Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1904 E. 2026/777 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1904
Karar No
2026/777
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1904

KARAR NO: 2026/777

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/09/2022

NUMARASI: 2021/888 Esas - 2022/822 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... AŞ sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye'nin önde gelen sigorta şirketlerinden olduğunu, dava dışı sigortalısı...' ait elektrik pano emtiası, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ve abonman sözleşmesi ile müvekkilince teminat altına alındığını, Emtia, Türkiye'den Almanya'ya taşınmak üzere davalı sorumluluğunda ... / ... plakalı araca 09.05.2020 tarihinde parsiyel olarak yüklendiğini, Almanya'da ilk varış antreposunda araçtan tahliye edilerek farklı bir araca aktarılarak alıcı firmanın tesislerine kadar olan dahili nakliyesi... dorse plakalı araç ile gerçekleştirildiğini, emtianın alıcı firma tesislerinde tahliyesi sırasında yapılan kontrollerde hasarlı olduğu tespit edilmiş ve çeki listesi üzerine aşağıdaki hasar şerhi düşüldüğünü, Sigortalının 30.781,48 TL tutarındaki zararı müvekkilinin karşıladığını ve müvekkilinin, TTK m. 1472 uyarınca sigortalısının haklarına kanuni halef olduğunu, Sigortalı, düzenlediği, temlikname ile tüm hak ve alacaklarını müvekkiline devretmiş olduğundan müvekkilinin aynı zamanda akdinin halef olduğunu, neticede .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına davalının haksız itirazların iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine; Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Somut olayımızda, davalı taşıyıcı tarafından taşınılan emtianın alıcısına hasarsız teslim edildiğinin ispatının yapılamadığı; yine emtianın zarar gördüğü hususunda ihtilaf bulunmadığı ve hasardan kaynaklı davacının herhangi bir dahli olmadığından, kusurun tamamının davalıda olduğu ve ... 36. madde hükmüne göre de taşıma sürecinde meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Hasarlı emtianın brüt 1.405 kg olduğu; davalının ... m. 25 gereği hasar giderim işçilik ve malzeme kaynaklı zarardan, ... m.23/3 gereği sınırlı sorumlu olduğu; dosya kapsamında davalının ancak ( 8,33 SDR x 1.405 kg=) 11.703,65 SDR ve 11.703,65 SDR x 23,0094 TL = 269.293,96 TL' ye kadar sınırlı sorumlu olduğu; ödenen miktarın 30.781,48 TL olduğu, bu miktarın kadri maruf olduğu ve sorumluluk tavanının altında kaldığı sonucuna varılarak, bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine," karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra dosyasının vekil ile takip edildiği dosyalarda mahkeme tebligatlarının vekile yapılması gerektiğini, ancak tebligatların usulsüzce davalı şirkete yapıldığını, davalı şirketin davaya konu taşımada akdi taşıyıcı olmadığını, herhangi bir hasar iddiası kabul etmemekle birlikte göndericinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanan taleplerini akdi taşıyıcıya yöneltmesi gerektiğini, taşıyıcı sorumluluğuna gidilmesinin ön şartı olan ayıp ihbarında bulunulmadığını, mahkemece sorumluluk ön şartının yokluğu değerlendirilmeden davanın kabulüne kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu, iddia olunan hasar/zararı kabul etmemekle birlikte, davalı tarafından gerçekleştirilen taşımanın tam ve eksiksiz verildiğinin ... belgesi ile de sabit olduğunu, yerel mahkemece davacı taleplerinin detaylıca araştırılıp tartışılmadığını, ekspertiz raporunda yer alan kanaatler esas kabul edilerek hüküm kurulduğunu, ekspertiz raporunda yer alan kalemlerin fahiş olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkemece iddia olunan hasarın gönderici sorumluluğunda olan ambalajlama ve istif kurallarına aykırılıktan meydana gelip gelmediğinin incelenmediğini, davalıya atfedilen kusur iddialarının kabul edilmediğini, ancak bir an için kusur iddiası kabul edilecek olsa dahi müterafik kusur değerlendirilmesi yapılması gerekmekte iken tüm kusurun davalıya yüklenmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından dava konusu zararın, sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının araştırılmadığını, taşıma hukukuna göre taşıtıcı sorumluluğunun emtianın zarar gören kısmı üzerinden hesaplandığını, yerel mahkeme tarafından bu hususun değerlendirilmediğini, alacağın likit olmadığını, yerel mahkeme tarafından kurulan icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, talepler yönünden davalının dava ehliyeti bulunmadığından ve sorumluluk ön şartı ayıp ihbarında bulunulmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini, aksi kanaat durumunda davalının sorumluluğu bulunmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Dava; nakliyat emtea sigorta poliçesi kapsamında uluslararası taşıma esnasında meydana geldiği iddia edilen hasarı gönderen sigortalısına ödeyen sigortacının fiili taşıyıcıdan rücuen tahsili istemiyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.

İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

İstinafa konu uyuşmalık temelde; davanın ispatlanıp ispatlanmadığı noktasındadır.

Yargıtay İçtihadı birleştirme büyük genel kurulunun 03/06/2022 tarih, 2021/1 Esas 2022/3 K. Sayılı içtihatları birleştirme kararı gereği icra takibine maruz kalan borçlu vekil marifetiyle icra takibine itiraz ettiğinde itiraz üzerine duran icra takibinin devamını sağlamak için alacaklının açacağı itirazın iptali davasında dava dilekçesinin asıla tebliğ edilmesi gerekmekle davalının usulsüz tebligat bulunduğuna ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

Davalı taraf davaya süresi içinde cevap vermemiş olmakla HMK 128 maddesi gereği davacının dava dilekçesinde dayandığı vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır.

Davaya konu taşıma Türkiye- Almanya arasında gerçekleştiğinden somut uyuşmazlığın ... Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında TTK hükümleri esas alınacaktır.

6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.

... Konvansiyonun 17/1. maddesinde taşımacının, eşyayı teslim aldığı andan teslim edinceye kadar tam veya kısmi ziyadan, hasardan, teslimdeki gecikmeden sorumlu olduğu; 3. maddesinde taşımacının, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden, sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olacağı düzenlenmekle; 29. maddesi de aynen "Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu dışlayan veya sınırlayan yahutta kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. 2. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından yahutta taşıma işinde kullanıldığı başka kişiler tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diğer kişiler, kişisel sorumlulukları yönünden birinci paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar." düzenlemesi bulunmaktadır.

30. maddesinde; 1. Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır.

Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur.

Bu genel açıklamadan sonra somut olayda; Satış faturası ve diğer belgelerden taşıma konusu yükün 2 adet elektrik paneli, toplam ağırlığını 1.405 kg, satışın CİF satış olduğu, dava dosyasına 2 adet taşıma senedi/... belgesinin sunulduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısının yüke konu malın satıcısı ve göndereni..., gönderilenin ise alıcı ...olduğu, yükün 2 adet elektrik panosu olup parsiyel olarak taşıtıldığı, akdi taşıyıcının dava dışı ... A.Ş. davalının ise akdi taşıyandan işi alan fiili taşıyan olduğu, sunulan ... belgelerine göre taşıma işinin alıcının adresi olan .../Almanya adresine kadar davalı tarafça üstlenildiği, yükün parsiyel olması nedeniyle önce Almanya'da antrepoda yük aktarıma işlemine tabi tutulduğu, yükün burada başka bir araca aktarıldığı, yükün alıcısın teslim edildiği, ... belgeleri üzerinde bir hasar kaydının düşülmediği, 06/05/2020 tarihli çeki listesinin alt kısmına "her iki elektrik panosu da hasarlı getirildi" kaydının düşülüp kime ait olduğu belli olmayan bir imza ve bir paraf bulunduğu, bu kaydın üstünde... isim ve imzasının bulunduğu, Warenannahme (malların kabulü) kaydından 20 mayıs 2020 tarihinde teslim edildiği, "Unter Vorbehalt der Richtigkeit" kaydından ise "doğruluğu saklı kalmak kaydıyla" veya "doğruluğu garanti edilmeden" anlamında kayıt bulunduğu, bahsi geçen belgede taşıyıcının veya şoförün isim ve imzasının bulunmadığı, akdi taşıyan tarafından fiili taşıyıcı davalıya 17/06/2020 tarihinde Beyoğlu noterliği aracılığıyla hasarın ihbar edilip sorumlu olacağı hususunun ihtar edildiği görülmektedir.

Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda; taşımaya konu her iki pano iç donanımlarında herhangi bir hasar bulunmadığı, hasar içeriğinin pano karkaslarındaki (baza ön, akra kapak- yan baza palet-sırt, binme kapı- ön çerçeve) ezilme-kırılma içerikli olduğu belirtilen parçaların pano dış donanımını ihtiva ettiği, darbelerde ilk etkilenecek pano donanımları olup nakliye esnasında hasar görmüş olabilecekleri, toplam hasar tutarının (malzeme, Almanya işçilik, hasarlı parçaların yenilerinin Almanya'ya sevk giderleri) kadri maruf olduğu kanaatine varıldığı, ... konvansiyon hükümlerine tabi taşımada meydana gelen zarar için tazminat ödemesi gözetilerek, ... m.25 ve m.23 gereği davalının sorumlu olduğu ve takip konusu alacağın 30.781,48 TL asıl alacak olduğu, davalının somut olayda ... m.36 gereği tazminat sorumlusu olduğu yönünde görüş ve kanaati bildirilmiştir.

CIF teslim şeklinde, mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek hasarlar için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra aynı satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından ilke olarak taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkı bulunmamaktadır. Ancak, malların CIF satış yöntemi ile teslimi benimsenmiş olmakla birlikte, ödeme noktasında taraflar genel kuraldan ayrılarak ödemenin mal mukabilinde yapılmasını kararlaştırmış olabilirler. Mal mukabili satımda, satılan malın teslim yerine ulaşması ve malın alıcısına teslim edilmesinden sonra satım bedeli ödenmektedir. Bu tür bir satışta, satıcının eşya üzerindeki menfaati teslime kadar devam edeceğinden taşıma sırasında hasar meydana gelmesi halinde de sorumlulara müracaat hakkı bulunmaktadır. Görüldüğü üzere mal mukabili ödemelerde mal teslimi ile ürün bedeli ödeneceğinden taşıma sırasındaki risk ihracatçı üzerindedir.

Somut uyuşmazlıkta sunulan faturada ödeme şekli (payment) %50 peşin (down payment) %30 sevkiyata hazır olduktan sonra, (after ready for shıppıng) %20 teslimat sonrası (after delivery) ödeme yapılacağı kararlaştırılmıştır. Bu durumda ödemeni %20 lik kısmının mal mukabili olduğu, hasar sonrası dava dışı satıcı tarafından maldaki hasar üstlenilerek yeni parçalar gönderilip işçilik ile hasarın giderildiği anlaşılmakla davacının sigortalısının hasar bedelini taşıyıcıdan isteme hakkı bulunmaktadır. Davacı tarafça hasar bedeli sigorta poliçesi kapsamında ödenmiş olmakla gerek TTK 1472 hükmünce gerek ibranamede hasara ilişkin her türlü hak, dava ve alacağı davacıya temlik etmiş olduğundan davacının, alacağı temlik alan sıfatıyla göndericinin taşıyıcıya karşı sahip olduğu hakları davalıya karşı ileri sürmesine herhangi bir engel bulunmadığından bu yöne ilişen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.

Somut olayda hasar açık hasar olup alıcı tarafından taşıyıcı ile birlikte ... belgesi üzerine hasara ilişkin bir kayıt düşülmediği gibi taraflarca hasara ilişkin bir tutanak tanzim edilmemiştir. Bu durumda yükün, ... 30 hükmünce sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığının kabulü gerekir. Aksinin davacı tarafça ispatı gerekir. Davacı tarafça yükün taşıma esnasında hasarlandığı ispatlanmamıştır.

Bu haliyle taşıma konusu yükün parsiyel yük olduğu, ekspertiz raporunun ve bilirkişi raporunun hasara uğradığı yük görülmeden dosya üzerinden tanzim edildiği, hasarın oluşu hakkında denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi isabetli olmayıp, ispatlanmayan davanın reddine karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece eldeki davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan, davacı tarafından yatırılan 371,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 360,23 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafça yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 30.781,48 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,

6-6325 sayılı HUAK'nın 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,

7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacı tarafa; davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine,

8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta gideri 105,50 TL olmak üzere toplam 326,20 TL yargılama masrafının davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1904, K. 2026/777, T. 17.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1904-e-2026-777-k-e30b0c85c33d