Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/611 E. 2026/193 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/611
Karar No
2026/193
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/611 Esas

KARAR NO: 2026/193

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 15/12/2021

NUMARASI: 2019/201 Esas, 2021/1012 Karar

DAVA: Menfi Tespit

KARAR TARİHİ : 05/02/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı bankaya Temizlik ve Diğer Hizmetler Sözleşmesi kapsamında 01.05.2011 tarihinden 01.04.2019 tarihine kadar ... ve ...Bölge Müdürlüğü nezdinde hizmet verdiğini, en son 01.07.2016 tarihli ... ve ...Bölge Temizlik ve İkram Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin 01.05.2011 tarihinden itibaren üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, buna ilişkin olarak davalı bankanın muhtelif yıllarda iş bitirme belgesini müvekkiline verdiğini, ancak davalı bankanın müvekkiline ........ Noterliği'nin .....03.2019 tarih ve ..... Yevmiye nolu ihtarnamesini göndererek asgari ücret destek tutarlarını talep ettiğini, bu kapsamda kanun ile yararlanılan asgari ücret desteği tutarı olan 365.920,45 TL nin ödenmesini, aksi halde müvekkilinin banka nezdinde doğmuş ve doğacak hak edişlerinden mahsup edileceğini ve teminat mektuplarının nakde çevrileceğini bildirdiğini, davalı bankanın 01.07.2016 tarihli ... ve ...Bölge Temizlik ve İkram Hizmetleri Sözleşmesinin 6.4 maddesini ve 6.6 maddesini gerekçe göstererek iş bu ihtarnameyi göndermiş ise de bu sözleşme maddeleri gereğince müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, sözleşmenin tamamı incelendiğinde bütün yükümlülüklerin müvekkili işverene ait olması karşısında ekonomik olarak baskın ve güçlü olan bankanın tek taraflı olarak tanzim ettiği sözleşme uyarınca indirim ve teşviklerden bankanın yararlandırılmasının açıkça kanuna aykırı olduğunu, müvekkili şirketin yararlanmış olduğu asgari ücret desteğinin davalı tarafından davacının teminat mektuplarının nakde çevrilmesi veya hak edişinden kesilmesinin haksız olduğunu ve yasal dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirketin kendi sorumluluğunu yerine getirmesi nedeniyle devletin sağladığı katkının davalıya geçirilmesi anlamına gelen bu talebin açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin davalı bankaya 365.920,45 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, sözleşme hükmü gereğince davacı tarafın dava konusu hazine desteğini müvekkili bankaya iade edeceğini veya hak edişten düşüleceğini açıkça kabul ve taahhüt ettiğini, ihtarname ile asgari ücret teşvik bildiriminden kaynaklı 131.681,72 TL'nin 7 gün içinde ödenmesi aksi halde hakedişten mahsup edileceği ve teminat mektubunun nakte çevrileceğinin belirtildiğini, sözleşmenin kanuna aykırı olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmenin sözleşme serbestisi ilkesi gereğince yapıldığını, davalının sözleşme hükümleri ile bağlı olduğunu, davacının yararlandığı halde faturalarına yansıtmadığı destek bedellerinden dolayı borçlu olduğunu, davasında haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; 4734 Sayılı Kanun'un 2. Maddesi hükümlerine göre ........'nun 4734 Sayılı Kanun'un 2/c fıkrasında bulunan “özel kanun” ile kurulma koşulunu sağladığı, davacı firma ile banka arasında yapılan 08.05.2012 tarihli sözleşme ve 01.07.2016 tarihli sözleşmenin “Satın Alma ve Ödeme” başlıklı 6. Maddesinin alt bentleri hükümleri gereğince, davacı tarafın dava konusu ettiği Hazine desteğini davalı bankaya iade edeceğini veya hak edişten düşüleceğini açıkça kabul ve taahhüt ettiği, bilirkişi tarafından yapılan tespitlere göre, davacı firmanın Hazine işsizlik fonundan ... Bölgesi için 254.995,76 TL ve ...Bölgesi için 164.152,30 TL olmak üzere toplam 419.148,06 TL asgari ücret desteği aldığı, davalı bankanın ihtarname yoluyla davacı firmadan 01/01/2016 ila 02/01/2019 