Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1222 E. 2026/1731 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1222
Karar No
2026/1731
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1222 KARAR NO : 2026/1731 KARAR TARİHİ : 19/06/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2022 NUMARASI : 2021/584 ESAS 2022/1115 KARAR DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1 -... -...- ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2 -... -...- ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :19/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/584 esas 2022/1115 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, Çeke Dayalı Menfi Tespit talebine ilişkindir. Davacı tarafından, dava konusu çekteki keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olmadığı, bu çek nedeniyle davalılara borçlu olunmadığı iddia edilmiş, davalı ... ise, çeki ciro yoluyla aldığını, kaybedildiği yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını, iyiniyetli 3. Şahıs konumunda olup, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece, çekteki keşideci imzasının yapılan inceleme sonucunda davacıya ait olmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. Maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. Dava konusu çekteki, keşideciye ait imzanın, davacı borçluya ait olduğunu ispat yükü davalı alacaklılardadır. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kambiyo senetlerinde imza inkarına dayalı borçsuzluğun tespiti davalarında, kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükünün, senedi elinde bulunduran ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıda olduğu, ilk derece mahkemesince, grafoloji uzmanından alınan raporda, dava konusu çekte, keşideci adına atılı bulunan imzanın, davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davalılar tarafından, çekteki imzanın davacıya ait olduğunun ispat edilemediği, bu nedenle davacının imzası bulunmayan çek borcundan dolayı sorumlu olmadığı, çekteki imzanın sahte olduğu yönündeki def'inin mutlak def'ilerden olup, iyi niyetli olsa dahi hamile karşı da ileri sürülebileceği, bu nedenle, dava konusu çekte iyi niyetli 3. kişi konumunda bulunan davalının, sahtecilik iddiasının kendisine karşı ileri sürülemeyeceği yönündeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.415,50.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 853,90.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.561,60.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince dava değeri göz önüne alınarak kesin olmak üzere karar verildi.19/06/2026

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1222, K. 2026/1731, T. 19.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1222-e-2026-1731-k-8e1bb6e08370