Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/181 E. 2026/674 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/181
Karar No
2026/674
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/181

KARAR NO: 2026/674

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/05/2019

NUMARASI: 2017/518 Esas 2019/464 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)

KARAR TARİHİ: 06/05/2026

KARAR YAZIM TARİHİ:11/05/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi ;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin sigortaladığı depoyu davalı yanın kusuru nedeniyle su bastığını, olayın meydana gelmesinde rögarın tıkanmasının neden olduğunu, dava dışı sigortalının hasar alan ürünleri neticesinde hasar dosyasının açıldığını, müvekkilinin bu hasarı ödediğini, hasar tutarının 02/12/2016 tarihinde 13.773,98 TL olarak sigortalısına ödendiğini bu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkilinin devlet kurumu olduğunu davanın İdare Mahkemesinde açılmasının gerektiğini, meskendeki tıkanıklık kuruma bildirildiğini, kurumca müdahale edilerek tıkanıklığın giderildiğini, dava konusu binanın iskan belgesinin mevcut olmadığını, müvekkili kurumun kuruluş kanununun maddesine göre bina içindeki tesisatın binanın sorumluluğunda olduğunu bu sebeple dava konusu olayın bina sorumluluğundaki alanda meydana geldiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, davacının iddasının gerçek dışı olduğunu müvekkili kurumun ihmalinin söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece ; "..Olayın ...'nin sorumluluğunda olan ve atık su hattının tıkanması neticesinde hatta biriken pis suyun geri teperek sigortalı işyerinin bodrum katlarını basması sonucunda burada bulunan sigortalıya ait malların sudan zarar görmesi neticesi ile gerçekleştiği, bina projesi 1997 yılına ait olup bahsi edilen tarihte heck valf sistemi mecburiyetinin olmaması karşısında davacı sigortalısının sorumlu olmadığı, yapılan keşif ve inceleme neticesinde tespit edilmiş olup, meydana gelen hasardan davalı idarenin kanalizasyon hattının muhafazası ve bakımındaki kusursuz sorumluluğuna isabet eden bedelin ise 13.773,98 TL olduğu belirlenmiş olmakla " davanın kabulü ile 13.773,98 TL'nin ödeme tarihi olan 02/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek (talep doğrultusunda ) yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sorumlu davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir

Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı ...şirketine ait işyeri için 07/10/2016-2017 tarihlerinde geçerli olmak üzere "Kapsamlı İşleri Sigorta Poliçesi" düzenlenmiş olup poliçede dahili su hasarı ek teminatlar ile teminat altına alındığı, dava konusu hasarın 21/11/2016 tarihinde meydana geldiği ve davacı sigorta şirketi tarafından oluşan emtea hasarı için sigortalısına 02/12/2016 tarihinde 13.773,98 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.

Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.

Davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceği yukarıda yer verilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı ve TTK'nın 1472.maddesi gereği tarafların tacir olması karşısında işbu uyuşmazlık yönünden asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu, sigorta poliçesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında davacının aktif husumetinin bulunduğu tespit edilmiştir.

Sigorta eksperi tarafından hazırlanan 24/11/2016 tarihli ekspertiz raporunda; Hasarın sigortalının beyanı doğrultusunda bina önündeki ve sokakta bulunan röğarın tıkanması nedeniyle, geri tepen pis suların, depo içinden geçen ana binaya ait atık su tesisat borularından taşarak, işyeri dahiline sirayet etmesi sonucu oluştuğu, yağmursuz bir günde bu tür bir hasarın olması nedeniyle de hasar nedenini dahili su olarak nitelendirildiği, bina önündeki rögardan geri tepen atık suların bina içinde bulunan emteanın üzerine sıçraması ile paletler üzerinde ve naylon ambalajlı yatak ve yatak başlığı türü emteanın bu atık sulara maruz kalmak suretiyle hasarlandığı tespiti yapılmıştır.

Sigorta uzmanı ile inşaat mühendisi tarafından düzenlenen kök ve ek raporda özetle ; "Dava dasyasında İskarı ruhsatına rastlanmadığı, ancak iskan ruhsatının olmamasının olayın meydana gelmesine etken olmadığı, olayın meydana gelmesinde binanın önündeki rögarla bağlantısı olan ana pis su hattındaki bir bölgenin tıkalı olması sonucu binanın içine pis suyun geri teptiği, pis su şebeke ağının, bakım ve denetiminin davalı idare'ye ait olduğu,...'nin gerekli bakım onarım faaliyetlerini yerine getirdiğine dair bir belgeye dava dosyasında rastlanmadığı, ayrıca yağışsız havada olayın vuku bulması nedeniyle davalı tarafın iddia ettiği koşulların oluşmasının mümkün olamayacağı değerlendirilmiş olup, bakım eksikliğinden kanalisasyon sisteminde tıkanıklık meydana geldiği mütaala edildiğinden, TBK 69. maddesi kapsamında davalı ... yönünden illiyet bağını kesen sebeplerin varlığına rastlanmadığı,

Binanın tatbik projesi 1997 yıllına yakın bir zamanda yapılmış olup kanunlar yönetmelikler geriye dönük işletilemez prensibi gereğince binaya check valf takma mecburiyetinin olmadığı, ayrıca binanın tatbik projesine check valf işlenmediği,

Davacı ... A.Ş'nin pis su baskını sonucunda depoda bulunan muhtelif emtealar (yatak ve kumaş kaplı yatak başlığı) için tespit ve tazmin ettiği tutarın makul değerlerde olduğu, 13.773,98 TL rücuen tazminat talebinin kadri maruf bulunduğu " yönünde tespit ve görüşe yer verilmiştir.

İdari yargının görevli olduğu itirazı yönünden ; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012/168 E. 2012/397 K. sayılı ve 15/06/2012 tarihli ilamında 23/11/1981 tarih ve .... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2560 sayılı ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yasa gereğince ...'nin; Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlükçe yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, Genel Kurulların tasvibine sunulacağı ve bütçesinin Kamu İktisadi Teşekküllerinde uygulanan formüle göre tanzim olunacağının belirtildiği, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18/1.maddesinde "Ticaret şirketleriyle, gayesine varmak için ticari bir işletme işleten dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince hususi hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi amme hükmi şahısları tarafından kurulan teşekkül ve müesseseler dahi tacir sayılırlar." hükmünün yer aldığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 11, 12, 13. 18/1.maddesi dikkate alındığında ... (İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) Genel Müdürlüğünün 2560 Sayılı Kanun ile kurulmuş olması TTK'nun 18/1.maddesinde özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olması, ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmekte olup yaptığı işler itibariyle de ticarethane sayıldığından tacir sıfatı taşıdığı, tacir olduğu kabul edilen ...'ye karşı açılan haksız fiilden kaynaklanan davaya adli yargı yerinde bakılacağı, bu nedenle dava konusu uyuşmazlıkta adli yargının görevli olduğu kabul edilmiştir.

6102 sayılı TTK'nın 16/1 bendinde; "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." düzenlemesi yer almaktadır.

2560 sayılı Kanuna tabi olan ...'nin gördüğü hizmetin kamu hizmeti olmasına rağmen, özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, TTK'nın 16/1 maddesi anlamında tacir sayılacağı ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiği Yargıtay içtihatları ile benimsenmiştir.

2560 sayılı ..... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununun 2.maddesinde ...'nin görev ve yetkileri düzenlenmiş, b bendinde "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", d bendinde ise "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

Aynı kanunun 17.maddesinde "Kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanması zorunludur. Bu bağlantılar, bedeli taşınmazın sahibinden alınmak suretiyle ... tarafından yapılır veya projesine uygun olarak yaptırılır.", 18.maddesinde "Yapı için belediyeden ruhsat isteyen gerçek ve tüzel kişiler, daha önce ...'den su ve kanalizasyon durumu hakkında belge almak zorundadır. ... o yerdeki su ve kanalizasyon şebekesine göre su ve kanalizasyon durum belgesi verir. Yapıların durum belgesi alınmadan veya tesisatın durum belgesine aykırı olarak yapılması hallerinde imar mevzuatının ruhsatsız yapılar hakkındaki hükümleri uygulanır. İmar planlarının hazırlık safhasında altyapı tesisleriyle uyum yönünden ...'nin de görüşünü almak şarttır.", 25.maddesinde ise "Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla ... tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilemez." hükümleri yer almaktadır.

Yine 3030 sayılı Yasanın kapsamı dışında kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliğinin "Yapı Kullanım İzni" başlıklı 64. maddesinin 7. Fıkrasında ise kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda elektrik, su, kanalizasyon, haberleşme ve benzeri hizmetlerden ve tesislerden faydalanamayacağı, bu hizmetlerden faydalanması durumunda hizmet veren idarenin sorumlu olacağı ifade edilmiştir. Yasal düzenlemeler uyarınca ...'nin kanalizasyon hattının yapım, bakım, onarım görevlerinin yanı sıra denetim yükümlülüğü de bulunmaktadır.

TBK.nun 69. (Mülga 818 sayılı B.K'nun 58) maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nın anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalı ...'' nin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır.

Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.

Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Davalıya ait kanalizasyon şebekesi ile ilgili tesislerin madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu kanalların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur. Somut olayda; ...'nin sorumluluğunda olan ve atık su hattının tıkanması neticesinde hatta biriken pis suyun geri teperek sigortalı işyerinin bodrum katlarını basması sonucunda hasarın oluştuğu, yapı maliki olan davalı ...'nin kanalizasyon sisteminin yetersiz kalması yahut bakım eksikliği nedeniyle oluşan hasardan kusursuz sorumlu olduğu, sigortalanan taşınmazda kiracı olarak bulunan dava dışı sigortalıya atfedilecek müterafik bir kusur bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir.

Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygun olup, resen yapılan incelemede kamu düzenine aykırı herhangi bir husus da tespit edilemediğinden, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde olmayıp 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davalı tarafından yatırılan 236,00 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 496,00 TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, istinaf karar harcı yönünden oy çokluğu, esasa yönelik ve sair incelemeler yönünden oybirliği ile karar verildi.06/05/2026

MUHALEFET ŞERHİ

492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu" belirtilmiştir.

Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",

1/e maddesinde "(değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" belirtilmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E. 2021/7367 K. sayılı ilamında da ''... Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/181, K. 2026/674, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-181-e-2026-674-k-cbc2fa37989c