tarihleri arasında yararlanılan asgari ücret destek tutarını talep ettiği, davacı firmanın 02/01/2019 ila 01/04/2019 tarihleri arasında ... Bölgesi için 22.105,00 TL ve ...Bölgesi için 13.930,00 TL olmak üzere toplam 36.035,00 TL daha asgari ücret teşviki aldığı, bilirkişi tarafından yapılan tespitlere göre; yasa ile düzenlenen asgari ücret desteğinden sözleşme serbestisi kuralları içinde ve sözleşme hükümlerine istinaden davalı bankanın davacı firmadan 365.920,45 TL. talep edebileceği, ihtarname tarihinden sonra davacı firmanın ayrıca 36.035,00 TL. daha asgari ücret teşviki aldığı, bu açıklamalar ışığında davacının menfi tespit talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, teminat mektupları üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasındaki sözleşmenin hukuksal yorumlanması nın hatalı yapıldığını, sözleşmenin bir bütün olarak değerlendirilmediğini, sözleşmedeki hükümlerin genel işlem şartlarına aykırılık teşkil ettiğini,sözleşmenin tip sözleşme olmasının değerlendirilmediğini, Asgari Ücret Destek Primi Kanunu'nun amaçladığı istihdam teşvikinin dışına çıkıldığını, kanunen işverenlere tanınan teşvikin düzenleyici işlemle ortadan kaldırılamayacağını, sözleşmedeki edimler arasında açık ve bariz orantısızlık olduğunu, gabinin şartlarının gerçekleştiğini, dürüstlük kurallarına aykırı düzenlemeler yapıldığını, sözleşme serbestisinin sadece tek taraf için değerlendirildiğini, davalı Bankanın 4734 sayılı Kanun'un 2/c fıkrası kapsamında olduğu yönünde hatalı değerlendirme yapıldığını, sözleşmenin 6.4 maddesinin yok sayıldığını, hukuksal yorum ve yasal gerekçede hataya düşüldüğünü belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı yüklenici, hizmet alımı kapsamında çalışan personeli için Hazinenin sağladığı asgari ücret destek tutarının davalı bankanın hak edişlerinden kesmesinin haksız olduğunu belirterek, davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiş, mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacı yüklenicinin hizmet alımı kapsamında çalıştırdığı personel için 5510 Sayılı Yasa kapsamında devletten aldığı teşvikin davacının alacağından mahsup edilmesinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.Davacı şirket ile davalı banka arasında temizlik, ikram ve diğer hizmetler sözleşmesi kapsamında 01.07.2016 tarihinden 01.04.2019 tarihine kadar ... ve ...Bölge Müdürlüğü nezdinde muhtelif alanlarda hizmet sunumu yapıldığı, en son 01.07.2016 tarihli "Temizlik ve İkram Hizmetleri Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmenin davalı banka tarafından gönderilen ihtarname ile 01.04.2019 tarihinden itibaren yenilenmeyeceği belirtilerek tek taraflı olarak sona erdirildiği anlaşılmıştır.Davalı banka, davacı şirketten 2016 yılı için 6661 S. Kanunun 17. md. ile 5510 s. Kanuna geçici 68. Md., 2017 yılı için 6770 S. Kanun’un 27. md. ile 5510 S. Kanuna Geçici 71. Md., 2018 yılı için 7103 S. Kanunun 73. md. ile 5510 S. Kanuna Geçici 75. Md., 2019 yılı için 7162 S. Kanun'un 10. maddesi ile 5510 S. Kanunun Geçici 78. md. düzenlenen asgari ücret destek primini talep etmiştir.Sözleşmenin 6.4 hükmü; "Firmaya ödenecek bedel her bir firma işçisi için ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmesi gereken prim, fon, vergi vs. hususlar göz önünde tutulmak suretiyle tespit edilmiştir. İşbu sözleşme tarihinden sonra, ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmesi gereken tutarlarda bir indirim yapılması ve/veya ödenmesi gereken tutarın bir kısmına veya tamamına istisna getirilmesi veya bir kısmının devletçe karşılanmasının öngörülmesi ve dolayısıyla da firmanın her bir işçisi bazında ...’nın ilgili kurum ve kuruluşlara ödeyeceği rakamda eksilme olması halinde, ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmek zorunda olunmayan tutarlar, hakediş tutarından indirilecektir. ..., belirtilen nedenle ... tarafından