İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/670 E. 2024/338 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/670
Karar No
2024/338
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/670 Esas KARAR NO : 2024/338 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2024 KARAR TARİHİ : 16/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03.01.2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçeside; Davalılar ile müvekkili arasında ... Dershanesi eğitim binasının tadilatı konusunda anlaşma yapıldığını, iş takibinin müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin davalıların vermiş olduğu bu işi özenle yerine getirdiğini ve hak ediş talebinde bulunduğunu, davalıların belli bir miktarda ödeme yaptıklarını ancak icraya konu edilen miktarın ödenmediğini, bu nedenle davalılardan alacağını talep edebilmek adına Küçükçekmece Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasından icra takibi yaptığını, ödeme emrinin davalılara 29/05/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalılardan ...nın 31/4/2024 tarihinde itiraz ettiğini ,davalı borçlu şirketin de 06/05/2024 tarihinde icra takibine itiraz edip müvekkili ile aralarındaki hukuki ilişkinin varlığını inkar ettiğini, müvekkilinin malı ayıplı yaptığı iddiasında bulunduğunu, sözleşme gereği dershanenin bazı inşaat işlerinin müvekkilince yapılacağını ve buna karşılık müvekkiline 930.000-TL ödeme yapılacağı konusunda anlaşıldığını, bedel tamamının ödenemediğini, bir kısmının ödendiğini, bu nedenlerle davalılar aleyhine icra takibine vaki itirazın iptaline, borçluların kötü niyetli olduğunu bu nedenle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini,takibin kaldığı yeren devamına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve .... Tic. Ltd. Şti vekilinin dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davada görevli mahkemenin Tüketici mahkemesi olduğunu, görev yönünden reddine karar verilmesini, taraflar arasında imzalanan 26/02/2024 tarihli inşaat tadilat sözleşmesine dayanıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu bu nedenle tüketici mahkemesinin bakması gerektiğini, Davalı .... Tic. Ltd. Şti yönünden husumet itirazları olduğunu, sözleşme metninin incelenmesinde tarafların ... ve ... olduğunu, davalı .... Tic. Ltd. Şti nin sözleşmenin tarafı olmadığını, taraf gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, .... Tic. Ltd. Şti yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının haksız ve hukiki dayanaktan yoksun , haksız kazanç temin amaçlı kötüniyetli dava açtığını, imzalanan sözleşmede davacının yapacağı işçiliklerin kalem kalem yazıldığını ancak davacının sözleşme şartlarına uymayıp, taahhütlerini yerine getirmediğini, kısmen yaptığı bazı işleri de kötü ve kullanılmaya uygun olmayan şekilde yaptığını, yapacağı işi mimar ve mühendis kontrolünde yapacağını taahhüt ettiğini ancak hiçbir şekilde mimar ve mühendis desteği almadan işe koyulduğunu tadilatı düzgün ve doğru yapmadığını ,ihtiyaç duyulan malzemeden çok fazla malzeme satın aldığını, müvekkilini ciddi zarara uğrattığını, müvekkilinin sözleşme bedelinin 500.000-TL'sinin davacının banka hesabına peşin ödediğini, sonuç olarak davanın reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizce davacı ... ve davalı ... İnanlının tacir araştırmasının yapılması için Sinop Vergi Dairesi, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, Tomarza Malmüdürlüğü, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. HMK'nın 2. maddesine göre; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup, uyuşmazlık konusunun TTK'nın 4. maddesi kapsamında sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, yapılan araştırma neticesinde taraflardan hepsinin tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın nispi ticari dava türüne girdiği de söylenemeyecektir. Dolayısıyla HMK'nın 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaati ile kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi.16/12/2024 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/670, K. 2024/338, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-670-e-2024-338-k-cd0515566b76