayılı dosyası, birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/467 E. Sayılı dosyası yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/618 E. Sayılı dosyası yönünden tarafların istinafı olmadığından bu dosyada verilen kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davalı şirket ile dava dışı ... ...Anonim Şirketi arasında imzalanan acentelik sözleşmesi uyarınca davalı şirketin ana acente olarak faaliyetlerini sürdürdüğü, acentelik sözleşmesi kapsamında ... markası adı altındaki taşımacılık faaliyetinin yürütülmesi, yolcu biletinin satışı ve acente/alt acentelikler verilmesi konusunda davalı şirketin tam yetkili şirket olarak belirlenmiştir. Davalı şirket, kendisine verilen bu yetkiye istinaden sözleşme konusu faaliyetleri ADIYAMAN ili ile sınırlı olacak şekilde yerine getirmesi bakımından işbu davada davacı sıfatını haiz ... Limited Şirketi ile 11.08.2017 tarihli acentelik sözleşmesi akdetmiştir. Acentelik sözleşmesinin konusu başlıklı 2. Maddesinde;'' İş bu sözleşmenin konusu; ... markasının kullanım hakkına ... A.Ş.' nin Ana Acentesi ve ... markası adı altındaki tüm taşımacılık faaliyetinin yürütülmesi, yolcu biletlerinin satışı ve Acente/Alt Acente'likler verilmesi konusunda tek ve tam yetkili olan ... ile Acente arasındaki taşımacılık ve bilet satış hizmet standartlarının belirlenmesi ve hizmetin uygun şekilde yürütülmesine ilişkin esasların belirlenmesidir. '' Sözleşmenin ücret ve ödeme şekli başlıklı 7. Maddesinde ise;'' Acente, satışını yaptığı her yolcu bileti için bilet başına... tarafından belirlenecek % 15 ila % 35 arası oranda komisyon alacaktır. Acente, satışlar için düzenlediği faturayı, satışı yaptığı ayı takip eden ayın onuncu günü...'a iletir. '' hükmü düzenlenmiştir. Taraflar arasında ayrıca davalı kiraya verene ait ... sayılı otobüsün davacı kiracıya kiralanması konusunda 11.08.2017 tarihli taşıt kira sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin tarafların yükümlülükleri başlıklı 4. Maddesinde;'' 1.Kiraya veren, ... plaka saylı otobüsü sözleşmenin imzalanması ile birlikte teslim etmiştir. 3.Yakıt alımları için TTS, otoban ve köprü geçişleri için OGS, HGS, araç takibi için ATS gibi uygulamalar için montaj, cihaz, depozitoları, kullanım bedelleri kiracı tarafından karşılanacaktır. 19.Aracın periyodik bakım ve kontrolleri kiracı kiraya veren ... ... A.Ş. dışında başka bir servise aracı götürmeyecektir. Başka bir servise bakım ve onarım yaptırılması hali kiraya veren için tek taraflı fesih nedenidir ve kiracı bu fesih nedeni ile hiçbir hak ve alacak talebinde bulunamaz. '' hükmü düzenlenmiş, sözleşmenin 5. Maddesine göre aylık kira bedelinin 7.000,00 TL. +KDV, yıllık toplam 84.000,00 TL. + KDV olarak belirlenmiştir. Davacı taraf sözleşmeye göre hak ettiği acentelik komisyonlarını alamadığını, bu amaçla düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini iddia etmektedir. Esas dava ve birleşen davalar söz konusu ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan takiplere vaki itirazların iptali davalarıdır. Davalı taraf ise, peşin satılan bilet bedellerinin davacı uhdesinde kaldığını, ayrıca kiralanan otobüsün kira bedelleri, tamir masrafları ve trafik cezalarının mahsubu ile borçlu olmadıklarını iddia ve savunmada bulunmuştur. Tarafların mal ve hizmet satımı ve alımına ilişkin BS/BA formları ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilmiş, Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun yetersiz olması ve itiraz edilmesi üzerine mali müşavir, hukukçu ve taşıma uzmanı bilirkişilerden tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle rapor alınmış, davalı vekilinin bilirkişi heyet raporuna itiraz etmesi üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış ve istinafa konu karar verilmiştir. HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Bu hükümle birlikte ilk derece mahkemesince sunulan deliller, bilirkişi heyet raporundaki tesbitler gözetildiğinde, asıl ve birleşen dosyalarda davalı vekilinin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. HMK 282 maddesindeki "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemesi gözetildiğinde; Asıl ve birleşen dosyalarda davalı vekili tarafından ileri sürülen diğer istinaf sebepleri yargılama aşamasında verdiği beyan dilekçeleri ile de ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddiaların tartışılıp değerlendirildiği anlaşılmıştır. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre; Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinde, davacı şirkete verilecek acentelik komisyonunun %15-35 arasında olacak şekilde davalı ... AŞ tarafından belirleneceği düzenlenmiş olup, tarafların çalıştıkları dönemde hangi oranlarda komisyon verilmesinin kararlaştırıldığına dair delil ibraz edilmediği ve dosya kapsamından bilirkişilerce tespit edilememiştir. Asıl davaya konu İstanbul 18. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyası, birleşen, İstanbul 5. ATM 2020 / 334 E. Sayılı dava dosyasına konu İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası, birleşen, İstanbul 7. ATM 2020 / 467 E. Sayılı dava dosyasına konu İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı icra dosyasındaki takiplere dayanak faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olması (TTK.m.222/3) ve bu fatura bedellerinin aylar itibariyle davalı tarafça davacı acenteye bildirilerek fatura kesilmesi ve faturaların davalı tarafından ticari defterlere kaydedilip süresinde itiraz edilmemesi sebebiyle (TTK.m.21/2) bu dosyalarda davacı tarafın alacaklı olduğu tespit edilmiştir. İtirazın iptali davası takip hukukuna sıkı sıkıya bağlı dava olduğu, asıl ve birleşen davalara konu icra takipleri faturaya dayalı itirazın iptali davası olup davalı tarafça icra takiplerine dayanak fatura bedellerinin ödendiği ispat edilemediği gibi davalı tarafın, takip konusu fatura bedellerinin davacı acentenin nakit sattığı ve uhdesinde kalan bilet bedellerinden mahsup edilerek ödendiği iddialarının yazılı delillerle ispat edilemediği anlaşılmıştır. Davaya konu icra takiplerine dayanak faturaların taraflar arasındaki acentelik sözleşmesine göre düzenlendiği, davalı tarafın gerek cevap dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü araç kiralama sözleşmesi iş bu davanın konusunu oluşturmadığı, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklı davalı tarafın alacak iddiası ayrı bir davanın konusunu oluşturduğu, davanın cari hesaptan kaynaklı itirazın iptali davası olmadığı gibi kiralanan otobüsün kira bedelleri, tamir/bakım ve ceza giderleri ile mahsup edilerek ödendiği iddialarının da yazılı delillerle ispat edilemediği anlaşılmıştır. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre asıl ve birleşen dosyalarda davalı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin kabul edilen asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin asıl dava dosyası ile birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/334 E. Sayılı dosyası, birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/467 E. Sayılı dosyasına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden asıl ve birleşen dosya davalısı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Asıl dava yönünden; Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.156,51 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.039,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.117,39 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/334 E. Sayılı dosyası yönünden; Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.916,54 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.229,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.687,41 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/467 E. Sayılı dosyası yönünden; Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 30.612,56 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 7.653,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.959,42 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince asıl dava dosyası ile birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/334 E. Sayılı dosyası, birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/467 E. Sayılı dosyası yönünden kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 21/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.