hakediş tutarlarından indirim yapılmış/yapılacak olmasının hakedişlerin eksik ödendiği anlamına gelmeyeceğini ve bu nedenle ...’tan herhangi bir hak ve alacak talep etmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder." şeklindedir.Sözleşmenin 6.4 hükmü; "...yürürlükte bulunan ilgili mevzuat veya ileride yürürlüğe girecek mevzuat kapsamında her bir işçi için ilgili kurum ve kuruluşlara ödenmek zorunda kalınan tutarlarda, herhangi bir indirim yapılması ve/veya ödenmesi gereken tutarın bir kısmı veya tamamı için istisna getirilmesi veya bir kısmının devletçe karşılanmasının öngörülmesi ve geriye yönelik olarak indirilen veya istisna edilen veya devletçe karşılanması öngörülen tutarın firmaya ilgili kurum ve kuruluş tarafından iade gelmesi halinde, ilgili kurum veya kuruluş tarafından firmaya iade edilecek tutar, derhal...'a iade edilecektir. Söz konusu tutar...'a iade edilmediği takdirde... iade edilecek tutarı, ilk hak ediş tutarından, ilk hak ediş tutarının söz konusu iade edilecek miktarı karşılamaması halinde ise, sonraki hak ediş tutarından mahsup etmeye yetkili olacaktır...” şeklindedir.Kök bilirkişi raporunda; yasa ile düzenlenmiş asgari ücret desteğinden (*2016 yılı için; 6661 Sayılı Kanun'un 14. Maddesi le 5510 Sayılı Kanunun geçici 68.madde, *2017 yılı için; 6770 Sayılı Kanun'un 27. Maddesi le 5510 Sayılı Kanunun geçici 71.madde,*2018 yılı için; 7103 Sayılı Kanun'un 73. Maddesi le 5510 Sayılı Kanunun geçici75.madde, *2019 yılı için; 7162 Sayılı Kanun'un 10. Maddesi le 5510 Sayılı Kanunun geçici 78.maddeleri) sözleşme serbestisi kuralları içinde ve sözleşme hükümlerine istinaden davalı bankanın davacı firmadan 365.920,45 TL talep edebileceği, ihtarname ile talep edilen tarih aralığından sonra davacı firmanın 36.035,00 TL daha asgari ücret teşviki aldığı yönünde görüş bildirilmiştir.Ek bilirkişi raporunda; kök rapordaki görüş tekrarlanmıştır.Y. 6. HD. 30.04.2025 tarihli 2025/625 E. 2025/1788 K. Sayılı ilamı;"5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 68/8. maddesi “4734 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hakedişinden kesilir” hükmünü içermektedir. Somut olayda, 27.11.2014 tarihinde taraflar arasında 01.01.2015-31.12.2017 tarihleri arası dönem bakımından, “ Yurtkur ...Bölge Müdürlüğü ve bağlı Yurt Müdürlüklerinin 2015, 2016 ve 2017 Yılları Temizlik ve Çamaşırhane Hizmetlerinin Yapılması” işine ilişkin sözleşme düzenlendiği, davalının yaptığı kesintilerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 68/8. maddesi kapsamında yapıldığı, hak edişten yapılan kesintilerin anılan kanun hükmüne göre yükleniciye iadesinin mümkün olmadığından mahkemece davacı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." şeklindedir.Davalı ..........'nun 4734 Sayılı Kanun'un 2/c fıkrasında bulunan “özel kanun” ile kurulma koşulunu sağladığı, sözleşme hükümleri ile davacı tarafın dava konusu ettiği Hazine desteğini davalı bankaya iade edeceğini veya hak edişten düşüleceğini açıkça kabul ve taahhüt ettiği, davalının yaptığı kesintilerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında yapıldığı, hak edişten yapılan kesintilerin anılan kanun hükmüne göre yükleniciye iadesinin mümkün olmadığı, tacir olan davacı gabine, genel işlem şartlarına ve dürüstlük kuralına aykırılık iddiasında bulunmuş ise de somut olayda ileri sürülen hususlara ilişkin şartların bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davacı talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.

Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-İstanbul Anadolu ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas, 2021/.... Karar sayılı ve 15/12/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/02/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/611, K. 2026/193, T. 05.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-611-e-2026-193-k-cb63a2d6a80f