Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/113 E. 2026/1114 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/113
Karar No
2026/1114
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/113 KARAR NO : 2026/1114

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/11/2022 NUMARASI : 2021/736 Esas 2022/755 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 30/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2026

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/736 Esas ve 2022/755 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili tarafından davalı şirketten 80.000 TL + KDV bedel karşılığında hidrolik pres alımı ve söz konusu makinenin müvekkili şirkete davalı tarafından teslimi hususunda anlaşma sağlandığını, hidrolik pres alımı ve söz konusu makinenin müvekkili şirkete davalı tarafından teslimi hususunda anlaşma sağlandığını, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete kaparo ve avans olmak üzere 04/12/2020 tarihinde 30.000,00 TL; 11.12.2020 tarihinde 10.000,00 TL; 14/12/2020 tarihinde 20.000,00 TL ; 18/12/2020 tarihinde 20.000,00 TL ve 08.01.2021 tarihinde 14,400.00 TL olmak üzere toplamda 94.400,00 TL ödeme yapıldığı, müvekkili şirket tarafından satın alınan makinenin tüm bedeli davalı şirkete ödendiğini, teslim için anlaşılan süre geçmesine rağmen makine müvekkili şirkete davalı tarafından teslim edilmediğini, 12.02.2021 tarihinde taraflarına davalı şirkete Karşıyaka 2. Noterliği'nin 02601 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu durumun izahını ve satın alınan makinenin 3 gün içinde müvekkili şirkete teslimini, aksi takdirde sözleşmeye aykırı davranıldığı için makinenin teslim alınmayacağı ve müvekkili şirket tarafından yapılmış olan kaparo ve ürün bedeline ilişkin ödemelerin iade edilmesi hususlarını içeren ihtar gönderildiğini, söz konusu ihtarname davalı şirkete 15.02.2021 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davalı tarafından davaya konu makinenin teslimi yapılmadığını, avans ve kapora olarak parça parça yapılan ödemelerin iadesi de yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı şirkete ödenmiş olan 94.400,00 TL 'nin işlemiş faizi ve ihtarname giderinin tahsili için Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğü'nün 2021/1643 E sayılı dosyası aracılığıyla davalı şirkete yönelik icra takibin başlatıldığını, davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini ileri sürerek davanın kabulü ile davalı borçlunun icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlu üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davayı kabul etmediklerini, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında 80.000 TL + KDV bedel karşılığında hidrolik pres (150*100 rezistans tablalı kauçuk pres) alımı konusunda bir anlaşma olduğunu iddia edildiğini ancak bu konuda herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığını, taraflar arasında anlaşma olmadığını, takibe itiraz dilekçelerinde de belirtiği gibi müvekkilinin böyle bir anlaşmayı yapması da fiilen mümkün olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen şekilde tipte bir makineyi davalı ya da bir başkası için hiç üretilmediğini, üretme konusunda anlaşma yapılmadığını, bu tip bir makineyi üretme olanağı da olmadığını, dava dilekçesinde müvekkilinin iştigal alanlarından birisinin hidrolik pres makineleri olduğu belirtilmişse de müvekkilinin hidrolik aksama sahip makinelerin üretimi değil hidrolik parçaya sahip makinelerin yedek parçasının alımı, satımı ve sınırlı olarak yedek parçasının üretimi, modifiyesi işleri ile uğraştığını, davada dava konusu işlemin dayanağını ispat yükü davacı tarafa ait olduğunu, müvekkili şirketin tüm hesaplarının dökümünün istenmesi talep edilmişse de bunların bu şekilde istenmesi ticari sırlarının ortaya çıkmasına sebebiyet verebilecek bir durum olduğundan gerek müvekkilimiz gerekse davacının hesap dökümleri istenirken davanın tarafları ile ilgili işlemlere ilişkin dökümlerin istenmesinin gerektiğini savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Davacı vekili delil olarak; Karşıyaka 2.Noterliği'nin 12.02.2021 tarih ve 02601 yevmiye numaralı ihtarnamesi ve tebliğ mazbatası, banka dekontları, arabuluculuk son tutanağı, Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğü'nün 2021/1643 E sayılı dosyası,carikayıt ve belgeler, tarafların ticari defterleri, belge ve kayıtlar, tanık anlatımları ve bilirkişi incelemesine dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur. Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğü'nün 2021/1643 E sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, takibin 94.400,00-TL asıl alacak üzerinden yapılan ilamsız icra takibi olduğu, takibin dayanağının makine teslimine ilişkin fatura alacakları olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalı-borçluya 16/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, takibe davalı-borçlu tarafından 22/03/2021 tarihinde borcu bulunmadığından takibe, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz edildiği, takibin durduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; taraflar arasında 80.000 TL + KDV bedel karşılığında hidrolik pres (150*100 rezistans tablalı kauçuk pres) alımı ve teslimi konusunda anlaşma olup olmadığı, davalı tarafın böyle bir anlaşmayı yapmasının fiilen mümkün olup olmadığı, Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğü'nün 2021/1643 E sayılı dosyasındaki miktar kadar davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktalarındadır. Mahkememizin 08/03/2022 tarihli celsesinde verilen ara kararı uyarınca; dosyanın SMMM bilirkişisi ile makine mühendisi bilirkişisine verilerek uyuşmazlık konusunda rapor düzenlenmesinin istenmiştir. Bilirkişiler.... ve .... tarafından mahkememize sunulan 06/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Teknik yönden yapılan inceleme neticesinde; dava konusu olan, Hidrolik Pres (150x100 resiztanstablalı kauçuk pres) , imalatı hususunda adı geçen makinenin tamamının dava konusu iş yerinde yapılmasının mümkün olmadığı, Makinanın alt tablasının, metal ana gövdesinin, hidrolik pompasının, rezistanslarının, mil ve cıvatalarının dışardan temin edilerek bu işyerine getirilmesi halinde, Montajının, kauçuk hortum bağlantı elaman ve kauçuk haortu montajlarının yapılarak dava konusu presin çalışır halde davacıya teslim edilebileceği kanaatine ulaşıldığı bildirilmiş, Muhasebe yönünden yapılan inceleme neticesinde; davacı tarafın resmi defter kayıtları ve belgelerinin incelenmesi neticesinde; İlgili mevzuat gereği; davacı şirket tarafından sunulan 2020-2021 yıllarına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin kanuni süresi içinde açılış tasdikleri ile 2020 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin yapıldığı, ancak 2021 yılı Yevmiye Defterinin son kapanış tasdik tarihinin 30.06.2022 olması sebebiyle henüz kapatılmadığı, davacı şirket resmi defterlerinde; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 94.400,00-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği, davalı tarafın resmi defter kayıtları ve belgelerinin incelenmesi neticesinde; İlgili mevzuat gereği; Davalı şirket SMMM’si tarafından sunulan 2020-2021 yıllarına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin kanuni süresi içinde açılış tasdikleri ile 2020 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin yapıldığı, ancak 2021 yılı Yevmiye Defterinin son kapanış tasdik tarihinin 30.06.2022 olması sebebiyle henüz kapatılmadığı, davalı şirket resmi defterlerinde; takip tarihi itibariyle davalının davacıya hiç borcunun olmadığı, hesabın sıfırlandığı, taraf Defter Kayıtları Arasında 94.400,00.-TL tutarında bakiye farkı olduğu tespit edilmekle; bakiye farkı sebebinin; davalının davacıya düzenlediği 08.01.2021 tarihli 94.400,00-TL tutarındaki faturanın, davalı defterlerinde davacı hesabına Borç kaydedilirken anılan faturanın davacı defterlerine hiç kaydedilmemesinden kaynaklandığı tespit edilmekle; heyetimiz makine mühendisi bilirkişisi tarafından yapılan tespitte de; “dava konusu olan, Hidrolik Pres ( 150x100 rezistans tablalı kauçuk pres), imalatı hususunda; adı geçen makinanın tamamının dava konusu iş yerinde yapılmasının mümkün olmadığı,” tespit edildiğinden; davalının davacıya düzenlediği 08.01.2021 tarihli 94.400,00-TL tutarındaki faturanın, davalı vekili beyanı ve heyetimiz makine mühendisi bilirkişisi tarafından yapılan tespite göre, kabul edilmesi mümkün olmadığından, davacı şirket defter kayıtlarını kabul etmek gerekmiş ve takip tarihi itibariyle davalının davacıya 94.400,00-TL tutarında borçlu olduğu, ayrıca faiz konusunda taktirin mahkemeye ait olduğu, bağlılık gereği davacının davalıdan takip tarihi itibarı ile 94.400,00.-TL tutarındaki alacağı için 3.718,41.-TL tutarında faiz hesap edilmiş olup (takipte talep edilen 94.400,00-TL Asıl Alacak + işlemiş faiz: 3.598,20.-TL + 270,39.-TL İhtarname gideri = 98.268,59.-TL toplam Alacak); Ayrıca talep edilen 270,39.-TL tutarındaki İhtarname giderinin taktirinin de mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Tüm dosya içeriği ve delillerin özellikle bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda:davacı vekili dava dilekçesinde davalı şirketten 80.000 TL + KDV bedel karşılığında hidrolik pres (150*100 rezistans tablalı kauçuk pres) alımı ve teslimi konusunda anlaşma sağlandığını ve bu kapsamda çeşitli tarihlerde 94.400,00 TL ödeme yapıldığını ancak makinenin davacıya teslim edilmediğini ileri sürmüş davalı ise böyle bir anlaşmayı yapmasının fiilen mümkün olup olmadığını, davacıya borcu olmadığını ileri sürmüştür. Taraf defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda 2020-2021 yılları inceleme döneminde taraflar arasında ticari bir ilişkinin var olduğu ,taraf defterleri arasında 94.400,00 TL bakiye fark bulunduğu ,farkın davalının davacıya 08/01/2021 tarihli 94.400,00 TL tutarındaki faturanın davalı defterlerinde davacı hesabına borç kaydedilirken anılan faturanın davacı defterlerine hiç kaydedilmesinden kaynaklandığı, makine mühendisi bilirkişisi tarafından yapılan tespitte de; “dava konusu olan, Hidrolik Pres ( 150x100 rezistans tablalı kauçuk pres), imalatı hususunda; adı geçen makinanın tamamının dava konusu iş yerinde yapılmasının mümkün olmadığının tespit edildiği,davalının davacıya düzenlediği 08.01.2021 tarihli 94.400,00-TL tutarındaki faturanın, davalı vekili beyanları ve makine mühendisi bilirkişisi tarafından yapılan tespite göre kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda davacı şirket defter kayıtlarının kabul edilmesinin gerektiği, buna göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 94.400,00-TL tutarında borçlu olduğu..." gerekçesi ile, davanın KABULÜ ile, davalının Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü 2021/1643 Esas sayılı dosyasında 94.400,00.TL asıl alacak 3.598,20.TL işlemiş faiz ve 270,39.TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 98.268,59 TL bakımından yapmış oluğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına, 19.653,70.TL (%20 üzerinden) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacının iddiasını ispat edemediğini, icra takibine yaptıkları itirazda belirttikleri gibi müvekkili şirket ile davacı şirket arasında makine yedek parçası üretimi ve işçiliği konusunda 80.000.TL. + KDV üzerinden bir anlaşma yapıldığını ve bu anlaşma gereği müvekkili şirket tarafından davacı şirkete 08.01.2021 tarih ve GIB2021000000003 fatura nolu KDV dahil 94.400.TL. bedelli bir adet fatura düzenlendiğini ve tebliğ edildiğini, anlaşma gereğinin yerine getirildiğini, davacının faturayı defterine işlemediğini, mahkemece eksik inceleme yapıldığını, mahkemece delillerinin değerlendirilmediğini, taraflar arasındaki tüm ticari ilişki incelenmeksizin eksik, denetleme ve hüküm kurmaya uygun olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere hiçbir delil olmadan yargılamayı gerektiren bir konuda icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ayrıca asıl alacak üzerinden değil işlemiş faiz ve fer'ileri de dahil edilerek icra inkar tazm,inatına hükmedilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, havale yoluyla ve "makina alım kaporası, sipariş avansı" açıklaması ile gönderilen bedellerin iadesinin temini için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ve “ispat yükü”ne ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır. İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Ayrıca, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle havale/eft bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. davacının delil olarak dayandığı banka havalelerinde paranın gönderiliş nedenine ilişkin "makina alım kaporası, sipariş avansı" açıklaması bulunmaktadır. Hal böyle olunca TMK.’ nun 6. maddesi ve HMK.’ nu hükümleri gereğince, paranın "makina alım kaporası, sipariş avansı" için avans/kapora olarak yapıldığını ispat yükü davacıya ait olup, davacının bu iddiasını müddeabihin miktarı itibariyle açıklamalı havaleler ve taraf ticari defter ve kayıtlarıyla birlikte kesin delillerle ispatlamasına, davalının davacı tarafından "makina alım kaporası, sipariş avansı" açıklamalı havaleler ile ödemesi karşılığında fatura kesildiği ve mal/malzeme imali/satışı ve tesliminin davalı tarafından yasal delillerle ispatlanamamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, alacağın likit ve belirlenebilir olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2022 tarih ve 2021/736 Esas 2022/755 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 6.712,72.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 1.678,18.TL harcın mahsubu ile bakiye 5.034,54.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Kararın Dairemizce taraf vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/113, K. 2026/1114, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-113-e-2026-1114-k-f4a2d5027651