İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/532 E. 2024/394 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/532
Karar No
2024/394
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/532 Esas KARAR NO : 2024/394 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 27/09/2024 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde .... numaralı ticari/sınai işletme sigorta poliçesi ile sigortalı ''... Mah. ... Cad. No:33 Daire:7 Merkez Esenyurt/İstanbul'' adresinde sigortalı .... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin faaliyette bulunduğu iş yerini, davalının faaliyette bulunduğu üst kat iş yerinden sızan sular sonucu 21/05/2023 tarihinde su bastığını, iş yeri ve içerisindeki emtiaların hasara uğradığını, bunun üzerine sigortalının müvekkili şirkete zararlarının söz konusu poliçe kapsamında tazmin edilmesi için hasar başvurusu yaptığını ve müvekkili şirket nezdinde .... numaralı hasar dosyası açıldığını, Sigortacılık Kanunu madde 22/17'ye göre delil niteliğinde olan eksper raporu düzenlendiğini ve zarar miktarının 371.900,27-TL olduğunun tespit edildiğini, tespit edilen iş bu tutarın 15/08/2023 tarihinde sigortalı hesabına ödendiğini, yapılan bu ödemenin ardından müvekkili şirketin gerek Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, söz konusu hasarın gerçekleşmesinde davalı şirketin sorumlu olduğunu, hasar dosyası kapsamında alınan eksper raporunda, sigortalı iş yerinin üst katında bulunan bölümde faaliyet gösteren davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait iş yerinden sızan suların sigortalı taşınmaza yoğun bir şekilde sirayet ettiği ve hasara sebep olduğunun tespit edildiğini, hasarın meydana gelmesinde davalının sorumluluğu bulunduğundan sigortalıya ödenen 371.900,27-TL hasar tazminatının ve ödeme tarihinden itibaren yürütülen avans faizinin rücuen tahsil edilmesi talebiyle Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalıya ödenen tazminatın, şirketin sigortalıya ödeme yaptığı tarih itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesi talebiyle dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak netice elde edilememesi nedeniyle davanın açıldığını, dosyaya konu alacağın belirlenebilir ve likit alacak niteliğinde olduğunu, davalı tarafın itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu borçlu aleyhine %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, vekâlet ücreti ve sâir yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğunu, husumet itirazlarının olduğunu, davaya konu taşınmazın kimin adına kayıtlı olduğunun tespiti için ilgili tapu müdürlüğünden tapu kayıtları istenilerek mahkeme dosyasına eklenmesini, olay gününde müvekkili şirketin yalnızca 7 aydır taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, hasarın meydana gelmesinde müvekkili davalının kusurunun bulunmadığını, suyun kaynağının tespit edilmesini, olay gününün hafta sonuna denk geldiğini, müvekkilinin o tarihlerde taşınmazı kullanmadığını, hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağından ücretin müvekilli şirketten rucuen tahsil edilmesinin mümkün olmayacağını, zarara illişkin sunulan faturaların tarihleri ile olayın meydana geldiği tarihlerin uyuşmadığını, denetime elverişli rapor alınmasını, her ne kadar davayı kabul etmese de, müvekkili şirketin davaya konu taşınmaza ilişkin sigortasının bulunduğunu, bu nedenlerle öncelikle görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olması gerektiğinden görev yönünden usulden reddini ve sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunun tespitine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatteyse, müvekkili şirketin, hasarın oluşmasına sebebiyet veren kat maliklerinden olmadığından davanın husumet yokluğundan reddini, mahkeme aksi kanaatte ise, taşınmaz malikinin davaya dahil edilmesini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketi tarafından TTK 1472 maddesi kapsamında halefiyet esasına dayalı olarak İİK 67 maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; dava konusu olayın sigortalı işyerinin üst katında bulunan bölümde faaliyet gösteren davalı şirkete ait işyerinden sızan suların sigortalı işyerine verdiği hasar nedeniyle sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi halefiyete dayalı olarak davalı şirketten tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. Maddesinde; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkemenin görevli olması HMK 114/1-c bendi uyarınca dava şartlarından olup; HMK 115 maddesi gereğince mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Dava dışı sigortalı iş yerine ilişkin tapu kayıtlarının celp edilerek incelenmesinde; sigortalı iş yerinin bulunduğu binada kat mülkiyetinin kurulu olduğu anlaşılmıştır. Davacının davalı ile aynı binada farklı bağımsız bölümlerde faaliyet halinde olduğu, uyuşmazlığın kat mülkiyetinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1.maddesi uyarınca kat mülkiyetinden kaynaklı uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesi görevli olup, tarafların tacir olması mahkemenin görevini bertaraf edemeyecektir. Zira bu konudaki görev hususu kanunun açık hükmüne dayanmakta olup, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklana nedenlerle; 1-Davanın dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 27/12/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim .... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/532, K. 2024/394, T. 27.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-532-e-2024-394-k-8f18a0da432f