İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1545 E. 2025/1088 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1545
- Karar No
- 2025/1088
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : DAVA TARİHİ : 25/12/2024 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... ihale kayıt numarası ile üstlenmiş olduğu 2022 yılı (...) Personel Hizmeti Alımı 12 Aylık, 16 Kişi Hizmet Alım İşi ve ...ihale kayıt numarası ile üstlenmiş olduğu ...yılı (....) Personel Hizmet Alımı 6 Aylık 18 Kişi Hizmet Alım İşi ihalesini üstlenerek personel istihdam ettiği, davalı tarafın yapmış olduğu haksız prim kesintilerinin davacı şirketin hak edişlerinden kesildiği, bu kesintiler haksız, yersiz ve mesnetsiz olduğu, davacı şirketin 5510 sayılı yasanın dava konusu ile ilgili Maddelerinde aranan şartları eksiksiz şekilde yerine getirdiği, buna karşın hak edişlerinin haksız şekilde eksik ödenmesi 5510 sayılı yasanın ilgili maddelerine ruhuna ve lafzına aykırı olduğu, kanun koyucunun belirtilen yasal düzenlemeyi yapmaktaki amacının, ekonomik kriz ortamında özel sektör işverenlerine destek olmak ve esas itibari ile istihdamı artırmak olduğu, yasama ve yürütme organı kriz ortamında işvereni güçlü kılmak ve bir nebze destek olmak amacı ile söz konusu düzenlemeyi yaptığı, bu desteğin de çalışanların SGK priminin işveren hissesine destek şeklinde gerçekleştirildiği, yasa koruyu tarafından işverenlerin rekabet gücünün artırılması ve kayıtlı istihdamın teşviki asgari ücretle çalışanların yoğunlukta olduğu küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi amaçlanarak 6661 sayılı Yasa'nın 17. maddesi ile 5510 sayılı yasaya geçici 68 madde eklendiği, daha sonraki yıllarda da farklı kanun numaraları ile teşvik devam ettirildiği, belirtilen yasaya mevzuat ile işverenlere verilen asgari ücret desteği isminden de anlaşılacağı üzere devlet tarafından sağlanan ek bir katkı ekbir destektir. Müvekkil şirket aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresince vermiş olması ve çalıştırdığı kişilerin sigorta primlerine esas kazançlarını tam olarak bildirmiş olması sebebiyle anılan teşviklerden faydalanma hakkını kazandığı, davacı şirketin dava konusu edilen tüm hakkedişlerinden davacı şirketin faydalanmış olduğu asgari ücret destek tutarları davalı tarafça kesildiği ve davacı şirkete iade edilmediği, asgari ücret desteklerinin davacı şirkete iade edilmesi gerektiği, kanunda ihale üstlenmek suretiyle personel çalıştıran şirketlerin teşvikten faydalanamayacağına dair bir hüküm bulunmadığı, emsal gösterilen Bölge Adliye Mahkemesi kararları birlikte incelendiğinde dava konusu edilen ve davacı şirketin hakkedişlerinden kesilen asgari ücret destek tutarlarının fiyat farkı olmaması devlet tarafından verilen ek katkı olması ve kesinti yapılmış olsa dahi davacı şirkete iade edilmesi ve davacı şirkete ödenmesi gerektiği hususları ileri sürülerek davacının hak edişinden kesilen ve hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL iade edilmeyen asgari ücret destek prim teşviklerinin yatırıldığı günü takip eden ay başından itibaren en yüksek faizi ile davalı idareden tahsili talep ve dava edilmektedir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu, kurum tarafından yapılan kesintilerin, yapılması Mevzuatın emrettiği kesintiler olduğu, mevzuata aykırı herhangi bir kesinti yapılmadığı, ayrıca davacı tarafından kuruma karşı şu ana kadar herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve Kurumdan hiçbir talepleri olmadığı, kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, 27.01.2016 tarih 29606 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6661 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17'nci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen 68 inci madde kapsamında hizmet alımlarında Asgari Ücret desteğinden yararlanan işverenlerin yararlandıkları destek tutarlarının hak edişlerinden kesilebilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumunun "İdarelerce e-borç sorgulama" ekranından destek tutarları görüntülenecek ve buna göre kesinti yapılacağı, Sosyal Güvenlik Kurumunun "İdarelerce e-borç sorgulama" ekranından görüntülenerek hak edişlerinden kesilen destek tutarının, Sosyal Güvenlik Kurumunun 2016-4 sayılı Genelgesi ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün ...tarihli yazısına istinaden Defterdarlıkların / Malmüdürlüklerinin banka hesaplarına hak edişi takip eden ay sonuna kadar yatırılması gerektiği, ayrıca emsal Ankara BAM ve Sayıştay kararları da dikkate alındığında Kurumun haklılığı ortaya çıkacağı, davaya konu edilen kesintilerin SGK Başkanlığının e-borç sorgulama ekranında gözüken, 5510 sayılı genelge uyarınca yapılan kesintiler olduğu, bu itibarla davanın SGK Başkanlığına ihbar edilmesi gerektiği hususları ileri sürülerek davanın reddi istenilmektedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacı şirketin hak edişlerinin yasaya aykırı olarak kesildiği iddia edilen bedellerin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkindir. 6100 s.HMK.nun 1.m.si hükmü uyarınca“Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.”Bu yasıl düzenlemeye göre taraflarca görev itirazı ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında Mahkemece resen nazara alınır ve Mahkemenin görevli olup olmadığı incelenir. Davacı taraf davalı kurum ile güvenlik hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, davalı ihale makamından müvekkil şirketlerin hak edişlerinden asgari ücret destek kesintisi yapıldığı belirtilerek kesintilerin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf ticari şirket olup davalı kurumla yaptığı sözleşme gereğince yapılan hakedişlerden yapılan kesintileri talep ettiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık güvenlik hizmet alım sözleşmesine dayanmaktadır. Yukarıda belirtilen düzenlemeler ve uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmeye dayandığı anlaşılmakla Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Emsal niteliğinde Ankara BAM ...HD ...tarih ve ...Esas ve ...Karar nolu kararında; "...Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, davalı Belediye'nin tacir olmaması ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olayda nispi ya da mutlak nitelikte bir ticari davanın bulunmaması, dolayısıyla davada görevli mahkemenin, Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle, görevli mahkeme yönünden bir isabetsizlik bulunmaması, uyuşmazlığın hizmet sözleşmesinden kaynaklanmış olması.." göreve ilişkin değerlendirmeler ve yine emsal niteliğinde İstanbul BAM ...HD ...tarih ve ...Esas ve ...Karar Sayılı kararında;"... Bu itibarla; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, HMK m. 353/1-a-3-6 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, esasa ilişkin deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine oy birliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." ilamında da belirtildiği üzere davaya bakmakla görevli bulunan Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup görev hususunun kamu düzeninden olması nedeniyle Mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim