Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1978 E. 2026/813 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1978
Karar No
2026/813
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1978

KARAR NO: 2026/813

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/04/2022

NUMARASI: 2020/592 Esas - 2022/321 Karar

DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/04/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; şirketin 4.970,00 $ bedel karşılığında yurtdışından led ampul ithal ettiğini, müvekkili ile davalı ...Ş. arasındaki anlaşmaya göre müvekkili tarafından yurtdışından ithal edilen malların; yurda giriş ve gümrük sürecindeki tüm işlemleri ve malların müvekkili şirkete tam ve eksiksiz olarak teslimini davalı ...Ş'nin sağlayacağını, ancak müvekkilinin ithal ettiği malların; gümrükten ülkemize girdikten sonra davalı şirketçe dağıtım kanalı olarak belirlenen .... Şti. İsimli şirkete ait ...Mah. .... No:...sayılı adreste bulunan depoda tutulmakta iken depoda gerçekleşen hırsızlık sonucu çalındığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında anlaştığı ve kendisine sevki gereken otomobiller için led ampul bulunan 13 koli malın 11 kolisi 19/01/2020 tarihinde .... Şti.'ne ait depodan çalındığını, buna ilişkin olarak şirket ortaklarından ... aynı gün kollukta şikayetçi olduğunu, şikayete ilişkin tutanağı ve davalı ile taşıyıcı firma arasında yapılmış olan durum tespit tutanağını sunduklarını, müvekkilinin doğan zararlarının karşılanması amacıyla davalı şirketin sigorta şirketine başvurulmuş ve ...A.Ş. tarafından 14/04/2020 tarihinde müvekkiline 31.490,05 TL bedel ödeme yapıldığını, çalınmayan iki koli ürün ise müvekkiline iade edilmediğini, ancak iş bu ödeme müvekkilinin doğan zararlarını karşılamaktan çok uzak olduğunu, TBK hükümleri ve taraflar arasındaki anlaşma gereği tarafların üstlendikleri edimler satıcı için malın temini, dağıtıcı için malın teslim ve tevdii, alıcı için ise bedelin ödenmesi şeklinde olduğunu, yine malın yurtdışından ithali ile ödenmesi gereken gümrük vergisinin ve depoda bekletilirken ödenen bir kısım masrafların malı teslim alacak olan tarafından yapılması gerektiğini, zira; somut olayda müvekkili yurtdışından ithal ettiği ve davalının kusuru sonucu çalınan mallar ve bu malların gümrükteki sürecine ilişkin olarak Gümrük müşavirlik firması olan .... Şti.'ne 25.01.2020 tarihinde 14.351,87 TL gümrük vergisi ve 345,95 TL ardiye bedeli olmak üzere toplam 14.697,82 TL ödediğini, yine müvekkili şirket davalı tarafa iş bu işlemlerden dolayı 10.01.2020 tarihinde 340,20-USD hizmet bedeli ödediğini, sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarihte 1 dolar 6.77 TL değerinde olup 340,20 USD 2.303,254 TL'ye karşılık gelmekte olduğunu, müvekkilinin malları ithal etmek için sipariş verdiği ve ödemesini yaptığı 11/10/2019 tarihinde dolar kuru 5.77 TL civarı iken sigorta şirketinin ödeme yaptığı 14.04.2020 tarihinde 6.77 TL civarında olduğunu, müvekkilinin ithal ettiği mallar için 4.970,00 USD ödemiş olup sigorta şirketinin ödediği tutar ise ödeme tarihinde 4.651,00 USD'a denk geldiğini, aradaki 325,00 USD fark tutarında müvekkili şirket zarar etmiş ve mağdur olduğunu, müvekkili şirket kur farkından dolayı uğradığı 325 USD karşılığı zarar sigorta şirketi ve davalı şirket tarafından karşılanmadığını, müvekkilinin ödediği bedelin dolar cinsinden kendisine iadesi gerektiğini, müvekkili şirketin ithal ettiği malların çalınmasından dolayı aynı sınıf ürünleri tekrar ithal etmek zorunda kaldığı ve bu sebeple gümrük sürecinde 03.08.2020 tarihinde 9.108,59 TL ilave gümrük vergisi ödediğini, dolayısı ile müvekkilinin, davalı tarafın kusuru nedeniyle 28.676,90 TL ithal edilen mallar için yapılan ödeme 14.697,82 TL ardiye bedeli ve gümrük vergisi, 2.200,25 TL kur farkından uğranan zarar, 2.303,254 TL davalı şirkete ödenen hizmet bedeli, 9.108,59 TL ilave gümrük vergisi olmak üzere toplam 56.986,14 TL harcamış ancak sigorta şirketi müvekkilinin zararları ve harcamalarına ilişkin olarak 31.490,05 TL ödediğini, ayrıca müvekkiline iade edilen 2 koli malın bedeli de 700 USD bedelinde olduğunu, iade tarihinde 700 USD, 4.039,00 TL'ye karşılık geldiğini, bu durumda Müvekkilinin kendisine ödenmeyen zararı; 56.986,14 (toplam yapılan ödeme) 31.490,05 TL (Sigorta şirketinin müvekkile yaptığı ödeme) 4.039,00 TL (çalınmayan ve müvekkile iade edilen malların bedeli) 21.457,09 TL olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararların tazminini davalıdan talep ettiği ancak bu talep davalı tarafında kabul görmediğini beyanla davalının kusuru nedeniyle müvekkilinin uğradığı ve yukarıda detaylı izahı yapılan 21.457,09 TL bedelin davalıdan tazmin edilerek müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep etmiş olduğu alacak kabul manasına gelmemek kaydıyla T.T.K. Hükümleri gereğince zamanaşımına uğradığı, davanın dava dışı ... .... Şti.'ne ihbar edilmesini, müvekkili şirket, taşıma komisyoncusu olarak davacı ... ile anlaşma yaptığı ve taşıma işi dava dışı ... .... Şti.'ne taşıyıcı olarak verildiğini, dava konusu talebe ait emtia, 19/01/2020 tarihinde dava dışı ... .... Şti sorumluluğunda iken meydana gelen hırsızlık olayı sonucu bir kısım emtianın çalındığını, dava dışı ... .... Şti. yetkilileri tarafından suç duyurusunda bulunulmuşsa da tüm aramalara rağmen çalınan emtiaların bulunamadığını, olaya ilişkin Müvekkili Şirket tarafından dava dışı ... .... Şti'e emtianın sorumlulukları altına çalınması sebebiyle Müvekkili Şirketin uğrayacağı tüm hukuki mali, cezai zararın kendilerine ait olacağı ve kendilerine rücu edileceği .... Noterliği ... Yevmiye No, 19.06.2020 tarihli ihtarname ile bildirildiğini, neticeten taşıma işini Müvekkili Şirketin gerçekleştirmediğini, emtia dava dışı ... .... Şti firması sorumluluğunda iken kaybolduğunu, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek üzere müvekkili şirketin CMR hükümleri uyarınca sorumluluğuna gidilmesi düşünüldüğünde dahi sorumluluğun sınırları ve niteliği ile üst sınırları açısından TTK. 880 maddesi gereğince tazminat hesabında esas alınacak değerin belirlenmesi gerektiğini, TTK 882/1. maddesine göre de gönderinin tamamının ziyaı veya hasarı halinde 880 ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, buna göre tazminat üst sınırı, çalınan emtia ağırlığı 11 Koli (13 Koli toplam ağırlığı 171,5 KG) ağırlığı 145,11 KG x 8,33 SDR = 1.208,76 SDR olduğunu, emtianın çalındığı ve zararın meydana geldiğinin fark edildiği tarih olan 19.01.2020 tarihinde 1 SDR'nin 8,14 TL olup 1.208,76 SDR x 8,14 TL = 9.839,30 TL tazminat üst sınırı bulunduğunu, müvekkili Şirketin sorumluluğuna gidildiğinde dahi 9.839,30 TL üst sınır ile sorumlu olacağı gözetildiğinde 21.457,09 TL'nin davaya konu edilmesi hukuka aykırı olup davanın bu yönüyle de reddine karar verilmesi gerektiğini, buna göre davacı tarafın ithal edilen mallar için yaptığı 28.676,90 TL ödemesine karşılık ...A.Ş. tarafından 14/04/2020 tarihinde 31.490,05 TL ödeme yapıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Toplanan tüm delillere ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından, davalının uluslararası taşımasını Çin’den denizyolu artı karayolu şeklinde kombine taşıma esasına göre davacı adresine kadar organize ettiği taşımada İstanbul-Manavgat taşıması için yükün ihbar olunan ... adresinde taşıma sürecinde 13 kaptan 11 kap çalınmak suretiyle kısmi zayi olması nedeniyle davalının sigortası tarafından karşılanmayan bakiye maddi zararının tazmini istemiyle davalı aleyhine Mahkememizde açılan maddi tazminat davasında yapılan yargılama sırasında alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli bilirkişi kök raporunda 11 kap zayii için dava dışı sigortacıdan 14.04.2020 tarihinde tahsil edilen tazminatta 2.903,32 TL doğrudan emtia zararını aşan tazminat hesaplandığı, davacının TTK m.883 gereği doğrudan emtia zararını aşan miktarda uğradığı zarar ve talep edebileceği tazminatın 14.494,08 TL hesaplandığı, davacının doğrudan emtia zararına göre fazladan tahsil ettiği 2.903,32 TL düşüldüğünde, davacının talep edebileceği ek tazminatın 11.590,76 TL hesaplandığı, davacı yanca talep edilen kur farkı veya sonraki ithalatı için ödenmesi gereken gümrük vergisi gibi zarar taleplerinin somut olaya uymadığının tespit edildiği anlaşılmakla 11.590,76 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine , ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin hiçbir kusur ve sorumluluğu olmadığı halde aleyhine maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın iptali gerektiğini, mahkemece ihbar olunanın sigorta şirketi tarafından davacıya gerekli ödeme yapıldığını, TTK (sorumluluktan kurtulma)- Taşıyıcının özeni başlıklı 876.maddesi aynen şöyledir;" ..., hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur." denildiğini, huzurdaki yargılamada alınan bilirkişi raporlarında beyanları ve itirazları dikkate alınmamış olup, söz konu raporların hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, ...A.Ş. tarafından 14/04/2020 tarihinde davacıya 31.490,05 TL ödeme yapıldığını, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olarak hatalı kanaatlerle oluşturulmuş bir karar olduğundan usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, karayolu taşıması sırasında çalınan emtia nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, fiili taşıyıcının deposunda çalınan emtia nedeniyle davalı akdi taşıyıcının sorumlu olup olmadığı ve sorumluluğun miktarı noktasındadır.

Davalı ve fiili taşıyıcı ... tarafından düzenlenen 27/01/2020 tarihli tutanakta davacı ... firmasının 13 adet kolisinden 11 adet kolinin ... deposuna giren hırsızlık nedeniyle eksik teslim edildiği tutanak altına alınmıştır.

Davacı tarafça, eksik teslim edilen emtia nedeniyle sigorta şirketince ödenen tutarın zararı karşılamaya yetmediği iddiasıyla karşılanmayan zararın tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Çin'den ithal edilen ve deniz yoluyla Türkiye'ye getirilen 13 koli emtianın İstanbul'dan Manavgat/Antalya'ya taşınması aşamasında ihbar olunan ... deposunda 11 kolisinin çalınması neticesinde davacıya eksik teslim yapılmıştır. Sigorta şirketince zarar gören mal bedeli ödenmiş ise de davacı tarafça bu taşımaya ilişkin diğer giderlerinde tazmini talep edilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 883/1. maddesi, "Taşıyıcı, ... veya hasardan sorumlu olduğu hâllerde, 880 ilâ 882 nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka, taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar. Ancak, hasar hâlinde, birinci cümle uyarınca yapılacak ödemeler 880 inci maddenin ikinci fıkrasına göre saptanacak bedel ile orantılı olarak belirlenir. Başkaca zararlar karşılanmaz." şeklinde düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacının anılan düzenleme kapsamında kalan diğer zararları 11.590,76 TL olarak hesaplanmıştır.

Davacının hesaplanan diğer zararlarının TTK'nın 883. Madde kapsamında kalması ve 11 koli emtianın fiili taşıyanın deposunda iken çalınması nedeniyle sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Davalının, söz konusu taşımada taşıma işleri komisyoncusu(forwarder)-akdi taşıyıcı olarak hareket etmesi nedeniyle davacının TTK'nın 883. Maddesi kapsamında kalan zararlarından sorumludur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın hükümde yazılı olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 197,95 TL harcın, alınması gerekli olan 791,76 TL harçtan mahsubu ile bakiye 593,81 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1978, K. 2026/813, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1978-e-2026-813-k-18ef7b5f2fd9