İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/269 E. 2026/83 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/269
- Karar No
- 2026/83
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ... ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/269 KARAR NO : 2026/83
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2024 KARAR TARİHİ : 05/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı idare arasında 2020/506567 İKN "Özel Güvenlik Hizmet Alım İşi" sözleşmesi ile 01.01.2021-31.12.2023 tarihleri arasında 7 personel devamında ise doğrudan temin ile 01.01.2024-31.01.2024 ve 01.02.2024-24.09.2024 tarihleri arasında 7 personel istihdam edildiğini, mevzuat ile işverenlere tanınan asgari ücret desteğinin isminde de anlaşılacağı devlet tarafından işverenlere sağlanan ek bir katkı bir destek olduğunu, müvekkili şirketin de aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde ibraz ettiğini ve ödemelerini de zamanında yaptığını, anılan teşviklerden yararlanma hakkını kazandığını, 5510 sayılı kanunla ilgili geçici kabul maddeleri uyarınca işverene sağlanan bu desteğin fiyat farkı ya da sözleşme bedeline ek bir talep olarak değerlendirilemeyeceğini, ihale yoluyla personel istihdam eden işverenlerin hakedişlerinden söz konusu destek tutarlarının kesilmesi, devletin kanunla tanıdığı bir hakkı dolaylı olarak işveren elinden alması anlamına geleceğini, müvekkili şirketin sözleşme konusu dönem içinde hakedişlerinden faydalanmış olduğu asgari ücret destek tutarları davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak kesildiğini, davalı tarafça müvekkil şirketin hakedişlerinden kesilen bu tutarların iade edilmesi gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek müvekkili şirketin hakedişlerinden haksız ve hukuka aykırı olarak kesilen asgari ücret destek tutarlarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin arabuluculuk son tutanağının düzenlenme tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 5510 Sayılı Kanun'un geçici 68. Maddesi uyarınca tahakkuk eden asgari ücret destek miktarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce aldırılan 22/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 31.01.2024 tarihli sözleşmede fiyat farkı ödeneceğine dair hüküm bulunmadığı bu itibarla asgari ücret destek kesintisinin iadesine ilişkin istemin yerinde olmadığı, 28.12.2023 tarihli sözleşmede fiyat farkı ödeneceğine dair hüküm bulunmakla birlikte 1 ay süre ile yürürlükte olduğu ve bu sürede asgari ücret tutarında bir artış olmadığı nazara alındığında bu sözleşme bakımından asgari ücret destek kesintisinin iadesine ilişkin istemin yerinde olmadığı, 30.12.2020 tarihli sözleşmede fiyat farkı ödeneceğine dair hüküm bulunmakla birlikte yürürlükte olduğu sürede asgari ücret tutarında artış olduğu, bu kapsamda Sayın Mahkemece asgari ücret destek kesinti tutarının iadesine karar verilmesi halinde SGKya ödenen tutar 40.146,29 TL olarak tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı İdarenin, davacı hakedişlerinden yaptığı bu kesintinin mevzuat ve SGK Genelgesine uygun olup - olmadığına ilişkindir. "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce; a) 2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, b) 2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2016 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır. (...) (3) İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2016 yılına ilişkin olarak, aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hâllerinde bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece anılan fıkra hükmünden yararlandırılır. (...) (8) 4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir. (...) " (5510 Sayılı Kanun'un Geçici m.68 f.1, f.3 ve f.8) "Hazine tarafından 5510 SK.nun geçici 68.maddesine göre, işverene sağlanan Asgari Ücret Desteği, fiyat farkı olmadığı gibi yüklenicinin İdareden alacağı sözleşme bedeline ek bir talep de değildir. Sadece sigorta ödemelerinde, devletin sağladığı bir ek katkıdır. Sigorta primlerini ödemeyi üstelenen yüklenici, kendi sorumluğunu yerine getirirken ve bu arada devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken, bu katkının İdare tarafından kesilmesi yasal değildir. 5510 sayılı yasanın geçici 68. maddesi uyarınca davacılara verilen asgari ücret desteğinin Devlet tarafından sağlanan ek bir katkı olması, yüklenicinin kendi sorumluluğunu yerine getirirken ve bu arada Devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken, bu hakkın idareye geçirilmesinin hukuka aykırı olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022-2536 Esas - 2022-2842 Karar, 2022-2538 Esas - 2022-2840 Karar, 2021-1680 Esas - 2021-2072 Karar) Tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile taraf iddia ve savunmaları kapsamında yapılan nihai değerlendirme neticesinde; davacı şirketin yukarıda değinilen 5510 sayılı Kanun'un geçici 68.maddesinde belirtilen yasal şartları taşıdığı ve Devlet tarafından sağlanan asgari ücret desteğinden faydalanmaya hak kazandığı, Kanun maddesinin 3.fıkrasında asgari ücret desteğinden faydalanılmasına engel hallerin belirtildiği ve mevcut delil durumuna göre belirtilen hallerin davacı şirket nazarında mevcut olmadığı dahası, söz konusu maddeye istinaden işverene sağlanan asgari ücret desteği, fiyat farkı olmadığı gibi yüklenicinin idareden alacağı sözleşme bedeline ek bir talep de olmayıp, sadece sigorta ödemelerinde devletin sağladığı bir ek katkı olmakla birlikte, sigorta primlerini ödemeyi üstlenen yüklenici, kendi sorumluluğunu yerine getirirken ve bu arada devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken, bu katkının idare tarafından kesilmesi de hukuka uygun olmayacak olup, davalı vekilinin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Hakedişten kesinti yapılan asgari ücret tutarlarının 40.146,29 TL olduğu ,bu tutarda ihtilaf bulunmadığı ve bu tutarın davalı kurum tarafından davacı şirketlerin hak edişlerinden kesildiği, yapılan kesintinin haksız olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla davacının davasında haklı olduğu anlaşıldığından talep edilen miktar üzerinden davanın kabulü ile, 1.000,00 TL'nin 06.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kabulü ile, 1.000,00 TL'nin 06.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harçtan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 2.675,00 TL posta ve tebligat gideri 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, dava açılırken ödenen 427,60 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 8.102,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.