İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/475 E. 2024/267 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/475
- Karar No
- 2024/267
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/475 Esas KARAR NO : 2024/267 DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 25/09/2024 KARAR TARİHİ : 25/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ".... Mah. .... Cad. No:12/1 Çatalca/İstanbul adresinde bulunan deponun bileşik ürün sigorta ... nolu poliçe ile bina yangın, emtea Yangın, deprem bina ve muhteviyatı, hırsızlık emtea, kiracıların komşularına karşı mesuliyeti ve sair teminatalar ile ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalandığını, yangından sonra müvekkili şirket tarafından hasarın sigorta şirketine ihbar edildiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan ekspertiz çalışmasında, yangının meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığı tespit edilerek hasar hesabı yapıldığını, deponun kaçak yapı olduğunu, yapımındaki bozukluk, bakımında ise eksiklikler olduğunu, depo, binaların yangından korunması hakkında yönetmeliğe aykırı, elektrik teçhizatı ve sair eksik ve yetersiz olduğundan malikin kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, binanın kaçak olduğunu, elektrik techizatının yetersiz olduğunu, davalı ve yetkililerinin yagından hemen önce akşam saat 6-7 'ye kadar deponun kendilerine ait kısmında bir takım iş ve işlemler yaptıklarını, depoda defalarca hırsızlık meydana geldiğini, güvenlik hususunda zaafiyet söz konusu olduğunu, deponun yangından koruma ve söndürme sistemlerinin olmadığını, somut olayda yapı malikinin kusursuz sorumluluğunu kaldıracak, illiyet bağını kesecek bir neden bulunmadığını, müvekkili şirketin zararının bir kısmının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, davanın yargılaması sırasında, davaya ilişkin karar verilmesi aşamasına kadar, davalı taraf tahsilatı imkansızlaştırmak ve/veya güçleştirmek için, üzerindeki mal varlığını kaçırabileceğini bu nedenle davanın sonunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi halinde tahsilatın, müvekkilin hakkının elde edilmesinin imkansız hale gelebileceğini, müvekkilinin çok ciddi zarara maruz kalacağını, bugüne kadar uğramış olduğu zararın kat kat fazlasına uğrayacağı dikkate alındığında, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verilmesini sonuç olarak şimdilik emtea zararı ve kar kazanç kaybı zararı olmak üzere toplam 20.000,00.-Euro tazminat talebinin 31.10.2023 tarihinden itibaren işlemiş ve işletilecek; kamu bankalarının Euro ile açılmış mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 4/1-a madesi ile "Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği" hüküm altına alınmıştır. Taraflar arasındaki ilişkinin kiraya veren ve kiracı ilişkisi olduğu, uyuşmazlığın ise davalıdan kiralanan depodan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Kira ilişkisinden kaynaklanan bütün dava ve işlerde genel görevli mahkeme olan Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılmış görevin HMK 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olması nedeni ile HMK 115 maddesi nazara alınarak mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi 25/11/2024 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza