Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/969 E. 2026/930 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/969
- Karar No
- 2026/930
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/969
KARAR NO:2026/930
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:21/12/2021
NUMARASI:2016/1047 Esas, 2021/916 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak -Manevi tazminat
KARAR TARİHİ:02/07/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan, ürünlerin ayıplı olması sebebi ile ödenen bedelin iadesi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı; taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı iş sahibi vekili; Davacının, davalı ile acı ve tatlı biber salçası yapımı, fason üretim, domates salçası üretim, biber salçası üretimi, közlenmiş biber üretimi, salça üretimi işlerini içeren 28/05/2015 tarihli 7 adet sözleşme yaptığını, davalının süresinde ve sözleşmeye uygun ürün teslim etmemesi üzerine 25/01/2016 tarihinde Kartal ... Noterliği aracılığı ile ihtarname gönderilerek sözleşmedeki şartlara uygun, süresinde ürün tesliminin istendiğini, bunun üzerine bazı ürünler teslim edilmiş ise de bu ürünlerin sözleşmeye uygun olmadığı görülünce; Kartal .... Noterliğinin 13/05/2016 tarihli ihtarnamesi ile tüm ürünlerin aynı ile değiştirilmesi aksi taktirde davacının zararının karşılanması gerekeceğinin ihtar edildiğini, davalının 25/05/2016 tarihli cevabı ile ihtarnameyi reddettiğini bildirdiğini, ayıplı ürünleri değiştirmeyip davacının yedinde bıraktığını, bu aşamadan sonra Gemlik Sulh Hukuk Mahkemesi 2016/34 D.İş dosyası ile bilirkişi raporu alındığını, bu rapor ile ürünlerden turşuların standartlara uygun olmadığı ve tüm ürünlerin ayıplı olduğunun tespit edildiğini, davacının da Türk Borçlar Kanununun 117,227 ve Türk Borçlar Kanununun 123-124-125 maddeleri gereğince; Kartal ... Noterliğinin 24/10/2016 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeden döndüğünü, borcun ifa edilmemesinden doğan müspet ve menfi zararların giderilmesini, sözleşme gereği davalıya önceden ödediği bedelin iadesini, hatalı ürünler nedeniyle uğradığı zararların tazminini istediğini ihtar ettiğini, davalının 13/05/2016 tarihi itibarıyla temerrüte düştüğünü, belirterek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere; davacının avans ve emanet kaydıyla yapmış olduğu 106.751,26 TL'nin, 16.032 adet közlenmiş biber, 1.393 adet teneke turşu için ödenmiş olan 65.029,56 TL 'nin temerrüt tarihi olan 13/05/2016 tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle birlikte davalıdan tahislini, davacının üzüntü ve kederi için 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dav etmiştir.Mahkemece 21.12.2021 tarihli karar ile; Talimat yoluyla davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi ile yapılan incelemede; davacının 106.751,21 TL alacaklı olarak görüldüğü, talimat yoluyla dava konusu davacıya teslim edilen ürünler üzerinde gıda mühendisi bilirkişinin yaptığı inceleme sonucu rapora göre; közlenmiş biberler üzerinde inceleme yapılmadığı (satılmış olduğundan), turşuların ise standartlara uygun olmadığının tespit edildiği, ayrıca Gemlik Sulh Hukuk Mahkemesi 2016/34 D.İş dosyasındaki, bilirkişi ...'ın raporuna göre; hem közlenmiş biberde hem de turşularda ürünlerin tamamının ayıplı ürün olduğu tespit edildiği, davalı tarafın defterleri üzerinde inceleme yapılması için yazılan talimat sonunda; bilirkişi raporuna göre iade edilmesi gereken 106.751,27 TL, hatalı ürünlerin 65.029,56 TL olarak tespitinin yapıldığı, dosya kapsamına göre, davacının, davalıdan 106.751,27 TL cari hesap alacağı olduğu, davalının 13/05/2016 tarihinde temerrüte düştüğü, bu tarihten itibaren ticari faiz istenebileceği, davalının davacıya teslim ettiği ürünlerin bedelinin 65.029,61 TL olduğu, bu ürünler ayıplı mal niteliğinde olup; davalının ihtarata rağmen bu ürünleri geri almadığı, ürünleri geri almamış olsa bile; bu ürünlerin bedeli olan 65.029,61 TL'yi geri iade etmesi gerektiği, davacının kişilik haklarına bir saldırı veya haksız rekabet durumu söz konusu olmadığından manevi tazminat talebinin kabul görmediği, talimat yoluyla yapılan keşifte bilirkişi ... raporunda; közlenmiş biberlerin satıldığını raporuna yazması nedeniyle; son duruşmada davacı vekili beyanında; bunların satılması nedeniyle bunların bedeli olan 44.889,60 TL için davanın reddi yoluna gidildiği, bu durumda davacının avans olarak davalıya verdiği 106.751,27 TL ve ayıplı mal olan ve satılan közlenmiş biberin dışında olup da satılamayan ayıplı mallar ve diğer ayıplı malların bedeli olan (65.029,61 TL - 44.889,60 TL = 20.140,01 TL) 20.140,01 TL'nin davacıya iade edildiğine dair davalının sunduğu bir delil olmadığından bunlara yönelik davanın kabulünün gerektiği, bu iki kalemin toplamı olan (106.751,27 TL + 20.140,01 TL) = 126.891,28 TL olduğu, gerekçesi ile davacının 10.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddine, davacı vekili 21/12/2021 tarihli celse de dava konusu közlenmiş biber bedeli olan 44.889,60 TL'nin, biberler satıldığı için davacı tarafından tahsil edildiğini ve davanın konusuz kaldığını beyan etmesi nedeniyle bu kısma yönelik davanın REDDİNE, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 106.751,27 TL cari hesap alacağı ve 20.140,01 TL ayıplı ürün bedeli (satılan közlenmiş biber dışındakiler) olmak üzere toplam 126.891,28 TL 'nin temerrüt tarihi olan 13/05/2016 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile;
1-Dava açılmadan önce ürünlerdeki ayıpların D.İş tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, yargılama devam ederken; esasen ayıplı olduğu tespit edilen bir kısım ürünlerden, köz biberlerin son kullanma tarihi olan ve uzun süre saklanması mümkün olmayan ürünler olması sebebi ile uygun fiyatlardan satılmak zorunda kalındığını bu nedenle de; 44.889,60 TL közlenmiş biberler yönünden davanın konusuz kaldığını, her davanın açıldığı tarihte koşullara göre değerledirileceğini, dava açıldığında bu ürünler sözleşmedeki ürün speklerine uygun imal edilmemiş olup, bu durumun mahkemece yapılan tespit ile sabit olduğunu , dolayısı ile ayıplı ürün satan davalı tarafın, davanın açılmasına sebep olduğunu, davanın konusuz kalan kısmı için davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine, bu miktarlar yönünden de yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, davalı lehine davanın konusuz kalan kısmı için yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile;
1-Gemlik Sulh Hukuk Mahkemesi ( 2016-34 D.iş )kanalı ile yapılan tesbite yasal sürede itiraz ettiklerini, anılan tespit evrakı ile de sabit olduğu üzere bilirkişi incelemsinin farklı gün ve saatte, davacının gösterdiği başkaca mallar üzerinde yapıldığının sabit olduğunu,
2- Ret konusu olan mallar ile kabul konusu yapılan malların, nitelik ve nicelik belirlemesi yapılmadan karar ittihazının hatalı olduğunu,
3- Davacının, yasaya uygun olarak muhafaza koşullarını sağladığını ispat edemediğini,
4- Taraflar arasındaki belgelere aykırı olarak tesbit olunan mallar için ayrı sözleşme olmamasına rağmen; dava konusu yapılan malların, cins mal olup dava konusu yapılan belgelere uygun mal olmadığı da sabit iken gerekçe dahi belirtmeden kısmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalıdır olduğunu
5-Davacının yasaya uygun ayıplı mal bildirimi bulunmadığını belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi; davalı ise yüklenicidir.Taraflar arasında; fason olarak salça ve turşu üretilmesine ilişkin 28/05/2015 tarihli sözleşmeler akdedilmiştir.
Davacı iş sahibi; davalı tarafından üretimi yapılan ürünlerin standartlara uygun olmadığını, bu haliyle ürünlerin kullanılamayacağını ileri sürerek; sözleşme nedeniyle davalıya avans olarak ödenen 106.751,26 TL ile közlenmiş biber, cam kavanozlar ve teneke turşular için ödenen 65.029,56 TL.nin, ayrıca 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş, davalı yan; davaya süresinde cevap vermemiş, cevap süresi içinde sunduğu dilekçe ile ihtiyati haciz talebinin reddi kararına ilişkin beyanda bulunmuş, mahkemece; dosya kapsamına göre, davacının, davalıdan 106.751,27 TL cari hesap alacağı olduğu, davalının 13/05/2016 tarihinde temerrüte düştüğü, bu tarihten itibaren ticari faiz istenebileceği, davalının davacıya teslim ettiği ürünlerin bedelinin 65.029,61 TL olduğu, bu ürünlerin ayıplı mal niteliğinde olup; davalının ihtara rağmen; bu ürünleri geri almadığı, ürünleri geri almamış olsa bile; bu ürünlerin bedeli olan 65.029,61 TL'yi geri iade etmesi gerektiği, davacının kişilik haklarına bir saldırı veya haksız rekabet durumu söz konusu olmadığından manevi tazminat talebinin kabul görmediği, talimat yoluyla yapılan keşifte bilirkişi ...raporunda; közlenmiş biberlerin satıldığını raporuna yazması ve son duruşmada, davacı vekilininde; bunların satıldığını ve davanın konusuz kaldığını beyan etmesi nedeniyle; bunların bedeli olan 44.889,60 TL için davanın reddi yoluna gidildiği, bu durumda davacının avans olarak davalıya verdiği 106.751,27 TL ve ayıplı mal olan ve satılan közlenmiş biberin dışında olup da satılamayan ayıplı mallar ve diğer ayıplı malların bedeli olan (65.029,61 TL - 44.889,60 TL = 20.140,01 TL) 20.140,01 TL'nin davacıya iade edildiğine dair davalının sunduğu bir delil olmadığından; bunlara yönelik davanın kabulünün gerektiği, bu iki kalemin toplamı olan (106.751,27 TL + 20.140,01 TL) = 126.891,28 TL olduğu, gerekçesi ile davacının 10.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddine, közlenmiş biber bedeli olan 44.889,60 TL yönünden davanın davanın konusuz kaldığını beyan etmesi nedeniyle bu kısma yönelik davanın REDDİNE, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 106.751,27 TL cari hesap alacağı ve 20.140,01 TL ayıplı ürün bedeli (satılan közlenmiş biber dışındakiler) olmak üzere toplam 126.891,28 TL 'nin temerrüt tarihi olan 13/05/2016 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Somut olayda; taraflar arasında 2805.2015 tarihinde; fason varilde tatlı ve acı biber salçası üretim sözleşmesi, ... ile ... arasında fason üretim sözleşmesi, fason 720 cc varen tip cam şişede domates salçası üretim sözleşmesi, fason 720 cc varen tip cam şişede acı ve tatlı biber salçası üretim sözleşmesi, fason 720 cc cam kavanozda közlenmiş biber üretim sözleşmesi, fason 1/1 litolu easy open kapaklı teneke kutuda salça üretim sözleşmesi, fason tenekede türlü turşu üretim sözleşmesi adları altında sözleşmeler 7 adet sözleşme imzalandığı, sözleşmelerin toplam bedelinin 1.359,180,00 TL olduğu, tarafların cari hesap ilişkisi içinde çalıştıkları, davalı yüklenicinin ürünleri süresinde ve sözleşmeye uygun şekilde yapmaması sebebi ile davacı iş sahibini ilk olarak davalı yana gönderdiği, Kartal... Not. 25 01 2016 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarname ile ayıp ihbarı ve gecikme ihtarında bulunduğu, daha sonra Kartal .... Not. 13 05 2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile tekrar ayıp ihbarında bulunduğu, akabinde 28.09.2026 tarihli tespit raporu ile közlenmiş biber ve türlü turşu ürünlerindeki ayıplı oldukları ve bedelinin 60.212, 60 TL olduğunun tespit edildiği, daha sonra davacı iş sahibinin Kartal ... Not. 24 10 2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmeden döndüğü, taraflar arasındaki eser ilişkisinde ürünlerin peyde pey gönderildiği, ürünlerin kapalı kavanoz ve kapalı teneke kutularda muhafazalı şekilde davacı yana gönderilmesi sebebi ile davacı yanın ürünlerin ayıplı olduğunu ancak ürünler satıldıktan sonra müşterilerinin olumsuz dönüşleri ile anlayabileceği, bu nedenle davacı yanın ayıp ihbarını süresinde yaptığının kabulünün gerektiği, aslen davanın cari hesap alacağı ile ayıplı olduğu tespit edilen közlenmiş biber ile türlü turşulardan kaynaklandığı, ayıplı közlenmiş biber ile türlü turşuların bedeli olarak davacı yanın ödediği bedel olan 65.029,61 TL' den , yargılama sırasında da bilirkişi raporu ile ve davacı vekilinin beyanından bu ürünlerin 44.889,60 TL ye satıldığı anlaşıldığından, davacının közlenmiş biber ile türlü turşulardan kaynaklanan alacağının 20.140,01 TL olduğu ve davacının ayrıca diğer sözleşme ürünleri dolayısı cari hesaba göre 106.751,27 TL alacağı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, anlaşıldığından; mahkemece ; davanın kısmen kabulü ile 126.891,28 TL 'nin temerrüt tarihi olan 13/05/2016 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 10.000 TL lik manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmuş ise de; satılan ayıplı közlenmiş biber ve türlü turşunun satış bedeli olan 44.889,60 TL yönünden davanın konusuz kalması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması gerekirken, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi; bu kısım yönünden tarafların haklılıklarının, davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerektiğinden davalı lehine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekirken, davalı lehine yargılama giderine hükmedilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, davalı vekilinin istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, hükümde maddi tazminatın reddedilen kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve bununla ilgili yargılama giderlerininde yeniden düzenlenmesine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE,
2-İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/12/2021 tarih ve 2016/1047 Esas, 2021/916 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- Davanın KISMEN KABULÜ ile,
-106.751,27 TL cari hesap alacağı ve 20.140,01 TL ayıplı ürün bedeli olmak üzere toplam 126.891,28 TL 'nin temerrüt tarihi olan 13/05/2016 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacının 10.000,00 TL manevi tazminat talebinin REDDİNE,
-Dava konusu közlenmiş biber bedeli olan 44.889,60 TL yönünden davanın konusuz kalması sebebi ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Maddi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 8.667,94 TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Maddi tazminat istemi yönünden; davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (kabul edilen 126.891,28 TL üzerinden hesaplanan)
6-Maddi tazminat istemi yönünden; davalı lehine VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 3.227,80 TL yargılama gideri ile 59,30 TL maktu karar harcı, 507,60 TL keşif harcı ve 29,20 TL başvuru harcı toplamı 3.823,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8- Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcının 3.104,37 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.374,37TL harcın kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
10-Manevi tazminat yönünden; davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
B) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde kendisine İADESİNE,
2-Davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 131,60 TL posta gideri olmak üzere toplam 353,30 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3- Davalı tarafından yatırılması gereken 8.667,94 TL istinaf karar harcından peşin yatan 2.247,68 TL nin mahsubu ile bakiye 6.420,26 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR İRADINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.