Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/721 E. 2024/1387 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/721
Karar No
2024/1387
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/721

KARAR NO: 2024/1387

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/02/2020

NUMARASI: 2017/56 Esas - 2020/103 Karar

DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki/işleteni, sürücüsü ve ZMM sigortacısı bulunduğu ... plaka sayılı minibüsün, karşıdan karşıya geçmekte olan ...'e çarpması neticesinde meydana gelen 04/10/2013 günlü trafik kazasında müvekkillerinin annesi ...'in yaralanarak kaldırıldığı hastanede daha sonra hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, bu durumda ...'in hayatını kaybetmesine kadar yapılan tedavi ve cenaze giderlerinin davalılarca karşılanması gerektiğini, ayrıca vekil edenlerinin babaları ...'in hastalıktan kaynaklanan bakımının da kazada ölen anne tarafından yüklenildiği, ancak anne ölünce müvekkillerinin babalarına bakıcı tutmak zorunda kaldıklarını, bu şekilde anne desteğinden yoksun kalan davacıların maddi zarara uğradıklarını beyanla, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, her bir davacı için ayrı ayrı 10.000,00-TL olmak üzere toplam 70.000,00-TL manevi tazminatın da davalı ... dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ise, vekilleri aracılığıyla sundukları cevap dilekçelerinde özetle, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan deliller, olayla ilgili olarak Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 2015/596 esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacıların annesi ...'in ölümüyle sonuçlanan 04/10/2013 günlü trafik kazasının oluşumunda, davalı araç sürücüsü ile yaya konumunda bulunan müteveffanın eşit oranda kusurlu olduklarının bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davacılar ...'in çocukları ise de; kaza tarihi itibariyle 18 yaşından büyük oldukları ve engelli olduklarına dair de herhangi bir rapor ibraz edilmediğinden, destek tazminatı talep edemeyecekleri, müteveffanın eşi ... bakımından yapılan hesapla da bu kişinin destek tazminatı zararının 1.179,98-TL olduğu aktüer bilirkişi tarafından belirtilmişse de; ... tarafından açılmış bir dava olmadığı, ayrıca ... ile ilgili olarak kaza tarihinden (04/10/2013) ölüm tarihi olan 14/10/2013 tarihine kadar yapıldığı ileri sürülen tedavi giderlerine ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, zaten trafik kazası neticesinde meydana gelen yaralanmalara bağlı tedavi giderlerinin SGK'nın sorumluluğundan bulunduğu, bu durumda davacıların destekten yoksun kalma tazminatına ve tedavi giderlerine yönelik taleplerinin yerinde bulunmadığı; her ne kadar dosya kapsamından temin edilen aktüer bilirkişi raporunda cenaze ve defin giderinin 1.021,50-TL olduğu belirtilmiş ise de; bu giderin kim tarafından karşılandığının belli olmadığı, bu durumda davacıların dosyaya sundukları veraset ilamında belirtilen payları oranında hak sahibi sayılmaları gerektiği, bunun da toplam 766,12-TL olacağı, bunun dışında kalan tazminat talebinin reddi gerektiği; manevi tazminata ilişkin talep bakımından da kazanın meydana gelişindeki taraf kusurları, davacıların yaşları, kazanın oluş şekli ve sonuçları, tarafların sosyo-ekonomik durumları dikkate alındığında, davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesinin uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle; -Davanın maddi tazminat yönünden KISMEN KABULÜ ile; 766,12 TL cenaze giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile miras paylarına nazaran eşit olarak davacılara VERİLMESİNE, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE, -Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile takdiren; her bir davacı için 6.000,00 TL olmak üzere toplam 42.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, bu yöndeki fazlaya ilişkin taleplerin takdiren REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı, davalılar ... ve ... vekili Av. ... ile davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de; Dairece verilen 11/02/2021 gün 2020/2199E.-2021/273K.sayılı geri çevirme kararına müteakip, davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 17/03/2021 günlü dilekçeyle; esasen sadece davacılardan ... yönünden kararı istinaf ettiklerini, bu sebeple diğer davacılar adına istinaf harcı yatırmayacaklarını, davacı ... yönünden istinaf taleplerinin devam etmekte olduğunu bildirdiğinden, istinaf incelemesinin sadece davacı ... açısından yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı ... vekilinin istinaf nedenleri; ...'in ölümüyle, onun fiziki bakımından yoksun kalan babalarının bakımının vekil edeni/vekil edenlerinin üstlenmiş olması ve bakıcı tutulmak zorunda kalınmış olması, maddi bir zarar oluşturduğu halde, bu yöndeki taleplerin karşılanmamış olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ve ayrıca kusur durum ve oranının hatalı belirlenmesi nedeniyle, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının düşük takdir edilmiş olmasının da isabetsiz olduğu hususlarına ilişkindir. Davalılar vekilinin istinaf nedenleri ise; vekil edenlerinden ... yargılama sırasında vekille temsil edildiği halde, hatalı bir biçimde vekil kaydının silinmesi sonucunda yararına ret vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının hatalı bulunduğu, ayrıca mahkemenin verdiği karar tümüyle usul ve yasaya aykırı olup, hukuki dinlenme hakkının da ihlal edildiği, kabule göre de hüküm altına alınan maddi tazminatın hiçbir yasal dayanağı olmadığı halde kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, kazanın meydana geliş şekli ve kusur oranı dikkate alındığında, manevi tazminatın da fahiş belirlendiği, tüm bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde; istinaf edenlerin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle davacıların annesi ...'in ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda, davalı araç sürücüsünün ve yaya müteveffanın eşit oranda kusurlu olduklarını belirten 11/03/2018 günlü bilirkişi kök ve 22/08/2018 günlü ek rapordaki kusura ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin, dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve kusura ilişkin bu yöndeki tespitlerin olayla ilgili olarak Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan ve UYAP sorgusundan da anlaşılacağı üzere 03/02/2018 tarihinde kesinleştiği tespit edilen dosyadaki belirlemelerle de tam olarak örtüşmesi karşısında, mahkemece kazanın oluşumunda tarafların eşit oranda kusurlu olduklarının kabul edilmiş olmasında da herhangi bir yanılgı bulunmamasına, cenaze ve defin giderlerine ilişkin olarak davacı taraf yararına hüküm altına alınan tazminatın miktarı kadri maruf olduğundan, her koşulda belge ibrazının gerekmemesine; tüm bunlardan ayrı davacılar dava dilekçesinde ...'nin ölümü ile onun desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürüp, bunun dayanağı olarak da ölenin sağlığında yatalak olan eşine bakmasını göstermiş iselerde, yatalak olan bir kişiye eşinin veya çocuklarının bakmaları TMK'nın 322.madde hükmü uyarınca ödev niteliğinde olup, davacıların yasanın kendilerine yüklediği babaya bakım görevini fiilen annenin üstlenmiş olduğuna dayanarak, annenin ölümünden sonra yapıldığını ileri sürdükleri bakıcı gideri harcamasının, ölen annenin de 1936 doğulu olduğu ve kaza tarihinde 77 yaşında bulunduğu dikkate alındığında esasen kendisi yardım ihtiyacı içinde bulunan bir kişinin davacılara maddi olarak destek olduğundan söz edilemeyecek bulunması karşısında, mahkemece bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş olmasında da herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre; taraf vekillerinin açıklanan hususları amaçlayan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ayrı ayrı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.2-Davalılar vekilinin vekalet ücreti ve savunma haklarının kısıtlandığı yönündeki istinaf itirazlarına gelince; Her ne kadar davalı ...'ün de yargılama boyunca vekille temsil edildiği ileri sürülmüş ve Av. ... yargılama oturumlarına her iki davalının vekili olarak katılmış ise de; ilk derece mahkemesince karar verilene kadar ... adına düzenlenmiş ve dosyaya ibraz edilmiş bir vekaletnameye dosya içerisinde rastlanılmamıştır. Dosyada mevcut tek vekaletname davalı ... tarafından verilen ve Av. ... ile birlikte Av. ...'in yetkili kılındığı vekaletnamedir. Dairemizce verilen geri çevirme kararından sonra, okunaklı örneği dosyaya ibraz edilen ve Av. ...'ın ...'ün vekili olduğunu gösteren vekaletname de 21/01/2019 tarihli olup, Av. ...'ın ...'ün vekili olduğunu gösteren başkaca bir vekaletname mevcut değildir. Kaldı ki davalılardan ...'ün ceza yargılaması sırasında Av. ... tarafından temsil edildiği anlaşılmakta ise de, söz konusu bu avukat dosyaya sunduğu 12/07/2017 günlü dilekçe ile; ...'ün vekilliğinden çekildiğini bildirdiği ve UYAP kaydının silinmesini istediği görülmüştür. Bu durumda mahkemece, vekil kaydının silinmiş olması nedeniyle, davalı ...'ün vekille temsil edilmediği görüşünden hareketle, adı geçen davalı yararına ret vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olduğu gibi; görülmekte olan davada, müteselsil sorumlu olan davalı taraf yararına tek bir vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğinden ve zaten bu şekilde ret vekalet ücreti takdir edildiğinden ve istinaf yasa yoluna başvuran davalılar sonuç itibariyle aynı vekille temsil olunduklarından vekalet ücretine ilişkin olarak davalı ... aleyhine bir durum yaratılmadığına ve bundan ayrı, yargılamanın her aşamasında bulunan ve hükmü istinaf eden Av. ...'ın vekil edenlerinin savunma haklarının kısıtlandığına ilişkin iddiasının da iyi niyetle bağdaştığından söz edilemeyecek bulunmasına göre; davalılar vekilinin açıklanan hususlara yönelik istinaf başvurusunun da reddi gerekmiştir.3-Taraf vekillerinin hüküm altına alınan manevi tazminatın hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf itirazları birlikte değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Bu durumda, kazanın meydana geldiği tarih (-2013), oluş şekli, her ne kadar davalı araç sürücüsü ve müteveffa eşit oranda kusurlu iseler de; ölümün karşılaşılabilecek en ağır sonuç oluşu, ölenin yaşı kaç olursa olsun, davacıların anne kaybına bağlı olarak yaşam tecrübelerine göre duyacağı elem ve ızdırabın ağırlığı, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması, ancak manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması, gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde; davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre az veya fazla olmadığı, isabetli bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, taraf vekillerinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazlarının da reddine karar verilmesi gerekmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalılar ... ve ... vekili ile davacı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacı ...'den alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 54,40-TL harcın düşümü ile bakiye 373,20-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -İstinaf eden davalılar ... ve ...'den birlikte alınması gereken 2.921,35-TListinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından yatırıldığı anlaşılan toplam 1.434,52-TL harcın düşümü ile kalan 1.486,85-TL eksik harcın adı geçen bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, maddi tazminat yönünden HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık, manevi tazminat yönünden ise HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.19/09/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/721, K. 2024/1387, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-721-e-2024-1387-k-7d869841c43c