Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1649 E. 2026/750 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1649
- Karar No
- 2026/750
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1649 Esas 2026/750 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1649 KARAR NO : 2026/750
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 22/12/2022 NUMARASI : 2022/159 Esas 2022/727 Karar
DAVA : Haksız Bloke Nedeniyle Alacak DAVA TARİHİ : 02/03/2022
KARAR TARİHİ : 11/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2026
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın müşterisi olduğunu, konkordato talebi ile Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/700 E. sayılı dosyasında 08/10/2018 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilerek İİK.m.288/1, 294. 295. 296 ve 297.maddelerinde yazılı önlemlerin alınmasına karar verildiğini, şirkete ait banka hesapları üzerinde tasarruf yetkisini sınırlandıran bir kararın ise mevcut olmadığını, şube nezdindeki hesabına 23/10/2018 tarihinde ...A.Ş. tarafından 417.000,00 TL hakediş ödemesi yatırıldığını ancak şirketin hesabı üzerinde tasarrufunun bankaca engellenerek 417.000,00 TL üzerine hukuka aykırı şekilde bloke konulduğunu, 12/02/2019 tarihinde bu kez iş yaptığı ... A.Ş. tarafından yatırılan 375.000,00 TL hakediş ödemesine de bloke konulduğunu, 12/02/2019 tarihinden bugüne kadar bu hesaptaki hakedişler üzerinde hiçbir tasarrufta bulunmasına izin verilmediğini belirterek şirketin davalı ...Şubesi'nde bulunan ... IBAN no'lu hesaplarında bulunan blokenin kaldırılmasına, yoksun kaldığı faiz gelirlerine ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.500-TL'nin ihtarnamenin tebliği ( 26/10/2018 ) tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hesabına bloke uygulayarak hesapta tasarruf eden davalının, tarafına ait kredi borcunun geri ödemelerini def'aten tahsil etmemek suretiyle zarara uğratarak haksız yere tahsil ettiği ana para faizine ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000-TL'nin tahsil edildikleri tarihlerden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı banka tarafından, ihtarname masrafı olarak hesabından tahsil edilen 573,59-TL'nin 20/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin haksız olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, banka tarafından kullanılan kredilere konu borç muaccel olduğundan borçluya Ankara 40. Noterliğinin ... Yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, davacının, gayri nakdi riski bankaya depo etmediğini, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca, borçlu şirketin teminat mektubu ve çek yasal sorumluluk bedellerinden kaynaklanan gayri nakdi riskinin devam ettiği müddetçe davacının banka hesapları üzerine risk bedeli kadar bloke koyma yetkisi bulunduğunu, davacının hesaplarına sözleşmeye ve hakkaniyete uygun olarak gayrinakdi risk bedeli kadar bloke konulduğunu, davacının, dava tarihi itibariyle de gayri nakdi riski devam ettiğini, davacının mesnetsiz iddialarının ve taleplerinin reddi gerektiğini, davacının,...IBAN no-lu hesabına 23/10/2018 tarihinde ...A.Ş. tarafından 417.000,00 TL hakediş ödemesi yatırıldıktan sonra tarafından rıza alınmaksızın 101.924,36-TL'sinin kullandığı kredilerin geri ödenmesi kesintilerinin yapıldığını, 23/10/2018 tarihinde 117.862,64-TL'yi ve 25/10/2018 tarihinde 197.213,00 TL'yi ... IBAN no-lu hesabına aktardığını ve 25/10/2018 tarihinde bu hesaptaki 315.075,64-TL'ye bloke konulduğunu, borçlu şirket tarafından defaten ödeme talebinde bulunulmadığı müddetçe bankanın davacı müşteri yerine geçerek talep olmaksızın taksit tahsil yönteminden başka bir tahsil yöntemine geçilemeyeceğini, davacı ile imzalanan sözleşmeler ve sair mevzuat hükümleri uyarınca, vergi, ihtar ve takip masraflarını ödeyeceğini kabul ve taahhüt eden davacının haksız iddialarının reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı bankanın krediyi 08/10/2018 geçici mühlet tarihinde kat ettiği, ancak borcu muaccel hale getirmeye ilişkin bu ihtarın konkordato kapsamında engellenmediği, davalı bankanın, GKS’nin 11. Maddeki rehin hakkını kullanmak için hesapları kat etmesine gerek olmadığı, davalı bankanın, sözleşmelerinde yer aldığı üzere davacının mevduatları (her türlü hak ve alacağı üzerinde) rehin ve hapis hakkı bulunduğu, Konkordato kurumunda da rehine ilişkin hükümlerin ayrık tutulduğu, davalı bankanın sözleşme kapsamında, davacının alacağına ilişkin rehin hakkını kullanabileceği, bu kapsamda davacının, davalı bankaya Gayrinakit Krediden kaynaklı 224.000,00 TL borcunun bulunduğu ve davacının hesap bakiyesinin 32.673,61-TL olduğu, davalının, davacıdan alacaklı olup rehin hakkı kapsamında hesaba bloke koymakta haklı olduğu gerekçesiyle; "davacının davasının reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; şirket hakkında Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/700 esas sayılı dosyasında, 08/10/2018 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiğini, davalı banka tarafından, geçici mühlet kararına ve konkordatonun işlevine aykırı olacak şekilde şirketin hesaplarına gelen bakiyelere bloke konulduğunu, alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, mahkeme tarafından hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, şirket ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmedeki şartların genel işlem koşulu olduğunu, bu nedenle haksız el koymayı hukuka uygun hale getirmediğini, hesabındaki bakiyeye el konularak şirketin işbu bakiyeyi nemalandırmasına engel olunması ile zarara uğratıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı bankanın, bloke konulan hesaptan nefes kredisini tek seferde kapatmak yerine anapara faizi işlemesine sebebiyet vererek şirketin zararına sebebiyet verdiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, davacı şirketin hesabına konulan blokenin kaldırılması, bloke nedeniyle uğranılan faiz gelirine ilişkin kaybın tahsili, hesapta para bulunmasına rağmen defaten tahsil edilmeyen kredi borcu nedeniyle uğranılan zarar ile hesaptan kullanılan ihtarname masrafının tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan; Ankara 1. ATM'nin 2018/700 Esas sayılı dosyasında Konkordato başvurusu nedeniyle 08/10/2018 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiğini, davalı bankaca da aynı gün kredi hesabının kat edilmesiyle davalı banka nezdinde bulunan hesaplarına bloke konulduğunu ve hesapları üzerinde mahkemece verilmiş bir tedbir kararı bulunmamasına rağmen tasarruf etmesinin engellendiğini, bu süreçte hesaplarına yatırılan hak ediş bedellerine el konularak bu tutarları kullanmasının haksız şekilde engellendiğini, yine bankaca, blokeli tutardan bir kerede tahsil etme imkanı varken taksitler halinde kredi borcunun tahsili nedeniyle faiz yönünden de zarara uğratıldığını ileri sürerek haksız bloke ve hesapta para bulunduğu halde taksitler halinde kredi borcunun tahsili nedeniyle uğradığı tüm zararlarının tahsilini istemiş, Davalı yan, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile Bankacılık kuralları gereği hesaplara yatırılan hak edişler üzerinde geri ödenmeyen muaccel kredilere ilişkin bloke ve rehin hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı olduğu üzere davanın reddine yönelik karar verilmiştir. Taraflar arasında 07/09/2015 ve 27/07/2017 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin 24. Bankanın Hesapları Kesme ve Sözleşmeyi Fesih Hakkı başlıklı maddesinde; ".. Kredi geri ödemeleri için bir vade tarihi veya ödeme planının belirlendiği durumlarda, vade/ödeme tarihinde Banka alacakları muaccel hale gelir. ……tüm gayri nakdi kredilerin tazmin edilmesi ve söz konusu tutarın Bankaca belirlenecek süre içinde ödenmemesi yada gayri nakdi kredilerin tazmin edilmesi ve söz konusu tutarın Bankaca belirlenecek süre içinde ödenmemesi yada gayri nakdi kredilerinin dönemsel komisyon tutarlarının gününde ödenmemesi halinde borcun muaccel hale geleceğini, kredi hesaplarından birisine Bankaca muacceliyet verilmesi halinde, vadesi gelmemiş olsa dahi, muacceliyete sebebiyet veren temerrüt halinin, Bankanın diğer kredilerini de muaccel hale getireceğini kabul ve taahhüt ederler." hükmüne, 25.Bankanın Her Zaman Takibe Geçme ve Tedbir İsteme Hakkı başlıklı maddesinde; " a) Kredi taşınır veya taşınmazların rehni ile teminat altına alınmış veya teminat olarak verilmiş olan senetlerin henüz vadeleri gelmemiş, yahut teminat mektupları tazmin edilmemiş olsa dahi; Banka, alacağının kısmen veya tamamen muacilliyet kazanması halinde, haciz veya iflas yolu ile takibe geçilebilir. Banka, muaccel olsun veya olmasın, her türlü alacağı için ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı alabilir ve uygulayabilir.b) Bu sözleşmeden doğan veya Bankaya olan diğer borçlardan dolayı veya başka herhangi bir sebeple, Bankaca ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı alınmasının gerekmesi halinde; Bankanın teminat yatırmaması hususunda taraflar mutabık kalmışlardır. Ancak, mahkeme tarafından teminat istenmesi halinde diğer bankalardan alınacak teminat mektuplardan doğacak komisyon, masraf vs. ödemeler müşterinin sorumluluğundadır." hükmüne, 11.Rehin, Mahsup ve Hapis Hakkı başlıklı maddesinde; " a)Müşteri, Kart Hamili/Hamilleri ve kefil/kefiller, Banka nezdinde mevcut olan ve olabilecek her türlü hak ve alacağı, her türlü prim, mevduat hesapları, döviz tevdiat hesapları, ithal garantisi veya diğer krediler için yatıracağı marjlı tutarlar, T.C. Merkez Bankası’na yatırılan her türlü ithalat nakdi teminatı veya bloke hesabı üzerinde her çeşit yatırım fonu ve menkul kıymet hesapları üzerinde, Bankının doğmuş ve işbu sözleşmeden ve diğer sebeplerden doğacak alacakları ile T.C. Merkez Bankası’nca Müşteriye yapılan her türlü iade ve ödenti veya bloke edilmemiş vadesi gelmemiş yahut da iade olunmamış gayrinakdi kredi riskleri için rehin ve hapis hakkı olduğunu ve kendilerine bilgi verilmek suretiyle bunların bir kısmını veya tümünü bloke etmeye veya tamamen alacakları ile ihbarda bulunmadan takas ve mahsup etmeye hakkı bulunduğunu kabul ve taahhüt ederler. b)Müşteri, üzerinde Bankanın rehin hakkı bulunan teminatları Bankanın muvafakati olmaksızın üçüncü şahıslara rehin ve temlik edemez. d)Taraflar, Müşteri lehine gelmiş veya gelecek havaleler üzerinde Bankanın hapis ve rehin hakkın bulunduğu ve kendisine ihbarda bulunmadan önce de Bankanın bunları Müşteri adına kabul ve Bankaya olan borçlarına mahsup etmeye hakkı olduğu hususunda mutabıktır." hükümlerine yer verildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan GKS' nin 11. Maddesinde Rehin, Mahsup ve Hapis Hakkı yukarıda yazıldığı şekilde düzenlenmiş olup söz konusu maddeye göre müşteri, banka nezdinde mevcut olan ve olabilecek her türlü hak ve alacağında bankanın rehin ve hapis hakkı olduğunu, kendilerine bilgi verilmek suretiyle bunların bir kısmını veya tümünü bloke etmeye veya tamamen alacakları ile ihbarda bulunmadan takas ve mahsup etmeye hakkı bulunduğunu kabul ve taahhüt etmiştir. Söz konusu madde çerçevesinde, davalı bankanın, davacının banka nezdindeki her türlü hak ve alacağının rehinli olduğu kabul edilmektedir. Rehin bilindiği üzere, TMK.’nun sınırlı ayni haklar arasında kabul edilmekte, taşınır rehni ise 939 ve devamı maddelerinde düzenlenmektedir. Davalı bankanın, davacıya ait banka hesaplarındaki paraları üzerine bu rehin hakkına dayanarak bloke ve mahsup işlemi yaptığı anlaşılmaktadır. Geçici mühlet kararı, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından, İİK 294, 295, 296 ve 297. maddesindeki sonuçlar, 28/05/2021 tarihli geçici mühlet ile verilen süreyle başlamış bulunmaktadır. İİK’nun 295 maddesine göre mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Dosya kapsamına göre davacının konkordato başvurusunun, Ankara 1. ATM'nin 2018/700 E., 2020/136 K. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda reddine ilişkin karar verildiği, bu hususun uyuşmazlık konusu da olmadığı anlaşılmıştır. Somut dosya kapsamından, davacı ile davalı arasında ilk kez 07/09/2015 tarihinde GKS imzalandığı, daha sonra gerek limit artışı gerekse yeni sözleşmeler imzalanarak kredi ilişkisinin sürdürüldüğü, davalı bankanın, kredi sözleşmeleri kapsamında davacı şirkete kullandırdığı krediler yönünden 08/10/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verilmesiyle kredi ilişkisini sonlandırarak hesabı kat ettiği, davacının, hesap kat tarihinde muaccel olmuş gayri nakdi borçlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan 07/07/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; " ... Şubesi ile davacı ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 07.09.2015 tarihli 2.000.000,00 TL limitli ve 27.07.2017 tarihli 4.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden davacı şirkete nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığı, davalı banka tarafından, davacı ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti.'ne keşide edilen Ankara 40.Noterliği'nin 08 Ekim 2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile kredi hesaplarının 08.10.2018 tarihi itibariyle kat edildiği, 08.10.2018 tarihi itibariyle borç tutarının 1.912.228,01 TL olduğu, Gayrinakdi risk tutarının 1.432.400,00 TL olduğu, zorunlu çek karşılık tutarı toplamının 180.800,00 TL olduğu, ... Şubesi ile davacı ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti."ne kullandırılan nakdi krediler nedeniyle 08.10.2018 tarihi itibariyle 299.028,01 TL borçlu olduğu, banka kayıtlarına göre; inceleme tarihi (27.06.2022) itibariyle davacı şirketin davalı bankaya nakit kredilerden kaynaklı borcu bulunmadığı, ... Şubesi ile davacı ... İnş. San ve Tic, Ltd. Şti.'ne kullandırılan Gayrinakdi krediler nedeniyle 08.10.2018 tarihi itibariyle 1.613.200,00 TL borçlu olduğu, ... Şubesi tarafından davacı ... Taah. İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. lehine ... A.Ş.'ye hitaben verilen 22.02.2018 tarih ... no.lu 420.000,00 TL tutarındaki teminat mektubu tutarına karşılık 210.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığı ve söz konusu mektup nedeni ile 210.000,00 TL Mer'i temenit mektubu riski ve iade edilmeyen çeklerden kaynaklı 14.000,00 TL olmak üzere toplam 224.000,00 TL gayrinakdi borcu bulunduğu, banka kayıtlarına göre; İnceleme tarihi (27.06.2022) itibariyle davacı şirketin davalı bankaya gayrinakdi kredilerden kaynaklı toplam 224.000,00 TL borcu bulunduğu, ... Şubesinde Davacı ... İnş. San ve Tic, Ltd. Şti. adına açılan ... (...) nolu Mevduat Hesabına ; 23.08.2018-30.11.2021 tarihleri arasında koplam 1.014.070,07 TL yatırıldığı, hesaptan 23.08.2018-22.02.2022 tarihleri arasında toplam 660.583,93 TL çekildiği, 22.02.2022 tarihi itibariyle hesap bakiyesinin 353.486,14 TL olduğu ve bu tarihten sonra hesabın işlem görmediği, ... Şubesinde Davacı ... İnş. San ve Tic, Ltd. Şti. adına açılan ... (...IBAN) nolu Mevduat Hesabına; 23.10.2018 tarihinde “... No.lu Hesaptan Virman” açıklaması ile 117.862,64 TL ve 25.10.2018 tarihinde “... No.lu Hesaptan Virman” açıklaması ile 197.213,00 TL olmak üzere toplam 315.075,64 TL yatırıldığı, söz konusu hesaba; 23.10.2018-17.10.2019 tarihleri arasında Kredi Taksit ödemelerine karşılık toplam 282.402,03 TL borç kaydedildiği, (Ek-3) hesap bakiyesinin 17.10.2019 tarihi itibariyle 32.673,61 TL olduğu ve bu tarihten sonra hesabın işlem görmediği, ... Şubesinde Davacı ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. arasında 07.09.2015 ve 27.07.2017 tarihlerinde imzalanan “Genel Kredi Sözleşmeleri”nin Rehin, Mahsup ve Hapis Hakkı Başlıklı 11. Maddesinde; müşterinin, banka nezdindeki tüm hesap, kıymetli evrak, eşya vb. tüm hak ve alacakları üzerinde bankanın rehin ve hapis hakkı olduğu kabul edildiği, bu nedenle davacının alacak talebinin yerinde olmadığı" hususları tespit edilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu hükme ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine ilişkin karar verilmiştir. Bilirkişi raporu Dairemizce de hükme ve denetime elverişle bulunarak rapora yönelik davacı yanın istinaf itirazları yerinde bulunmamış reddi gerekmiştir. Hal böyle olunca, dosya kapsamına göre davacının konkordato başvurusunun, Ankara 1. ATM'nin 2018/700 E., 2020/136 K. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda reddine ilişkin karar verilmesi ve bunun sonucu olarak taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanacak olması, somut dosya kapsamında toplanan deliller, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamı, hesap kat tarihinde davacının, taraflar arasındaki kredi ilişkisi nedeniyle davalı bankaya karşı muaccel olmuş nakdi ve gayri nakdi kredi borçlarının bulunduğunun anlaşılması, davalı bankanın ...Şubesi tarafından, davacı şirkete kullandırılan nakdi krediler nedeniyle davacının, 08/10/2018 tarihi itibariyle 299.028,01-TL borçlu olduğunun, bilirkişiler tarafından banka kayıtları üzerinde inceleme tarihi itibariyle (27/06/2022) yapılan tespitlerde ise; davacı şirketin, davalı bankaya nakit kredilerden kaynaklı borcunun bulunmadığının, bu şubece kullandırılan gayri nakdi krediler nedeniyle 08/10/2018 tarihi itibariyle davacı şirketin 1.613.200,00 TL borcunun bulunduğu ve anılan şube tarafından, davacı şirket lehine ...A.Ş.'ye verilen 22/02/2018 tarihli 420.000,00 TL tutarlı teminat mektubuna karşılık 210.000,00 TL kısmi ödeme yapılarak söz konusu mektup nedeniyle 210.000,00 TL Mer'i teminat mektubu riski ve iade edilmeyen çeklerden kaynaklı 14.000,00 TL olmak üzere toplam 224.000,00 TL gayri nakdi borcunun bulunduğunun anlaşılması, bankanın ... Şubesinde davacı şirket adına açılan ... nolu mevduat hesabına 23/08/2018-30/11/2021 tarihleri arasında koplam 1.014.070,07-TL yatırılarak bu hesaptan 23/08/2018-22/02/2022 tarihleri arasında toplam 660.583,93-TL çekildiğinin, 22/02/2022 tarihi itibariyle hesap bakiyesinin 353.486,14 TL olup bu tarihten sonra hesabın işlem görmediğinin anlaşılması, davalı bankanın ...Şubesinde davacı şirket adına açılan ... nolu mevduat hesabına 23/10/2018 tarihinde “... No.lu Hesaptan Virman” açıklaması ile 117.862,64-TL ve 25/10/2018 tarihinde “... No.lu Hesaptan Virman” açıklaması ile 197.213,00 TL olmak üzere toplam 315.075,64-TL yatırılmasıyla bu hesaba; 23/10/2018-17/10/2019 tarihleri arasında kredi taksit ödemelerine karşılık toplam 282.402,03-TL borç kaydedildiğinin, hesap bakiyesinin 17/10/2019 tarihi itibariyle 32.673,61-TL olduğunun ve bu tarihten sonra hesabın işlem görmediğinin anlaşılması, davalı bankanın ...Şubesinde, davacı ... ... Ltd. Şti. ile 07/09/2015 ve 27/07/2017 tarihlerinde imzalanan “Genel Kredi Sözleşmeleri”nin Rehin, Mahsup ve Hapis Hakkı Başlıklı 11. maddesinde; müşterinin, banka nezdindeki tüm hesap, kıymetli evrak, eşya vb. tüm hak ve alacakları üzerinde bankanın rehin ve hapis hakkı olduğunun taraflarca hüküm altına alınarak tacir olan davacı yanca kabul edilmesi karşısında mahkemenin; hükme ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı bankaca, davacının, hesap kat ihtarı kapsamına göre bankaya borçlu olduğu tutarların tahsilini teminen, davacı şirket adına davalı banka nezdinde bulunan söz konusu hesaplara dava dışı şirketlerce yatırılan hak ediş tutarlarına, bankanın muaccel olmuş alacaklarının tahsili amacıyla bloke konularak bankaca rehin ile mahsup işlemleri yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığının kabulüyle ve bu nedenle davacının alacak taleplerinin yerinde olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine yönelik verilen kararında Dairemizce de bir isabetsizlik bulunmamış, davacının yerinde bulunmayan tüm istinaf istemlerinin açıklanan bu nedenlerle reddi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15- TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/06/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -