İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/832 E. 2026/171 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/832
- Karar No
- 2026/171
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/832 Esas KARAR NO : 2026/171
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili şirketten uluslararası taşımacılık hizmeti aldığını, bu hizmetler karşılığı kendisine 3 adet navlun faturası kesildiğini ve tebliğ edildiğini, ancak davalının kendisine kesilen faturaları ödemediğini, müvekkili şirket ile davalı arasındaki cari hesap dökümü incelendiğinde davalının 6.115,00.-USD + 17.400,00.-TL bakiye borcu olduğunun görüldüğünü, bu borcun kaynağının ise 14.01.2025 tarihli ve .... no'lu 4.165,00-USD'luk navlun faturası. 14.01.2025 tarihli ve ... no'lu 17.400,00-TL'lik navlun faturası. 17.02.2025 tarihli ve ... no'lu 1.950,00-USD'lik navlun faturası olduğunu, bu faturalar karşılığında havayolu, denizyolu ve iç taşıma hizmetleri verildiğini, davalının müvekkili şirketçe kesilen bu üç faturanın hiç birine karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını, faturayı alan kişinin sekiz gün içerisinde itirazda bulunmamışsa hukuken fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını, müvekkili şirkete faturanın kabul edilmediğine ilişkin herhangi bir ihtarname tebliğ olmadığını, davalı tarafın müvekkili şirketten uluslararası denizyolu, havayolu ve iç taşıma hizmetlerini aldığını ancak bu hizmetin bedeli olan navlun faturalarını ödemediğini ve ödemekten imtina ettiğini, bu faturaların ve cari hesap dökümünün davalı yana tebliğ edilmesine karşın bakiye borç miktarının ödenmediğini, bunun üzerine kendilerince Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. numarası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafa ödeme emrinin 29/04/2025 tarihinde tebliğ olduğunu, davalının 02/05/2025 tarihinde borca ve ferilere itiraz ettiğini, takibin icra müdürlüğünce 05/05/2025 tarihinde durdurulduğunu, davalının takibe itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, itirazın iptali ve takibin devamı için iş bu davanın açıldığını, dava konusu alacağın likit olduğunu, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalının müvekkilinin hakkı olan alacağına erişimini geciktirmeye çalıştığını, işbu haksız itirazın iptali ile icra takibine devam edilebilmesi için, davayı açmadan önce 23/05/2025 tarihinde zorunlu olarak arabulucuya başvurulduğunu, 30/06/2025 tarihinde "Görüşme Sonucu Anlaşamama" tutanağı tutulduğunu, tüm bu nedenlerle Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin USD alacağı için "yıllık USD mevduata kamu bankalarınca 1 yıl ve daha uzun vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami yıllık faizi" ile birlikte, TL alacağı için "reeskont avans faizi " ile birlikte devamına karar verilmesine, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, alacağın tahsilinin dava sonunda imkansız hale gelmemesi için borçluya ait banka hesapları, araçlar veya gayrimenkuller üzerine dava konusu miktar kadar teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi bulunmamaktadır. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 6.115,00-USD ve 17.400,00 TL fatura alacağı, 42,99-USD ve 1.760,86-TL işlemiş faizden oluşan toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu fatura ve cari hesap nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "...Davacı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 25.12.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2025 yılına ait toplam 2 adet ve KDV dahil 6.115,00 USD tutarlı ile toplam 1 adet ve KDV dahil 17.400,00 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 6.115,00 USD+17.400,00 TL toplam fatura tutarının tamamı üzerinden takibe geçtiği, TL faturanın açıklama kısmına “Yurtiçi Nakliye Ücreti” bilgilerinin, USD faturaların açıklama kısmına “Navlun Ücreti” bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davacı tarafın davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 31.12.2024 tarihli ve 23.796,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 29.04.2025 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 6.115,00 USD+17.400,00 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 6.115,00 USD+17.400,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 6.115,00 USD+17.400,00 TL asıl alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 42,99 USD+1.760,86 TL işlemiş faiz talebinin olduğu ancak davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğünün/düşürüldüğünün ispat edilmesi gerektiği, takip tarihinden itibaren yıllık kamu bankalarınca 1 yıl ve daha uzun USD vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faizi ile yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan 6.115,00-USD ve 17.400,00-TL tutarında alacağı olduğunun sabit olduğu, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak asıl alacağı yönünden davasını ispat ettiği, davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmadığından davalı tarafın icra takibi başlatılmadan önce temerrüde düşürülmediğinin anlaşıldığı ve bu nedenle davacı tarafın işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptaline, işlemiş faiz talebi yönünden reddine, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 6.115,00-USD ve 17.400,00-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, 6.115,00-USD asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak, 17.400,00-TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 50.557,18-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 17.267,80-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 3.410,48-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.857,32-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 4.113,38-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 7.110,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 6.541,91-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 4.232,46-TL'sinin davalıdan, 367,54-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza