Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1571 E. 2026/1447 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1571
Karar No
2026/1447
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO : 2023/1571

KARAR NO : 2026/1447

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 10/05/2023

NUMARASI : 2021/289 Esas - 2023/460 Karar

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

DAVA TARİHİ: 21/04/2021

KARAR TARİHİ: 11/06/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 09/08/2020 tarihinde sürücü ... idaresindeki ...plakalı aracı ile ... caddesi istikametinden gelip ... Caddesi'ndeki ... Sokak'a dönüş yaptığı esnada aracının sağ arka kapı kısımlarıyla ... Bulvarı istikametinden gelip ... Caddesi üzerinden ... Caddesi istikametine seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile çarpışması sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı müvekkili ...'in söz konusu kaza dolayısıyla yaralandığını ve boynunda kırık meydana geldiğini, kazaya asli kusuruyla sebebiyet veren ...plakalı aracın davalı ...A.Ş'nin ... (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, davalı ...A.Ş’ye ödeme yapılması için 14/09/2020 tarihinde başvurulmuş ve ödeme yapılması için gerekli tüm evraklar teslim edildiğini ancak yanıt verilmediğini, Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanmadığını belirterek davacıya ödenmesi gereken 5.900,00-TL daimi maluliyet (sakatlık), 100,00-TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL sürekli bakıcı gideri ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 6.100,00-TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığının ispat edilmesi gerektiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, soruşturma veya ceza davasında uzlaşma yaptığının tespiti durumunda uzlaşma ile tüm hak ve alacaklarını aldığından, huzurdaki talepte bulunan davacı, aracın işleteni, sürücüsü veya maliki ise alacaklı ve borçlu sıfatı birleşeceğinden davanın reddinin gerektiğini, delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesinin gerektiğini, kusur ve maluliyet oranın tespit edilmesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik teminatının hem 6111 sayılı Kanun gereği hem de trafik sigortası genel şartları gereği teminat dışında olduğunu belirterek davanın reddi ile davanın ...'ya ihbarını talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, 3.409,57-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 410.000-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından müvekkil aleyhine poliçe teminat limitini aşacak şekilde hüküm kurulduğunu, geçici iş göremezliğe ilişkin talebin, tedavi gideri klozundan karşılanması gerektiğini, gerekçeli kararda zamanaşımı hususu değerlendirilmediğini, hükme esas alınan maluliyeti gösterir sağlık raporu yasaya aykırı olarak oluşturulduğunu, mahkemece davacının geçici ve sürekli işgöremezlik döneminde bakıcıya ihtiyacı olup olmayacağı, bakıcıya ihtiyaç olması halinde hangi tarihten itibaren bakıcıya ihtiyaç duyacağı, bakıcı ihtiyacının süresi (tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli) konusunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, davacının dava konusu talepleri bakımından tespit için aldırılan hesap bilirkişi raporlarında kullanılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, ... Genel Şartları hükmü uyarınca tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faizin % 1,8 olarak esas alınması gerektiğini, müvekkil şirketin hak arama özgürlüğü yeterli şekilde kullandırılmadığını belirterek istinaf talep etmiştir.

Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

Dosya kapsamından, 09/08/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışmasıyla meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni geçici iş göremezlik tazminatı ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talep ettiği anlaşılmıştır.

KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Kaza tarihi olan 09/08/2020 tarihi ile dava tarihi olan 21/04/2021 tarihi dikkate alındığında 8 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf iddia ve itirazı yerinde değildir.

Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).

İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.

Mahkemece bakıcı giderine hükmedilmediğinden bu yöndeki istinaf talebi incelenmemiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "... rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve ... rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K. sayılı kararları).

TBK'nın 54. maddesiyle KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileştirme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçeyle üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/12431 Esas - 2025/23675 Karar sayılı kararı)

Ancak somut olayda kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu sakatlık ve ölüm poliçe limiti 410.000,00 TL olup yukarıda zikredilen Yargıtay kararı uyarınca geçici iş göremezlik tazminatı da sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerekmektedir. Bu durumda davacının talep artırım dilekçesinde talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı ile sürekli iş göremezlik tazminatı toplam 471.188,09 TL poliçe limitini aştığı halde poliçe limiti hüküm fıkrasında belirtilmeden ve limiti aşar şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Bu nedenle; davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

A- Davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,

Buna göre:

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile geçici iş göremezlik tazminatı ile sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı poliçe limitini aştığından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davanın kabulü ile 410.000,00 TL'nin 24.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2-Alınması gereken 28.240,01-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.649,30-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 26.590,71-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.320,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 65.600,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Red edilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 1.708,60-TL ilk gider, 209,10-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.700,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.617,70-TL. yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 4.018,00-TL'sinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,

7-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,

B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;

1-Davalı ...A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,

2-İstinaf aşamasında davalı ...A.Ş. tarafından yapılan 91,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı davalı ...A.Ş.'ye verilmesine,

3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1571, K. 2026/1447, T. 10.05.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1571-e-2026-1447-k-694cb623aea4