Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/725 E. 2017/13439 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/725
Karar No
2017/13439
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2024/1452 KARAR NO:2024/1276 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/163 KARAR NO:2020/825 DAVA TARİHİ:20/02/2020 KARAR TARİHİ:28/12/2020 DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 09/10/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ... Şirketi tarafından işletilen ...'nin müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, ...'nin batı yan yol bölümünde ... taşeronu dava dışı ... Şirketi tarafından yapılan çalışma sırasında ..'nin enerji kablosunun koptuğunu ve elektriklerin kesildiğini, jenerator kullanılması sebebiyle 42.214,07 TL'lik akaryakıt alımı yapıldığını, bu akaryakıt bedelinin müvekkileri sorumluluğunda kalan 7.289,10 TL'lik bölümünün 08/11/2016 tarihinde sigortalı firmaya ödendiğini, ödenen bedelin tahsili için Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/725 E. sayılı dosyası ile ... Şirketi dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde ...Şirketinin kusurunun olmadığı, olayda davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, anılan yargılamada Bedaş'ın kusurlu olduğu öğrenildiği için işbu davanın açıldığını belirterek, ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkil şirketin arıza, bakım, onarım işleri teknik bilgi ve donanımlarla yüklü olan konusunda uzman şirketlere ihale yoluyla anahtar teslimi usülüyle verildiğini, dava konusu olayda da yapılan işin dava dışı yüklenici ... A.Ş.'ye devredildiğini, hasarın yüklenici firmanın çalışması sırasında meydana geldiğini, yüklenici ile müvekkili arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, bu nedenle hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacı tarafın hasarın müvekkili şirketin kusurundan kaynaklandığı, zarara uğradığını, zararının miktarını ve illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenmiş ekspertiz raporu ve tutanakların kabulünün mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın tazminat taleplerinin fahiş olduğu beyan ederek, davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; ''Dava, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuan tazmini istemidir. ...Davalı tarafça her ne kadar davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı hususunda itirazda bulunulmuş ise de davanın itirazın iptali davası olmayıp eda davası niteliğinde tazminat davası olması nedeniyle bu itiraza itibar edilmemiştir. Davalı tarafça her ne kadar yetki itirazında bulunulmuş ise de; HMK'nun 15.maddesi uyarınca malın bulunduğu yer ve HMK'nun 16.maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği yer itibariyle mahkememiz yetkili olduğundan yetki itirazının da reddi gerekmiştir. Davalı tarafın zamanaşımı itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı tarafça ilk olarak davalı taşeronu olarak söz konusu çalışmayı yapan .... ve ...AŞ aleyhine aynı konu ve taleple dava açtığı, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/725 Esas sayılı dosyası ile görülen bu davada mahkemece ...'ın % 100 oranında kusurlu olup davalının sorumluluğunun bulunmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve verilen kararın 11/02/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/725 Esas sayılı dosyası ile görülen dava sonucunda verilen karar üzerine mahkememizde işbu davayı açtığı açıktır. Davacı tarafın Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/725 Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporundan ve verilen karardan önce, son derece teknik olan bu konuda zarara neden olan tazminat yükümlüsünü bilmesi beklenemez. TBK'nun 72/1-1.cümlesi "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" şeklinde olduğundan ve davacının tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dava açmış bulunması nedeni ile davalının zamanaşımı itirazının reddi gerekmiştir. Husumet itirazı yönünden; gerek mahkememizce alınan teknik bilirkişi raporu gerekse Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş ve kesinleşmiş bulunan karar itibariyle meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu, taşeron firmanın kusuru bulunmadığı anlaşılmakla davalının husumet hususundaki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir. Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde; davacı şirket tarafından sigortalanan AVM'de 30/07/2016 tarihinde meydana gelen elektrik kesintisi nedeni ile meydana gelen zarardan davalı şirketin yapılan çalışmada alması gereken teknik önlemleri almaması nedeni ile kusurlu bulunduğunun ve sigortalıya yapılan ödemenin kadri maruf olduğunun alınan teknik bilirkişi raporu ile saptandığı, ödeme yaparak sigortalının haklarına halef olan davacının yaptığı ödemeyi ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan talep edebileceği..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını, zamanaşımı itirazlarını tekrar ederek, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/725 E. sayılı dosyasındaki tespitler dikkate alınarak, peşin hükümle ve adil yargılanma hakları ihlal edilerek karar verildiğini, yüklenici şirket tarafından yapılan çalışma sırasında meydana gelen zarar ile müvekkili şirketin faaliyeti arasında illiyet bağı kurulamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu hususun ve itirazlarının değerlendirilmediğini, davacı tarafça tek taraflı olarak hazırlanmış olan ekspertiz raporuna dayanılarak bilirkişi raporunda müvekkili şirketin sorumlu olduğu şeklinde görüş bildirildiğini ayrıca talep konusu edilen bedelin piyasa şartlarında kadri marufunda olduğu beyanının gerekçesiz ve hatalı olduğunu, rapor yargı denetimine elverişli olmadığı için hükme esas alınamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasar kalemlerinin ne olduğu ve hasar miktarının hangi kriterler ışığında belirlendiği tespit edilmesi gerektiğini, davacı talebine istinaden kabul edilen meblağa, faizin türüne ve başlangıç tarihine de açıkça itiraz ettiklerini beyanla, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir.Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararı ve 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca dava görevli mahkemede açılmıştır.Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... A.Ş. ile başlangıç tarihi 29/10/2015, bitiş tarihi 29/10/2016 olan ... Poliçesi düzenlenmiştir. Sigortanın konusu, riziko adresi olan ...de veya burada kain sigortalılara ait veya sigortalılara emanet edilmiş veya sigortalıların gözetimi altında ya da sorumluluğunda bulunan her türlü bina ve muhteviyat ile kar/kira kaybı ve sorumluluklarıdır. Poliçenin koasürans esasına göre düzenlendiği ve davacı sigorta şirketinin jeran olarak % 17,50 katılım oranıyla sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Ekspertiz Raporunda; davacı sigortalısı şirket tarafından işletilen AVM'nin yan cephesindeki 116. Sokakta kazı ve düzenleme çalışmaları yapmakta olan...'ın taşeron firması ... ve ... A.Ş. Firması personellerinin çalışması esnasında 11:28 sıralarında AVM'ye enerji enerji iletimi yapan 36 kV 1x240 mm2 kesitindeki enerji kablosuna hasar verdiği, bu nedenle AVM yönetiminin ihtiyaç duyulan enerjiyi mevcut jeneratörler vasıtasıyla üreterek AVM'nin geneline sağladığı, enerji hattının onarımının yapılarak saat 00:00 sıralarında AVM'ye şebekeden enerji iletiminin tekrar sağladığı tespit olunduğu, şebeke enerjisinin olmadığı esnada AVM'nin mağazalar ve ortak alanlarında 61.262 kWh elektrik tüketimi hesaplandığı, oluşan hasarın giderilmesine kadar geçen ve AVM'ye şebeke enerjisi verilmeyen yaklaşık 12,5 saat boyunca AVM'nin 15 adet dizel jeneratörünün tam kapsaite ile çalıştığı belirlendiği, jeneratörlerin bu çalışma süresi boyunca yaklaşık 19.031 lt yakıt tükettiği, bahse konu hadisede elektrik kesintisi nedeniyle devreye sokulan 15 adet jeneratör için KDV'siz 60.708,00 TL tutarında yakıt sarf edilmiş olup bu bedelin bir kısmının mağaza sayaçlarına göre kiracılardan tahsil edildiği, normal enerji giderlerinin sayaçlardan okunarak ... birim fiyatına göre tahsil edildiği, ancak söz konusu hadisede enerji jeneratörlerle sağlandığı için tüketim maliyetinin oluştuğu, buna göre toplam jeneratör yakıt bedeli 38.251,98 TL, kablo hasarı tamir ve malzemeli işçilik bedeli 2.750,00 TL ve trafo hasarı nedeniyle servis ücreti 650,00 TL olmak üzere toplam 41.651,98 TL hasar hesaplanmıştır.Davacı sigorta şirketinin %17,50 katılım oranı gereği sorumlu olduğu miktar 7.289,10 TL'dir. Bu bedel sigortalıya 08/11/2016 tarihinde ödenmiştir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/725 E. sayılı dosyası incelendiğinde;Davacı tarafından, işbu dava konusu olan 7.289,10 TL'nin ... A.Ş.'den tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle dava açılmıştır.Yargılama aşamasında elektrik mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 14/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; dosya kapsamına sunulan fotoğraflarda hasara uğrayan orta gerilim kablolarının açıkça görüldüğü, kablo üzerinde koruyucu tuğla, ayırt edici kum bulunmadığı açıkça tespit edilebildiği, yine fotoğraflarda kablo arızasının giderim çalışmalarının görülmekte olup jeneratörler ile jeneratörlere mazot taşıyan tankerlerin görülebildiği, yerinde yapılan incelemelerde hasar gören kabloların üzerinin kapatılmış olduğu, hasar mahallinin dosya kapsamına sunulan fotoğraflar ile uyumlu olduğu, dava konusu hasar tutarının AVM'nin elektriksiz kaldığı süre zarfında çalışan jeneratörlerin tüketmiş oldukları mazot bedelini ihtiva ettiği, elektrik kesintisi nedeniyle devreye sokulan 15 adet jeneratör için KDV hariç 60.708,00 TL tutarında yakıt sarf edildiği, bu bedelin bir kısmının mağaza sayaçlarına göre tahsil edildiği, yapılan hesaplamaların tekniğe uygun olduğu, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği 58. Madde b/13 kapsamında dava konusu kablo hasarına ilişkin olarak kablo montajının mevzuata uygun olmadığı, hasara uğrayan orta gerilim kablosunun yeterli derinlikte olması, kablo üzerindeki kumun üzerine ve aynı kanala döşenen AG ve YG kabloları arasına tüm kablo boyunca dolu tuğla veya en az 6 cm kalınlıkta beton plaka veya plastik vb. malzemelerden yapılmış koruyucu elemanlar yerleştirilmiş olması, kablo üzerinde ayırt edici elenmiş kum olması durumunda huzurdaki olayın meydana gelmeyeceği, bu nedenle kablo montajını yapan şirket ile kontrolleri, geçici ve kesin kabul işlerini yapan ...'ın %100 oranında kusurlu oldukları, ... A.Ş.'ye kusur atfedilemeyeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde meydana gelen olay nedeniyle ... A.Ş.'nin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair 06/12/2019 tarihinde karar verilmiştir.Eldeki dava ise 20/02/2020 tarihinde açılmıştır.İşbu dosyada mahkemece elektrik elektronik mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 26/11/20202 tarihli raporda; Elektrik Piyasası Dağıtım Yönetmeliği 21. Madde incelendiğinde; Dağıtım şirketinin yükümlülüğü MADDE 21- (1) Dağıtım şirketi; lisansı kapsamındaki dağıtım bölgesinde elektriğin dağıtım sistemine girişinden tüketim noktalarına iletilmesine kadar olan tüm aşamalarda, enerji akışının gerçek zamanlı olarak izlenmesi, sisteme ilişkin ihbarların alınması ve sonuçlandırılması ve koruyucu bakım onarım hizmetlerinin planlanması ile uygulanması konularında gerekli iletişim alt yapısını kurmakla yükümlüdür.Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği 58. Madde b/13 ve 58. Madde e incelendiğinde; 13) Kablolar duruma göre toprak içine, kablo kanallarına yada duvarlara tutturulan delikli tavalara veya merdiven raflara döşenmelidir. Deliksiz yapılmış tavalarla kablo döşenmesi tavsiye edilmez. Toprak içine yerleştirilen kabloların altında ve üstünde yaklaşık 10 cm kalınlıkta elenmiş kum bulunmalıdır. Kablonun üzerindeki kumun üzerine ve aynı kanala döşenen AG ve YG kabloları arasına tüm kablo boyunca dolu tuğla veya en az 6 cm kalınlıkta beton plaka veya plastik vb. malzemelerden yapılmış koruyucu elemanlar yerleştirilmelidir. Böylece çukuru açan işçilerin kazma darbelerinden kablo korunmalı ve orada kablo bulunduğu önceden anlaşılmalıdır. Bu koruyucunun yaklaşık 30 cm üzerine ise en az 10 cm genişliğinde polietilenden yapılmış uyarı şeridi konulmalıdır....e) Kablo yerlerinin işaretlenmesi: Kablo tesisleri bulunan kuruluşlar, bunların yerlerini tam olarak işaretleyerek bu kabloların geçiş güzergahlarını gösteren planları, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyelere, diğer yerlerde de ilgili mülki idare amirliklerine vermelidir. Yer altı kablo güzergahları kaplamasız yerlerde işaretli beton kazıklarla, kaplamalı yerlerde oyulmuş işaretlerle belirtilmelidir. Şöyle ki güzergahı görünmeyen kablolar (mesela hendek içindekiler), kablo güzergahı ve niteliği anlaşılacak şekilde işaretlenmelidir.Bu çerçevede düz güzergah maksimum 100 m‘de bir, ek ve branşman yerleri dönüş noktaları vb. yanılgıyı önleyecek şekilde işaretlenmelidir. Bu işaretler yerine göre beton kazık, pirinç veya döküm levha yada kaldırım kaplamasında oyulmak suretiyle yapılmalıdır...hükümleri bulunmaktadır. Davalı kurum... tarafından orta gerilim yer altı kabloları döşenirken ve işletilirken yukarıda izah edilen yönetmelik , usul ve esaslara uyma zorunluluğu bulunmaktadır. Ancak, dosya içeriğine sunulan ekspertiz raporu, bilirkişi tespit raporu ve fotoğraflarda davalı kurum ...'ın Elektrik Piyasası Dağıtım Yönetmeliği 21. Madde uyarınca davacı şirketin sigortalısı olan AVM'ye enerji sağlayan elektrik dağıtım şebekesinde gerekli koruyucu bakım onarım hizmetlerini getirmediği, bununla birlikte dava dışı sigortalı AVM'ye enerji enerji iletimi yapan 36 kV 1x240 mm2 kablo montajında Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği 58. Madde kapsamında koruma ve işaretleme tedbirlerini yerine getirmediği anlaşılmış olup dava konusu elektrik kesintisinde sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamındaki Ekspertiz Raporu'nda elektrik kesintisi esnasında çalışan jeneratörlerin tükettiği yakıt miktarı ve fiyatı esas alınarak mağazalardan tahsil edilmeyen jeneratör yakıt farkı ile ortak alanların jeneratör yakıt farkı çıkarılarak hesap edilen jeneratör yakıt farkının 38.251,98 TL olduğu görülmüş olup yapılan işlem ve hesaplamaların teknik açıdan uygun olup akaryakıt bedelinin piyasa şartlarında kadri marufunda olduğu değerlendirilmiştir. Harcanan akaryakıt bedeli için 7.289,10 TL'nin davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödenmiş olduğu anlaşılmış olup bu bedelin Endüstriyel Yangın Sigorta Paket Poliçesi'ne istinaden hasar rücu bedeli olduğu görülmüştür. ...'ın Elektrik Piyasası Dağıtım Yönetmeliği 21. Madde uyarınca davacı şirketin sigortalısı olan AVM'ye enerji sağlayan elektrik dağıtım şebekesinde gerekli koruyucu bakım onarım hizmetlerini getirmediği, bununla birlikte dava dışı sigortalı AVM'ye enerji enerji iletimi yapan 36 kV 1x240 mm2 kablo montajında Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği 58. Madde kapsamında koruma ve işaretleme tedbirlerini yerine getirmediği anlaşılmış olup dava konusu elektrik kesintisinde sorumluluğunun bulunduğu, Davacı sigorta şirketi tarafından yapılan işlem ve hesaplamaların teknik açıdan uygun olup akaryakıt bedelinin piyasa şartlarında kadri marufunda olduğu, Dava dışı sigortalı tarafından harcanan ve davacı sigorta şirketince 08.11.2016 tarihinde sigortalısına ödenen akaryakıt bedeli 7.289,10 TL'den davalı kurumun sorumlu olduğu, Davacı ... AŞ.'nin TTK. 1472. madde gereğince sigortalısının haklarına halef olduğu ve ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği" yönünde kanaat bildirilmiştir. Somut olayda öncelikle davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusundaki uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekmektedir.6098 sayılı TBK'nın 72.maddesinde; "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.",TBK'nın 73.maddesinde ise; "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar." hükümlerine yer verilmiştir.Dava konusu olay 30/07/2016 tarihinde meydana gelmiş, davacı tarafından hasar ödemesi 08/11/2016 tarihinde yapılmıştır. Eldeki dava ise 20/02/2020 tarihinde açılmış, davalı vekili tarafından yasal sürede sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazı ileri sürülmüştür. Davalı ... ile dava dışı ... A.Ş. arasında 09/02/2016 tarihli Elektrik Dağıtım Şebekeleri YG (OG) Dağıtım Hatları Yapı İşleri Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede... "Şirket", ... A.Ş. "Yüklenici" olarak anılmaktadır. İşin niteliği ve türü, İstanbul Avrupa Yakası Grup-8 Elektrik Tesis Yapım İşi ile ilgili iş verenin göstereceği işlerin yapılması olarak açıklanmıştır. Sözleşmenin ilgili maddeleri incelendiğinde; Sözleşmenin türü balıklı 6.maddesinde; ''6.7.Herhangi bir işin Şirket yapı denetim görevlisinin denetimi altında yapılmış olması Yüklenici'nin üstlenmiş olduğu işi bütünüyle projelerine, sözleşme ve şartnamelerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapmak hususundaki yükümlülüklerini ve sorumluluğunu ortadan kaldırmaz."Faturalandırma ve ödeme başlıklı 10.maddesinde; ''10.9.Şirket'in talebi olmaksızın yüklenici, proje harici hiçbir iş yapamaz. Proje tadilatının zorunlu olması durumunda yüklenici tadilatı yapılacak işin gerekçeleri ile birlikte teknik hesaplarını ve tadilat projesini hazırlayarak Şirket'e yazı ile bildirecektir. Yapılacak tadilatın ŞİRKET tarafından uygun görülmesi halinde, tadilat projesini yetkili birime onaylatacaktır."İş programı başlıklı 11.maddesinde; "11.1.İş Programı; Yüklenici, sözleşmenin imza tarihinden itibaren 10 (On) gün içinde, Şirket verilen örneklere uygun hazırlayacağı ayrıntılı iş programını onaylanmak üzere Şirketin Tesis Müdürlüğü departmanına teslim edecektir. Yüklenicinin 15 (on beş) gün içersinde iş programını hazırlayarak Şirkete onaylattırmadığı durumlarda, iş programı Şirket tarafından tek taraflı olarak yapılır ve onaylanır. Yüklenici, bu şekilde yapılan ve kendisine verilen iş programına uymak zorundadır.Yapı denetimi ve sorumluluğa ilişkin şartlar başlıklı 19.maddesinde; "19.1.İşin sözleşme ve ekleri ile fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılması taahhüdün devamı süresince İşyerinde bulundurulacak Şirketin belirleyeceği yapı denetim görevlisi/görevlileri tarafından denetlenir. Yapı denetim görevlisinin sözleşme ve ekleri ile fen ve sanat kurallarına uygun olarak vereceği talimatlara Yüklenici uymak zorundadır. Şu kadar ki, işin yapı denetim görevlisinin denetimi altında yapılmış olması Yüklenicinin üstlenmiş olduğu işi bütünüyle projelerine, şartnamelerine, sözleşmesine ve sözleşmenin varsa diğer ekleri ile fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapmak hususundaki yükümlülüklerini ve bu konudaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.19.2. İşlerin denetimi yapı denetim görevlisinin yetkileri, Yüklenici ile yapı denetim görevlisi arasındaki anlaşmazlıklar ve diğer hususlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır.Teknik Personel Bulundurulması başlıklı 21.maddesinde; "21.1. Yüklenici, işe başlama tarihinden itibaren aşağıda ünvanlarıyla birlikte belirtilen adette teknik personeli iş yerinde devamlı olarak bulundurmak zorundadır...21.3. Yüklenici, yukarıdaki teknik elemanların isimlerini ve belgelerini (diploma, meslek odası kayıt belgesi, noterden taahhütname, sertifika vb.) Teknik Personel Bildirisi ile birlikte sözleşmenin tarihten itibaren 5 (Beş) gün içinde Şirkete bildirmek mecburiyetindedir. Şirket, bu elemanlar hakkında gerekli incelemeyi yaptıktan sonra kabul edip etmediğini on gün içinde Yükleniciye tebliğ eder. Şirket tarafından bu tebliğ yapılmadığı takdirde, bildirilen teknik elemanlar kabul edilmiş sayılır. Yüklenici bu tebliğe uymaya mecburdur. Aksi halde, yukarıda öngörülen günlük cezalar uygulanır ve Şirket her hangi bir ihtar yapmaksızın işi durdurmak yetkisini kullanır."21.4. Bu personelden, işin teknik ve idari denetimini yapmakla görevli olanlar, zorunlu hallerde ve yerine yine aynı niteliklere haiz olduğu Şirket tarafından kabul edilmiş vekil bırakarak; diğerleri ise, hastalık, Şirketin yazılı onayı ile yıllık izin kullanılması veya işle ilgili seyahat yapılması gibi sebeplerle işyerinden ayrılabilirler. 21.5.İşin devamı sırasında geçici olarak işyerinde bulunması gereken teknik personelle ilgili olarak: bu kişilerin işbaşında bulunma zamanı ve süreleri yapı denetim görevlisiyle Yüklenici arasında düzenlenen bir protokolle tespit edilir. Yüklenici, bu teknik elemanların isimlerini, belgeleriyle birlikte ilk işe başlayacakları tarihten en az otuz (30) gün önce Şirkete bildirmek mecburiyetindedir. Şirket, bu elemanlar hakkında gerekli incelemeyi yaptıktan sonra kabul edip etmediğini yirmi (20) gün içinde Yükleniciye tebliğ edecektir. Şirket tarafından bu tebliğ yapılmadığı takdirde, bildirilen teknik elemanlar kabul edilmiş sayılır. Yüklenici bu tebliğe uymaya mecburdur." 6098 sayılı TBK'nın 66.maddesinde; "Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz." hükmü yer almaktadır. Adam çalıştıranın sorumluluğu, kusursuz sorumluluk türlerinden özen sorumluluğudur. Kanun koyucu TBK m.66'da adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü yüklemiştir. Sorumluluğun kaynağı, adam çalıştıranın özen yükümlülüğünü yani çalışanlar üzerindeki denetim ve gözetim ödevini yerine getirmemesine, kanun tarafından kendisine yükletilen bu tür objektif bir ödevi ihlal etmesine dayanmaktadır... Adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu değildir. Zira burada adam çalıştıranın sorumluluğu, kendisinin veya emrinde çalıştırdığı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır. Gerçekten sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir (Fikret Eren, Ünsal Dönmez, Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt II, s. 1479, 1480).Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/7621 E. 2017/13439 K. sayılı ilamında açıklandığı gibi; "Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Eser sözleşmelerinde kural olarak, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi gereğince "adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur."TBK'nın 61. maddesinde; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.",TBK'nın 49. maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükümleri düzenlenmiştir.Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/725 E. sayılı dosyası ile davalı şirket yüklenicisi olan... A.Ş.'nin sorumlu olduğu hususundaki ekspertiz görüşe istinaden davacı tarafça sadece .... A.Ş. hakkında dava açılmış ise de yukarıda yer verilen sözleşme hükümleri nazara alındığında, davalı ...'ın imzalanan sözleşme konusu işlerin yapımı sırasında denetim, kontrol, talimat verme yetkisinin bulunduğu açık olup, somut hasar ekspertiz raporunda belirtildiği gibi dava dışı ... Şirketinin kusurundan kaynaklanmış olsa dahi TBK'nın 66. maddesi uyarınca ...'ın adam çalıştıran sorumluluğu bulunmaktadır.Yine Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/725 E. sayılı dosyasında davalı şirket yüklenicisi olan ... A.Ş.'nin sorumlu olmadığı yönündeki bilirkişi raporunun düzenlenmesi üzerine davalı...'ın sorumlu olduğunun bu rapor tarihi itibariyle öğrenildiği yönündeki mahkemece gerekçesi yerinde değildir. Zira ekspertiz raporunda yer verildiği üzere, sigortalının zararı kabloların hasara uğraması sonucu elektrik kesintisiyle meydana gelmiştir. Bu noktada hasar, kabloların davalı ... yüklenicisi tarafından hasara uğratılması sebebiyle meydana gelse de, kabloların davalı ... tarafından zemine yakın döşenmiş olması sebebiyle meydana gelse de her iki durumda davacının, ...'ın sorumluluğunu Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/725 E. sayılı dosyasındaki raporla öğrendiğinde bahsedilemeyecektir. Rücu hakkı başkasına ait borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihlerinde gerçekleşmiştir. Davacı, ödeme tarihi itibariyle hasarı ve tazminat sorumlusunu bildiği gibi zarar da tam anlamıyla gerçekleşmiş, TBK'nın 73.maddesi uyarınca zamanaşımı süresi işlemeye başlamıştır. Ancak hasar ödemesi 08/11/2016 tarihinde yapılmış olmasına rağmen davanın 20/02/2020 tarihinde açılmış olması karşısında TBK'nın 73. maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı sabittir. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile yasal süre içerisinde zamanaşımı itirazının ileri sürüldüğü de tespit edilmekle, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulü yönünde kararı verilmesi hatalıdır.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yönünde aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/163 E. 2020/825 K. sayılı 28/12/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, 2-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 124,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 303,12 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,b-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,c-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 7.289,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine,3-İstinaf yargılama giderleri yönünden,a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 124,48 TL'nin mahsubu ile bakiye 303,12 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, c-Davalı tarafça sarf edilen 462,58 TL (istinaf harç ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,d-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/10/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/725, K. 2017/13439, T. 08.11.2016, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-725-e-2017-13439-k-a2ad8102f930