Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1812 E. 2025/625 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1812
Karar No
2025/625
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1812 Esas

KARAR NO:2025/625 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2020/103 Esas - 2022/302 Karar

TARİH:31/03/2022

DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)

KARAR TARİHİ:17/04/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka ile Davalı Takip Borçlusu ...ŞTİ arasında 10/06/2004 tarihli Genel Sözleşme imzalanmış olduğu, Davalı ... üzerine kayıtlı gayrimenkul üzerinde kredi teminatı olarak Banka lehine 1 .derecede ipotek tesis edildiğini, Genel Sözleşmeye aykırı davranarak, Borçlarını ödemeyen takip borçlusuna noter marifetiyle İhtarname keşide edildiği, İhtarın ise 05/02/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, Borcu ödememekte direnen Borçlu ve ipotekli aleyhine ... icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibindeki borca ferilerine itiraz ettiği, böylelikle itirazın durduğunu, nakdi alacağın yanı sıra; takipte talep edilen 4.700 TL bedelli çek yaprağı blokaj bedelinin ve 113.510,00 TL'lik teminat mektubu bedelinin deposunu talep ettiklerini beyan ve gerekçelerle itirazın iptalini takibin devamını, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 31/03/2022 tarih ve 2020/103 Esas - 2022/302 Karar sayılı kararında; "Uyuşmazlığın konusunun, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı bakiye borcun bulunup bulunmadığı, hesap kat ihtarının usulüne uygun olup olmadığı, itirazın iptali ve icra inkar şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.Dava dilekçesi,... sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.Dosyamıza getirtilen ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 30.294,69 TL toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67/1 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce oluşturulan ara kararı gereği dosyanın kök rapor için bilirkişi ... tarafından verilen 06/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda; ... sayılı takip dosyasında başlatılan takip kapsamında davacı banka ile genel kredi sözleşmesi kapsamında 1.000.000.000 TL kredi limiti tahsis edildikten sonra kullanan dava dışı borçlular, ...ŞTİ. ... ve ...LTD.ŞTİ'nin;17.359,11 TL asıl alacak ve 12.935,58 TL MKKP+Gv+Masraf olmak üzere toplam 30.294,69 TL borçlu olduğu, kullandırılan ve halen bankaya ibraz edilmemiş olan toplamda 6 adet çeklerin yasal yükümlülükleri karşılığı olan toplam 4700 TL tutarda borçlu olduklarının hesaplandığı (Talep 4.700 TL) ayrıca 7 adet ve toplam 113.510,00 TL tutarlı teminat mektubunun henüz tazmin olmadığından riskin devam ettiği bu nedenle de ilgili tutarın depo edilmesi gerektiği, bu kapsamda da kredi sözleşmesine imza atmaması ve taraf olmamakla birlikte borçluların kredi borçlarına teminat olması amacıyla davalının gayrimenkul ipoteği teminatını verdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir.Mahkememizin 21/09/2021 tarihli ara kararı gereği dosyanın ek rapor için bilirkişi ... tarafından verilen 10/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda;6 adet ve toplam 111.500,00 TL tutarlı teminat mektuplarının bankaya iadesinin yapılmadığı ve teslimin ispatlanmadığı bu bakımdan banka riskinin devam ettiği, 2 adet ve toplam 24.510,00 TL tutarlı teminat mektuplarının bankaya iadesinin yapıldığı, tazmin edildiği, bu bakımdan bankanın riskini kapattığı, hususlarının hesaplandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamındaki belge ve deliller incelendiğinde; İstanbul İli Maltepe İlçesi, ... nolu gayrimenkulün tamamının Malikinin... olduğu, Tapu üzerinde ... Kurumu adına 1.dereceden olmak kaydıyle 22/12/2003 tarihli 60.000.000.000 TL bedelli olarak İpotek Tesis edildiği tesis edildiği, Davacı Alacaklı Banka... A.Ş'nin ... Şubesi ile Davadışı ...ŞTİ arasında, 1.000.000.000 TL Kredi limitli, Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı,Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefiller kısımında ... ve ...ŞTİ'nin müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı, davalı ...'ün kredinin teminatı olarak ipotek verdiği tespit edilmiştir. ...'nin açılımına bakıldığında ise Katılım Bankacılığı terimi olarak kullanıldığı,Mahrum Kalınan Kar Payı olduğu,(Temerrüd faizi benzeri) ..'nin açıklamasının ise Bankacılığı terimi olarak kullanıldığı, Mahrum Kalınan Kar Payı Vergisi (Gider Vergisi) olduğu anlaşılmıştır.Davacı bankanın, borçlular aleyhinde, İstanbul Beyoğlu Noterliği marifetiyle 31/01/2018 ve .. yevmiye nosu ile toplam 128.200,00 tl tutarlı gayri nakdi borç tutarı ile birlikte 29.118,41 TL nakdi borç tutarı üzerinden ihtarname keşide ettiği, ihtarnamenin tebliğ edildiği, Bankanın risk ekranlarından Risk Grubu 5: Zarar Niteliğindeki Krediler Grup No:1601 Grup Adı: ... LTD sorgulandığında Ana Para Risk Tutarının:17.359,11 TL olduğu, mahrum kalınan kar payı oranın %9,72 olduğu, 31.01.2018 ihtarname tebliğ tarihinden 19.03.2018 icra takip tarihine kadar mahrum kalınan kar payı ve kar payına işleyen vergi toplamının 4.851, 79 TL olduğu, masraf tutarının 8.083,79 TL olduğu ve toplam 30.294,69 TL takip tarihi itibarıyla borcun bulunduğu tespit edilmiştir.Davacı tarafça itirazın iptali davasının 30.294,69 TL Nakdi alacak yönünden harçlandırma yapılarak davanın açıldığı halde 4.700,00 TL çek blokaj bedeli ile 113.510,00 TL teminat mektubu bedellerinin depo edilmesine yönelik icra takibinde talep edilen gayrinakdi alacak yönünden harç ikmalinde bulunulmadığı, İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/580 E. Ve 2018/1268 K. 23.10.2018 tarihli ilamı uyarınca davacı tarafça usulüne uygun Beyoğlu ... Noterliği 19.01.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarının borçlunun kredi sözleşmesinde yer almayan farklı adresine tebliğ yapıldığından İİK 150/ı maddesi uyarınca ilamlı icra yapmak suretiyle icra emri gönderilmesi şartları oluşmadığından icra emrinin iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, takip dosyasında maktu harcın yatırıldığı gayri nakdi alacaklar yönüyle ayrıca harç yatırılmadığı anlaşıldığından gayri nakdi alacaklar yönüyle yapılan taleplerin reddi gerekmiştir.İcra ve İflas Kanunu' nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Somut uyuşmazlık bakımında da davalı borçlunun takibe itirazında haksız olması ve alacağın belirlenebilir olduğu tespit edildiğinden icra inkar tazminatına da hükmetmek gerekmiştir.HUAK 18/A-(14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucu ...'e ekte sunulan 1.320,00 TL tarife bedeli üzerinden kesilen 27/01/2020 tarihli ...sıra nolu Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek arabulucuk giderlerinin davalıdan alınarak davacıya yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır."gerekçesi ile,'1Davacı tarafından davalı aleyhine açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;... Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin taleple bağlı kalınarak 17.359,11 TL asıl alacak 4.851,79 TL mahrum kalma kar payı ve gider vergisi 8.083,79 TL masraf olmak üzere toplam 30.294,69 TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %9,72 oranında mahrum kalının kar payı ve %5 gider vergisi uygulanarak takibin DEVAMINA, 2-Asıl alacağın %20'si oranındaki 3.471,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Gayrinakdi alacaklar yönüyle; Depo talebinde bulunan çek sorumluluk bedelleri ve teminat mektubu bedellerine ilişkin usulüne uygun harçlandırarak açılan takip ve dava olmadığı için REDDİNE, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya karşı açılan itirazın iptali davasında; dava konusu ... sayılı icra takibinde davalının itiraz ettiği 30.294,69-TL nakdi alacak ile 4.700,00-TL bedelli çek yaprağı blokaj bedelinin ve 113.510,00-TLlik teminat mektup bedelinin deposu ile itirazın iptali talep edildiğini;Mahkemece; 31.03.2022 tarihinde verilen karar ile, talep edilen nakdi alacak yönünden davanın kabulüne, deposu talep edilen çek sorumluluk bedelleri ve teminat mektubu bedellerine ilişkin ise, usülüne uygun harçlandırılarak açılan takip ve dava olmadığı için davanın gayrinakdi alacak talebi yönünden davanın reddine karar verildiğini,Dava ve takip konusu 30.294,69-TL nakdi alacakla ilgili icra takip dosyasına ve dava dosyasına nispi peşin harçların taraflarınca dosyaya yatırıldığını, 4.700,00-TLlik bedelli çek yaprağı blokaj bedeli ve 113.510,00-TLlik teminat mektup bedelleri, likit alacak olmamakla ve gayrinakdi "depo" istemi olması sebebiyle bu talep için nispi harç yatırılmadığını,"Bu nevi talepler, henüz gerçek borç doğmamış bulunduğundan temerrüt faizine konu teşkil etmeyeceği gibi icra inkar tazminatına da esas teşkil etmezler. Yine aynı ilkeler doğrultusunda bu nevi davalarda maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir." (Yargıtay 19 HD 2001/1147 E., 2001/5122 K., 02.07.2001 T.) mahkeme, gayrinakdi depo talepleri için maktu harç yatırılması kanaatinde ise, yargılama devam ederken taraflarına harç eksikliklerini gidermek için ara karar tesisi ile mehil verilebileceğini; taraflarına harcın tamamlatılması için mehil verilmeksizin, usülüne uygun harçlandırılarak açılan takip ve dava olmadığı için davanın gayrinakdi alacak talebi yönünden reddine karar verilmesi usül ve yasaya aykırı olmakla, davada reddedilen kısım ile ilgili istinafa başvurma gerekliliğinin doğduğunu,İleri sürerek, yukarıda arz ve izaha çalışılan nedenlerle,istinaf kanun yoluna başvuru talebimizin kabulü ile, tehir-i icra kararı verilerek, yerel mahkeme kararının kaldırılıp davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülerek; davanın kabulüne karar verilmesini;davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilmiş olan karar usul ve yasaya aykırı olup ilgili kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, Yerel Mahkeme yargılamasına konu davanın ... Sayılı icra takip dosyasından müvekkile gönderilen örnek 9 ödeme emrine müvekkili tarafından yapılan itirazın iptali olduğunu; mahkeme dosyasında ve takibe konu icra dosyasında itiraza konu örnek 9 ödeme emri bulunmadığından bilirkişi tarafından incelemenin hangi evraklar esas alınarak yapıldığı ve Yerel Mahkemece hangi evraklar esas alınarak müvekkilin sorumlu olduğu borç tutarının belirlendiğinin taraflarınca anlaşılamadığını; itirazın iptali davasında davacı takip talebi ve bu takip talebi esas alınarak düzenlenen ödeme emrinde talep edilen alacaklar için itirazın iptali davası açabileceğini; eldeki yargılama alacak davası olmadığından davacının dava dilekçesindeki talepleri ile ilgili icra dosyasındaki ödeme emrinin karşılaştırılmasının zorunlu olduğunu; eksik incelemeye dayalı olarak verildiği açık olan İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/103E.,2022/302K. Sayılı 31/03/2022 tarihli ilamının bu nedenle dahi kaldırılması gerektiğini,Diğer taraftan istinafa konu kararda Yerel Mahkemece müvekkilin sorumlu olduğu borç tutarının detaylarının açıklandığı kısımda "Davacı bankanın, borçlular aleyhinde, İstanbul Beyoğlu Noterliği marifetiyle 31/01/2018 ve ... yevmiye nosu ile toplam 128.200,00 tl tutarlı gayri nakdi borç tutarı ile birlikte 29.118,41 TL nakdi borç tutarı üzerinden ihtarname keşide ettiği, ihtarnamenin tebliğ edildiği, Bankanın risk ekranlarından Risk Grubu 5: Zarar Niteliğindeki Krediler Grup No:1601 Grup Adı: ... sorgulandığında Ana Para Risk Tutarının:17.359,11 TL olduğu, mahrum kalınan kar payı oranın %9,72 olduğu, 31.01.2018 ihtarname tebliğ tarihinden 19.03.2018 icra takip tarihine kadar mahrum kalınan kar payı ve kar payına işleyen vergi toplamının 4.851, 79 TL olduğu, masraf tutarının 8.083,79 TL olduğu ve toplam 30.294,69 TL takip tarihi itibarıyla borcun bulunduğu" tespitine yer verildiğini; ilgili tespitte de Mahkemece açıkça bankanın risk ekranlarının esas alındığını beyan ettiğini; oysa eldeki davanın alacak davası olmadığı,itirazın iptali davası olduğunu tekrar hatırlatmak istediklerini; yani yargılamanın ilgili icra dosyası üzerinden devam etmesi takip talebi ve ödeme emrinin incelenmesi gerektiğini; davacının takip talebinde talep edip ödeme emrinde müvekkile tebliğ edilen alacaklar için dava açtığı hususu dahi izaha muhtaçken, davanın tarafı olan davacı Bankanın risk ekranları esas alınarak müvekkilin borçlu olduğunun tespit edilmesinin açıkça usul hukukuna aykırılık teşkil etmekte olduğunu; müvekkilin davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını,İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/580 E. Ve 2018/1268 K. 23/10/2018 tarihli ilamı uyarınca davacı tarafça usulüne uygun Beyoğlu ... Noterliği 19/01/2018 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarının borçlunun kredi sözleşmesinde yer almayan farklı adresine tebliğ yapıldığından İİK 150/ı maddesi uyarınca ilamlı icra yapmak suretiyle icra emri gönderilmesi şartları oluşmadığından örnek 6 icra emrinin iptaline karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, örnek 6 İcra emrinin iptal edilmesinin akabinde alacaklının talebi ile müvekkiline örnek 9 ödeme emri tebliğe çıkarıldığını, müvekkil tarafından ödeme emrine süresi içerisinde itiraz edildiğini ve... Sayılı takibi müvekkili yönünden durdurulduğunu ancak icra dosyasında müvekkiline gönderilen ve itiraz edilen örnek 9 ödeme emri bulunmadığını; bu nedenle Yerel Mahkemece verilen kararın eksik ve hatalı incelemeye dayandığını,Yerel Mahkeme ilamında müvekkili aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedildiğini, öğretide de kabul edildiği üzere alacağın taraflarca açıkça bilinebilir olması veya Mahkemece bilirkişiye ihtiyaç duyulmadan değerlendirme yapılabilmesi halinde alacağın likid olduğunun kabul edilmekte olduğunu (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/8497E., 2019/1837K. Sayılı 28/03/2019 tarihli ilamı), bu kapsamda alacağın varlığının bile tartışmalı olduğu açık olup Yerel Mahkemece de alacak ve alacak tutarı ile ilgili 2 defa bilirkişi raporu alındığını; mahkemece bilirkişiye ihtiyaç duyularak yapılan hesaplama sonucu müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu,İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve re'sen tespit edilecek nedenlerle; İstinaf başvurularının kabulü ile, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/103E.,2022/302K. Sayılı 31/03/2022 tarihli ilamının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; genel kredi sözleşmesinden doğan nakdi ve gayrınakdi alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olıup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Mahkemece, ipotek sözleşmesi, genel kredi sözleşmesi, kat ihtarı ve tebliğ şerhleri dosya arasına alınarak, dosya bankacı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından davacı bankanın ... Şubesi'nde yerinde inceleme yapılarak kök rapor tanzim edilmiş, halen meri görünen teminat mektuplarının iade edilmiş olduklarına dair davalı itirazları üzerine ilgili teminat mektuplarının iade edilip edilmediklerine ilişkin, mektup lehdarlarına müzekkere yazılmış, gelen yazı cevapları doğrultusunda bankacı bilirkişiden ek rapor alınmış, akabinde tahkikat bitirilerek, davanın nakdi alacaklar yönünden kabulüne, gayrınakdi alacaklar yönünden uygun harçlandırarak açılan takip ve dava bulunmaması nedeniyle istemin reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi; dava dilekçesinde gayrınakdi alacağın da talep edildiği, bu alacağın maktu harca tabi olduğu, nakdi alacak bakımından nispi harcın yatırıldığı, mahkemece gayrınakdi alacak bakımından harç eksik görüldü ise tamamlanması için süre verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddinin hatalı olduğu yönündedir. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; bilirkişi raporunun banka riski kaydını esas alarak tanzim edildiği ve yetersiz olduğu, dosyada örnek no 9 ödeme emrinin bulunmadığı, dava dilekçesindeki talepler ile ödeme emrinin karşılaştırılmasının ve incelemenin buna göre yapılmasının zorunlu olduğu, inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı yönündedir.Dava konusu... sayılı dosyası incelendiğinde, davacının ipotek borçlusu davalı ile asıl borçlu dava dışı ...firması aleyhine 17.359,11-TL asıl alacak, 12.935,58-TL işlemiş faiz, faizin gider vergisi ve masraf toplamı 30.294,69-TL nakdi alacağın tahsili, ayrıca 4.700,00-TL bankaya iade edilmemiş çek yaprakları nedeniyle çek sorumluluk bedeli ile mer'i teminat mektupları nedeniyle 113.500,00-TL risk tutarından oluşan gayrınakdi alacakların depo edilmesi istemiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlattığı, davalının şikayeti üzerine İstanbul 12 İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan davada mahkemenin 2018/280 esas, 2018/1268 karar sayılı ilamı ile, davalıya kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmemiş olması nedeniyle davalı hakkında ilamlı takip yapılamayacağı gerekçesi ile, davalıya gönderilen örnek no 6 icra emrinin iptaline karar verdiği anlaşılmıştır. Mahkemece anılan dava dosyası celbedilmemiş ise de, karar örneğinin ve kesinleşme şerhinin icra dosyası içerisinde bulunduğu, dairemizce de UYAP sistemi üzerinden başka birimden dosya görüntüleme yolu ile ilgili icra hukuk dosyasının kapak bilgilerinin incelendiği, anılan kararın, taraflarca istinaf edilmeksizin 10/12/2018 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.Davacı vekili tarafından icra dosyasına 06/09/2019 tarihli dilekçe sunularak, her iki takip borçlusuna örnek no 9 (ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takipte ödeme emri) düzenlenerek tebliğ edilmesinin talep edildiği, dilekçe üzerinde icra müdür yardımcısının havalesinin bulunduğu, ancak ne UYAP sisteminde kayıtlı dosyada, ne de fiziki icra dosyası içerisinde ödeme emrinin bulunmadığı, takipten sonra borçu şirketin ihya edilmiş olması nedeniyle tasfiye memuruna ödeme emrinin 16/09/2019 tarihinde tebliğ edildiğine dair tebliğ mazbatasının, yine davalıya ödeme emrinin 31/19/2019 tarihinde tebliğ edildiğine dair tebliğ mazbatasının fiziki dosya içerisinde mevcut olduğu, davalının da aynı tarihli borca itiraz dilekçesini icra dosyasına sunduğu, takibin davalı yönünden durduğu anlaşılmıştır.Davacı ile dava dışı şirket arasındaki genel kredi sözleşmesinin 10/06/2004 tarihli ve 1.000.000.000.000,00- eski TL limitli olduğu, davalının kefaletinin bulunmadığı, 22/12/2003 tarihli ipotek sözleşmesi incelendiğinde, davalının dava dışı takip borçlusu şirket ile birlikte dava dışı ...Şirketi'nin davacı bankadan kullanmış olduğu veya kullanacağı kredilerden doğan borcun teminatını teşkil etmek üzere taşınmazı üzerinde davacı banka lehine 60.000.000.000,00-eskiTL limitle birinci sırada ipotek tesis ettiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde; nakdi alacağın yanı sıra; takipte talep edilen 4.700,00-TL bedelli çek yaprağı blokaj bedelinin ve 113.510,00-TLlik teminat mektup bedelinin deposunu talep ettikleri açıkça yazılı olup, gayrınakdi alacaklar maktu harca tabidir. 6100 Sayılı HMK'nun 120/1 fıkrası uyarınca davacı, yargılama harçlarını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Harçlar Kanunun 32 maddesi uyarınca, yargı işlemlerinden alınacak harclar ödenmedikçe mütaakıp işlemler yapılmaz. Aynı kanunun 30/1 fıkrası uyarınca; harcın noksan olduğu tespit edilirse yalnız o celse için yargılamaya devam olunur ve takip eden celseye kadar eksik harç tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Buna göre mahkemece yapılması gereken, maktu harca tabi gayrınakdi alacaklar bakımından noksan maktu harcın tamamlanması için davacı vekiline sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi, harcın tamamlanmaması halinde gayrınakdi alacak talebi bakımından dosyanın işlemden kaldırılması, basit usule tabi davada yasal süre içerisinde harç yatırılarak yenileme talebinde bulunulmaz ise bu talep bakımından davanın açılmamış sayılmasına karar vermektir. Mahkemece maktu harca tabi gayrınakdi alacak talebi bakımından davacıya noksan harcın tamamlanması için yukarıdaki usule göre süre verilmeksizin, harç noksanlığından istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş, davacı yanın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.Mahkemece hükme esas alınan kök bilirkişi raporu incelendiğinde, nakdi alacak tutarı tespit edilirken, bankanın risk sorumluluk ekranında dava dışı borçlu şirketin 17.359,11-TL, masraf tutarının 8.083,79-TL, görüldüğünün, davacının takipte yıllık %9,72 oranında temerrüt faizi talep ettiğinin, genel kredi sözleşmesinde faiz oranının belirtilmediğinin, göründüğünün, takipteki talep edilen faiz oranına göre davacının ihtarname tarihi ile takip tarihi arasında 4.851,79-TL faiz talep edebileceğinin, 8.083,79-TL masraf tutarı da eklendiğinde davacının 30.294,69-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmış ise de, hükme esas alınan bu raporda nakdi alacağın dayanağı kredinin ne olduğunun anlaşılamadığı, yine genel kredi sözleşmesine göre davacının talep ettiği temerrüt faiz oranının uygun olup olmadığına yönelik herhangi bir inceleme yapılmadığı gibi, 8.083,79-TL masraf tutarının dayanağının da tespit edilmediği, öte yandan temerrüt faizinin kat ihtarı tarihinden değil, kat ihtarının tebliğ ile ihtarda verilen sürenin bitimi ile borçlunun temerrüde düştüğü tarih ile takip tarihi arasındaki dönem için hesaplanması zorunlu iken, bilirkişi tarafından asıl borçlunun temerrüt tarihi tespit edilmeksizin faiz hesaplaması yapıldığı, mahkemece gayrınakdi alacak bakımından da yetersiz bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesis edildiği anlaşılmış olup, davalı yanın bilirkişi raporuna yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmüştür.Mahkemece yapılması gereken iş dosyada ne dijital ne de fiziki olarak mevcut olmayan ancak davalının kendisine tebliğ edildiğini beyan ettiği örnek no 9 ödeme emrinin dosyaya sunulması için hem icra dairesine yazı yazılması, hem de davalı yana tebellüğ ettiği ödeme emri örneğini dosyaya sunmak üzere kesin süre verilmesi, davacı yana garınakdi alacağa ilişik maktu karar harcını tamamlamak üzere az yukarda anlatılan usule uygun şekilde kesin süre verilmesi, dosyanın davacı bankanın ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde inceleme yapılmak üzere, davacı bankanın ilgili şubesi nezdinde yerinde inceleme yetkisi de verilerek bankacı bilirkişiye tevdii ile, mahkeme ve kanun yolu denetimine uygun şekilde takip tarihi bankanın nakdi ve gayrınakdi alacağının varlığı ve miktarının tespit ettirilmesi, nihayet dava konusu ipoteğin teminat limitinin Türk Lirası'ından altı sıfırın atılması nedeniyle, 60.000,00-TL(altmışbin) olduğu da gözden kaçırılmaksızın, yine ipotek sözleşmesinin birinci maddesine göre gayrınakdi alacakların da ayni teminatın kapsamında kabul edilip edilmeyeceği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesidir.Sonuç itibariyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Tarafların istinaf başvurularının KABULÜ ile; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2022 tarih ve ve 2020/103 Esas ve 2022/302 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran taraflara iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1812, K. 2025/625, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1812-e-2025-625-k-9c00a0ad5019