Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1873 E. 2026/886 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1873
Karar No
2026/886
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1873

KARAR NO: 2026/886

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/09/2022

NUMARASI: 2021/540 Esas - 2022/783 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026

Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı borçlu şirkete farklı tarihlerde mal satımı yapıldığını, müvekkili şirketin sipariş üzerine satışlar yaptığını, faturaların düzenlenerek iletildiğini, mal tesmlimlerinin gerçekleştiğini ve irsaliyelerin imzalandığını, taraflar arasında gerçekleşen işbu ticari ilişki neticesinde oluşan cari bakiyenin tüm taleplere rağmen bir türlü ödenmediğini bunun üzerine .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin alacaklı nezdinde herhangi bir borcu olmadığından ötürü söz konusu icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, daha sonra davacı şirketin, alacaklı olduğu iddiasını sürdürerek mahkemenizde işbu itirazın iptali davasını açtığını, ancak, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, üstelik davacı şirketin satıp parasını fazlasıyla aldığı havalandırma malzemelerinin çoğunu göndermediği gibi gönderdiği malzemelerin devreye alma işlemini yapmadığını ve sözleşmeye aykırı davrandığını, davacı şirket devreye alma işlemlerini yapmadığı için müvekkili şirketin bu işlemi yaptığı ... ünvanlı şirketten alacağını da alamadığını, müvekkili şirketin davacının göndermediği malzemeleri de başka bir firmadan tedarik etmek durumunda kaldığını, yani özetle davacı şirketin sözleşmeye aykırı davranıp müvekkili şirketi ciddi bir zarara uğrattığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere davacının davalı adına düzenlediği faturalar yönünden herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olan ve davalı şirketten alınmış 31/03/2020 tarihli 41.640,00-TL bedelli çekin davalı şirkete iade edilip edilmediği hususunda olduğu, 31/03/2020 tarihli 41.640,00-TL bedelli çekin davalıya iade edilmiş olması halinde davacının davalıdan 17.604,64-TL alacaklı olacağı, işbu alacağın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı vekilinin 24/06/2022 tarihli dilekçesi ile 41.460,00-TL bedelli çekin ödemesinin 10.591,11-TL ödemeli banka havalesi yoluyla yapıldığını ve söz konusu çekin geri alındığını beyan ettiği, bilirkişi raporlarına göre davalı tarafından davacıya verildiği belirtilen 31.048,89-TL tutarlı çeki davalının davacıya verdiğini beyan ettiği, banka havalesi yoluyla yapılan 10.591,11-TL ödemenin ve 31.048,89-TL tutarlı çekin (toplamı 41.460,00-TL) karşılığında davacı tarafça 41.460,00-TL tutarlı çekin davalıya verildiğinin davalının kabulünde olduğu, buna göre tüm bu hususlar ile bilirkişi raporlarındaki saptamalara göre tarafların ticari defter ve kayıtlarının yöntemine uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine B formu bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu oldukları, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı şirket tarafından kabul edilerek kendi ticari defterlerine kaydedildiği ve BA formlarıyla da beyan edildiği anlaşılmakla, HMK'nin 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın alacağının varlığını kanıtladığı değerlendirilerek davacının davasının kabulüne, taraflar tacir olduklarından davacının icra takibinde ticari faiz isteyebileceği, davalı açısından belirlenebilir nitelikte olan alacağa davalı tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak davanın kabulü ile; davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, İİK'nin 67/2 maddesi gereğince 3.520,92-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davacı tarafın 21/06/2022 tarihi atılı dilekçesi de özetle; "31/03/2020 tarihli 41.640,00 TL tutarlı çekin ... tarafından teslim alındığını, ...'ın da müvekkil şirket yetkilisi ...'ın akrabası olduğunu, dolayısıyla alacakları olduğunu" iddia ettiğini, söz konusu dilekçenin ekinde de ...'ın ıslak imzasının bulunduğu 03/06/2022 tarihli alındı belgesini sunduğunu, 31/03/2020 tarihli 41.640,00 TL tutarlı çekin bedeli ödenmiş olup, aslı ... tarafından teslim alındığını, karşı tarafın dilekçesinin ekinde sunduğu belgede de herhangi bir şekilde çekin bila bedel bir biçimde teslim edildiğine veya söz konusu çekin bedelinin davacıya ödenmediğine dair herhangi bir ibare bulunmadığını, 31/03/2020 tarihli 41.640,00-TL bedelli, ...seri numaralı çek ile 30/04/2020 tarihli, 40.000,00-TL bedelli, ........seri numaralı çekin asıllarının davacı tarafından elden teslim alındığına yönelik alındı belgesiyle, tahsilat/tediye makbuzunu sunmuş olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; müvekkilim tarafından 31/03/2020 tarihli 41.640,00-TL bedelli çekin ödemesinin yapıldığına ilişkin banka dekontunu da sunduğunu, 31/08/2020 tarihli ve 31.048,89-TL bedelli müşteri çekinin de davacıya verildiğine dair alındı belgesiyle tahsilat/tediye makbuzunu dosyaya sunduğunu, çekin aslının bizzat ...'a teslim ettiklerine yönelik alındı belgesinde de herhangi bir ihtirazi kayıt, bila bedel iade edildiğine dair herhangi bir itiraz vs. gibi durumlar söz konusu olmadığı gibi, çekin bedelinin ödendiği de itirazsız bir biçimde çek aslı çek borçlusuna verildiğinden dolayı açıkça anlaşıldığını, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; 03/06/2020 tarihinde davacıya 10.591,11 TL havale gönderilmesi neticesinde davacının 7.013,53 TL bakiye alacağının kaldığı, yine 03/06/2020 tarihinde davacıya 31.048,99 TL tutarlı çek verilmesi neticesinde de davacının 24.035,46 TL müvekkil şirkete borçlu olduğu açıkça anlaşıldığını, sonuç olarak müvekkil şirketin davacıya hiçbir borcunun olmadığı, aksine davacının müvekkil şirkete 24.035,46-TL borçlu olduğunu , davanın reddedilmesi gerekirken hukuka aykırı bir şekilde kabul edildiğini, davacının müvekkilinin borçlu olmadığını, aksine müvekkil şirketin alacaklı olduğunu açık bir biçimde bildiğinden ve kötüniyetli bir biçimde müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibinden ötürü dava ve takip konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken tam tersine hukuka aykırı bir şekilde müvekkili şirketin tazminat ödemeye mahkum edildiğini beyanla Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.09.2022 tarihli ve 2021/540 E,2022/783 K. sayılı kararının mürafaalı yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ile yeniden yapılacak olan yargılama neticesinde haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddi, aksi halde usul ve yasaya aykırı 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.09.2022 tarihli ve 2021/540 E,2022/783 K. sayılı kararının kaldırılarak, yeniden inceleme yapılması için yerel mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :Dava; satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispat edilip edilmediği noktasındadır.

Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap" sebebine dayalı olarak 17.604,64 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 08.10.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Davacı tarafça, davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmış ve yargılama sırasında ...'a ait ...numaralı 41.640 TL bedelli çekin davalı şirket yetkilisi olan ... ile akrabalık ilişkisi bulunan ...'a teslim edildiğine ilişkin ...'ın ıslak imzasını taşıyan alındı belgesi sunularak davalı tarafından çek aslının teslim alındığının ticari defterlerine işlenmediği ileri sürülmüş ; davalı tarafça 31.03.2020 tarihli 41.640 TL tutarlı çek bedelinin ödenerek aslının ... tarafından teslim alındığı, teslim belgesinde davacının çeki bila bedel bir biçimde teslim ettiğine veya söz konusu çekin bedelinin davacıya ödenmediğine ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, davacıya gönderilen 10.591,11 TL havale ve davacıya verilen 03.06.2020 tarihli 31.048,99 TL tutarlı çek sonucunda davacının davalıya borçlu olduğu savunulmuştur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.

Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, yapılan incelemede taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,davacı ticari defterlerine göre 2019 yılında davalı hakkında 181.460,40 TL tutarında 4 adet fatura, 2020 yılında ise 17.784,24 TL tutarında 1 adet fatura düzenlendiği, davacının ticari kayıtları arasında 21.11.2019 tarihinde davalıdan alınan 41.640 TL tutarlı ...numaralı çekin davalıya iade edildiğine, 03.06.2020 tarihinde davalının 10.591,11 TL tutarlı havale yaptığına ve aynı tarihte davalıdan 31.08.2020 keşide tarihli ...numaralı...'a ait 31.048,89 TL tutarlı çek alındığına ilişkin kayıtların yer aldığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 17.640,64 TL tutarında alacaklı gözüktüğü; davalı ticari defterlerinde ise davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan "davalı şirketten alınan 31.03.2020 tarihli 41.640 TL tutarlı çekin davalı şirkete iade edildiği"ne ilişkin kaydın yer almadığı, 31.08.2020 keşide tarihli ...numaralı...'a ait 31.048,89 TL bedelli çekin, davalı ticari defterlerine 31.048,99 TL olarak kaydedildiği, davalının ticari kayıtlarında 03.06.2020 tarihinde davacıya 10.591,11 TL havale gönderilmesi ve aynı tarihte davacıya 31.048,99 TL tutarlı çek verilmesi neticesinde davacının davalıya 24.035,46 TL borçlu gözüktüğü; davalıya iade edilen çek ve yeniden verilen çek bedeli arasındaki küsurat farkı dışında 2020 yılı taraf defterlerinde kayıtlı olan fatura ve ödeme kayıtlarının birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.

Somut olayda taraf ticari defterlerinde, davalının keşidecisi olduğu ...numaralı 41.640 TL bedelli çeke ilişkin kayıt mevcut olup, davalının ticari defterlerinde çekin iade edildiğine ilişkin bir kayıt bulunmamakla birlikte çekin iade edildiği tarafların kabulündedir.Kural olarak çek bir ödeme aracı olup, borçlusuna iade edilmesi ve onun elinde bulunması borcun ödendiğine karine teşkil eder ise de eldeki davada, dosyaya sunulan tediye ve tahsilat makbuzlarına göre davalının, 03.06.2020 tarihinde ... aracılığıyla keşidecisi olduğu 41.640 TL bedelli çeki iade alırken aynı tarihte 31.08.2020 keşide tarihli 31.048,89 TL bedelli çeki davacıya vermesi ve bakiye kalan tutara ilişkin olarak da "...nolu çeke istinaden yapılan ödeme" açıklamasıyla davacıya 10.591,11 TL tutarında ödeme yapması ifa uğruna edim mahiyetinde olup, davalının çekin, bedelinin ödenmesi nedeniyle kendisine iade edildiğine yönelik savunmasına itibar edilmemiştir. Davacı, 41.640 TL bedelli çek yerine verilen çek bedeli ve kendisine yapılan havale tutarının düşülmesinden sonra davalıdan 17.604,64 TL alacaklı durumunda olduğundan mahkemece davanın kabulüne ve İİK'nin 67/2 maddesi gereğince davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 300,65 TL harcın, alınması gerekli olan 1.202,57 TL harçtan mahsubu ile bakiye 901,92 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1873, K. 2026/886, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1873-e-2026-886-k-20229d7a894c