Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1817 E. 2026/857 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1817
Karar No
2026/857
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1817 KARAR NO : 2026/857

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/12/2022 (Dava) - 06/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/730 Esas - 2023/400 Karar DAVA : Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 12/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/05/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2023 tarihli 2022/730 Esas ve 2023/400 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.06.2022 tarihinde müvekkilinin yaya olduğu sırada dolmuşa binmek için yola inmesiyle davalının sigorta şirketinde sigortalı ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın meskun mahal hız sınırlarını da aşarak seyahati esnasında müvekkiline çarpması nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin kaza nedeniyle dalağını kaybettiğini, müvekkilinin zararın giderimi için davalı tarafa tarafa 28.09.2022 tarihinde başvurulunun yapıldığını ve 05.10.2022 tarihinde "...Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; ....plaka sayılı sigortalımız araç sürücüsü ...‘ın kusursuz olduğu, mağdur yayaya herhangi bir temasın olmadığı tespit edilmiştir. Bu durum Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği teminat dışı olup tarafınıza herhangi bir ödeme yapılamayacaktır. Durumu bilginize sunarız..."Şeklinde polis memurlarının düzenlediği kaza tespit tutanağına rağmen sigortalı araç sürücüsünün müvekkiline herhangi bir temasının olmadığının tespit edildiği belirtilerek başvurularının reddedildiğini, tarafların arabuluculuk aşamasında anlaşamadıklarını, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik ile 100,00 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplamda 200,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasında sigortalı araç sürüsünün kusurunun bulunmadığından davacının başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının sigortalının kusurunu ispatlaması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "...Mahkememizce yapılan yargılama esnasında kaza anına gösterir video görüntüleri incelerek kusura ilişkin rapor alınmış ve dava dışı davalı sigorta tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kazanın oluşumu üzerinde etken nitelikte trafik kurallarını ihlal eden bir davranışının olmadığı, kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, davacının ise kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Bu kapsamda davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kusur esasına dayanmakta olup kusura ilişkin yapılan incelemede de sigortalısı kusursuz olduğundan her hangi bir tazminat sorumluluğu bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı taraf davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın sürücüsünün hızlı gittiğini, şerit değiştirme kuralına uymadığını, sinyal vermediğini, tedbir almadığını belirterek bu hususlara ilişkin tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de; dosyada kamera görüntülerinin bulunuyor olması, kamera kaydı görüntüleri itibari ile davacının bir anda yola çıktığı, yolda herhangi bir durak işaretinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının gelen davalı sigorta şirketinin sigortaladığı aracı görmediği, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün sinyal vermemesi, tedbir almadığı iddialarının kusur bakımından etkisiz olduğu, dosyada kamera görüntüleri var iken tanık beyanlarının faydasız olacağına kanaat getirildiğinden, davacının bilirkişi raporuna itirazı ile tanık dinletme taleplerinin reddine karar verilmiştir...'' gerekçesiyle; ''...Davanın REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; adil yargılanma hakkı ve savunma hakkının kısıtlandığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, tanıkları dinlenilmeksizin dosyanın karara çıktığını, bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu, kaza yeri yayaların yoğun olarak bulunduğu, dolmuşa binildiği yer olup araç sürücüsünün bu hususu gözardı ederek gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle kusuru bulunduğunu, karayollarında yüksek tehlikeyi yaratan motorlu araç sürücülerinin daha özenli davranmaları, yayaların, bisiklet sürücülerin ise daha az tehlike yaratmaları nedeniyle daha az özen göstermelerinin normal karşılanması gerektiğini, buna göre öncelikle dikkat ve özen yükümlülüğünü araç sürücüsünün sağlaması gerektiğini, bu sebeple oluşan kazada kusurlu olduğunu, delillerinde keşif deliline dayanmalarına rağmen keşif yapılmadığını, her ne kadar itiraz edip ek rapor alınmasını istemiş ve tanık kamera kaydında olmayan olayın az gerisine dayalı tanıklık yapacağı belirtilmişse de istinaf hakkı olduğunu söyleyerek itirazlarının değerlendirilmediğini, bu şekilde dosyanın uzun süre sürüncemede bırakıldığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, araç sürücüsü kusurlu olup emsal adli tıp kurulu raporu ile kusuru tespit edilmesine karşı itirazları dinlenilmeksizin, taleplerine rağmen itirazları doğrultusunda ek rapor alınmadığını belirterek; usul ve kanuna aykırı Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Somut olayda; kaza tarihi olan 25.06.2022 tarihinde davacının yaya olduğu sırada dolmuşa binmek için yola inmesiyle davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ve ....'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya çarpması nedeniyle davacının yaralandığı, davalı sigorta şirketinin davadan önce tazminat ödemesi yapmaması nedeniyle davacı tarafından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dosyada Adli Trafik Uzmanı bilirkişi ....' dan kusur raporu alındığı ve davacının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği ve mahkemece bu rapor esas alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, davacı tarafa bilirkişi raporunun 20/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça 02/06/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı yasal süresinde itiraz ettiği, somut itirazlar ileri sürdüğü, mahkemece davacının itirazları karşılanmayarak itirazlarının reddine, ayrıca davacı tanığı ....' ın dinlenilmesi talebinin de reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalara göre mahkemece varılan sonuç doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; davacının hukuki dinlenilme hakkı kapsamında öncelikle davacının tanığı dinlenilerek, davacının bilirkişi raporuna karşı somut itirazlarının karşılanması amacıyla kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespiti amacıyla İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi' nden kusur raporu alarak hasıl olacak sonuca göre hüküm tesis etmekten ibaret olmalıdır. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının ESASTAN KABULÜNE; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2023 tarihli 2022/730 Esas ve 2023/400 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-İstinaf eden davacının diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında istinaf eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1817, K. 2026/857, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1817-e-2026-857-k-0731dbd2536b