İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/351 E. 2025/805 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/351
Karar No
2025/805
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/351 Esas KARAR NO : 2025/805 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 25/04/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin yemek hizmeti veren bir şirket olduğunu, davalı şirketin eğitim kurumlarına yemek satışı yaptığını, yapılan satış karşılığında kesilen, icra takibine konu faturaların, davalı şirkete gönderildiğini, ancak fatura bedelleri ödenmediğini, bu nedenle, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının borca ve faize itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davalının itirazının haksız, yersiz ve icra takibini askıda tutma amacına yönelik olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığını, bu nedenle itirazın iptali ve alacağın %20 'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davalı firmaya karşı Bakırköy ... İcra Dairesi Müdürlüğünün ... Esas no.lu kapsamında İcra takibi başlatıldığını, söz konusu İcra takibine dayanak olan belge davalının bilgisi haricinde verilen siparişlerden kaynaklı olduğunu, yapılan araştırmalarda, davalıya ait ve Bursa da bulunan eğitim kurumuna gönderilen yemek siparişlerine ilişkin olduğunun anlaşıldığını, Ancak davacı ile görüşmede, söz konusu siparişlerin kimler tarafından ( yetkili ve veya vekaletli) verildiği sorulmuşsa da bir yanıt alınamadığını ve iş bu dava açıldığını, Bu nedenle, söz konusu takibe ve iş bu davaya dayanak siparişlerin istenilmesi ve bu siparişlerim kimler tarafından ve hangi hukuki dayanağa karşılık verildiği, davacı firma olup ticari kişiliğe sahip ve basiretli bir tacir gibi davranması gerekirken, hiç sorgulamadan siparişleri nasıl yolladığını, bu nedenlerle huzurda açılan davanın hukuki mesnetten yoksun olması sebebiyle davanın reddine verilmesini gerektiği kanısında olduğunu beyan ettiğini, neticede davanın reddine, yargılama gider ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğüne, Çekirge Vergi Dairesi Müdürlüğüne ve Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü. Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... Numaralı dosyasında; 17/04/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 83.023,60-TL asıl alacak yönünden 31/01/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağı olarak faturaların gösterildiği, davalı tarafından 11/02/2025 tarihinde ödeme emrinde belirtilen asıl alacağa, faizine, tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacının fatura ve cari hesap nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Mahkememizce davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde 16/07/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup davalı tarafça ticari defter ve belgeler süresinde ibraz edilmediğinden incelenememiş, davacı defterlerinin Bursa'da olması nedeni ile yerinde inceleme talepli talimat yazılmış, Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyası üzerinden işlemler yürütülmüştür. Dosyanın Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyası üzerinden bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 09/09/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Davacı tarafın, incelemeye sunulan 2024 Yılına ait ticari defter ve kayıtları ile dava dosyası üzerinde yapılan inceleme ve tespitlere göre; Faiz talebi ve İcra inkar Tazminatı hususunda Takdirin Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, Davacı tarafın Ticari Defterlerindeki kayıtlara göre taraflar aralarında ticari bir ilişkinin olduğu, Davacı tarafın 2024 Yılına ait yevmiye defter kayıtları incelendiğinde; Davaya konu alacağı oluşturan faturalara ilişkin kayıtların, Davacı tarafın Resmi defterlerine kanuni süresi içerisinde işlendiği tarafımdan tespit edildiği, ödeme kaydına rastlanmadığı, davalıya ait cari hesabın ... Nolu Al Fayiz Eğitim Hizmetleri Ticaret Anonim Şirket hesabında takip edildiğinin görüldüğü, Davacı şirketin davalıya 9 adet fatura düzenlediği, toplam tutarın 83.023,60 TL olduğu ve davalıya borç kayıt ettiği, Davacı ve davalının 2024 yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizleri incelendiğinde; tarafların BA-BS bildirimlerinde, birbirlerinden mal ya da hizmet alış-satışı yaptığına dair bildirimde bulunmadığının görüldüğü, TTK nın 21.maddesi hükümlerine göre, icra takip tarihi itibariyle davaya konu faturalar ile ilgili herhangi bir iade-iptal ve kabul edilmediğine dair kayıtlara rastlanmadığı, Davacı tarafın ticari defterlerine göre, icra takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan, cari hesap karşılığı 83.023,60 TL alacağının mevcut olduğunun görüldüğü, Davacı tarafından Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas 83.023,60 Asıl Alacak üzerinden takip başlatıldığının görüldüğü, işlemiş faiz talebinin mevcut olmadığı, Davacı tarafın 2024 yılına ait tutmuş olduğu Ticari Defterlerin “e-defter” kapsamında olduğu, TTK' nın 64.cü maddesine göre yasal süresi içerisinde Yevmiye ve Kebir Defteri onay beratlarının alındığı, Gelir İdaresi Başkanlığı Sistemine yüklendiği, Tek Düzen Hesap planına uygun olarak düzenli bir şekilde tutulduğu, nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere iş bu görüş ve kanaatini belirtir raporun dosyaya sunulduğu" bildirilmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi , 13/02/2020 Tarih, ... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre 83.023,60-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacının alacağa dayanak faturanın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları ile söz konusu davacının defterlerinde kayıtlı olan 83.023,60-TL faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin, davacının defterlerinde kayıtlı olan bu 9 adet fatura bedeli olan 83.023,60-TL alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir. Davacının ticari defterleri, faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 83.023,60-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 16.604,72-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 5.671,34-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 1.002,72-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 4.668,62-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 1.002,72-TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.705,62-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 7.857,50-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2025 Katip ... ¸e-imzalı Hakim .... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/351, K. 2025/805, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-351-e-2025-805-k-ed409c8d132c