Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/392 E. 2026/640 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/392
Karar No
2026/640
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2022/392

KARAR NO: 2026/640

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/851

KARAR NO: 2021/580

DAVA TARİHİ : 11/10/2019

KARAR TARİHİ: 16/09/2021

DAVA: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 06/05/2026

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; işyerim sigorta poliçeli ile sigortalı ...'nın işyerinde 10.09.2018 tarihinde sigortalı işyerinin bulunduğu sokaktaki ... temiz su hattındaki kaçak nedeniyle sızan suların duvar diplerinden sigortalı işyerine sirayet etmesi neticesinde meydana gelen maddi hasar nedeniyle 30.01.2019 tarihinde sigortalıya 11.182,95 TL ödeme yapılarak haklarına halef olunduğunu, alacaklarının tahsili için başlatılan.... İcra Dairesi'nin... E. sayılı takip dosyasına davalının haksız itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptalini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tazminat talebinin süresi içinde açılmadığından davanın süre yönünden reddinin gerektiğini, dava ehliyeti açısından poliçe kapsamı detaylı incelemesi gerektiğini, davacının davacının gösterdiği adreslerin farklılık gösterdiğini, bodrum katında yer alan sigortalı taşınmazın yalıtım ve izolasyonunun bulunmadığını, olayla ilgili idarelerinin görev ihmali, kastı ve kusurunun bulunmadığını, zararla müvekkili idare arasından illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığını, davada talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, hasara ilişkin bedelin bilirkişiler tarafından yeniden tespit edilmesinin gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz istenmesi talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından başlatılan.... İcra Müd. ... Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesi isteminine ilişkin davada, davalı her ne kadar davalının sigortalısının esnaf olduğu ve davanın halefiyet gereği açıldığından mahkememizin görevli olmadığı iddiasında bulunmuş ise de mahkememizce resen yapılan ve bir sureti dosyaya alınan ... Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davacı sigortalısının tacir olduğu, mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış ve davalının bu yöndeki beyanına itibar edilmediği, davalının zaman aşımı itirazının incelenmesinde ise davaya ve icra takibine konu hasarın 2018 yılında gerçekleşmesi ve icra takibinin ise 2019 yılında başlatılması karşısında davacının talebinin zaman aşımı süresi içinde olduğu ve davalının bu itirazının da yersiz olduğunun anlaşıldığı, davacının sigortalısına ait işyerini, 10.09.2018 tarihinde davalı ...'ye ait olan su hattından sızan sular nedeni ile su bastığı ve iş yerinde bulunan bir takım emtiaların zararlandığı hususlarında bir ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın gerçekleşen hasarda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, dava konusu yapının mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığı ve dışarıdan gelebilecek su taşkınlarına karşı gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı ile zararın miktarı ve icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktalarında olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın halli için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş ve birer sureti dosyamızda bulunan raporlara göre davacının sigortalısına ait iş yerinin bulunduğu sokakta davalı ...'ye ait şebeke yolu borusunu zamanla zayıflayıp patlaması ve sigortalı daireye çamurlu su girmesi sonucu hasarın oluştuğu ve gerekli bakım ve onarımları zamanında yapmayan ...' nin kusurlu olduğu, davalının savunması gibi dahili su ve sel su baskınlarının sigorta taminatı kapsamında olduğu, olaya bahsi geçen borudan gelen tazyikle suyun neden olduğu ve binaların dışarıdan bu denli gelen yüksek basınçlı suya karşı dayanıklı olamayacakları, davacı yanca sigortalısına ödenen ve talep edilen tutarın kadri matuf olduğu, davalı her ne kadar davalı iş yerinde yapılan istiflemenin hatalı olduğu ve davacının sigortalısının da kusurlu olduğu iddiasında bulunmuş ise de bilirkişi ek raporu ile de tespit edildiği üzere yapılan istiflemenin hasarın oluşu ile bir ilgisi bulunmadığı, dosyadaki kayıtlara göre dava konusu işyeri ve binanın imar ve fen kurallarına aykırı yapıldığına ilişkin bir delil veya emare bulunmadığı, buna göre gerçekleşen hasarın davalı sorumluluğunda bulunan su borusundan kaynaklandığı, davacının bir kusurunun bulunmadığı, davalının ise hasarın gerçekleşmesinde kusurlu ve sorumlu olduğu sabit olduğu, gerçek zarar ilkesi uyarınca istenen tutarın zarar ile uyumlu olduğu da tespit Yargıtay ve BAM uygulamasına uygun, denetime elverişli şekilde raporlandığı, dosyanın incelenmesinden hasarın sigorta poliçe dönemi içinde gerçekleştiği ve zararın da davacı yanca sigortalısına ödendiği, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz isteminde haklı olduğu, mahkememizce resen ödeme tarihinden itibaren talep gibi yasal faiz üzerinden hesaplama yapıldığı ve davacının icra takibinde talep ettiği işlemiş faizin birebir aynı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle Davacının davasının kabulü ile; davalının.... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline; takibin takip talebindeki şartlar ile aynen devamına, Talep bulunmadığından icra inkar tazminatı hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; binada gerekli ve yeterli izolasyonun yapılmamış olmasının kusur sebebi olup bunun yerine getirilmemesinin de müvekkili idare ile zarar arasındaki illiyet bağını ortadan kaldırıcı bir neden olduğunu, kimse kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemez ilkesi dikkate alındığında da sigortalının kendi ağır kusuru neticesinde hasar meydana geldiğinden müvekkili idareyi sorumlu tutmanın mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, binalarda teknik bakımdan dıştan gelecek herhangi bir su yada başka basınçlara karşı betonarme perde duvar yapılmadığını, müvekkili idareye kusur isnadının mümkün olmaması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, talep edilen bedellerin hangi esas ve ölçütler dikkate alınarak belirlendiğinin tespit edilmediğinden eksik yargılama yapıldığını, işçilik giderleri ve araç giderleri zarar kapsamına sokulamayacağını, mahkemece hükmedilen lazminata. hasar tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hukuka aykırı olup temerrüt söz konusu olmadığından ancak dava tarihinden sonrası için faize hükmedilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

Dava, işyeri sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davaya konu.... İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... A.Ş., borçlunun ise ... Genel Müdürlüğü olduğu, 11.182,95 TL asıl alacak ve 279,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.462,52 TL üzerinden 10.05.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde "...A.Ş. ye ... numaralı poliçe ile sigortalı mahalde 10.06.2018 tarinde verilen dahili su hasan neticesi TTK m.1472 hükmü ve ...hasar dosyası gereği doğan rücu alacağı" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 18.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 21.05.2019 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.

Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı ...'ya ait ''... Mah. ...... No:...../ İSTANBUL'' riziko adresindeki işyeri için ... nolu 10.03.2018-10.03.2019 başlangıç ve bitiş tarihli işyerim sigorta poliçesinin düzenlendiğini, teminat limitinin sel su baskını için 60.500,00 TL olduğu, 10.09.2018 tarihli su baskını olayı nedeniyle sigortalıya 30.01.2019 tarihinde 11.182,95 TL ödeme yapıldığı, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya ödemesi nedeniyle TTK'nın 1472. maddesindeki halefiyet ilkesi gereği aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.

17.01.2019 tarihli ekspertiz raporunun ekspertiz bulguları kısmı:"...“Sigortalı depoda yapılar incelemeler ve sigortalının kuzeni.... Bey ile yapılan görüşme sonrasında, hasarın sokaktaki ... temiz su hattındaki kaçak sebebiyle suların duvar diplerinden deponun bodrum katına dolması sonucu meydana gelmiş olduğu bilgisi edinilmiştir.

...Suların sirayeti ile sigortalı depoda bulunan muhtelif endüstriyel mutfak eşyalarının, kapaklı dolabın, masa ve iki adet sandalyenin, duvar boyalarının, alçıpan duvar kaplamalarının hasar gördüğü tespit edilmiştir.

...Tarafımızca yapılan incelemelerde sigortalı mahallin depo olarak kullanıldığı depoda muhtelif endüstriyel mutfak eşyalarının ve bazı demirbaş eşyaların muhafaza edildiği ve emteaların palet veya raf üzerinde değil yerde olduğu tespit edilmiştir.

...29.11.2018 tarihinde tarafımızca 2. ekspertiz hizmeti ..... Bey ile beraber yapılmıştır. Yaptığımız incelemeler sonrasında, ...gazlı yer ocağının, ...'ün, ...... adet döner ocağının, ... döner ocağının, .. döner ocağının, ... döner ocağının, ...... -.... ocağın, ....- ... ocağın, ..... benmari'nin, duvardan duvara kapaklı dolabın, 2 adet sandalyenin, duvar boyalarının, alçıpan duvar bölmelerin hasar gördüğü tespit edilmiştir. Suların sirayeti sonucu, endüstriyel mutfak ekipmanlarının metal aksamlarının paslandığı ve korozyon oluştuğu, ayrıca gaz kafalarında korozyon oluştuğu tespit edilmiştir..." şeklindedir.

İlk Derece Mahkemesince sigorta uzmanı, inşaat mühendisi ve malkine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 28.12.2020 tarihli raporda:"...Dava dosyasında bulunan ve olay yerini gösteren fotoğrafların incelenmesinden, sigortalı binanın sokağa bitişik olduğu, kaldırım olmadığı, dava konuslu su borusu patlamasının, sigortalı dairenin bulunduğu binanın dışında sokakta ve sokak aydınlatma elektrik direğinin yanında meydana geldiği, buradan patlayan su borusunun davalı ...'ye ait şebeke yolu borusu olduğu kanaatine varılmıştır.

...1 adet hasarlı emtia listesi 12.741,41 TL, Duvar boyası 630,00 TL, Macun 180,00 TL, Ara toplam 13.551,41 TL, Sovtaj 1.250,00 TL, Muafiyet 1.118.46 TL olmak üzere Net hasar 11.182,95 TL'dir.

Taraf delilleri arasında yer alan Ekspertiz Raporunda belirtilen malzeme ve işçilik bedelleri piyasa rayiçlerine uygun olup kadri marufunda olduğu kanaatini ulaşılmıştır.

Buna göre dosya kapsamında bir örneği yer alan 11.182,95 TL'nın dava dışı sigortalıya ödendiğini gösteren tediye belgesi kapsamında işbu tutarın riziko tarihi itibariyle taraflar arasında münakit poliçe genel ve özel şartlarına davacının rücu talebinin yerinde olduğu" bildirilmiş aynı bilirkişi heyetinden davalı tarafın itirazlarını karşılamak amacıyla aldırılan 14.06.2021 tarihli ek raporda ise kök rapordaki kanaatlerin değişmediği açıklanmıştır.

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 2.maddesinde ...'nin görev ve yetkileri düzenlenmiş, a bendinde "İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", b bendinde "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", d bendinde ise "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.04.2012 tarih ve 2010/15601 E., 2012/6395 K. sayılı ilamı:"Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, sigortalı işyerine ait mimari projede bağımsız bölüm olması mümkün olmayan ve ısıtma alanı olarak gösterilen bodrum katın projeye aykırı bir şekilde depolama alanı olarak kullanıldığı ve buraya dolan sulardan dolayı emtia hasarının artmasında sigortalı işyeri sahibinin de kusurlu olduğu kabul edilerek tazminattan indirim yapılmış ise de, davalıya ait ana şebeke su borusundaki patlama sonucu meydana gelen selin ve oluşturduğu hasarın büyüklüğü gözönüne alındığında sigortalı işyeri sahibine kusur verilmesi doğru olmaz.

Bu itibarla, mahkemece, sigortalı işyerinde meydana gelen tüm zararın davalıya ait ana şebeke su borusunun patlamasından kaynaklandığının, dolayısı ile tüm kusurun davalıda olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..."şeklindedir.

Somut olayda; davalı ...'nin sorumluluğunda olan temiz su şebeke hattındaki borunun 10.09.2018 tarihinde patlayarak davacı sigortalısının işyerini su basması nedeniyle hasarın meydana geldiği, davalının sorumluluğundaki şebeke hattının patlaması nedeniyle kusurun tamamen davalı tarafa ait olduğu, sigortalının yada dava dışı üçüncü kişilerin kusurunun bulunmadığı, davalının eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğu, davalının savunmasının aksine illiyet bağını kesecek bir olgunun olmadığı, hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı, bilirkişi raporuna göre sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin kadri maruf olduğu anlaşılmakla davalının kusur, illiyet bağı ve zarar miktarına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda üçüncü şahsa rücu tarihidir. Bu nedenlerle davalı, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte hasar bedelinden sorumludur.

Dava dışı sigortalıya 30.01.2019 tarihinde ödeme yapılmış olması nedeniyle bu tarihten takip tarihine kadar takip öncesi işlemiş faiz kalemine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebine itibar edilmemiştir.

Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 195,75 TL'den mahsubu ile bakiye 536,25 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/392, K. 2026/640, T. 16.09.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-392-e-2026-640-k-fd9c4e18eec5