Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1781 E. 2026/780 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1781
- Karar No
- 2026/780
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1781
KARAR NO: 2026/780
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/01/2022
NUMARASI: 2018/1351 Esas, 2022/71 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafla imzalanan satış sözleşmesi gereğince KDV dahil toplam 354.000 USD bedel ödeyerek ağır yük sistemi satın aldığını, alınan malların niteliği, niceliği ve bedellerinin sözleşmede gösterildiğini, davalı firma tarafından kullanım ve kalite açısında garanti verildiğini, nakliye ve montajın yine davalı tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin Ocak 2018 tarihi itibari ile raf sistemini kullanmaya başladığını, ancak kısa bir süre sonra raf sistemi üzerindeki boyaların dökülmeye başladığını, paslanmaların ortaya çıktığını ve üründen beklenen faydanın sağlanamayacağının anlaşıldığını, gerek sözlü gerek yazılı ihtarlara rağmen davalı firmaca bir çözüm üretilmediğini, satın alınan ürünlerdeki gizli ayıplar sebebiyle oluşan değer kaybı ile müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı zararların tespitine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinden kaynaklı bir kusurun bulunmadığını, ürünlerde oluşan bir hasar var ise bunun davacının kullanım hatasından kaynaklandığını, ayıp ihbarının süresinde olmadığını, müvekkili tarafından 2 kez iş yerine gidilip inceleme yapıldığını, bu incelemeler doğrultusunda istenirse rafların komple değiştirilebileceğini ve hiçbir masraf talep edilmeyeceğini bildirmelerine rağmen davacının talebi geri çevirdiğini, raflardaki dökülmenin ana yüzeyde değil ara yanlarda ve raf ayaklarında olduğunu, davacı lojistik işiyle uğraştığından raflara konulan çeşitli kimyasal maddelerin nemli ortamın bu duruma sebebiyet verebileceğini, zararın somut olarak belirtilmesi gerektiğini, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılamada; sözleşmenin garanti başlıklı 4 ncü maddesinde yüklenici tarafından imalât hatalarına karşı 2 yıllık garantinin verildiği, sözleşmede tarih yazmamakla birlikte davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibine gönderilen teklif formunun tarihinin 11/08/2017 tarihi olduğu, buna göre davanın garanti süresinde açıldığı, garanti süresi içerisinde meydana gelen açık ve gizli ayıplar ile ilgili davacı iş sahibinin ihbar yükümlülüğü bulunmadığı, davacı iş sahibinin saptanan gizli ayıplar nedeniyle eseri reddetmeyerek halen kullandığı da gözetilerek teslim tarihi itibariyle ayıpların giderim bedeli ya da tenzili gereken bedel miktarını davalı yükleniciden isteyebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre söz konusu rafların sökülüp boyanıp tekrar takılması yani ayıp giderim bedelinin dava tarihi itibariyle, 165,000,00.-TL olduğu, raf sisteminin kullanıma alınması için 2 aylık sürenin yeterli olduğu, bu süre için kira bedeli ve istifleme makinesi kiralama bedelinin 117.000,00.-TL olduğu, davacı iş sahibinin ayıplı teslim edilen eser nedeniyle uğradığı zararın toplam 282.000,00.-TL olduğu ve bu bedeli ayıp giderim bedeli olarak davalı yükleniciden isteyebileceği, davacı vekili ayıp giderim bedeli yanında ayıp nedeniyle raf sisteminde oluşan değer kaybının da tahsilini talep etmiş ise de, ayıplar giderildikten sonra raf sistemi zaten sözleşmesine uygun hâle geleceğinden ve böylece değer kaybı da telafi edilmiş olacağından ve raf sistemlerinde ömür azalmasının söz konusu olmayacağı ve dolayısıyla herhangi bir değer kaybının da oluşmayacağından değer kaybından kaynaklanan tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 232.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 06/07/2021 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; değer kaybı talebi yerine ayıp giderim bedeline karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, davaya konu raf sisteminin sökülüp boyanarak yeniden kurulumunun yapılmasının, somut vakıa dikkate alındığında müvekkili şirket açısından hiçbir şekilde kabul edilebilir bir seçenek olmadığı, raf sisteminin onarılması halinin müvekkili şirketin depoyu en az iki ay (esasen yaklaşık bir yıl) kullanamaması ve işlerinin tamamen durmasına sebebiyet vereceği, ayrıca, asla kabul manasına gelmemekle anılan ihtimalin kabulü durumunda da, işbu ihtimal yönünden gerek depolama ve istifleme giderlerinin, gerekse de ilgili işçilik masraflarının çok daha yüksek olacağı, dava dilekçesinde davalı tarafın ayıp giderim teklifinin makul bir çözüm olmadığından kabul edilmediği açıkça belirtildiği, bu sebeple oluşan değer kaybı bedeli talep edilmiş ve seçimlik hak bu yönde kullanmış olmasına rağmen mahkemenin seçimlik hakkı açıkça kullanmadığına dair kararın hatalı olduğunu, satın alınan raf sisteminde boyama işlemi yapılmasının raf sistemindeki üretimden kaynaklanan gizli ayıpları yok etmeyeceği, kullanılan malzemelerdeki gizli ayıpların ilerleyen süreçte yeniden ortaya çıkacağı, verilen kararın hakkaniyete uygun olmadığı, değer kaybına yönelik talep kapsamında sunulan ıslah talebi dikkate alınarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
Davacı iş sahibi ayıba dayalı değer kaybı ve uğranılan zararın tazminini talep etmiş, davalı yüklenici ise ayıbın olmadığını ve süresinde ihbar yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuş olup, mahkemece ayıbın giderim bedeli ve uğranılan zarar bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Davacı iş sahibi ile davalı arasında imzalanan satış sözleşmesi başlıklı raf ürünü imalat ve montaj işine dair sözleşme bedeli 300.000 USD olarak kararlaştırılmış olup, ürünlerin imalat hatalarına karşı 2 yıl süreyle garantili olduğu belirtilmiştir.
Davacı iş sahibince alınan 05.12.2018 tarihli delil tespit raporunda özetle, raf sisteminde aşırı yoğunlukta boya dökülmesi ve paslanma olduğu tespiti ile birlikte, ayıbın giderilme süresi ve bedeline ilişkin görüş bildirilmiştir.
Mahkemece ilk heyet bilirkişisinden alınan kök ve ek raporda özetle, ayıbın giderilmesine yönelik rafların yerinde boyanmasının sorunu kesin olarak çözmeyeceği, boyalı raf ömrünün 12 yıl, boyasız raf ömrünün ise 10 yıl olduğu, bu durumda %20 oranında ömür farkı olup karşılığı olan değer kaybının 60.000 USD olduğu görüşü bildirilmiştir.
Farklı heyetten alınan raporda ise, ilk heyet tarafından tespit edilen 60.000 USD değer kaybına itibar edilip, ayıbın giderilme süresi ve bedeline ilişkin görüş bildirilmiştir.
Ayıplı ifa halinde iş sahibinin kullanacağı seçimlik haklar 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde sözleşmeden dönme, ücretten indirim, ayıpların tamir ve ıslahı olarak düzenlenmiştir.
Dava dilekçesi, bilirkişi raporlarında değer kaybının 60.000 USD olduğuna dair görüş sonrasında sunulan ıslah dilekçesi, davacının iddia ve beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının TBK'nın 475.maddesi kapsamında değer kaybı talep ettiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi görüşleri ve dosya kapsamına göre, davacı iş sahibinin değer kaybına ilişkin talebinin hakkaniyete aykırı düşmediği gözetildiğinde, taleple bağlılık ilkesi uyarınca değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmesine rağmen, mahkemece davacı vekilinin talebi gözetilmeksizin ayıp giderme ve zarar bedeli yönünden karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir.
Yukarıda içeriği açıklanan taraf itirazlarını karşılar mahiyette teknik bilirkişi raporları ve davacı iş sahibinin talebi itibariyle, garanti süresi içinde ortaya çıkan ayıba dayalı olarak değer kaybı bedelinin talep edilebileceği sabit görülmekle; ıslah dilekçesinde 60.000 USD'nin ıslah tarihi itibariyle karşılığı olan 521.616 TL'nin tahsilinin talep edildiği ancak, bedeli USD üzerinden kararlaştırılan sözleşmenin TBK'nın 99.maddesi uyarınca aynen ödemeyi içermediği gözetildiğinde dava tarihi itibariyle karşılığı olan (60.000x5.2984=) 317.904,00 TL yönünden davanın kabulüne, ıslah dilekçesi ile talep edilen fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1- Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,
2-.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../01/2022 tarih ve 2018/.... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 50.000 TL'sine dava tarihinden, 267.904 TL'sine ıslah tarihi olan 06.07.2021 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmek suretiyle toplam 317.904,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 21.716,02 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 853,88 TL harç ve 8.054,03 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 12.808,11-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından ödenen 35,90 TL başvurma harcı, 853,88-TL peşin harç, 8.054,03 TL ıslah harcı, 314,00 TL keşif harcı ve 5,20 TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 722,50 TL tebligat ve posta gideri, 11.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.722,50-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre belirlenen 7.144,39-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 50.864,64 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,
2-Davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 102,60 TL posta gideri olmak üzere toplam 323,30 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 10/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.