İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/847 E. 2026/258 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/847
- Karar No
- 2026/258
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/847 Esas KARAR NO : 2026/258
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/09/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalıya kargo taşıma hizmetleri sağlandığını, ancak taşıma işini kusursuz, eksiksiz ve gereği gibi yerine getiren müvekkili şirketin yapmış olduğu taşıma hizmeti edimlerinin karşılığı olarak farklı tarihlerde tanzim edilen fatura bedellerini davalıdan talep ettiğini ancak dava konusu fatura tutarlarının davalı tarafından süresi içerisinde ödenmediğini, müvekkili şirketin ödenmeyen muaccel alacaklarının tahsili maksadıyla davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olup takibin durduğunu, dosya kapsamında müvekkili şirket tarafından dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının her ne kadar borca itiraz etmiş olsa da müvekkili şirketin hasarsız, eksiksiz ve kusursuz şekilde kargo taşıma hizmetini ifa ettiğinin dosyada mübrez faturalar ve fatura dayanağı gönderi kayıtlarıyla sabit olduğunu, müvekkili şirketin davalı tarafa kargo taşıma işini ifa etmeyi, davalı tarafın ise buna karşılık hizmet bedeli ödemeyi üstlendiğini, bunun üzerine yapılan taşımalara ilişkin müvekkili şirket tarafından taşıma hizmeti bedeline dair faturalar tanzim edildiğini ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından davalı adına tanzim edilen faturalar incelendiğinde, kaç adet gönderi taşındığı, gönderi bedelleri ile faturanın iade veya vade farkı vb. faturası olduğuna ilişkin fatura içeriğinde üç farklı detay bulunduğunu, bunların dağıtım toplama hizmet bedeli, dağıtım ve toplama hizmet bedeli ve evrensel posta hizmeti ve BTK katkı payı olduğunu, Posta Hizmetleri Kanunu'nun 3/1/ü. maddesi ile Posta Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Yönetmelik'in 4/1/p. maddesi uyarınca 0-30 kg arası veya 0-300 dm3 arası taşınan gönderilere "Posta Kolisi veya Kargosu" statüsü verilmiş olup M2 yetki belgesi ile posta yetki belgesi bulunan şirketler tarafından kargo taşıma işi faaliyet alanının kapsamının belirlendiğini, bu doğrultuda da, kargo taşıma işini ifa eden şirketlerin Posta Hizmetleri Kanunu'nun 15. maddesi ve Posta Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 18. maddesi kapsamında, gönderilerin taşınmasından elde edilecek geliri ayrı bir hesapta toplayarak, oluşacak net satışlarının %2'sini Evrensel Hizmet Fonu'na, %0,35'ini de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketçe tanzim edilen faturalarda yer alan "Evrensel Posta Hizmeti ve BTK Katkı Payı" nın müvekkili şirketin mevzuat gereği Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na ödemekle yükümlü olduğu tutar olduğunu, "Dağıtım ve Toplama Hizmet Bedeli-E" başlıklı kesilen tutarın 0-30 kg arası veya 0-300 dm3 arası taşınan gönderileri, "Dağıtım Ve Toplama Hizmet Bedeli"nin ise 0-30 kg arası veya 0-300 dm3 dışında kalan gönderileri ifade ettiğini, bu doğrultuda "Evrensel Posta Hizmeti ve BTK Katkı Payı" hesaplamasının "Dağıtım ve Toplama Hizmet Bedeli-E" başlıklı kalem nezdinde gönderi türünün bulunması halinde faturaya eklenmesi gereken zorunlu bir bedel olduğunu ancak "Dağıtım Ve Toplama Hizmet Bedeli" başlıklı kalem nezdinde "Evrensel Posta Hizmeti ve BTK Katkı Payı" eklenmediğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturanın 46 adet gönderinin taşınmasına ilişkin olduğunu, gönderi detaylarında, takip numarası, fatura numarası, servis türü, varış bölge, varış il, dağıtım acentesi, çıkış bölge, çıkış il, gönderen müşteri, alıcı müşteri, gönderi zamanı, teslim tarihi, teslim alan bilgileri vb. birçok detay bulunduğunu, fatura numaraları ile excel filtrelendiğinde fatura numarasına konu her gönderinin alıcısı, teslimat adresi, teslim durumuna ilişkin detayların ortaya çıktığını, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından davalı tarafa düzenlenen tüm faturaların kaynağı niteliğinde olan gönderilerin kusursuz ve hasarsız şekilde alıcılarına teslim edildiğinin Gönderi Listesi sorgulandığında açığa çıkacağını, müvekkili tarafından hizmetin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, davalıya düzenlenen e-faturalara davalı tarafça Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesi kapsamında itiraz edilmediğini ve faturalar kesinleşmiş olmasına rağmen süresi içinde ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalı adına icra takibi başlatılsa da davalının kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini iddia ederek; Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itirazları ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasında kargo taşıma hizmetlerinden kaynaklı ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicili ve Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davalının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü yazı cevabında; davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı hususlarının bildirildiği görülmüştür. Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabında; davalının 2021- 2024 yılları bilanço esasına göre defter tuttuğu hususlarının bildirildiği görülmüş; müzekkere cevapları ve ekleri incelenerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davacı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ..... Dağıtım Hizmetleri Anonim Şirketi, borçlusunun ..... olduğu, cari hesap alacağından kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 128.803,11-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 12/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 16/07/2024 tarihli dilekçesi ile dosya alacağının tamamına, faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine, vekalet ücretine ve her türlü ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 16/07/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesinden; ...... esas sayılı dava dosyasının bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Yenibosna ve Alemdağ Vergi Dairelerinden; tarafların 2022, 2023, 2024 ve 2025 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma(inkar), sunulan ve toplanan deliller, takip dosyası, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve tüm dosya kapsamına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, dava ve takip konusu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, BA formlarında bildirilmiş olup olmadığı hususları ile takip ve dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 01/02/2026 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 01/02/2026 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''...Davacı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 23.01.2026 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, davacı tarafın davalı taraf hakkında 128.803,11 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası üzerinden 10.07.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “CARİ HESAP-10.07.2024-TİCARİ DEFTERLERDE YER ALAN CARİ HESAP ALACAĞIDIR. 128.803,11 TL” bilgilerinin yazıldığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2022 yılına ait 8 adet, 2023 yılına ait 65 adet, 2024 yılına ait 5 adet olmak üzere toplam 78 adet ve KDV dahil 277.924,84 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 277.924,84 TL toplam fatura tutarının 128.803,11 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, iş bu faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediği tespit edilemediği, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2022 yılına ait 8 adet, 2023 yılına ait 65 adet, 2024 yılına ait 5 adet olmak üzere toplam 78 adet ve KDV dahil 277.924,84 TL tutarlı faturanın olduğu, 2022 yılına ait 8 adet faturanın 5 adedinin taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 3 adet ve kasım ayına ait faturanın BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca karşılıklı olarak beyan edilemediği, 2023 yılına ait 65 adet faturanın 64 adedinin taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 1 adet ve 05.06.2023 tarihli, ..... numaralı, KDV hariç 1.721,21 TL tutarlı faturanın BS-BA Formu ile taraflarca karşılıklı olarak beyan edilmediği, 2024 yılına ait 5 adet faturanın tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 21.11.2022 tarihli 989,10 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.01.2024 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 128.803,11 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 128.803,11 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Netice itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 128.803,11 TL asıl alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli ..... E. ..... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli .... E. ..... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli .... E. ..... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli .... E. ..... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, 01/02/2026 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, 01/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2022 yılına ait 8 adet, 2023 yılına ait 65 adet, 2024 yılına ait 5 adet olmak üzere toplam 78 adet ve KDV dahil 277.924,84 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 277.924,84 TL toplam fatura tutarının 128.803,11 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, iş bu 2022 yılına ait 8 adet faturanın 5 adedinin taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 3 adet ve kasım ayına ait faturanın BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca karşılıklı olarak beyan edilemediği, 2023 yılına ait 65 adet faturanın 64 adedinin taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 1 adet ve 05.06.2023 tarihli, AKB2023000011881 numaralı, KDV hariç 1.721,21 TL tutarlı faturanın BS-BA Formu ile taraflarca karşılıklı olarak beyan edilmediği, 2024 yılına ait 5 adet faturanın tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 21.11.2022 tarihli 989,10 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.01.2024 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 128.803,11 TL alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları/hizmeti teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların/hizmetin davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturalardaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedellerinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 1-Davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile, takibin aynı koşullarda DEVAMINA, Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında (25.760,62-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 8.798,54-TL harçtan peşin alınan 1.555,62-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 644,02-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 6.598,90-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan 1.555,62-TL peşin harç, 644,02-TL icra dosyasına yatırılan peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.815,04-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan tebligat, posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.947,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026
Katip .....
Hakim ....