Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1149 E. 2024/1878 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1149
- Karar No
- 2024/1878
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1149
KARAR NO:2024/1878
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:08/04/2022
NUMARASI:2021/262 Esas - 2022/341 Karar
DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:28/11/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine davalı tarafından ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, usule aykırı olarak başlatılan söz konusu takibe ilişkin alacaklarının hiçbir hukuki mesnedinin bulunmadığını, müvekkilinin davalı tarafa borcu bulunmadığını, davalının haksız kazanç elde etmek için ilamsız başlattığı takipte ödeme emrinin müvekkilinin e-tebligat adresine gönderildiğini, müvekkili tarafından tesadüfen öğrenilen icra takibine itiraz edildiyse de itirazının kabul edilmediğini beyanla müvekkilinin mağdur olmaması için İİK 72/3 uyarınca icra veznesine girecek paranın dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya verilmemesine dair tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin davalıya 25.000,00 TL borcu olmadığının tespiti ile ... sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptaline, kötü niyetli davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkiline olan borcundan dolayı hakkında ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davacının ... adresine ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davacı tarafça yasal süresi içerisinde ödeme emrine itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, davacının, müvekkiline olan borcunu ödememek amacıyla kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı tarafın ileri sürdüğü hiç bir iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ile davacı tarafın, davacı tarafa ait İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen servis taşımacılığı kartının müvekkiline satışı ve devri konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin, servis taşımacılığı kartının 80.000,00 TL bedelinin bir kısmını ödemek için çek vermeyi kalan kısmını da nakit ödeme yapmayı teklif ettiğini, davacı tarafın işbu teklifi kabul ettiğini, anlaşılan bedelin 25.000,00 TL'sinin müvekkili tarafından davacıya çek verilmek suretiyle ödendiğini, davacı tarafça söz konusu çek bedelinin bankadan tahsil edildiğini ancak daha sonra davacı tarafça aralarındaki sözleşmeye uyulmadığını ve ilgili servis kartının müvekkiline devredilmediğini, dolayısıyla müvekkili tarafından davacıya verilen çekin, davacı tarafından haksız şekilde tahsil edildiğini, davacının defter ve belgeleri incelendiğinde, müvekkiline hiç bir mal ve hizmet teslim edilmediğinin de tespit edileceğini beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 08/04/2022 tarih ve 2021/262 Esas -2022/341 Karar sayılı kararında;"....Davalının cevap dilekçesinden anlaşıldığı üzere ... sayılı takip dosyasına konu edilen miktarın davacı tarafa ait İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen servis taşımacılığı kartının satışı ve devri konusunda anlaşılması sebebiyle anlaşılan bedelin bir kısmı olarak verilen ve davacı tarafça banka yazı cevabına göre tahsil edildiği anlaşılan çek bedeline ilişkin olduğu, bu kapsamda davacı tarafın anlaşmaya uymaması üzerine davalı tarafça işbu takibe girişildiği, davacı tarafın ise taraflar arasında yazılı yada sözlü bir anlaşma olmadığı, 3. kişi ... ile kendilerine ait araçlara servis taşımacılık kartı alınması için anlaşma yapıldığı ve yapılan avans ödemelerine rağmen ...'ın edimini yerine getirmemesi sebebiyle adı geçene ödenen avansların iadesi kapsamında dava konusu çekin verildiği iddiasında bulunduğu, buna göre somut uyuşmazlıkta davalı, davacının edimini yerine getirmemesi sebebiyle kendisine verilen dava konusu çekin bedelsiz kaldığını iddia ederek tahsil edilen çek bedelinin ödenmesi amacıyla icra takibine girişmiş olup buna karşılık davacı da davalı ile aralarında yazılı yada sözlü herhangi bir anlaşmanın olmadığını beyan etmesi sebebiyle bu durumda kural olarak ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının icra takibine konu edilen çekin taraflar arasındaki anlaşma kapsamında verildiğini başka bir anlatımla davalının iddia ettiği üzere davacı tarafa ait İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen servis taşımacılığı kartının satışı ve devri ile ilgili taraflar arasında bir hukuki ilişki olduğunu ve davacının edimini yerine getirmemesi sebebiyle bu kapsamda verildiğini belirttiği çekin bedelsiz kaldığını usulüne uygun yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle taraflar arasındaki hukuki ilişki ile bedelsizlik iddiasını ispatlayacak mahiyet ve kuvvette bir delilin bulunmadığı, davalı tarafa cevap dilekçesinde yemin deliline dayanılmış olduğundan davacı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hususunda beyanda bulunmak, yemin teklif edecek ise yemin metnini ibraz etmek üzere süre verilmiş ise de davalı tarafça yemin deliline dayanılmayacağı belirtilmiş olmakla davalının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine, ayrıca davalı icra takibinde haksız olsa da kötüniyeti ispat edilemediğinden yasal şartları oluşmayan davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, '' AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE, 1-... sayılı dosyasına konu çek nedeniyle davacının, davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Şartları oluşmadığından davacı tarafın tazminat talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından ispat külfeti hatalı tespit edilerek davanın kabulüne dair karar verilmesinin hukuk aykırı olduğunu,Yerel mahkeme tarafından gerekli ve yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, davacı tarafın müvekkiline herhangi bir mal veya hizmet teslimi yapmadığından, çek bedelinin hukuka aykırı tahsil edildiğinin sabit olduğunu,Yerel mahkemece defter ve belgelerin incelenmesi talebinin dikkate alınmadığını, davacı tarafın varlığını ikrar etmiş olduğu çeke ilişkin hiçbir araştırma yapılmadığını,Davacı taraf 25.000,00-TL bedelli çeki uhdesine geçirmesine ve çek bedelini tahsil ettiğini ikrar etmesine karşın davacının defter ve belgelerinin incelenmemesi dahi kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, Kaldı ki yeterli araştırmayı yapmayan yerel mahkemenin ispat külfetini de hatalı değerlendirdiğinden hatalı olarak aleyhlerine karar verildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını ve davanın reddine dair karar verilmesini talep ettiğini,Aleyhe herhangi bir kabul anlamına gelmemekle ve huzurdaki davanın reddini talep etmekle birlikte; davacı tarafın yargılama aşamasında vekilinin çekildiğini ve kendisini vekil ile temsil ettirmemiş olduğundan davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacının, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilemesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı tarafından davacı aleyhine sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu alacaktan kaynaklı davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemi ile İİK. 72. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davaya konu ... Şubesine ait ... çek numaralı, 26/12/2020 tarihli ve 25.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin davalı ... ve lehtarının ise davacı ... Ltd Şti olduğu, çek bedelinin davacı tarafından 29/12/2020 tarihinde tahsil edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davalı tarafça, dava konusu çekin servis taşımacılığı kartının satışı ve devri konusunda yapılan anlaşma uyarınca avans olarak verildiği, sözleşmenin yürürlüğe girmediği ve çekin bedelsiz olduğu ve haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülerek davacının çek bedeli kadar sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla dava konusu icra takibinin başlatıldığı anlaşılmıştır.Davacı taraf, dava konusu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.Davalı taraf ise; davacı tarafa ait İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen servis taşımacılığı kartının satışı ve devri konusunda anlaştıklarını, servis taşımacılığı kartının 80.000,00 TL bedelinin bir kısmını ödemek için çek vermeyi kalan kısmını da nakit ödeme yapmayı teklif ettiğini, davacı tarafın işbu teklifi kabul ettiğini, anlaşılan bedelin 25.000,00 TL'sinin davacıya çek verilmek suretiyle ödendiğini, davacı tarafça söz konusu çek bedelinin bankadan tahsil edildiğini ancak daha sonra davacı tarafça aralarındaki sözleşmeye uyulmadığını ve ilgili servis kartının devredilmediğini, dolayısıyla davacıya verilen çekin, davacı tarafından haksız şekilde tahsil edildiğini, davacının defter ve belgeleri incelendiğinde, hiç bir mal ve hizmet teslim edilmediğinin de tespit edileceğini beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/07/2023 tarih ve 2022/2251 Esas 2023/4410 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilir. Dava konusu çekin servis taşımacılığı kartının satışı ve devri konusunda yapılan anlaşma uyarınca avans olarak verildiği, sözleşmenin yürürlüğe girmediği ve çekin bedelsiz olduğu ve haksız olarak tahsil edildiği yönündeki iddianın davalı tarafından ispatlanması gerekir. Öte yandan kambiyo senetleri illetten mücerret olup tacirler arası hukuki ilişkilerden dolayı düzenlense dahi ticari defter ve kayıtlara işlenmesi zorunluluğuna dair herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu tür belgeyi hüküm ve kuvvetten düşürecek her türlü iddianın da eşdeğer bir belgeyle ispatı gerekir. Çek bir ödeme aracı olup mevcut bir borcun tasfiyesi için verildiğinin kabulü gerektiğinden ayrıca davacı ticari defterlerinde kaydının bulunup bulunmaması önem arz etmediğinden defter ibrazına zorlanamayacaktır. Bu durumda ispat külfeti davalıda olup bu yöndeki iddianın HMK 200 maddesi uyarınca kesin delillerle davacının ispatlaması gerekmektedir.Davalı vekili 17/02/2022 tarihli dilekçe ile davacıya yemin teklifinde bulunulmayacağı bildirilmiş olup dosya kapsamına göre davalı tarafça, dava konusu çekin servis taşımacılığı kartının satışı ve devri konusunda yapılan anlaşma uyarınca avans olarak verildiği, sözleşmenin yürürlüğe girmediği ve çekin bedelsiz olduğu ve haksız olarak tahsil edildiği yönündeki iddiasını kesin delillerle ispatlayamamıştır. Davalı tarafça iddia edilen hususların yazılı delille ispat edilemediği dosya kapsamı itibariyle tesbit edilmiş olup mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, ispat yükü doğru belirlenerek aynı gerekçe ile davanın kabulüne yönelik verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/2985 Esas - 2023/5014 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) Yargılama aşamasında taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi için vekilin yargılama boyunca görevine devam etmesi gerektiği, vekil istifa edince asil lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği hususunda açık bir düzenleme olmadığından, mahkemece davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerindedir. Mahkemece verilen hükümde davanın kabulüne yönelik karar verildiği halde hüküm gerekçesinde davalının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği belirtilmiş olup bu durum hüküm ile gerekçe arasında açık çelişki oluşturmuştur. Bu durum kamu düzenine ilişkin olduğundan HMK'nın 355. Maddesi uyarınca dairemizce resen gözetilmiş ve gerekçenin davalının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir, şeklinde düzeltilmiştir.Sonuç itibariyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, dosyada yapılacak başkaca tahkikat işlemi bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 355, 353/1-b2 maddeleri uyarında kaldırılmasına, dairemizce hüküm ile gerekçe arasındaki çelişki giderilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalının istinaf başvurusunun usulen KABULÜ ile;Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2022 tarih ve 2021/262 Esas -2022/341 Karar sayılı kararının HMK'nın 355, 353/1-b2 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE,1-... sayılı dosyasına konu çek nedeniyle davacının, davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Şartları oluşmadığından davacı tarafın tazminat talebinin REDDİNE,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Alınması gereken 1.707,75 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 426,94 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.280,81 TL.'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça sarf edilen 426,94 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 59,20 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam: 545,44 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,7-Davacı tarafça yatırılan teminatın karar kesinleştikten 1 ay sonra tazminat davası açılmadığı takdirde HMK.392(2) gereğince davacıya iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,9-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 69,60 TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere toplam: 290,3 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 11-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.