Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2021/843 E. 2024/670 K.

Konu: Alacak

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/843
Karar No
2024/670
Karar Tarihi
Konu
Alacak

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/843

KARAR NO: 2024/670

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 15/10/2020

NUMARASI: 2019/459 E. - 2020/512 K.

DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bilişim ürünleri ile lisansların tedariki konusunda yapılan anlaşmaya göre davalı tarafından düzenlenen 19.09.2018 tarih ve ... sayılı fatura bedeli olan 69.388,48 TL’nin ödendiğini, ancak fatura konusu cihazların teslim edilmediğini, ayrıca sözleşme konusu ürünlerin lisans bedeli toplamı olan 8.722,00 USD'nin ödenmesine rağmen lisansların da teslim edilmediğini, yapılan görüşmelere rağmen ödemesi yapılan ürün ve lisansların teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin lisansız ürün kullanma cezası ile karşı karşıya kaldığını, sebepsiz zenginleşen davalıya gönderilen 15.04.2019 tarihli ihtarla bedeli ödenen lisansların 3 iş günü içerisinde tesliminin, aksi halde bedelinin faiziyle iadesinin istenildiğini, lisansları teslim etmeyen davalının ihtarla TBK'nın 117. maddesindene göre temerrüde düştüğünü, TBK'nın 125. maddesi uyarınca davalının temerrüddü nedeniyle sözleşme kapsamında teslim edilmeyen ürünler nedeniyle müvekkilinin anılan hüküm uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödediğini geri isteyebileceğini ileri sürerek, bedeli ödenen ancak teslim edilmeyen ürün ve lisanslar karşılığında ödenen 69.388,48 TL ile 8.722,00 USD'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamış ve iddaları inkâr etmiş sayılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Rapor içeriğinden davacının 8.722.00 USD ödediği 69.388,48 TL bedelli çek verdiği ancak çekin tahsil edilip edilmediği tespit edilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satım sözleşmesinden kaynaklı olarak tarafların yükümlülüklerini yerine getirmelerine ilişkindir. 6100 sayılı Türk Borçlar kanunun Satış Sözleşmesine ilişkin 207. Maddesi ' Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir. ' şeklindedir. 207/fıkra 2 de de görüleceği üzere satış sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine adet olmadıkça taraflar borçlarını aynı anda ifa ederler. Davacı her ne kadar satışa konu malları teslim alamadığını iddia etmiş ise de kendi borcunu ifa sırasında davalınında borcunu ifa ettiğinin kabulü gerekir. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı bunun aksini gösterir bir delil sunamadığı..." gerekçesiyle, davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 19.09.2018 tarihli fatura ile 69.388,48 TL bedelli ürün aldığını, lisans için ise 8.722,00 USD ödediğini, ancak yapılan tüm görüşmelere rağmen bedeli ödenen ürün ve lisansların teslim edilmediğini, Kadıköy ... Noterliğinin 15.04.2019 tarihli ihtarı ile ürün ve lisansların teslim edilmemesi halinde ödenen 69.388,48 TL ve 8.722,00 USD'nin iadesinin istenildiğini, ihtara cevap verilmediğini, dava öncesi arabuluculuk görüşmelerin davalının katılmadığını, cevap dilekçesi sunmadığını, davalının bedelini tahsil ettiği lisans ve ürünleri teslim etmeyerek sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin de lisanssız ürün kullanma cezası ile karşı karşıya kaldığını, buna rağmen mahkemece davanın reddine karar verildiğini, Arabuluculuk aşamasına katılayan davalı yararına 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11 maddesi uyarınca, müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, mahkemece ispat yükünün hatalı şekilde değerlendirilerek olumsuz bir durumun ispatının müvekkiline yüklendiğini, esasen ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle dava açıldığını, e-posta yazışamalarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin bedelini ödediği ürün ve lisansların kendisine teslimi için çaba gösterdiğini, buna rağmen çabanın sonuçsuz kaldığını ve ürün ve lisanların teslim edilmediğini, gerçekleşmeyen bir olgunun ispat edilemeyeceğini, müvekkilinin kayıtlarında yapılan incelemede, bu bedellerin davalıya ödendiğinin belirlendiğini, bilirkişi raporunun dikkate alınmadan karar verildiğini, Davalının ticari defterlerini ibraz etmediğinden davalının defterlerinin incelenemediğini, oysa ticari uyuşmazlıklarda her iki tarafın defterinin incelenmesi gerektiğini, sadece davacının defterlerinin incelenerek düzenlenen rapor ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, İlk derece mahkemesinin TBK'nın 207/.2 maddesini hatalı uyguladığını, sunulan yazışmalar ve ihtarname ile satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ödemediğinin kanıtlandığını, bu aşamada uzun süre borçlunun ifaya zorlandığını, ancak satılan emtianın teslim edilmediğini, müvekkilinin yüksek miktarda ürün alması nedeniyle edimlerin aynı anda ifa edilmesinin ticari hayatta mutat olmadığını, yokluğun ispat etmesinin beklendiğini, gerçekleşmeyen bir olgunun ispat edilemeyeceğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinde davalı tarafça düzenlenen 19.09.2018 tarihli ve 69.388,48 TL bedelli faturaya konu emtialar ile 8.722,00 USD bedeli ödenen lisans programlarının teslim edilmediğini belirterek, yapılan ödemenin iadesini talep etmiştir. İddianın ileri sürülmesine göre, davacının lisans bedelini avans olarak havale ettiği, ancak davalının lisansları teslim etmediği; yine emtia satımı için düzenlenen fatura konusu borcun ödenmesine rağmen fatura konusu emtianın teslim edilmediği belirtilerek, avans olarak yapılan havalelerin ödemelerin istirdadının istendiği, davalının süresinde davaya cevap vermemesi nedeniyle HMK'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen tüm vakıaları inkar ettiği anlaşılmıştır. TBK'nın 207. maddesine göre satım akdi kural olarak peşin olup, alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda ifa etmesi asıldır. Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2014/6700-9688 E.K. Sayılı 22.05.2014 tarihli ilamında da belirtildiği üzere, TBK'nın 207/2. maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı gün ifa etmekle yükümlüdürler. Öncelikle 19.09.2018 tarihli ve 69.388,48 TL bedelli faturanın satıcı olan davalı tarafından düzenlendiği ve davacı tarafından bu faturanın sunulduğu, irsaliyeli faturanın emtia ile birlikte tesliminin mutat olduğu ve faturanın davalının elinde bulunması nedeniyle fatura konusu emtianın da TBK'nın 207. maddesine göre davacı tarafından teslim alındığının kabulü yerindedir. Faturanın davacı/alıcı tarafından sunulması ve kayıtlı olması nedeniyle, davalının ayrıca emtiayı teslim ettiğini kanıtlamasına gerek bulunmamaktadır. İspat yükü TMK'nın 6 ve HMK'nın 190. maddesine göre davacıda olup, davacının avans ödemesini yaptığını kesin delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Mahkemece ispat yükünün doğru olarak takdir edildiği, yasa hükmü ve dosyadaki davacı tarafından ibraz edilen faturanın aksini iddia eden davacının bu iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekirken, buna ilişkin kanıt sunulmadığı anlaşılmıştır. Dosyada bulunan elektronik posta yazışmalarının da davacının iddiasını doğrulamadığı, taraflar arasındaki satım sözlemesi ilişkisinde emtianın teslim edildiğinin yazışmalarda belirtildiği ve bu olgunun fatura ile doğrulandığı, teslim edilen fatura karşılığı davacı tarafından çekle ödeme yapıldığı anlaşıldığından, davacının faturadan kaynaklanan 69.338,48 TL alacak talebinin reddi yerindedir. Zira çak bir ödeme aracı olup, davacı teslim aldığı fatura kapsamında çekle ödeme yaptıktan sonra, fatura konusu emtiaların teslim edilmediğini kesin delillerle kanıtlamalıdır. Dava dilekçesinde ikinci olarak bir kısım lisans programları için 8.722,00 USD ödeme yapıldığını, yazışmalara rağmen emtia ve lisansların teslim edilmemesi nedeniyle ihtar düzenlendiği, ihtarı tebliğ alan davalının ihtara cevap vermediği, emtiayı teslim etmediği ve alınan avansı iade etmediği ileri sürülmüştür. Davacı tarafından sunulan ... Bankası AŞ Gebze Girişimci Şubesinde bulunan davacıya ait hesaptan, davalının hesabına 24.10.2018 tarihinde 8.722,00 USD gönderilmiştir. Davacı alacağına dayanak olarak dosyaya sunulan havale dekontunda davalıya havale edilen tutar için bir açıklamaya yer verilmediği anlaşılmaktadır. Lisans ödemeleri için davalı tarafından fatura düzenlenmediği veya böyle bir faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu bilirkişi tarafından tespit edilememiştir. Uyuşmazlık konusu (dosyaya sunulan)24.10.20188 tarihli dekontta ödemenin neye istinaden yapıldığına dair bir açıklama bulunmamaktadır. Yargıtay 19. HD 2012/8181 E 2012/14755 K. 10.10.2012 tarihli emsal karar içeriğinde de işaret edildiği üzere; kural olarak havale bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tediyesi amacıyla yapıldığına karine teşkil edecektir. Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğundan, ödemenin muaccel olan satım borcuna karşılık yapıldığının kabul edilmesi yerindedir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Davacı, bu ödemeyi taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında avans olarak yaptığını ispatla yükümlüdür. Davacı, taraflar arasında kurulan satım sözleşmesi kapsamında, alınacak faturaya konu teknoloji malzemeleri ve faturası sunulmayan ürün kullanma lisansları için avans ödemesi yapıldığını ileri sürmüştür. Ancak yukarıda belirtildiği üzere, irsaliyeyi faturadan davacı tarafından sunulduğu ve davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, lisans ürünleri için gönderildiği belirtilen havalede de buna ilişkin veya avans ödemesi yapıldığına ilişkin bir açıklama yapılmamıştır. Bu durumda, teslim ve havala ile ödeme konusunda davalı lehine oluşan hukuki karinenin aksinin davacı taranıdan ispatlanması gerekir. İspat yükü davacıda olduğundan, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesinin ispat yüküne bir etkisi bulunmamaktadır. Sunulan yazışmalarda, davacı iddialarını kanıtlayacak nitelikte davalıdan sadır olan bir beyan bulunmamaktadır. Esasen hangi beyanın bu anlama geldiği ve avans ödemesine kanıt oluşturduğu da vakıalarla bağlantı kurularak açıklanmamıştır. Satım sözleşmesindeki edimlerin aynı anda ifasını düzenleyen yasa hükmünden ayrılmayı gerektirir bir nedenin bulunduğu usulüne uygun delillerle kanıtlanmamıştır. Davacının tek yanlı düzenlediği ticari defterlerde alacak kaydı bulunması başlı başına davacının alacaklı olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir. Bu nedenle, aşağıda belirtilen husus dışında kalan istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir. 6325 Sayılı Kanun'un 18/A-11.maddesinde; "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." düzenlemesi bulunmaktadır. Sunulan zorunlu arabuluculuk tutanağına göre davalı tarafın her iki toplantıya katılmadığı ve anlaşmama tutanağı düzenlenmiştir. Bu durumda, arabuluculuk faaliyetine katılmayan davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması yerinde olmadığından, bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. İlk derece mahkemesince karar verildiği sırada anılan yasa hükmünün yürürlükte olduğu, istinaf başvurusu sırasında Anayasa Mahkemesince iptal edilen hükme ilişkin düzenleme yapılması için 9 ay süre verildiği ve istinaf incelemesi sırasında yürürlükte bulunan yasa hükmünün dikkate alınarak yargılama giderinin belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının yargılama giderleri yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve dairemizce uyuşmazlığın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derce mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda;1-Davanın reddine,2-Alınması gereken 427,60 TL harcın, davacı tarafından peşin yatırılan 2.031,02 TL harçtan mahsubu ile artan 1.603,42 TL'nin davacı tarafa karar kesinleştiğinde iadesine,3-Kamudan harcanmış olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 1.165,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan ancak sarf olunmayan gider avanslarının, yatıran tarafa verilmesine,7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılmış olan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 43,00 TL posta gideri olmak üzere toplamı 205,10 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,9-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 25.04.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/843, K. 2024/670, T. 25.04.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2021-843-e-2024-670-k-c4158ad4be4b