Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1512 E. 2026/641 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1512
- Karar No
- 2026/641
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2022/1512
KARAR NO: 2026/641
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/178
KARAR NO: 2022/592
DAVA TARİHİ : 25/02/2021
KARAR TARİHİ: 07/06/2022
DAVA: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 06/05/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; 29.05.2020 tarihinde .... Şti.'ye 2 adet yemek servis vinci kompleksinin montaj işlemini yaptığını, 82.600,00 TL bedelli fatura düzenlemesine rağmen 37.600,00 TL bakiye bedeli alamadığını, 02.02.2021 tarih ve 2300.01 ref nolu ihbarı ile davalı sigorta şirketinin ihbar mektubu ile montajını yaptığı yemek servis vinçlerinden birinin sebebi açıklanamadığı hali ile düştüğünü belirterek firmaya ödediği bedelin rücu yolu ile karşılamak istediğini, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, kazanın kullanıcı hatasının olup olmadığının bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmesi ve durumun kaza sonrası firmasına bildirilmesi gerekirken, davalı yasal prosedürleri uygulamadan adeta kurguladıkları senaryo uygulayarak borç icad ettiklerini, servis vinçlerinin son durumunun şüphe konusu olduğunu, nasıl bir onarım yapıldığı, kullanım hataları olup olmadığı, kullanım şartlarına uyup uyulmadığı, hangi parçaların değiştiği, hasarın nasıl oluştuğu hususlarının yapılan inceleme sonucu ortaya çıkacağını belirterek yüklenmek istenen rücuya dair 47.700,00 TL borç külfeti alacağının menfi tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf hakkında icra işlemlerine başlamış olsa dahi icra dosyasına itiraz etmesi halinde takibi durduracak olup, takibin devamı için itirazın iptali davası açılması gerekeceğini, bu konuda davacı tarafın herhangi bir icra tehdidi altında olmadığından iş bu davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, alacaklarının herhangi bir senede vb. belgeye dayanmamakta olup, TTK ve ilgili diğer mevzuatlar gereği rücuen veya halefiyet ilkesi çerçevesinde talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından dava dışı sigortalıya verilen servis asansörü montajı hizmetinin ayıplı olması sebebiyle davalı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının ayıplı hizmet sebebiyle uğradığı zarara ilişkin sigorta poliçesi kapsamında ödediği bedelden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasında, davacı tarafından dava dışı davalı sigortalı şirket ....... Şti.'ye iki adet servis asansörü montajı hizmeti verildiğine dair ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın dava dışı sigortalıya ait asansörlerin davacı tarafından montajından sonra asansörlerin hasarlanmasının sebebinin davacının montaj hizmetinin ayıplı olmasından mı yoksa dava dışı sigortalının kullanım hatasından mı kaynaklandığı hususunda olduğu,
Mahkememizce dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelenmesinde; dava konusu asansörlerden sadece bir adedinin halat kopması sonucunda hasarlandığı, diğer asansörün hasarlandığına dair dosyaya davalı tarafça herhangi bir delil sunulmadığı, asansördeki halat kopmasının montajdan kısa bir süre sonra meydana gelmesi sebebiyle montaj hatası olduğu ve bu ayıbın kullanım sonucu ortaya çıkması sebebiyle gizli ayıplı olduğu, hasar bedelinin olayın meydana geldiği tarihteki rayiç değerinin 29.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, asansörden birinde meydana gelen halat kopması sonucunda dava dışı sigortalı tarafından davalıya hemen tespit yaptırıldığı ve yapılan tespit sonrası ayıplı hizmetin davalı tarafından davacıya bildirildiği, dolayısıyla davalı ve dava dışı sigortalısı tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu,
Mahkememizce yapılan yargılama ve usul ve yasaya uygun ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu ile davacı tarafından dava dışı sigortalıya yapılan asansör montaj hizmetinin montajdan kısa bir süre sonra asansör halatının kopması sebebiyle gizli ayıplı olduğu, ayıp bildiriminin karşı tarafa süresinde yapıldığı ve dava dışı sigortalının hasar zararının 29.000,00 TL olduğu, davalı tarafça kendi sigortalısı ile aralarında yapılan ve geçerli olan sigorta poliçesi uyarınca sigortalısına ödemiş olduğu miktardan bu miktarı rücuen davacıdan tahsil edebileceği, fazlaya ilişkin kısmı talep edemeyeceği, ayrıca davalı tarafça davacıya ödenen bedelin kendilerine ödenmesi için bildirimde bulunması sebebiyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davacının davalı tarafından tespit edilen zarar bedelinden 18.700,00-TL sinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yargılama esnasında alınan bilirkişi heyet raporunda esaslı birtakım hataların yer alması nedeniyle hükme esas alınamayacağı, ekspertiz raporunda sigortalının uğradığı gerçek zararın sovtaj bedeli de düşülerek 47.700,00 TL olduğu, davacının bu hasar nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğu bu nedenle müvekkil sigorta şirketinin ödediği hasar tazminatını davacıdan rücu edebileceği tespit edildiğini, vakıanın gerçekleşmesinin ardından imalatçı davacı ve dava dışı imalatçı ... firması yetkilileri tarafından hasara uğrayan asansörün tamiri yapılamayacağı, yenisinin imal edilmesi gerektiği belirtilmiş bu husus dosyada mübrez olan ekspertiz raporu ile ispatlandığını, yeniden imal edilecek olan asansörün ise tek başına imal edilmesinin mümkün olmadığını, işbu nedenle yan yana bulunan iki asansörün baştan imal edilmesi gerektiği tespit edildiğini, bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle tekrardan hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, işyeri paket sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuen tahsili talebi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı .... Şti.'ye ait işyeri için ... nolu 09.06.2020-09.06.2021 başlangıç ve bitiş tarihli ..... paket sigorta poliçesinin düzenlendiğini, teminat limitinin makina kırılması için 1.000.000,00 TL olduğu, 23.09.2020 tarihli hasar nedeniyle sigortalıya 15.01.2021 tarihinde 47.700,00 TL ödeme yapıldığı, 02.02.2021 tarihli yazı ile davacıya 47.700,00 TL'nin 7 gün içinde sigorta şirketine ödenmesinin aksi taktirde yasal yollara başvurulacağının bildirildiği, davalı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereği ödeme yaptığı sigortalının şirket, davacının da ticari işletmesi bulunan tacir olması nedeniyle TTK'nın 4. maddesi uyarınca nispi ticari dava niteliğindeki iş bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu, 02.02.2021 tarihli yazıdaki davalı sigorta şirketinin davacıdan hasar bedelinin talep etmesi nedeniyle menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğu, davalı sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya ödemesi nedeniyle TTK'nın 1472. maddesindeki halefiyet ilkesi gereği pasif husumetin bulunduğu anlaşılmıştır.
16.12.2020 tarihli ekspertiz raporunun ekspertiz bulguları kısmı:"...Olay yerinde asansör şaftında yapılan incelemeler esnasında eski asansöre ait tüm bileşenlerinde monte edilmiş oldukları ve yeni asansörün imalatının devam etmekte olduğu, bu amaçla şaftiçinde yeni raylar bulunduğu, asansör kuyusunun yeniden kazılarak büyütülmekte olduğu veyeni asansöre ait tahrik motorlarının olay yerinde ambalajı içinde bulunmakta olduğu tespit edilmiştir. Sigortalı firma yetkililerinden eski asansörün hasalı bileşenleri talep edilmiş ancakasansörün hasarlı bileşenlerinin atıldığı bilgisi alınmıştır.
Hasar dosyasına konu olan asansörün hasarlı kabin ve raylar gibi bileşenlerinin atılmış olmasından dolayı hasar tespiti yapmanınmümkün olamayacağı anlaşılmıştır. Eski asansörün olay yerinde bulunan bileşenleri teminedilerek incelenmiş, eski asansörün 2 adet tahrik motorunun, bir kısım metal profillerinin,elektik tesisatı kablolarının, kapı kumanda tuşlarının, elektrik panolarının, halatının ve kapıkaplamalarının olay yerinde oldukları görülmüştür.
Halat incelendiğinde halatın koptuğu tespitedilmiş ancak olay yerinde bulunan diğer asansör bileşenleri üzerinde herhangi bir hasar tespiti yapılmasının mümkün olamayacağı anlaşılmıştır. Sigortalı beyanında bildirilen olayda asansörünkabinleri ve rayları hasarlanmış ancak söz konusu bileşenler atılmış olduklarından olay yerindeolmadıklarından incelenememiştir.
Sigortalı firma yetkilileri olay sonrası fotoğraf çektiklerini bildirmişler ve söz konusu fotoğraflartemin edilmiştir. Fotoğraflar incelendiğinde, asansör şaftı içinde bulunan kabin halatının kopmuşolduğu, kabinin zemine çarpmış olduğu, zemine çarpan kabin bileşenlerinin kırılmış ve ezilmişoldukları görülmektedir.
Olay yerinde yapılan incelemeler sonucu, asansörün olay sonrası hasar görmüş bileşenlerininincelenmesi mümkün olmasa da, asansör kabinin halatının kopması sonucu kabinin zemineçarpması sonucu asansörün hasarlanmış olabileceğine kanaat getirilmiştir.
Sigortalı firma yetkilileri asansörün hasarlanması sonrası teknik servis hizmeti almak üzere...... firması ile irtibata geçmişler ve firmanın teknik servis elemanları olay yerinegiderek yaptıkları incelemeler sonucu bir teknik servis raporu düzenlemişlerdir. Rapor,” Mevcutmonşarj üniteleri için arıza talebi üzerine ünitelerde keşif yapılmış olup ünitelerin sağlıklıhizmet veremeyeceğini, mevcut kabin halatının koptuğu, kabinin tamiri mümkün olmadığıgözlemlenerek, kanaat getirilerek istekleri doğrultusunda 2 adet monşarj sökülerek kuyu genişletilip 1 adet 300 kg. yük asansörü montajına başlanmıştır.” Şeklindedir.
Sigortalı firma yetkilileri ... firması ile yeni asansörün montajına ilişkin bir sözleşme düzenlemişlerdir. Sözleşmede yeni asansör imalatı toplam bedeli 80.000,00.-TL+KDV olduğu görülmüştür.
Sözleşme kapsamında ... firması teknik personeli tarafından yeni asansörün montajına hasar ihbar tarihinden önceki bir tarihte başlanılmış ve olay yerinde yapılan incelemeler esnasında montaj işleminin devam etmekte olduğu tespit edilmiştir.
Sigortalı firma yetkililerinden hasar dosyasına konu olan asansörün satın alma faturası talepedilmiş ve temin edilmiştir. Hasar dosyasına konu olan asansör 29.05.2020 tarihinde ... tarafından düzenlenen fatura ile 70.000,00.-TL+KDV bedelle satın alınmıştır.
...Asansörün yeni ikame bedeli 70.000,00.-TL+KDV olarak değerlendirilmiş ve hasar tarihinde henüz 3 aydır kullanılmakta olan asansörün rayiç değeri, 65.000,00.-TL+KDV takdir edilmiştir.
Yenisi imal edilmekte olan asansörün hasarlı bileşenlerinin atılmış olması nedeni ile büyüklükleri tespit edilmemiş olmasına karşın asansör şaftında kullanılan metal profiller, raylar,kabin malzemeleri gibi ekipmanlar dikkate alındığında ve olay yerinde bulunan diğerekipmanlar ( tahrik motorları, metal profiller, elektrik tesisatı kabloları, elektrik panoları v.b.)toplamı sovtaj değerinin 12.000,00.-TL olabileceği tahmin edilmektedir. " şeklindedir.
İlk Derece Mahkemesince sigorta uzmanı ve makine yüksek mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 09.05.2022 tarihli raporda:"...dava dosyasına sunulan kopan halat fotoğrafının incelenmesinde halatın çiçek şeklinde açılarak dağılmış olduğu ve bu tip kopmaların ancak kabin ile halat arasında yapılan montajın uygun bir şekilde kelepçeler ile sıkılmamasından kaynaklı olacağı, 8 mm. Çapa sahip çelik halatın hem lokantada kullanılan tepsi büyüklüğü dava dosyasında bulunan fotoğraflardan da anlaşıldığı gibi aşırı yüklemeye sebebiyet vermeyeceği, aynı zamanda halat çapının yeterli mukavemete sahip olacağı, bu nedenle kullanıcı kaynaklı olarak değerlendirilemeyeceği, ekonomik ömrüne göre oldukça kısa süre içerisinde oluşan bu hasarın garanti kapsamında olarak meydana geldiği ve Montaj kaynaklı olarak değerlendirilebileceği, söz konusu durum değerlendirildiğinde, kullanılmamış olarak satın alınan bir servis asansöründe olmaması gereken, gözle görülemeyecek ve ancak uzman personel kontrolü ile tespit edilebilecek nitelikteki problemden dolayı, belirli bir kullanım süresi ile ortaya çıkabileceği ve davaya konu servis asansörünün Gizli Ayıplı Mal Niteliğinde olduğu kanaati oluşmuştur.
Davacı montaj esnasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği için dava konusu servis asansöründe hasarın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Hasar Bedeli hesaplamasında; Dava konusu servis asansörlerinden 2 adet montaj edildiği, buna karşın 1 adedinin halat kopması sonucu hasarlandığı, diğer servis asansörünün ise hasarlandığına dair davalı sigorta şirketi tarafından belge sunulamadığı ve ayrıca dava dışı sigortalı ... tarafından sökülerek atılmış olduğunun beyan edildiği ve bu durumun dava dışı sigortalısı uhdesinde gerçekleştiği için diğer asansörün ayıplı olarak değerlendirilemeyeceğinden dolayı 1 adet hasar alan asansör üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
1 adet hasarlı servis asansörü bedeli: 35.000,00 TL olduğu; Dava dosyasında bulunan hasar fotoğraflarına göre değerlendirildiğinde; takribi kabin ve ekipmanları (halat, motor, elektrik panosu, raylar, flanş, bağlantı civataları,...gibi) toplam olarak hurda şeklinde değerlendirilmesi gerektiği ve ekspertiz tarafından tartılarak veya hurdacılardan yerinde fiyatlandırma yapılmadığı ve hurda faturası temin edilmediği için eksik inceleme yapıldığı, tüm bu durumlar değerlendirildiğinde; fotoğraflara göre tüm bu hasarlı ekipmanların hasar tarihi itibariyle takribi olarak hurda bedeli (sovtaj bedeli) 6.000,00 TL olarak değerlendirilebileceği, netice itibariyle servis asansöründe gerçek maddi zarar bedeli hesaplandığında; 1 adet hasarlı servis asansörü bedeli: 35.000,00 TL - hurda bedeli (sovtaj bedeli) 6.000,00 TL - 29.000,00 TL olduğu davalının bu bedeli iddia edebileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Davalın tarafın istinafına göre uyuşmazlık, İlk Derece Mahkemesince itibar edilen bilirkişi heyeti raporunda hasar bedelinin eksik tespit edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, ekspertiz raporu ile bilirkişi heyeti raporu arasındaki hasar bedeli hesaplamasına yönelik farklılık tek asansörün mü yoksa iki asansörün mü değiştirilmesi gerektiğinden kaynaklanmaktadır. Davacının dava dışı sigortalının iki ayrı yük asansörünü montajını yaptığı, tek asansördeki halatın kopması sonucu sigorta poliçesi kapsamında tazmin edilen hasarın meydana geldiği sabittir. Davalı vekili hasara uğrayan asansörün tamirinin mümkün olmadığı yenisinin imal edilmesi gerektiğini ve yeniden imal edilecek olan asansörün ise tek başına imal edilmesinin mümkün olmadığını savunmuştur.
Ekspertiz raporunda ise bu husus teknik servis raporuna atıf yapılarak"...istekleri doğrultusunda 2 adet monşarj sökülerek kuyu genişletilip 1 adet 300 kg. yük asansörü montajına başlanmıştır." şeklinde ifade edilmiştir. Bilirkişi heyeti raporunda ise bir asansörün arızalı olduğu ve diğerinin arızalı olduğuna dair belge sunulmadığı şeklinde tespitte bulunulmuştur.
Davacının montajını yaptığı iki ayrı yük asansöründen birinin ayıplı olmasından kaynaklı değiştirme işlemi için iki ayrı yük asansörünün de yeniden imal edilmesinin gerekmediği ve ekspertiz raporundaki ifadeler dikkate alındığında ekspertiz incelemesinden önce hasara uğrayan asansör ile birlikte iki ayrı asansörün atılarak yeni asansörün imaline başlandığı, asansörün kuyusunun genişletilmesi ile sigortalının tercihi karşısında iki ayrı asansöründe imali yoluna gidildiği yani hasara uğramayan diğer asansöründe değiştirilmesinde bir zorunluluk bulunduğuna dair dosyaya yansıyan bilgi, belge, delil veya uzman kanaati bulunmadığı anlaşılmakla bu durumda hasar bedelinin fazla tespit edilmesi anlaşılması karşısında İlk Derece Mahkemesince denetime açık bilirkişi heyeti raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne dair karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınan başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan (80,70+239,00=) 319,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 412,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/05/2022