Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1120 E. 2025/1127 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1120
Karar No
2025/1127
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1120 - Karar No:2025/1127 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1120 KARAR NO : 2025/1127

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2023 NUMARASI : 2021/254 E-2023/235 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 05/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/11/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasında 15.03.2017 tarihinde Saltukova Zonguldak Kanalizasyon İnşaatı işi ile ilgili “Alt Yüklenici Sözleşmesi" düzenlendiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereği tüm edimlerini süresinde ve eksiksiz bir şekilde yaptığını, idarece yapılan işlerin geçici kabullerin de yapılmış olduğunu ve davalı şirketin idareden tüm hak edişlerini eksiksiz olarak aldığını, dava konusu işe ilişkin davalı şirkete 6 adet fatura düzenlendiğini, davalı yanın faturalara itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlemiş olmasına rağmen toplam 228.600,06 TL tutarın 20.12.2017 tarihinden bugüne kadar ödenmediği, alacağın tahsili amacıyla; Ankara 18. İcra Dairesi’nin 2021 / 1498 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı şirket aleyhine takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı şirketin işi eksik ve ayıplı yaptığını, bu eksik ve ayıpların daha sonra müvekkili şirket tarafından giderildiğini, ... A.Ş.'nin Altyapı Uygulama Dairesi Başkanlığı tarafından müvekkili şirkete gönderilen 09.07.2018 tarihli ve 66097317-301.04.15.E 29598 sayılı Geçici Kabul Tutanağından önce müvekkili şirketin davacı şirkete ödeme yapması nedeniyle ayıplı ve eksik işlerin bedeli tutarında fazla ödeme yapıldığını, davacı şirketten alacaklı olduklarını, davacı şirketin sunduğu faturaların bedellerinin tevkifatlar düşüldükten sonra ödendiğini, müvekkili şirketin davacı şirketin tüm hakedişlerinin ödendiğini ve davacı şirkete borçlarının bulunmadığı belirtilerek; davanın reddi ile birlikte, davacı şirket aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura ve cari hesap ilişkisine dayalı bakiye hak ediş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, Ankara 18. İcra Dairesi’nin 2021/1498 esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı (alacaklı) şirket tarafından, davalı (borçlu) şirket aleyhine; “... Mühendislik İnşaat Ticaret Ltd.Şti. ile ... İnşaat Ticaret Ltd.Şti. arasında düzenlenen 15/03/2017 tarihli ve "Saltukova,Zonguldak Kanalizasyon İnşaatı" ile ilgili "Alt Yüklenici Sözleşmesi" uyarınca alacaklı tarafından kesilen ve borçlunun ticari defterlerine işli 6 adet faturaya ilişkin (*10/07/2017 tarih a071501 seri sıra numaralı 377.600,00 tl bedelli, **15/08/2017 tarih a071502 seri sıra numaralı 802.400,00 tl bedelli, *** 19/09/2017 tarih a071503 seri sıra numaralı 688.787,98 tl bedelli, **** 20/07/2017 tarih a071504 seri sıra numaralı 425.244,47 tl bedelli, ***** 20/11/2017 tarih a071505 seri sıra numaralı 427.360,71 tl bedelli, ****** 20/12/2017 tarih a071506 seri sıra numaralı 1.003.000,00 tl bedelli) 20/07/2017 tarihinden bugüne kadar ödenmeyen alacak tutarı" dayanak gösterilmek suretiyle, 228.600,06 TL asıl alacak, 108.685,24 TL işlemiş faiz olmak üzere 337.285,30 TL toplam alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle tahsili amacıyla 03.02.2021 tarihinde takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı (borçlu) şirket adresine 08.02.2021 tarihinde tebliği sonrasında, davalı(borçlu)şirket vekilince 09.02.2021 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içinde itirazın iptali davası açtığı, uyuşmazlığın davalının dilekçesinde belirttiği gibi davacının tüm hak edişlerini ödeyip ödemediği, takip tarihi itibariyle davacının alacağı var ise alacak miktarının ne olduğu, alacağın likit olup olmadığı noktasında toplandığı, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davalı tarafça, davacı ile davalı arasındaki eser sözleşmesine göre davacının edimlerini eksik ve ayıplı yaptığı savunmasında bulunulmuş ise de taraflar arasındaki sözleşmeye konusu işin üst işveren tarafından geçici ve kesin kabullerinin yapılmış olması ve davalının bir kısım işi kendisinin yaptığı ya da başkasına yaptırdığını ispatlayamaması nedeniyle davacının sözleşme gereğince tüm edimlerini yerine getirdiğinin kabulü gerektiği, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 179.086,16 TL alacaklı olduğu belirlenmiş ise de; davalının ticari defterlerine göre davalının davacıya olan tüm borcunu ödediği, davalıya bu iş nedeniyle borcunun bulunmadığının anlaşıldığı, davacının ticari defterlere delil olarak dayandığı, davalının defterlerine göre de alacağının tespit edilemediği, bu hali ile alacağın varlığının sübut bulduğundan söz edilemeyeceği, açıklanan gerekçelerle, alacağın varlığı ve ödenmediğine ilişkin davacı iddiası sübut bulmadığından icra takibine itirazın yerinde olduğu ve davacının davasının reddinin gerektiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, delillerin ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde açık hataya düştüğü, kararın 4. sayfasının sonunda yazılı tek gerekçesinin aksine , davalının ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıya olan tüm borcunu ödediği şeklinde tespit bulunmadığı, aksine davalının ticari defter kayıtları incelendiğinde de, davalının davacı şirkete 2018 yılı sonu 2019 yılı açılış kayıtlarına göre 228.378,76 TL bakiye borçlu olduğuna dair kaydın mevcut olduğu, talimat ile alınan ... imzalı bilirkişi raporu incelendiğinde ; esasında davalı tarafın kendi ticari defterlerine göre davacı müvekkile borçlu olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen , aynı raporunun 13. sayfasının sonunda belirtildiği üzere yerinde defter incelemesi yapılırken davalı tarafça (o an bilirkişiye) sunulan ve her iki tarafın da defterlerine işli olmayan ve somut olayda ile ilgisiz bir çek nedeniyle, her ne kadar ticari defter kayıtlarında davalının davacıya bakiye borcu gözükse de , davalının defterlerine işli olmayan çek dikkate alındığı takdirde borcun olamayacağı varsayımı ve şahsi kanaat ile düşüncesinin olduğu şeklinde rapor düzenlendiği, ... tarafından düzenlenen raporun 14. sayfasının sonunda açıkça " 4848072 seri nolu 300.000,00TL tutarlı ... çeki davalı işletmenin ticari defterlerinde bulunmamakla birlikte" denilerek , şahsi kanaatine dayanak olan çekin ticari defterlere işli olmadığının kendisi tarafından da açıkça söylendiği, dolayısı ile bilirkişi ...’ın, ticari defterlere göre değil, her iki tarafın ticari defterlerine işli olmayan bir çeke göre ve varsayıma dayalı, kendi şahsi düşüncesi ile rapor düzenlediği, mahkemece de bu raporun hükme esas alındığı, ... tarafından düzenlenen bu raporda ticari deftere göre olan somut durum ile kendi şahsi düşüncesinin ayırımı ( raporunda) net olarak yapılmadığından ve rapor mahkemece etkin bir şekilde incelenmediğinden dolayı da davalının ticari defter ve kayıtlarında davacıya bakiye borç göründüğü halde her iki tarafın ticari defterlerinde işli olmayan bir çeke ilişkin bilirkişinin şahsi düşüncelerinin mahkemece dikkate alındığı, ...'ın talimat ile düzenlediği bu raporundan sonra alınan 3 adet bilirkişi raporunun tamamında; 4848072 seri nolu 300.000,00 TL tutarlı ... çekinin dava konusu faturalar ile ilgisinin olmadığı, bu çekin somut olayda dikkate alınamayacağı, varsayım ile hareket edilemeyeceği, bu çekin iki tarafın ticari defterlerinde yer almadığının açıkça ve gerekçeli şekilde defalarca ifade edildiği, ... tarafından düzenlenen 14.02.2022 tarihli davalının itiraz etmediği ve mahkemece usuli kazanılmış hakkın dikkate alınmadığı bilirkişi raporunda hem davacı ticari defter kayıtları hem de davalı şirketin defter kayıtlarının ele alındığı talimat bilirkişi raporu ele alınarak , davacı şirketin davalıdan ( ticari defter kayıtlarına göre) bakiye 228.600,06 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, bu raporda ... tarafından düzenlenen raporun neden hatalı olduğunun 5 ve 6. sayfalarda detaylı şekilde açıklandığı, talimat yolu ile davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda; davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 6 adet 3.582.461,76 TL bedelli faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2018 yılı sonu 2019 yılı açılış fişi ile davalı şirketin davacı şirkete 228.378,76 TL bakiye borçlu olduğunu gösteren kaydının olduğunun tespit edildiği, n davacı şirkete ait ticari defterlerde 31.12.2018 tarihi sonrasında sadece 28.02.2019 tarihli işlem ile 2230 çek nolu 35.000,00 TL bedelli ... Bankası çeki tahsilatı dışında başka bir kayıt bulunmadığının görüldüğü, bu tarih ve icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 228.600,06 TL bakiye alacağının bulunduğunun tespit edildiği, buna göre tarafların ticari defterlerindeki uyuşmazlıkların 28.02.2019 olan son davacı kaydı sonrası davalı yan kayıtlarında mevcut olduğu talimat yolu ile hazırlanmış bilirkişi raporunun 17. sayfasında belirtilen ; 13 adet ödeme kaydının davacı şirket kayıtlarında yer almamasından kaynaklanmakta olduğu, 13 nolu sıradaki 4848072 nolu 25.02.2018 vadeli ... çekine istinaden 100.000,00 TL nakit ödeme için yapılan incelemede; çek örneği üzerinde davacı şirketin keşideci davalı şirketin ise lehdar olduğu ve çekin ...'a ciro edilmiş olduğu görülmüş ise de; davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında çeke ilişkin gerek davalı şirketten alış gerekse dava dışı ...'a ciro işlemlerine ilişkin kayıt ve işlem bulunmadığı, davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun 14. sayfasının son paragrafında bu çeke ilişkin "... davalı işletmenin ticari defterlerinde bulunmamakla birlikte...." ifadesinin yer aldığı, buna göre her iki yana ait ticari defterlerde kayıtlı olmayan, her zaman geriye dönük bir tarih için düzenlenmesi mümkün olabilen, 25.02.2018 vadeli çek için davalı şirket tarafından 100.000,00 TL nakit ödeme yapıldığı ifade edildiğinden banka dekontu ile teyidinin mümkün olamayacağı anlaşılan, davalı yanın davacı yana ödeme aracı olarak keşide ettiğini iddia ettiği çek bedelinin mahsubu yönünde davacı yana verildiği varsayımı üzerinden tarafınca değerlendirme ve herhangi bir hesaplama yapılamayacağının açıkça ifade edilmiş olup bilirkişi ...'ın şahsi düşüncesine göre dikkate alınması gerektiğini ifade ettiği çekin, somut olayla ilgisinin olmadığı, hiç bir tarafın ticari defterlerine işli olmadığı hususunun belirtildiği, 15.12.2022 tarihli sın bilirkişi heyetinin ek raporunda; söz konusu çeklerin ve ödemelerin davacı şirketin düzenlediği faturaların ödemesi olduğuna dair herhangi bir bağlantı kurulamadığından bu ödemelerin hesaplamada mahsup edilmediği, bu açıklamalardan sonra davacı yanın icra takibine konu ettiği 6 adet fatura toplamı olan 3.582,461,76 TL den davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı ödeme tutarları toplamı olan 3.378.375,60 TL ve 14.06.2018 tarihli 25.000,00 TL lik eft tutarı mahsup edildiğinde, davacı yanın icra takip tarihi olan 03.02.2021 tarihi itibariyle 179.086,16 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, söz konusu çekin her iki tarafın da ticari defter kayıtlarında yer almadığı, söz konusu çeklerin ve ödemelerin davacı şirketin düzenlediği faturaların ödemesi olduğuna dair herhangi bir bağlantı kurulamadığı, varsayımlar üzerinden hareket edilemeyeceğinin açıkça ifade edildiği, ...’tan sonra düzenlenen ve ikisi heyet olmak üzere toplam 3 adet raporda; 4848072 seri nolu 300.000,00 TL tutarlı ... çekinin tarafların ticari defterlerinde işli olmadığı, söz konusu çekin ve ödemelerin davacı şirketin düzenlediği faturaların ödemesi olduğuna dair herhangi bir bağlantı kurulamadığı, varsayımlar üzerinden hareket edilemeyeceği belirtilmesine rağmen mahkemece 3 raporaki tespitlerin dikkate alınmadığı, dosyada toplanan deliller ile 24.514,00 TL KDV tevkifat ödemesinin , davalı adına davacı tarafça vergi dairesine ödendiği, bu nedenle 15/12/2022 tarihli son raporda ( sonuç kısmında) " bu tutarın davacı tarafından ödendiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığından bu borç kaydının hesaplamada dikkate alınmayacağı " tespitinin hatalı olduğu ve bu tutarın raporda tespit edilen 179.086,16 TL'ye eklenmesi gerektiği ,15/12/2022 tarihli son raporda yazılı ve tarafların ticari defter kayıtlarında yer almayan, dava konusu olayla ilgisiz, açıklamasında yazılı hiç bir açıklama olmayan, 25.000,00 TL'nin mahsubu gerekeceği şeklinde tespitin hatalı olması nedeniyle, 25.000,00TL'nin de raporda tespit edilen 179.086,16TL'ye eklenmesi gerektiği, faiz başlangıcı hususunda ise; TBK'nın 117/2 maddesi ve taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca hak edişlerin ne zaman ödeneceğinin birlikte belirlendiği ve zamanında ödenmediği dikkate alındığında temerrüdün oluştuğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava,eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hak ediş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasından kaynaklanmaktadır. Davacı 15.03.2017 tarihinde Saltukova Zonguldak Kanalizasyon İnşaatı işi ile ilgili “Alt Yüklenici Sözleşmesi" düzenlendiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereği tüm edimlerini süresinde ve eksiksiz bir şekilde yaptığını, idarece yapılan işlerin geçici kabullerin de yapılmış olduğunu ve davalı şirketin idareden tüm hak edişlerini eksiksiz olarak aldığını, dava konusu işe ilişkin davalı şirkete 6 adet fatura düzenlendiğini, davalı yanın faturalara itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlemiş olmasına rağmen toplam 228.600,06 TL’nin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise geçici kabulden önce tüm ödemlerin yapıldığını, eksik ve ayıplı işler de dikkate alındığında fazla ödeme olduğundan bahisle davanın reddini talep etmiş, mahkemece davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 179.086,16 TL alacaklı olduğu belirlenmiş ise de; davalının ticari defterlerine göre davalının davacıya olan tüm borcunu ödediği, davalıya bu iş nedeniyle borcunun bulunmadığının anlaşıldığı, davacının ticari defterlere delil olarak dayandığı, davalının defterlerine göre de alacağının tespit edilemediği, bu hali ile alacağın varlığının sübut bulduğundan söz edilemeyeceği, açıklanan gerekçelerle, alacağın varlığı ve ödenmediğine ilişkin davacı iddiası sübut bulmadığından icra takibine itirazın yerinde olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; mahkemece alınan son ek raporda; davalının ticari defterlerinin incelendiği Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/23 Talimat sayılı dosyasında alınan 15.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 6 adet toplam KDV dahil 3.582.461,76 TL bedelli faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2018 yılı sonu 2019 yılı açılış fişi ile davalı şirketin davacı şirkete 228.378,76 TL bakiye borçlu olduğunu gösteren kaydın olduğunun tespit edildiği, davalının bu tarihten sonra yaptığı ödeme kayıtlarının incelenmesinde ise; 30.000.00 TL bedelli, ... Bankasına ait çekle ilgili olarak dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla bu çekin davacıya verilip verilmediği, davacı tarafından tahsil edilip edilemediğinin dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden tespit edilmesi mümkün olmadığından bu çekin ödeme olarak değerlendirilmediği, SGK ödemelerine ilişkin makbuzlar üzerinde yapılan incelemede, bu ödemelerin davalı şirketin SGK dosyasına yaptığı ödemeler olduğu, davacı şirketin ticari defterlerindeki kayıt listesinin 42 nolu sırasında "SGK Dökümanına İstinaden Mahsup" açıklaması ile 35.035,60 TL tutarla kümülatif olarak SGK giderlerinin davalı şirketten olan alacak miktarından mahsup işleminin gerçekleştirildiği, SGK ödemesinin mahsup edilmesi nedeniyle mükerrer mahsup işlemine sebebiyet vermemek için bu kayıtlar hesaplamaya dahil edilmediği, 54.675,27 TL’lik virman kaydının neye istinaden gerçekleştiği hakkında 15.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda açıklama bulunmadığı gibi dosyada bu virman kaydına ilişkin olarak herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından bu ödemenin dikkate alınmadığı, 4844513 nolu 204.000,00 TL bedelli ... çeki ve 4848072 nolu 25.02.2018 vadeli ... çekine istinaden 100.000,00 TL nakit ödeme kaydına ilişkin yapılan incelemede; ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin 25.02.2018 tarihli 4848072 seri nolu 300.000,00 TL bedelli çekin suretinden davacı şirketin keşidecisi davalı şirketin ise lehdar olduğu ve çekin ...'a ciro edilmiş olduğu, yine fotokopinin üzerinde el yazısı ile "Bu çek iade edilmiş olup karşılığında 100.000,00 TL nakit ve 204.000,00 TL’lik ... imzalı ve 4484513012120000000025000150 nolu çek elden teslim alınmıştır. ..." ibaresinin yazılı olduğu, 23.03.2018 tarihli banka dekontundan davalı firmadan ...'ın hesabına "... Mühendislikten yetişen çeke istinaden" açıklaması ile 70.000,00 TL eft yapıldığı ve ... Bankası A.Ş. K... Şubesinin 03.04.2018 (26.03.2018 in üzeri çizilerek düzeltilmiş) tarihli 4484513 seri nolu 134.000,00 TL (204.000,00 TL’nin üzeri çizilerek düzeltilmiş) bedelli çekin suretinden ise de; keşidecisinin ... olduğu hamiline yazılmış olduğu ve ... tarafından cirolandığı ve üzerinin çizilerek "ödendi" yazıldığı, 03.04.2018 tarihli banka dekontundan 4484513 nolu çekin bedeli olan 134.000,00 TL'nin ...'a ödendiği, 25.02.2018 tarihli 4848072 seri nolu 300.000,00 TL bedelli çekin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, 23.03.2018 tarihinde davacı şirkete değil ...'a 70.000,00 TL ödeme yapıldığı ve bu 4848072 seri nolu çek yerine alındığı belirtilen keşidecisinin ... hamilinin ... olduğu, 4484513 nolu çekin düzeltilerek 204.000,00 TL yerine 134.000,00 TL’nin ...'a ödendiği anlaşılmakla söz konusu çeklerin ve ödemelerin davacı şirketin düzenlediği faturaların ödemesi olduğuna dair herhangi bir bağlantı kurulamadığından bu ödemelerin hesaplamada mahsup edilmediği, 25.000,00 TL ödeme kaydına ilişkin olarak da dosya kapsamında yer alan 14.06.2018 tarih 247948 sıra nolu ... Bankası dekont örneğinden davacı şirketin ... hesabına davalı şirket tarafından EFT gönderim işleminin gerçekleşmiş olduğu, söz konusu banka dekontu incelendiğinde ödemenin açıklamasında “... MÜH” yazılı olduğu, her ne kadar bu eft işlemi davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişki olduğuna veya bu ödemenin başkaca bir borcun ödemesi olarak gönderildiğine dair dosyada bilgi bulunmadığından bu ödemenin hesaplamada davalının borcundan mahsup edilmesi gerektiği, bu durumda davacının icra takibine konu ettiği 6 adet fatura toplamı olan 3.582,461,76 TL’den davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı ödeme tutarları toplamı olan 3.378.375,60 TL ve 14.06.2018 tarihli 25.000,00 TL’lik eft tutarı mahsup edildiğinde, davacının icra takip tarihi olan 03.02.2021 tarihi itibariyle 179.086,16 TL alacaklı olduğu, dosya kapsamında davacı tarafından davalıya gönderilen herhangi bir ihtarnameye rastlanmadığından, davacının alacağına icra takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesini talep edebileceği kanaatine varıldığı belirtilmiş olup rapor denetime elverişli olduğundan ve davacının, tarafların ticari defterine dayandığı, münhasıran davalının defterine dayanmadığı, mahsup edilen ödeme ve tevkifat doğru olup davacının faturaları tevkifatsız hazırladıktan sonra tevkifata yönelik borç kaydı açmasının ve bu bedelin davalı adına ödeme olarak kabul edilemeyeceği dikkate alındığında taraf beyanları ve delilleri ile alınan bilirkişi raporlarına göre davacının bakiye 179.086,16 TL bakiye alacağının bulunduğu, davalı tarafça ödeme olarak kabul edilen miktardan fazlasının ve 300.000,00 TL çek ile ödeme iddiasının usul ve yasaya uygun deliller ile ispatlanamadığı ve davacının işlemiş faize dayandığı sözleşme maddesinin TBK’nın 117. maddesi kapsamında temerrüde düşürücü nitelikte olmadığı ve davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından 179.086,16 TL asıl alacak üzerinden takibin devamı, fazlaya ve işlemiş faize yönelik talebin reddi ile alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkarın reddine karar verilmesi gerekirken raporda incelemesi yapılıp neden kabul edilmediği açıklanan ödemeler sonucunda davalı defterinde alacak görünmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 179.086,16 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına fazlaya ilişkin talep ile işlemiş faize yönelik talebin reddine, yasal şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebi ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2023 tarih ve 2021/254 Esas, 2023/235 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın kısmen kabulü ile, Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2021/1498 sayılı takip dosyasında davalının itirazının 179.086,16 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu icra takibinin bu miktar üzerinden ve takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talep ile işlemiş faize yönelik talebin reddine, 4-Davacının icra inkar tazminatı,davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 12.233,37 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 4.073,56 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.159,81 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça ödenen 59,30 TL başvurma harcı ile 4.073,56 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davada kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davada reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 286,30 TL tebligat- posta gideri ve 3.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.486,30 TL yargılama giderinden davada kabul edilen orana göre hesaplanan 1.850,87 TL'sının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre heseplanan 828,20TL'sinin davalıdan, 731,80 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 11-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 12-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf İncelemesi yönünden: 13-Davacı tarafından ödenen 269,85 TL peşin istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 14-Davacı tarafından ödenen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 30,00 TL tebligat masrafı ve 200,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 968,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 05/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1120, K. 2025/1127, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1120-e-2025-1127-k-7f4c1f0db407