Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/2168 E. 2020/4627 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/2168
Karar No
2020/4627

T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 06/02/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE :.... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... TARİHİ : 24/10/2024 NUMARASI : ... DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALILAR : ... VEKİLLERİ : .... DAVANIN KONUSU : Haksız Fiilden Kaynaklanan G.KARAR YAZIM TARİHİ : 07/02/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı ..... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 19/02/2022 günü .... plaka sayılı maliki ve sürücü ....ile ... plaka sayılı motorsiklet sürücüsü ...i'nin sevk ve idaresinde kaza oluştuğunu, ... 57/1-a maddesi, motosiklet sürücüsünün ise KTK 52/1-a maddesi gereğince kusur verildiğiğini, davalı .... tedbirsiz ve dikkatsiz davranması neticesinde müvekkilinin yaralandığını, beyninden hasar aldığı ve tat alma duyusunu yitirdiğini ve kazadan beri çalışamadığını, kaza nedeni ile ayrıca psikolojik sorunlar yaşamaya başladığını, müvekkilinin kara harp okulu sınavlarını kazandığını ancak bu durumdan dolayı gidemediğini, .... Cumhuriyet Başsavcılığınca ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma açıldığını, davalı sigorta şirketine 04/01/2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ancak her hangi bir işlem yapılmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, kazadan kaynaklı müvekkilde geçici ve sürekli iş göremezlik yaşandığını, ayrıca tedavi giderleri ile sgk kapsamı dışında kalan fatura edilemeyen giderlerin de söz konusu olduğunu, müvekkilinin uzun süre psikolog desteğine ihtiyaç duyduğunu belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile ilk etapta, Geçici İş Göremezlik için 20.000,00 TL, Sürekli İş Göremezlik için 20.000,00 TL, Tedavi Giderleri için 7.000,00 TL, SGK kapsamı dışında kalan fatura edilemeyen giderleri için 3.000,00 TL olmak üzere toplamda 50.000,00 TL maddi tazminatın, 19/02/2022 kaza tarihinden itibaren, aksi halde dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi aksi halde yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, telafisi güç ve imkansız zararlara uğrayan davacı için 50.000.00 TL manevi tazminatın 19/02/2022 kaza tarihinden itibaren, aksi halde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 19/08/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle;Fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile ilk etapta, Geçici İş Göremezlik İçin 33.012,43 TL, Sürekli İş Göremezlik İçin 1.047.469,69 TL, bakıcı- Tedavi Giderleri İçin 11.259,00 TL, SGK kapsamı dışında kalan fatura edilemeyen giderleri İçin 27.000,00 TL olmak üzere toplamda 1.118.741,00 TL maddi tazminatın 19/02/2022 kaza tarihinden itibaren, aksi halde dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi aksi halde yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, telafisi güç ve imkansız zararlara uğrayan davacı için 50.000.00 TL manevi tazminatın 19/02/2022 kaza tarihinden itibaren, aksi halde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduğunu, davacılar tarafından dava şartı yerine getirilmediğini, eksik evrakla başvuru yapıldığını, davacıların maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu marifetiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, dosyanın ATK’ya gönderilerek davacıların maluliyet oranının kesin ve net olarak tespit ettirilmesi gerektiğini, itirazlarının baki kalmak kaydıyla tazminat tutarı hesaplanırken TRH-2010 tablosuna göre hesaplama yapılarak %1.65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacıların güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, başvuran tarafından tedavi giderleri faturalandırılmadığını, başvuranın faturalandırılmayan ve talep edilen tedavi giderinin her durumda reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, sadece geçiş üstünlüğüne sahip olmayan araç sürücülerinin değil, geçiş üstünlüğü veya önceliğini sahip sürücülerin de kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak zorunda olduklarını açık ve net bir şekilde ortaya konulduğunu, uyuşmazlığa konu kazada davacının müterafik kusuru bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, kaza nedeniyle davacının yaralandığı bölgeler dikkate alındığından kaza esnasında koruyucu tertibat – kask, koruyucu mont, dizlik vb. kullanmadığını, koruyucu tertibat kullanması halinde bahsi geçen yaralanmaların meydana gelmeyeceği ve koruyucu tertibat kullanılmaması ile maluliyetin meydana gelmesi arasında nedensellik bağının bulunduğu ve davacının kendi kusurlu eylemiyle zararını arttığını, kazada motosiklet sürücüsünün ehliyeti olup olmadığı belirsiz olduğunu, ehliyeti olmayan sürücülerin araç kullanmasının yasak olduğunu, müvekkili şirketin dolaylı gider taleplerini karşılama sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin manevi tazminata ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığını, davacıların faize ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, davacıların maddi tazminata ilişkin talebini açık bir şekilde belirtmesi için süre verilmesi, işbu süre içerisinde eksiklik giderilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, doğrudan dava yoluna başvurmuş olması nedeniyle, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, itirazlarının baki kalmak kaydıyla her durumda TRH 2010 Tablosu’na göre %1,65 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmasını, davacıların SGK’dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının kesin ve net olarak tespit edilmesi, ödeme alınması durumunda mükerrer ödemeye mahal vermemek için davacıların taleplerinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin teminat dışı olması nedeniyle reddine, dolaylı gider taleplerini karşılama sorumluluğu bulunmadığından taleplerin reddine, manevi tazminata ilişkin sorumluluğu bulunmadığından taleplerin reddine, kusur oranlarının tespit edilebilmesi adına dosyanın ATK’ya gönderilmesine, muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davaya konu trafik kazasının, ..... plakalı otomobil sürücüsü .... Karayolları Trafik Kanununun, 57/1-c maddesinin (...Sağdan gelen araca geçiş hakkını vermemesi...) ihlali neticesinde meydana gelen kazada %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında asli kusurlu olduğu, .... plakalı motosiklet sürücüsü ....'nin ise Karayolları Trafik Kanununun, 52/l-a maddesinin (Kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak) ihlali neticesinde meydana gelen kazada %25 (Yüzde yirmi beş) oranında tali kusurlu olduğu mahkememizce değerlerlendirilmiştir. Kazanın oluşumunda asli kusurlu olan ... plakalı aracın kaza tarihini de kapsayan süreçte davalı ... nezdinde geçerli ZMMS poliçesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında kusur raporu aldırıldıktan sonra, davacının yaralanması sebebiyle oluşan maluliyet oranı ve geçici iş göremezlik süresinin tespiti için Adli Tıp Ana Bilim Dalından rapor alınmış ve bu rapor doğrultusunda geçici iş göremezlik tazminatı , sürekli iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatı tutarının belirlenmesi yönünden konusunda uzman bilirkişiye maddi tazminat hesabı yaptırılmıştır. Toplanan delillerden; davalı ... sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu hareketi ile davacı tarafın yaralanmasına sebep olduğu anlaşılmıştır. Özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirlenen maluliyet oranının ve hesap bilirkişisi tarafından yapılan tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasının yerinde olacağı kanaatine varılmıştır. Müterafik kusur yönünden; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52'de düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek karar verilmesi gerekir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu husus resen tazminat belirlenirken irdelenmelidir. (Yargıtay 17.H.D. Nin 2019/2168 E. 2020/4627 K. Sayılı ilamı) Buna göre, davacının kask takmadan motosiklet kullandığı trafik bilirkişinin ek raporu ile tespit edildiğinden bu durumun müterafik kusur kapsamında kaldığı ve davacının baş bölgesinden yaralandığı anlaşılmıştır. Bu durumda Yargıtayın yerleşik içtihatları gereği % 20 müterafik kusur indirimi uygulanmış ve yine yerleşik içtihatlar gereğince yargılama giderlerinin tamamı davalıya tahmil edilmiştir. Açıklanan gerekçelerle, davalı ... yönünden % 20 müterafik kusur indirimi yapılarak hükmedilen maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 17/01/2023 ( başvuru + 8 iş günü) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ıncı maddesine göre "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat belirlenir iken olayın özelliği yanında tarafların kusur oranı dikkate almalıdır. Manevi tazminat müessesesi, bir ceza kurumu olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmeli; meblağ, tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Buna göre olayın oluş şekli, tarafların kusurlu ve zararı artırıcı eylemleri ile hak ve nesafet ilkeleri gözetildiğinde manevi tazminat davasının takdiren kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme kararı ile davalı şirketin vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin asıl alacaktan teminat limiti oranında sorumlu olmasına rağmen vekalet ücreti hakkında hatalı karar verildiğini, istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sorumlu oldukları tutara göre karar verilmesi gerektiğini, davacının sunduğu tek taraflı maluliyete ilişkin rapora dayanılarak aktüer bilirkişiden hesaplama yaptırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatları gereği davacı ve davalının sunduğu sağlık kurulu raporları arasında çelişki bulunması durumunda çelişkinin giderilmesi adına net maluliyet oranını gösterir bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, raporlar arasında açık bir çelişki bulunduğunu, başvuran tarafından sunulan raporda maluliyet oranının %13 olarak belirtildiğini ancak medikal firma tarafından tanzim edilen raporda ise maluliyet oranının %8 olarak tespit edildiğini, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ile hastaneden alınan maluliyet raporları arasında çelişki olması durumunda ATK Genel Kurulundan rapor alınması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; davalı vekilinin vekalet ücretine itiraz ettiğini, davanın maddi tazminat yönünden tam kabul edildiğinden vekalet ücretinin tümünden sorumlu olduğunu, davalının sunmuş olduğu raporların hükme esas alınamayacağını, mahkemenin hükme esas alınacak nitelikte rapor aldığını, davalı tarafın itirazlarının yersiz olduğunu belirterek, davalı sigorta şirketinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili vekalet ücreti yönünden ve yargılama sırasında alınan maluliyet raporu ile taraflarınca sunulan medikal rapor arasında maluliyet oranı yönünden çelişki bulunduğu ve bu çelişkinin giderilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Dosya kapsamında maluliyetin tespiti için alınan........Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan rapor kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olup, davalı sigorta şirketi tarafından sunulan rapor ise adli tıp uzmanı tek hekim tarafından hazırlanmış olup, yukarıda belirtilen nitelikleri taşımadığından raporlar arasında çelişki oluştuğunun ve bu yöndeki istinaf itirazının kabulü mümkün değildir. Kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı sigorta şirketi poliçe hükümlerine göre, bedeni zararlarda kişi başına 500.000,00 TL, yine tedavi giderlerinde de kişi başına 500.000,00 TL poliçe limiti ile davacıya karşı sorumludur. Bu iki limit birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona erdiğinden bahsetmek olanaklı değildir. Kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir. Buna göre, mahkemece davalı sigorta şirketinin kaza tarihi olan 19/02/2022 tarihi itibariyle güncellenen poliçe limiti olan 500.000,00 TL yerine poliçede yazılı 430.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulması ve az yukarıda değinildiği üzere, davacının sürekli işgöremezlik zararını bedeni zararlar klozundan(sakatlanma ve ölüm), bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere talep edebileceği gözetilmeden geçici işgöremezlik zararı da sakatlanma ve ölüm klozuna dahil edilmiş ve poliçe limitinin her iki kloz bakımından 500.000,00 TL olduğu (ki bu husus aktüerya bilirkişi raporunda da belirtilmiş iken) gözden kaçırılmış ise de davacı tarafın istinaf başvurusu olmadığından bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır. Davalı sigorta şirketi vekilinin vekalet ücreti yönünden istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde ise; kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı sigorta şirketi poliçe hükümlerine göre, sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile davacıya karşı sorumludur. Vekalet ücreti yönünden de davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutar bu doğrultuda olduğundan davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar vermek üzere kaldırılması gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A).... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, .......Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih, .... Esas ..... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, 1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE - Davacının taleplerinin hepsine AYRI AYRI %20 KASK İNDİRİMİNDEN sonra kalan; 837.975,75 TL Kalıcı Maluliyet, 26.409,94 TL Geçici İş Göremezlik , 9.007,20 TL Bakıcı gideri ve 21.600,00 TL SGK Kapsamı dışında kalan tedavi giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, - Sigorta şirketinin kalıcı maluliyet ve geçici iş göremezlik yönünden toplam sigorta poliçe limiti olan 430.000,00 TL'den ( Sakatlanma Ve Ölüm ) Sorumlu Olmasına, - Yine sigorta şirketinin bakıcı ve tedavi giderleri yönünden poliçe limiti olan 430.000,00 TL ( Sağlık Gideri)'den Sorumlu Olmasına, - Sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 17/01/2023 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 19/02/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2- MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN KISMEN KABULÜNE 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..... alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3- Alınması gereken ‭‭62.844,71 TL karar ve ilam harcından, peşin harç 1.707,75 TL ve ıslah harcı 3.652,00 TL olmak üzere toplam ‭‭5.359,75‬‬‬ TL harcın mahsubu ile bakiye ‭‭‭‭‭‭‭‭57.484,96‬‬‬‬‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4- Davacı tarafından dosyaya yapılan peşin harç 1.707,75 TL, başvurma harcı 179,90 TL, ıslah harcı 3.652,00 TL olmak üzere toplam 5.539,65 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 4.250,00 TL, adli tıp gideri 4.500,00 TL ve posta ve tebligat gideri 2.000,00‬ TL olmak üzere toplam 10.750,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.600,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6- Kabul olan maddi tazminat yönünden; Davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince ölçümlenen 137.299,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (98.807,20 TL 'den davalı ....sorumlu , diğer davalı .... ise tamamından sorumlu olmak üzere) 7- Kabul olan manevi tazminat yönünden ; davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince ölçümlenen 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ..... alınarak, davacıya verilmesine, 8- Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalı ..... alınarak hazineye gelir kaydına, 9- HMK 333. Maddesi uyarınca taraflarca dosyaya yatırılan ancak kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, B)İstinaf yargılaması bakımından: 1-Davalı.... tarafından yatırılan 8.539,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 2-Davalı tarafından yapılan 552,50 TL ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.721,90 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde iadesine, C)Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine, Ç)İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, D)Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/02/2025 ... Başkan ...Üye ....Üye ....Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/2168, K. 2020/4627, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-2168-e-2020-4627-k-9cc1a1600b70