Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1773 E. 2026/409 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1773
Karar No
2026/409
Karar Tarihi
Konu
Alacak

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1773

KARAR NO: 2026/409

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/03/2022

NUMARASI: 2020/511 Esas 2022/325 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak (Kredinin erkan kapatılmasından kaynaklanan)

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı bankanın...Şubesinde kredi kullandığını, kullanılan kredinin vade tarihinden önce 31/12/2019 tarihinde erken ödenmek suretiyle kapatıldığını, erken ödeme kapsamında müvekkili şirketten %10'luk erken kapama komisyonu olarak 1.122.499,52 TL tahsil edildiğini, tahsil edilen iş bu bedelin haksız olduğunu belirterek, belirtilen alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafın talebinin yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkili bankanın özel banka olduğunu, kendi maliyetleri ve mahrum kalınan faiz alacağı kapsamında %10 komisyon alınmasının yasal ve haklı olduğunu belirterek, yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi ...'ye tevdi edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 29/11/2021 tarihli raporunda özetle; Yargıtayın yerleşik ve emsal kararlarına göre diğer bankaların aynı konuda erken kapama nedeniyle uyguladıkları komisyon oranının %4 ile %6 oranında değişkenlik gösterdiğini, davalı bankanın kullandırmış olduğu krediyle ilgili erken kapama kapsamında %5 üzerinden komisyon talep edebileceği, söz konusu komisyon alacağının da 621.611,11-TL olduğunu teknik kanaati olarak belirtmiş, mahkememizce de düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.Erken kapamayla ilgili bankaların uygulaması gereken komisyon oranının bulunup bulunmadığı hususu BDDK Başkanlığına sorulmuş; mahkememize gönderilen 26/02/2021 tarihli cevabi yazıda bankalar tarafından uygulanması gereken faiz oranı ve komisyon masraflarıyla ilgili tebliğin 01/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiğini, 31/12/2019 tarihi itibariyle (davacının kredi borcunu kapattığı tarih) tebliğin yürürlükte olmadığını, tarafların faiz ve komisyon oranlarının kendi serbest iradeleriyle belirleneceğini bildirildiği anlaşılmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı banka nezdinde kullanılan kredinin erken kapamasının 31/12/2019 tarihinde gerçekleştiği, erken kapama nedeniyle davalı banka tarafından %10 oranında toplam 1.122.499,52-TL komisyon ücreti aldığı, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre benzer kredilerle ilgili diğer bankalar tarafından uygulanan komisyon oranı belirlenerek bu oran üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere erken kapamayla ilgili genel ve sabit komisyon oranının bulunmadığı, diğer bankalar tarafından uygulanan oranının %4 ile %6 arasında değişkenlik gösterdiği, bu bağlamda davalı tarafın erken kapama nedeniyle %5 oranında komisyon talep edebileceği, bu oran baz alındığında davalı tarafın tahsil etmesi gereken komisyon ücretinin 621.611,11-TL olduğu, iş bu miktarın mahsubundan sonra davalı banka tarafından 500.888,41-TL fazla komisyon ücreti aldığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 500.888,41 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda bilirkişinin Türkiye genelinde bankaların benzer krediler nedeniyle erken ödeme ücreti olarak talep ettikleri oranların ortalaması alınmak suretiyle davalı bankanın tahsil edebileceği oranın belirlemesi gerektiğini, diğer bankalardan erken ödeme ücreti olarak talep ettikleri oranları istemediğini, taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinde erken kapama komisyonunun belirlenmediğini, Yargıtayın yerleşik kararlarında belirtildiği şekilde bu tür sözleşmelerde diğer bankaların aldığı komisyon ücretlerinin belirlenerek emsal banka oranlarının ortalaması olan oran üzerinden hesaplama yapılması ve fazla alındığının tespiti hâlinde ortalamayı geçemeyeceği, ortalamadan daha fazla olamayacağı, dürüstlük kuralı gereğince fazlalığın iadesine karar verileceği uygulamasının bulunduğunu, emsal araştırmaya yapıldığında en iyi oranın % 2 olduğunun anlaşılacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; erken kapama komisyonunun hukuka, kanuna, Yargıtay kararlarına ve sözleşmeye uygun olduğunu, davacı tarafın kredi kapama tutarına herhangi bir itirazda bulunmaksızın kredi borcunu kendi rızası ile vadesinden önce ödediğini, davacı kredi borçlusunun imzalamış olduğu Genel Kredi Taahhütnamesi’nde yer alan “Erken Ödeme Komisyonu” başlıklı maddesi ile davacının erken kapama komisyonu ödemeyı ve komisyon oranını peşin olarak kabul ettiğini, genel kredi taahütnamesi ile erken ödeme komisyonunun taraflar arasında kararlaştırıldığını, basiretli davranması gereken davacının kredi sözleşmesi şartlarını inceleyererek masraf ve ücretleri bilerek kabul ettiğini ve kredi kullandığını, davalı Bankaya benzer özel bankalardan alınacak komisyon oranları ile hesap yapılması gerektiğini, kredinin erken kapatılması sebebiyle bankanın kâr mahrumiyeti bulunduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, davacıya davalı tarafından kullandırılan kredi kapsamında, kredinin erken kapatılmasında davalı yanca haksız ve fazladan tahsil edildiği ileri sürülen erken kapama komisyonu bedelinin iadesi istemiyle açılmış bir alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından 23.10.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan 25.000.000 TL teminatlı kredinin ödeme planında belirtilen tarihten önce 31.12.2019 tarihinde ödenmesi sırasında haksız olarak tahsil edildiği belirtilen 1.122.499,52 TL erken kapama ücretinin iadesi istenmiştir. Taraflar arasında, 23.10.2018 tarihinde 25.000.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda davacıya ticari kredi kullandırıldığı, davacının krediyi 31.10.2019 tarihinde erken kapattığı, davalı yanca 1.122.499,52 TL erken kapama ücreti kesildiği, sözleşmenin 2.8.1. maddesinde erken kapama hâlinde erken kapama ücreti alınacağının kararlaştırıldığı, ancak bir oran belirtilmediği anlaşılmıştır.Hükme esas alınan 29.11.2021 tarihli raporda, genel kredi sözleşmesi, BDDK yazısı ile ilgili inceleme yapılmış ve diğer bankaların aynı konuda talep ettiği komisyon ortalamalarının % 4 ila % 6 arasında değişkenlik gösterdiği bildirilmiş, ancak bu oranların dayanağı mahkemece araştırılmadığı gibi bilirkişi tarafından da komisyon tutarlarına ilişkin somut bir dayanak sunulmamıştır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alınacak komisyonunun miktarı veya oranı sözleşmede belirlenmemiş ise davalı banka ile diğer bankaların uygulaması araştırılarak bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan komisyon, masraf, erken kapama ücreti vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup karşılaştırılarak, davacıdan talep edilebilecek ortalama miktar konusunda bilirkişi heyetinden rapor alınarak, alınan masraflar konusunda 5411 Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden Merkez Bankasının Tebliğ hükümleri de gözetilerek, bankaca alınan komisyon miktarının uygun olup olmadığı, alınan ücret veya komisyonun dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekmektedir (Yargıtay 11.HD'nin 26/06/2018 tarih, 2016/11653 E. 2018/4811 K. ve 2017/276 E. 2018/5662 K. sayılı emsal ilamları; Yargıtay 19.HD'nin 30.04.2012 tarih, 2011/87 Esas ve 2011/14 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, mahkemece öncelikle varsa davalı bankanın TCMB'ye bildirdiği erken kapama oranlarına ilişkin belgeler davalı vekilinden sorulup celp edilmeden, diğer bankalardan benzer türdeki kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borcun erken ödenmesi hâlinde aldıkları erken ödeme komisyonu oranları dosyaya kazandırılmadan bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Taraf vekilinin rapora itirazları giderilmeksizin eksik inceleme ile ve davanın esasına etkili deliller celbedilip değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir

KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,

2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıranlara iadesine,

4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,

5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;

HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 05/03/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1773, K. 2026/409, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1773-e-2026-409-k-de18ea2330f8