İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/840 E. 2026/231 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/840
- Karar No
- 2026/231
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/840 Esas KARAR NO : 2026/231 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/11/2023 KARAR TARİHİ : 12/03/2026
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 27/11/2023 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Davacının 02.06.2023 tarihinde tekstil atölyesinde bulunan ---------- etiket kesim ve katlama makinesinin kesim işlevlerini yerine getirememesinden ötürü arızayı tespit etmesi için makinenin davalı şirkete tamir amaçlı bırakıldığını, davacının 03.07.2023 tarihinde işbu tamir için davalının kız kardeşi --------- hesabından 3.500TL tutarında tamir ücretini davalının sahibi --------- ödediğini, davalının öncelikle------- isimli parçanın çatladığı için yeni horn yapılması gerektiğini söylediğini, davacının makinenin eksiksiz çalışacağı inancı ile bu parçayı yaptırdığını, bu parçanın yapılmasının ardından sorun giderilemeyince davalının bu seferde trafoların aşırı ısındığını ve bunun üzerine iki adet trafonun da değiştirilmesi gerektiğini davacıya bildirdiğini, davacının -------- bulunan üretici firmadan 386 Dolar karşılığında 2 adet trafo satın aldığını ve bu trafoların ülkeye girişi için toplam 12.856,20TL ödediğini, bu parçaların da değiştirilmesi sonucunda davalı firmanın bu sefer de ana kartın yandığı bilgisini davalının ısrarla sorunun giderilecek olduğuna dair davacıya çeşitli vaatlerde bulunduğunu, ancak davacının 04.09.2023 tarihinde makineyi yapılmadan teslim aldığını, davalıdan teslim alınan ürünün incelenmesi aşamasında ürünün belli kablolarının çık: ü ve cihazın vida ve soketlerinin montajlanmadığını, ürünün kullanılamaz hale geldi; , çeşitli araştırmalar sonucunda 22.09.2023 tarihinde ürünün ----------Ş.'ye ürünün teslim edildiğini, bu firmanın teknik servis yetkilisi tarafından davacının yanan ana kartı için makine üreticisi tarafından sıfır ana kart önerilmemesi sebebi ile jeneratör takılmasının teklif edildiğini, ayrıca davalının iddia ettiği şekilde horn parçalarında herhangi bir sıkıntı olmadığını, asıl sorunun --------- denilen seramiklerde oluşan çatlaklardan kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, bütün bu arızalar sonucunda davacının iş makinesini ticari işletmesinde 02.06.2023 tarihinde 22.09.2023 tarihine kadar kullanamadığını, bunun sonucunda davacının zor duruma düştüğünü, devamlı müşterilerine işlerini zamanında teslim edemediğini, hatta müşteri kaybına dahi neden olduğunu beyanla davacının ayıplı hizmet ifası nedeniyle arızalanan makinesi dolayısıyla uğramış olduğu maddi zararların dosyaya sunulan faturalar ve deliller nihayetinde bilirkişi tarafından hesap edilecek oranda artırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000TL maddi tazminatın ticari işlerden temerrüt faizi için öngörülen avans faiz oranı taraflarına iadesine, davacının ayıplı hizmet ifası nedeniyle arızalanan makinesi dolayısıyla uğranılmış olan kazanç kaybının dosyada dinletilecek tanıklar ve deliller nihayetinde artırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000TL kazanç kaybının ticari işlerde temerrüt faizi ile öngörülen avans faiz oranı ile taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tensip zaptının davalıya tebliğ edildiği ancak davalı tarafından süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. 01.12.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Kazanç kaybı talebi yönünden: Yukarıdaki mali inceleme neticesinde kazanç kaybının hesaplanamadığının belirtildiği, Maddi zarar talebi yönünden: Yukarıdaki mali inceleme neticesinde bu zarar kaleminin 4.224,09TL. olarak tespit edildiği, Manevi zarar talebi yönünden: Davacının dava dilekçesinin nerice-i talep kısmında davalının eylemleri nedeniyle davacının manevi zarara uğradığını beyan ederek 10.00TL.nin ödenmesini talep ettiği; belirtmek gerekir ki borcun gereği gibi ifa edilmemesi, sözleşmenin ihlal edilmesi halinde Manevi tazminat talebine ilişkin TBK m. 114/TI “Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır.” hükmünce kusurun derecesinin önemli olmadığı; bu hükmün atfı dolayısıyla “kıyasen” uygulama alanı bulacak düzenlemenin TBK m. 58/1 hükmü olduğu; bu hükmün ise “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.” şeklinde olduğu; manevi zararın talep edilebilmesi için bir kimsenin kişilik hakkına hukuka aykırı bir tecavüz (saldırı) bulunması gerektiği; açık kanun hükmü bulunmadıkça kişilik hakkı tecavüze uğrayan ile zarar görenin aynı kişi olması gerektiği (yansıma yoluyla zarar olmamalıdır), bir manevi zararın bulunması gerektiği; kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle manevi zarar arasında illiyet (nedensellik) bağının olması gerektiği; davalının sorumlu olmasını gerektiren kusurlu veya kusursuz sorumluluk halinin mevcut olması gerektiği; dolayısıyla bir sözleşmede üstlenilen borcun ifa edilememesi /sözleşmeye aykırılık/sözleşmeyi ihlal halinde TBK m. 114/11 hükmünün TBK m. 58/1 hükmüne atfı dolayısıyla manevi zararın tazmininin talep edilebileceği; ancak Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere bu hallerin, manevi tazminatı gerektirebilmesi işilik hakkının ihlali sonucunda” oluşması gerektiği; üzüntü, acı, ızdırap, vb. duyguların kişilik hakkının ihlali sonucu değil, “malvarlığı hakkının ihlali sonucu” doğması sebebiyle TBK m. 58/1 hükmünde sayılan manevi tazminat koşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenmesi gerektiği; manevi tazminatın talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle, yani borca aykırı bir davranışla manevi zarar (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem ve ızdırap vs.) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının olması gerektiği"; hal böyle olmakla manevi zarara uğradığını iddia eden davacının, HMK m. 194(1) ve TMK m. 6 hükümlerince manevi zarara uğrayıp uğramadığını somutlaştırıp somutlaştırmadığı; dosya kapsamına sunulan deliller uyarınca davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı, TBK m. 114/11, TBK m. 58/1 hükümleri uyarınca aranan şartların uyuşmazlıkta oluşup oluşmadığı yönündeki değerlendirmenin, TMK m. 4 hükmü gereğince münhasıran mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.18.03.2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamında --------- Şirketi arızanın giderilme: olduğuna, ...'nin vermiş olduğu servis hizmetinin ayıplı olduğuna, Arızanın giderilmesi için yapılan masrafların toplamının 127.328,83 TL olduğu dosyada sunulan belgelerin incelenmesinden ve toplanması sonucu ulaşıldığı görüş ve kanaatine varılmıştır.25.05.2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; Davacının ayıplı ifa nedeniyle arızalanan makinesi dolayısıyla uğramış olduğu maddi zarar için şimdilik 10.000TL.nin ticari işlerden temerrüt faizi için öngörülen avans faiz oranı ile; davacının ayıplı hizmet ifası nedeniyle arızalanan makinesi dolayısıyla uğranılmış olan kazanç kaybı için de şimdilik 10.000TL.nin ticari işlerde temerrüt faizi ile öngörülen avans faiz oranı ile; ayrıca manevi zarar olarak 10.000TL.nin ödenmesine karar verilmesini talep ettiği; Teknik inceleme neticesinde davalının zarardan sorumlu olduğu tespiti yapıldığı için davacının uğradığı zararların tazminini talep edebileceği kanaatine varıldığı; kazanç kaybı ve maddi zarar talepleri yönünden diğer uzmanlık alanları tarafından değerlendirmenin yapıldığı, Manevi zarar talebi yönünden: Davacının dava dilekçesinin netice-i talep kısmında davalının eylemleri nedeniyle davacının manevi zarara uğradığını beyan ederek 10.00TL.nin ödenmesini talep ettiği; manevi tazminatın talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle, yani borca aykırı bir davranışla manevi zarar (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem ve ızdırap vs.) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının olması gerektiği'; hal böyle olmakla manevi zarara uğradığını iddia eden davacının, HMK m. 194(1) ve TMK m. 6 hükümlerince manevi zarara uğrayıp uğramadığını somutlaştırıp somutlaştırmadığı; dosya kapsamına sunulan deliller uyarınca davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı, TBK m. 114/11, TBK m. 58/1 hükümleri uyarınca aranan şartların uyuşmazlıkta oluşup oluşmadığı yönündeki değerlendirmenin, TMK m. 4 hükmü gereğince münhasıran mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Tarafların, davacı tarafça satın alınan ve arızalanan lazer etiket kesim makinesinin davalı şirket tarafından servis hizmeti sağlanırken hatalı tamir yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu nedenle makinede hasar oluşup oluşmadığı, hatalı tamirin sebep olduğu arızanın giderilmesinin mümkün olup olmadığı ve tamir ücretinin ne kadar olacağı, davacının hatalı tamir nedeniyle kazanç kaybına uğrayıp uğramadığı, kazanç kaybı var ise miktarının ne kadar olduğu hususlarında uyuşmazlığa düştükleri anlaşılmıştır. Mahkememiz tarafından alınan heyet raporu ve ek raporu ile; Dava konusu ---------- model ultrason etiket kesme ve katlama makinesinde meydana gelen hasarın oluşmasında davacı tarafın bir müdahalesinin olmadığı, cihazın servis işlemi için davalı tarafa bırakıldığı, davalı teknik servisi tarafından cihaz üzerinde yapılan işlemlerin cihazın çalışma sistemine zarar verdiği ve arızanın giderilemeyip yanlış uygulanan değişim ve onarımlar neticesinde cihaz üzerindeki hasarın ve zararın artmasına sebebiyet verdiği; meydana gelen zararın oluşmasında davalı tarafın sorumluluğunun bulunabileceği, set halinde jeneratör değişim ve işçilik ücretleri ile birlikte tamir bedelinin 30.000- TL harcama yapılması gerekeceği, davacının söz konusu bedeli ödeyeceği düşünüldüğünde tamir için katlandığı 94.224.09 TL harcamadan 30.000-TL bedelin mahsup edilmesi halinde davacının 64.224,09.-TL (94.224,09 -30.000) fazla harcama yaptığının anlaşıldığı, davacı maddi zararının tazminini talep etmiş olup davacının maddi zararının 64.224,09 TL olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Ortalama satışlar incelendiğinde davacının makinenin tamirde olduğu 4 aylık dönemde, makinenin çalıştığı ilk 5 aylık döneme göre aylık ortalama 11.380,29 TL (67.693.28 – 56.312.99) eksik satış yaptığı görülmekle birlikte makinenin tamir edildikten sonrada satışların düştüğü görülmektedir. Davacının 2023 yılı tüm satışlarının tekstil sektöründe faaliyet gösteren ---------Ş.’ne yaptığı düşünüldüğünde, dosya içerisindeki bilgilerden satışlardaki azalmanın makinenin 4 aylık zaman zarfında çalışmamasından veya tekstil sektörünün içinde olduğu bir durumdan veya sezonsal bir etkiden mi dolayı sipariş düşüklüğünden kaynaklanıp kaynaklanmadığının anlaşılamadığı bilirkişi raporu ile belirtilmiş olup her ne kadar 8.088,39 TL kazanç kaybı hesabı yapılmış ise de bu kazanç kaybının makine arızasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı anlaşılamadığından kazanç kaybına ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Türk Borçlar Kanununun 56. maddesi hükmüne göre manevi tazminata karar verilebilmesi için; üzüntünün kişilik haklarının ihlali sonucu ortaya çıkmaktadır ancak somut olayda üzüntü davacının kişilik haklarının değil malvarlığı hakkının ihlali sonucu doğduğu anlaşılmakla davacı tarafın malvarlığında zarar meydana getiren böyle bir fiilin, az veya çok prestij kaybına ve dolayısıyla müşteri yitirilmesine neden olabileceği ihtimal dahilinde olsa da, bu olgu manevi tazminata hükmedilmesini gerektiren bir neden değildir. Bu nedenle davacı tarafın manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; yukarıda açıklanan nedenlerle davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 64.224,09 TL nin dava tarihi olan 27/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kazanç kaybına ilişkin davasının reddine ve davacının manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 64.224,09 TL nin dava tarihi olan 27/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının kazanç kaybına ilişkin davasının reddine, 3-Davacının manevi tazminat davasının reddine, 4-Maddi tazminat davası yönünden harçlar kanununa göre alınması gerekli 4.387,15 TL'nin davacı tarafından dosyaya yatırılan 2.049,30 TL peşin ve 940,00 TL ıslah ıslah harcı olmak üzere toplam 2.989,3 TL'den mahsubu ile eksik kalan bakiye 1.397,85 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Manevi tazminat davası yönünden harçlar kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL harcın davacıdan tahsisli ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan n 2.049,30 TL peşin ve 940,00 TL ıslah ıslah harcı olmak üzere toplam 2.989,3 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından dosyada sarf edilen 21.000,00 TL bilirkişi ücreti, 527,25 TL tebligat masrafı, 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 21.565,65 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre 7.949,73 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan bakiye avansın davacının üzerine bırakılmasına, 8-Maddi tazminat davası yönünden AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Ret olunan maddi tazminat davası yönünden AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Ret olunan manevi tazminat davası yönünden AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 12-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre 1.150,12 TL'sinin davalıdan, 1.969,88 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile--------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2026