Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1655 E. 2025/554 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1655
- Karar No
- 2025/554
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1655 Esas
KARAR NO: 2025/554
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/04/2021
NUMARASI: 2018/908 Esas, 2021/396 Karar
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait gazetelerde davalıya ait reklamların yayınlandığını, ancak reklam bedelleri ödenmediğinden düzenlenen fatura alacaklarının icra takibine konu edilmesi üzerine davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dosyasında yetkiye itiraz ettiklerini, İstanbul İcra Dairelerinin yetkisiz olması nedeniyle mahkemenin de yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Kayseri Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı tarafından düzenlenerek müvekkiline kargo ile gönderilen bu bedellere ulaşan faturanın olmadığını, bu nedenle müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; somut uyuşmazlıkta 08/07/2019 tarihli talimat mahkemesince davalı tarafın uyuşmazlık dönemine ait ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafından düzenlenen faturaların sadece 4 adetinin davalının ticari defterlerine işlendiği ve bu faturalara ilişkin ödemelerin kayıtlı olduğu, davacı tarafın uyuşmazlık dönemine ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi için aldırılan 23/06/2020 tarihi bilirkişi raporunda ve 12/03/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının davalıya 19 adet faturayı düzenleyerek alacak olarak kaydettiği, bunun üzerine yargılama sırasında mahkemece ilgili Vergi Dairesine yazı yazılarak davacı ve davalı şirketin BA-BS formları getirtildiği, davacının BA-BS kayıtlarının bulunduğu ancak davalının, davacının defterlerine kaydettiği faturalara ilişkin BA-BS formlarının olmadığı, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması nedeniyle kendi lehlerine HMK 222/5 gereğince delil teşkil edeceği, HMK 222/3 teki düzenlemeye göre ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbiriyle örtüşmediği, davacının kayıtlı olmayan faturaların tebliğini ispatlayamadığı, davacı vekilinin 02/04/2021 tarihli beyan dilekçesinin ekinde sunduğu delillerin, delillerin toplanması aşaması tamamlandıktan sonra sunulması ve davalının bu delilere muvafakat etmemesi nedeniyle iddianın genişletilmesi yasağına tabi olduğu gözetilerek davacının alacağını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; delil listesinin 5 ve 6 nolu sırasındaki ordino ve reklam ilan görsellerinin 10/05/2019 tarihinde yeniden ara karar gereği dosyaya sunulduğunu, daha sonra 12/03/2021 tarihli rapora itiraz dilekçesi ekinde okunaksız olduğu belirtildiğinden bu delillerin yeniden dosyaya sunulduğunu, dolayısıyla ortada dosyaya sonradan sunulan bir delilin bulunmadığını, bu delillere dayanılmasına ve dosyaya sunulmasına rağmen bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığını, mahkemece de eksik bilirkişi raporuna dayanılarak hatalı hüküm tesis edildiğini, düzenlenen faturaların ticari defterlere işlenerek vergi dairesine bildirildiğini, davalının bu faturaları kendi defterlerine işlememesi ve faturaları vergi dairesine bildirmemesinin kendi sorunu olduğunu, hizmetin verildiğinin ticari defterler, vergi dairesi kayıtları ile ordino ve reklam ilan görselleriyle ispatlandığını belirterek davanın reddine dair hatalı mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafın gazetelerinde davalıya ait reklamların yayımlanması nedeniyle faturalara dayalı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalı tarafın vaki itirazı üzerine açılan itirazının iptali davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, muhtelif faturalara dayalı olarak 31.505,69 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının yetkiye, borca ve ferilerine itirazı sonucu icra takibinin İİK'nın 66. maddesi uyarınca durduğu, dosyada ödeme emrine karşı davalı tarafından yapılan itirazın davacı tarafa tebliğ edildiğine dair bir tebliğ evrakı bulunmadığından iş bu itirazın iptali davasının İİK'nın 67. maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Fatura dayalı alacak talebinde, alacaklının ikamet adresi itibariyle İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili olduğundan davalının yetki itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmesi yerinde olmuştur. 08/07/2019 tarihli raporunda bilirkişi raporunda; davacı tarafından ibraz edilen 2013 - 2014 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun olduğu, davacı tarafından davalıya düzenlenen 10 adet faturanın raporun inceleme kısmında tespit edilen 4 adetinin davalı defterlerinde yevmiye kaydının bulunduğu ve davacıya kasa hesabından nakden ödendiği, diğer 6 adet faturanın davalı defterlerinde kaydının bulunmadığı, davacı tarafından davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan alacak takibinden kaynaklı davalı defterlerinde davacı alacağının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 23/06/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; davalı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi raporuna göre, davalı defterlerinde davacı tarafın birçok faturasının kayıtlarda olmadığı, sadece 4 adet faturanın kayıtlarda olduğu, 4 adet faturanın da nakit olarak ödendiği, davalının davacıya herhangi bir borç bakiyesinin söz konusu olmadığı tespit edilmiş ise de davalının, neden davacı faturalarını kayıt altına almadığına dair bir izahatın bilirkişi raporunda yer almadığı, davacı taraf yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin tam ve zamanında olduğu, e-defter kullanımına geçilen 2015 yılı ve sonrasının e-beratlarınm tam ve zamanında olduğu, davacı lehine delil kuvvetinin tam olduğu, inceleme sonucunda 2013 ve 2014 yıllarında davacının davalıya 19 adet fatura düzenlediği, bu faturaları kayıt altına aldığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, 19 adet faturanın toplamının 37.005,69 TL olduğu, davacı defterlerinde 31.505,69 TL davalıdan alacak bakiyesinin bulunduğu, 28.11.2016 tarihindeki icra takibini müteakiben 30.11.2016 tarihinde 31,505,69 TL alacak bakiyesinin şüpheli alacaklar hesabına virman edildiği, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 31.505,69 TL alacaklı olduğu, davacı defterlerinde bu tutarın yer aldığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 12/03/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; davalı defterlerinde davacı tarafından düzenlenen sadece 4 adet faturanın kayıtlarda olduğu, bu faturaların nakit olarak ödendiği, davalının davacıya herhangi bir borç bakiyesinin söz konusu olmadığı, 2013 ve 2014 yıllarında davacının davalıya 19 adet fatura düzenlediği, 19 adet faturanın toplamının 37.005,69 TL olduğu, davacı defterlerinde 31.505,69 TL davalıdan alacak bakiyesinin bulunduğu, 28.11.2016 tarihindeki icra takibini müteakiben 30.11.2016 tarihinde 31.505,69 TL alacak bakiyesinin şüpheli alacaklar hesabına virman edildiği, davacı tarafın bu faturaları BA-BS formlarında tam ve doğru olarak beyan ettiği, davalı defterlerinde bu faturaların yer almadığı, herhangi bir bildirimin söz konusu olmadığı, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve BA-BS formlarında bildirime konu ettiği faturaları, davalı tarafa nasıl tebliğ ettiğini veya nasıl gönderdiğini ispatlayamadığı, herhangi bir mutabakat metni vs. sunmadığı, fatura içeriği hizmeti verdiğini başka bir yol ile ispat edemediği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan son rapora itiraz dilekçesinde; davacı şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığının kanıtı olarak davalı tarafından imzalanan ordinoların yani reklam yayın formlarının dosyaya sunulduğunu, iş bu formların davalının davacı şirketin gazetelerinde yayınlanacak olan ilanın ön sözleşmesi niteliğinde olduğunu, ilgili ordinoların davalı tarafça kaşelenip imzalandığını, ordinolar ile faturalar karşılaştırıldığında davacının düzenlendiği faturaların verilen reklam hizmeti karşılığında düzenlendiğini, davalı tarafça imzalanan ve sözleşme niteliğinde olan ordinolara istinaden gerekli reklamların davacı şirkete ait ... ve ... markalı gazetelerde yayınlandığını, davacı şirketin kendisine ait gazetelerinde davalı şirketin reklamlarını yayınlanması sebebiyle alacaklı olduğunu, bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, ekte sundukları ordinoların ve reklam görsellerinin de dikkate alındığı yeni bir rapor alınmasının talep edildiği görülmüştür.Davacı vekilinin dava dilekçesiyle birlikte dosyaya sunduğu delil listesinin 5 nolu delili şu şekilde ifade edilmiştir; "Ordino, Sözleşme Veya Eletronik Posta Yazışmaları Delil listemizin 5 numaralı delilidir. ...-... BİNİCİLİK MERKEZİ davalı firmanın müvekkil firmadan almış olduğu hizmetin tüm şartlarını ve özelliklerinin belirlenmesi için karşılıklı olarak karar verilen mutabakat metni olup söz konusu belge bilirkişi incelemesi aşamasında dosyaya sunulacaktır." Davacı vekilinin dava dilekçesiyle birlikte dosyaya sunduğu delil listesinin 6 nolu delili ise şu şekilde ifade edilmiştir; "Verilen Hizmet Delil listemizin 6 numaralı delilidir. Müvekkil tarafından servis ilan hizmeti olup müvekkil tarafından yayınlanan ilanların denetimi ordinolor yayınların karşılaştırılması vasıtası ile reklamcı bilirkişi tarafından müvekkil arşiv sistemi üzerinden yapılacaktır." Davacı şirket vekili 11/12/2019 tarihli dilekçesiyle yerinde bilirkişi incelemesi talep ettiği, ancak bilirkişi kök raporu ve çelişkilerin giderilmesi amacıyla alınan ek raporun yerinde inceleme yapılmaksızın düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından 5 ve 6 nolu delillere dayanıldığı, yerinde inceleme talep edildiği ve son olarak ek rapora itiraz dilekçesi ekinde bu delillerin davacı tarafından yeniden dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Ancak mahkemece, davacı vekilinin bu delillere ilişkin talebi ile ek rapora karşı itirazları değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmiştir. Dolayısıyla delil listesinde dayanılan ve yerinde inceleme talep edilen deliller yönünden iddianın genişletilmesinden bahsedilemeyeceğinden mahkemece davacı şirket adresindeki davacı defter ve belgelerinin, ordinolarla ve gazetelerde verildiği iddia edilen reklam sayfaları incelenerek davacının davacıya reklam ilanı hizmeti verip vermediği, verdiyse bu hizmet nedeniyle varsa alacağının miktarının mali müşavir ve gazetelerde verilen reklam ilanı konusunda uzman bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 353/1a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/908 Esas, 2021/396 Karar sayılı ve 28/04/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/04/2025