İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/700 E. 2024/396 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/700
Karar No
2024/396
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/700 Esas KARAR NO : 2024/396 Karar DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 04/10/2024 KARAR TARİHİ : 30/12/2024 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; .... Bankası .... Şubesi'ne ait, keşide yeri İstanbul, keşidecisi .... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ve yetkili hamili .... SAN. TİC. LTD. ŞTİ. olan .... seri numaralı, 28.02.2024 vade tarihli, 5.500.000,00 TL bedelli söz konusu çek aslının kaybolduğunu, bu nedenle keşide tarihi de dikkate alındığında çekin kaybolması neticesinde; çekin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesi ve haksız şekilde sebepsiz zenginleşmelerine mahal vermemek ve müvekkilinin mağdur olmaması adına çek hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasına ve çekin kaybolması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede; Davacı tarafa mahkememizin 07.10.2024 tarihli ara kararı ile meşru hamil olduğuna ilişkin kayıtların sunulması için süre verilmiş, davacı tarafça akabinde 15.06.2023 tarihli borç sözleşmesinin sunulduğu, içerisinde talebe konu .... seri numaralı çekin davacıya keşideci tarafından teslimini gösterir ibarenin yer aldığı görülmüştür Ancak, ... Bankasına yazılan müzekkereye verilen cevap içeriğinden, talebe konu ... seri numaralı çekin 25.09.2023 tarihinde müşterisi hesap sahibi keşideciye verildiği belirtilmiştir. Davacı tarafın sunmuş olduğu borç sözleşmesi tarihinde, talebe konu çeki henüz keşideci uhdesinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle sunulan sözleşme ve banka cevabı arasında bir çelişkinin olduğu, talebe konu çekin hesap sahibine teslim edilmeden seri numarası bilinerek ve vade tarihi ile miktarının belirlendiği durumu ortaya çıkmakta olup, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 04/12/2024 tarihli celsesinde davacı tarafa; "talebe konu çekin lehdardan başlamak üzere düzgün ciro silseli içerisinde meşru hamili olduğunu gösterir tüm yazılı kayıtları, faturaları, çek tahsilat makbuzları, belgeleri veya çekin okunaklı arka suretini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde istenilen bilgi ve belgelerin ibraz edilmemesi halinde tekrar bu hususta delil bildirme hakkından vazgeçmiş sayılacağının ve dosyanın mevcut haliyle karara çıkartılacağının ihtarına, (ihtarın tebligat ile yapılmasına)" karar verilmiş olup, davacı tarafa usulüne uygun tebliğe rağmen kesin süre içerisinde beyanda bulunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstem; 6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1 maddeleri kapsamında düzenlenen zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin çekişmesiz yargı işidir. 6100 sayılı HMK'nun 320. maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında, somut olayın belirginliğine bağlı ve çekişmesiz yargı işi de olması sebebiyle duruşma açılmadan, Anayasa'nın 141/4 maddesindeki dava ve usul ekonomisi kurallarına uygun olarak yargılama sonlandırılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1 maddeleri uyarınca; iradesi dışında çek elinden çıkan hamil, çekin kimde olduğu bilinmiyorsa, çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerinden çekin iptaline karar verilmesini talep edebilir. Çekin zayii nedeniyle iptali davası açma hakkı hamile ait olup, zayi nedeniyle iptal talebinde bulunan kişi, çekin hamili olduğunu ve çekin kaybolduğunun "kuvvetle muhtemel" olduğunu ispata elverişli deliller sunmalıdır. Çekin zayi edildiği durumlarda, 6102 sayılı TTK'nın 651/2. maddesinde iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişinin senede bağlı alacak hakkı olan yetkili hamil olduğunun belirtildiği; hamile bu hakkın tanınmasındaki amaç, kambiyo senedi vasfını haiz ve henüz ibraz edilmemiş çekten doğan hakkın, çekin elinde bulunması ihtimalinde hak sahibi olmayan üçüncü kişilerce kullanılmasının önüne geçmektir. Her ne kadar davacı mahkememize açmış olduğu dava ile dava dilekçesinde belirttiği çekin iptalini talep etmiş ise de; davacının meşru hamil (alacaklı) sıfatının bulunmadığı, bunun belge ile ispat edilemediği, oysa kıymetli evrak kaybından kaynaklanan hasımsız iptal davası açma hakkının alacaklı sıfatını taşıyan meşru hamile ait bulunduğu anlaşılmakla davanın 6100 sayılı HMK madde 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, 4-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu. 30/12/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/700, K. 2024/396, T. 30.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-700-e-2024-396-k-fe44b967b7ba