Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1272 E. 2025/1344 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1272
- Karar No
- 2025/1344
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2023/1272 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1344
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/312 E 2023/199 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 12/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin ... adresinde bulunan taşınmazda hakim hissedar olduğunu, taşınmaz KKİS ile inşaat yapılması için ...'a verildiğini, üçüncü kişi yüklenici ... tarafından inşaatın tamamlandığını, ancak binaya konulacak jeneratörün alınmadığını, müvekkili üçüncü kişi yükleniciyi kendi bulduğu ve kefil olduğu için sorun yaşanmaması için jeneratörü kendisi almayı taahhüt ettiğini, bu sebeple üçüncü kişi hissedarlardan ... ile 09.02.2021 tarihinde protokol imzalandığını, bahsi geçen protokolün 4. maddesine istinaden müvekkili 150.000,00 TL'lik teminat senedini imzalayarak teslim ettiğini, bu senedin davalı ... adına tanzim edildiğini ve muhafaza edilmek üzere kendisine verildiğini, müvekkilinin jeneratörü alarak binaya montajını yaptırdığını ve çalışır vaziyette teslim ettiğini, teminat senedi bedelsiz kaldığından müvekkiline iadesinin gerektiğini, müvekkilinin defalarca senedin iadesini talep ettiğini, ancak iade yapılmadığını, iade yapılmadığı gibi Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6856 Esas sayılı icra takibi başlatıldığını ve ödeme emrinin müvekkili şehir dışında bulunduğundan 22.04.2022 Cuma günü muhtara teslim edildiğini, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu, gereği icra edildiği için bedelsiz olduğunu belirterek Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6856 Esas sayılı icra takibine konu 19.02.2021 tanzim tarihli, 30.03.2021 vadeli, 150.000,00 TL miktarlı teminat senedi nedeniyle borçlu olmadıklarının, senedin bedelsiz olduğunun tespiti ile takibin iptalini, davalı alacaklı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28/02/2023 tarihli davanın tamamen ıslahına ilişkin dilekçesi ile icra takibine konu teminat senedi ve dayanak işlemlerinin hata, hile, aldatma ve aşırı yararlanma sureti ile alındığını ve bedelsiz olduğunu belirterek Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6856 Esas sayılı takibine dayanak senedin bedelsiz olduğunun tespitine, takibin iptaline ve davalı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, davacı yanın iddialarının doğru olmadığını, davacının borçlu olmadığının ispat yükü altında olduğunu, alacağın mücerret, soyut bir borç ikrarı niteliğinde olan kambiyo senedine bağlı olduğunu, bu nedenle alacağın varlığını ispatlamasına lüzum olmadığını, senetle ispat zorunluluğundan bahsedilse de esasen burada ispat diğer kesin deliller ile de olabileceğini, ikinci ispat kuralının senede karşı senetle ispat kuralı olduğunu, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat olunamayacağını, bu durumda ispat konusu hukuki işlemin değerine bakılmaksızın kesin delil ile ispatlanması gerektiğini, davacının teminat senedi vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı vekili davanın tamamen ıslahına ilişkin dilekçeye karşı sunduğu cevap dilekçesinde, ıslah dilekçesinde ileri sürülen vakıaların gerçekleşmediğini ve ayrıca davacının iddialarının zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalının alacağının senede dayanması karşısında dava konusu senedin teminat senedi olduğunu kesin bir delille ispat edemediğinden davacı yana yemin delili hatırlatılması yapıldıktan sonra yemin deliline müracaat etmeyeceklerini beyan ederek, davacı yanın tam ıslah dilekçesi sunduğu, tam ıslah dilekçesindeki vakıaların hata, hile, korkutma ve aşırı yararlanma iddiaalarına ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 28 ve 39. maddelerinde hata, hile, korkutma ve aşırı yararlanmaya ilişkin iddiaların 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmesi gerektiği, davacı taraf ıslah dilekçesi ile hata, hile, korkutma ve aşırı yararlanma iddialarında bulunmuş ise de sadece iddianın ileri sürülüş şekli dahi gözetildiğinde hata, hile, korkutma ve aşırı yararlanma vakaları somut olayda gerçekleşmediği, bu vakaların gerçekleştiğinin kabulü halinde dahi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 28 ve 39. maddelerinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre, ıslahın yapıldığı tarih itibariyle geçmiş olduğundan ve öncelikle usule ilişkin nedenlerin gözetilmesi gerektiği nazara alınarak davanın usulden reddi gerektiği, eldeki dava nedeniyle davalının alacağına kavuşması geciktiğinden, davalı yararına İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği, tam ıslah dilekçesinde hata, hile, gabin iddialarının yanı sıra teminat senedi ve bedelsizlik iddialarına da yer verildiği, bu iddialar ile ilgili bildirilen tanıklar dinlenmeksizin eksik inceleme ile karar verildiği, müvekkilinin kötüniyetli olmadığı gözetilmeksizin aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilemeyeceği, senedin dosya kapsamına sunulan protokol kapsamında teminat senedi olduğu ve jenaratörün teslimi sonrasında bedelsiz kaldığı hususunun ispat edildiği, müvekkilinin gabin durumunda olduğundan bu zor durumu ve hileli işlemler ile senedin alındığı, işin yapılmasına karşın iade edilmediği, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi kararının hatalı olduğu, sürenin sona ermediği, irade sakatlığına dair tek bir tahkikat işlemi yapılmadığından ispat edilemediğine dair gerekçenin hatalı olduğu, dosya kapsamına sunulan yazışmaların iddialarını doğruladığı, bunların yazılı belge mahiyetinde olduğu bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık takibe dayanak bononun bedelsiz olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, teminat, bedelsizlik hile ve gabin iddialarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Somut olayda, davacı vekili, dava dilekçesiyle Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6856 Esas sayılı takip dosyasının dayanağı olan 30/03/2021 vade tarihli ve 150.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi olduğunu, teminat koşullarının yerine getirildiğini ve böylelikle senedin bedelsiz kaldığını iddia ederek menfi tespit isteminde bulunmuş, 28/02/2023 tarihli tam ıslah dilekçesi ile söz konusu senedin ve dayanak işlemlerinin teminat senedi olduğunu, teminat koşullarının yerine getirildiğini ve bedelsiz olduğunu, ayrıca hile, aldatma ve aşırı yararlanma sureti ile alındığını/yapıldığını, senedin bedelsiz olduğunu belirterek menfi tespit isteminle bulunmuştur. Davalı taraf cevap ve tam ıslah dilekçesine vermiş olduğu cevapta ileri ileri sürülen vakıaların gerçekleşmediğini ve ayrıca davacının iddialarının zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Mahkemece her ne kadar aşırı yararlanm ve hile ile senedin alındığına dair iddialar yönünden hak düşürücü süre içerisinde iddiaların ileri sürülmediği belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiş ise de davacı yanca 28/02/2023 tarihli dilekçe ile davanın tamemen ıslah edildiği, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin ilk davanın açıldığı tarihteki duruma göre dikkate alınması gerektiği, ilk davanın 27/04/2022 tarihinde açıldığı, dava konusu senedin 19/02/2021 tanzim 30/03/2021 vade tarihli olduğu, teminat ve bedelsizlik iddiasına konu jenaratörün 15/10/2021 tarihinde teslim edildiği, icra takibinin davalı yanca 07/04/2022 tarihinde yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre hata, hile, ikrah her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Sözleşmeyle bağlı olmadığı bildirimi (iptal hakkı), irade bozukluğunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir. (1.Hukuk Dairesinin 2014/11612E, 2014/ 14462K, 18.9.2014 tarihli-, 2013/21405E, 2014/50K, 13.1.2014 t.li, 2016/11701E, 22.12.2016 t.li, 2003/52E, 2003/762 K, 22.1.2003 t.li v.d.birçok karar). Mahkemece somut olayda yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde davacı yanca süresi içerisinde hile ve gabin iddialarının ileri sürüldüğü kabul edilerek öncelikle davacı yanın aşırı yararlanma, hata, hile iddialarına ilişkin tanık dahil tüm delilleri toplanarak iddiaların ispat edilip edilemediği üzerinde durulduktan sonra davacı yanın teminat iddiasına dayalı bedelsizlik iddiaları ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile usulden red kararı verilmesi doğru değildir. Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/312 Esas, 2023/199 Karar ve 29/03/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 12/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Katip... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."