İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/501 E. 2024/276 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/501
- Karar No
- 2024/276
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/501 Esas KARAR NO : 2024/276 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2024 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 04.02.2022 düzenleme tarihli ".... A.Ş. Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" yapıldığını, ancak davalının işbu sözleşme kapsamında düzenlenen "2022/06 ve 2023/05" tarihleri arasındaki dönemlere ait faturaları ödemediğini, müvekkilinin bu doğrultuda, vadesinde ödenmeyen bu borçlardan kaynaklanan 2023/07 dönemli ve ... seri numaralı 51154,43-TL tutarındaki ek gecikme bedelli faturayı düzenlemek zorunda kaldığını, davalının, her ne kadar kendisine ait olan fatura borçlarını gecikmeli olarak ödemiş olsa da borcunu vadesinde ödememesinden kaynaklanan ek gecikme faturasını ödemediğini, bu faturanın ödenmesi konusunda müvekkili kurum birimlerince davalı ile defalarca görüşme gerçekleştirildiğini ancak davalının bu borcu ödemeye hiçbir şekilde yanaşmadığını, bunun üzerine, davalı borçlu aleyhine Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya kapsamında icra takibine başlandığını, davalı yanın, açılan bu icra takibine alacağının tahsilini geciktirmek amacıyla, mesnedsiz gerekçelerle, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, borçlu olmadığını beyan ederek takibi durdurduğunu, davalı adına fatura edilen bedeller ve icra takipleri tamamen yasal mevzuata uygun olduğunu, davalı tarafın aksini iddia ederek haksız ve hukuka aykırı olarak borçtan kurtulmayı hedeflediğini, davalının borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının soyut, gerçek dışı ve dayanaksız beyanlar olduğunu, tahakkuk eden borcun tahsili için aleyhinde başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamını, alacağı teminen borçlunun taşınmaz, taşınır malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İ.İ.K.’nun 50. maddesine göre takip konusu borcun aranılacak borçlardan olduğunu, alacaklının faaliyet merkezi- ikametgahı olan yerde icra takibinin yapılması gerektiğini, Alacaklının ikametgahının "... Mah. ... Sok. No:16 Fatih-İSTANBUL" olduğunu, Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetki alanı içine girmediğini, İstanbul(Merkez-Çağlayan) Mahkemeleri ve İstanbul İcra Dairelerinin yetki alanına girip, uyuşmazlıkta İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, bu nedenle, alacaklı tarafından açılan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin davacı şirket ile arasındaki elektrik borçlarına karşılık görüşme yaptığını ve ... nolu aboneliğe ilişkin tahakkuk eden tüm borçlarını ödediğini ve eski aboneliğin kapatıldığını, akabinde davacı şirket tarafından, müvekkili şirkete yeni abonelik yapıldığını, yeni aboneliğe ilişkin tüm faturaların müvekkili şirket tarafından eksiksiz ödendiğini, davacı şirketin haksız ve kötüniyetli olarak, kendi hatalarının ceremesinin müvekkili şirkete yıkmak için 2022/6 ve 2023/5 dönemlerine ilişkin haksız ve hukuka aykırı olarak gecikme bedeli adı altında fatura düzenleyerek, Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından icra takibine koyduğunu, söz konusu haksız ve hukuka aykırı icra takibine müvekkili şirketin itiraz ettiğini, söz konusu itirazda İcra Dairesinin yetkisine de itiraz edildiğini, bu hususun dava dilekçesinde davacı şirket tarafından cevaplanmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, alacağın %20'si oranında tazminata, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 55.144,51 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalı tarafın süresinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, işbu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nun 50/1 maddesinde; "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur." hükmü düzenlenmiş ve bu hüküm gereğince icra dairelerinin yetkisi belirlenirken 6100 Sayılı HMK'nun yetkiye ilişkin hükümleri uygulanacaktır. 6100 Sayılı HMK'nun "Genel Yetkili Mahkeme" başlıklı 6. Maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. 6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir. Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hâli anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK.nun 17. maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hâle gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz. Somut olayda; taraflar arasında imzalanan ... A.Ş. Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin 9.maddesinde; anlaşmazlık olması durumunda her türlü uyuşmazlığın çözümü için İstanbul Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun belirtildiği görülmekle, söz konusu satış sözleşmesi nedeniyle takibe yetkili icra dairesi İstanbul İcra Daireleri olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu nedenlerle davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itiraz yerinde ve geçerli bir itirazdır. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava türüdür ve geçerli bir icra takibi olması itirazın iptali davaları yönünden dava şartıdır. Davacı alacaklı tarafından yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından ortada geçerli bir icra takibi bulunmamaktadır ve iş bu davada dava şartı yerine getirilmediğinden açılan davanın HMK.'nın 114/2. Maddesi ve 115/2. Maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ayrıca ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olup; tüm dosya kapsamı belgeler davacının ihtiyati haciz isteminde haklı olduğuna dair mahkememizde olumlu kanat uyandıracak nitelikte bulunmamış olup, sunulan belgelerin İİK.nun 258.maddesinde belirtildiği ölçüde ihtiyati haciz talebinin kabulüne yeterli bulunmadığı, talebe dayanak taraflar arasındaki ilişki kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmedikleri hususunun tespiti ile davacı iddiasının yerinde olup olmadığının tespiti yargılamaya muhtaç olup, aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafından mal kaçırma çabası içinde bulunduğuna dair bir delil sunulmadığından koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine karar vermek gerekmiş, netice itibari ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Açılan davanın HMK'nın 114/2, 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine, 3-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı tarafa VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza